Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur - Faruk Duman Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap

Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur kimin eseri? Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur kitabının yazarı kimdir? Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur konusu ve anafikri nedir? Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur kitabı ne anlatıyor? Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur PDF indirme linki var mı? Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur kitabının yazarı Faruk Duman kimdir? İşte Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap Künyesi

Yazar: Faruk Duman

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750714207

Sayfa Sayısı: 104

Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Faruk Duman'ın yeni romanı Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur'un kahramanı, yüksekokulu yarıda bırakmış, askerliğini yaptıktan sonra, annesinin ölümü üzerine çocukluğunu geçirdiği kasabaya dönmek zorunda kalmış bir genç. Günlerini ormanda gezintiler yaparak, tüm dikkatiyle doğanın sesini dinleyerek geçiriyor. Ta ki bir parsa, bir de çocukluk aşkı Ceren'e rastlayana dek...

"Zaman zaman, kendimi onun yerine koyduğum oluyordu. Pars, parçalanmış bir hayvandır. Geceleri ormanda dolaştığı zaman vücudunun her bir parçasını, orada onun adına gözlerini dört açsınlar diye ormanın dört bir tarafında bırakırdı. Söz gelimi, bir tüy bir çalılığa takılır, hayvanın geçip gitmesinden sonra orada ansızın gözlerini açarak. Karanlığı onun adına süzmeye başlardı. Bu, yalnızca tüyün kendi çabasıyla oluşan bir şey değildi elbette. Her yanıyla görmeye, duymaya, koklamaya alışmış bir parsın, kendi parçalarına verdiği bir armağandı."

Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur Alıntıları - Sözleri

  • İnsan annesine neden hiç bakmaz? Oysa insan annesine uzun uzun bakmalıdır. Sonra, aradan bunca yıl geçtikten sonra bunca şeyin nasıl olup da değiştiğine.
  • Hayat çok büyük bir hayal kırıklığıdır.
  • İnsan bir şeyi yitirince, eski zamanlara yanıyor
  • Bir yürek gürültüsü, bir korku işareti. Oysa insan yeryüzünün bunca korkuyu nasıl olup da taşıyabildiğini asla anlayamaz.
  • “Cennette ağrı yoktur, derdi.Cehennemde de bedenimiz değil, ruhumuz acı çeker.”
  • Bir yürek gürültüsü, bir korku işareti. Oysa insan yeryüzünün bunca korkuyu nasıl olup da taşıyabildiğini asla anlayamaz.
  • Güçlü, dünyanın her yanını aynı anda dinleyebilen bir kız. Ancak o yine de başka zayıflıklar taşıyordu içinde.
  • Kimi zaman türlü haksızlıklara uğradığı olur, bunu hep olgunlukla karşılardı. Düşmanını, olgunluğuyla bozardı.
  • Bulutlar kararıp kararıp dağılıyor, yağmur sanırsın bir evsiz; yağacak yer arıyordu. İnsan nasıl da bağımlıdır böyle şeylere. Ruh halimiz, bana kalırsa, kapanan havanın, huzursuz yaprağın peşinde yürür.
  • İnsan bir şeyi yitirince eski zamanlara yanıyor.
  • Geride kalmıştım; içimde korkunç bir keder vardı.
  • Çocukluğumda, kokunun görünmez bir nesne olduğunu düşünemezdim. Meyvenin, ağacın, hayvanların ruhu. Bu ruhun havada taşındığını, böylece kimde bu run varsa ona armağan edildiğini zannederdim.
  • Hayat çok büyük bir hayal kırıklığıdır.
  • Ama gün geliyor, yaşam derin bir uçurumla ikiye bölünüyor.
  • İnsan yağmurdan kurtulunca, ayakkabılarındaki çamuru temizleyip hafifleyince olmayacak şeyler düşünüyor.

Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur Faruk Duman’dan Sus Barbatus! 1’den sonra okuduğum 2. kitap… Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur; 17 bölümden ve 87 sayfadan meydana geliyor. Kitap, "1974'te, Beypazarı'nda vurulan son Anadolu Parsı'na adanmıştır." ithafıyla başlıyor. Kitapta adına yer verilmeyen bir delikanlının, annesinin ölümü üzerine kasabaya dönmek zorunda kalması çevresinde gelişen olaylar anlatılıyor. Delikanlının, kasabaya uyum sağlama sürecinde ormanda yaptığı gezintiler, çocukluk aşkı Ceren’e rastlaması ve ormanda gördüğü pars, masalsı bir hava içinde anlatılıyor. Oldukça yavaş ilerleyen Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur, okuru da yavaş okumaya davet ediyor. Faruk Duman, doğayı bilen bir yazar olarak kırılan kütüklerden çıkan sesten, yorgun yağmur damlalarına kadar doğaya farklı bir gözle bakmanızı sağlıyor. Kitaptan bazı alıntılar: “Bir yürek gürültüsü, bir korku işareti. Oysa insan yeryüzünün bunca korkuyu nasıl olup da taşıyabildiğini asla anlayamaz” (9). “İnsan bir şeyi yitirince eski zamanlara yanıyor” (11). “Cennet'te ağrı yoktur. Cehennem'de de bedenimiz değil, ruhumuz acı çeker. Ancak elbette bu Cehennem ağrısı, dünyanın verdiği acıdan daha fazla değildir” (13). “İnsan annesine neden hiç bakmaz? Oysa insan annesine uzun uzun bakmalıdır. Sonra, aradan bunca yıl geçtikten sonra bunca şeyin nasıl olup da değiştiğine” (20). “Büyüdükçe yaş farkı falan kalmıyor” (36). “Herhalde, çürüyen bir şey, çok geçmeden hayat bulacaktır” (43). “Hayat çok büyük bir hayal kırıklığıdır” (72). Faruk Duman’a bu kitapla başlayabilirsiniz. :) (Mahir)

“1974’te, Beypazarı’nda vurulan son Anadolu Parsına adanmıştır.” , diye başlar kitabına #farukduman. Sus Barbatus aşkından sonra diğer kitaplarını da aldım yazarın. Anlatım leziz, beni ordan oraya götüren betimlemeler, kitabı daha da sürükleyici hale getiriyor. Büyülü bir ormanda, hayal ile gerçeğin iç içe geçtiği bir olay örgüsü. Faruk Duman karakterlerine hep içim cız ediyor, öyle yüreğe işliyor ki , bunu ne ara ve nasıl yaptığını anlamıyorsunuz bile. “Oysa insan yeryüzünün bunca korkuyu nasıl olup da taşıyabildiğini asla anlayamaz.” “Yüzüne hiç dikkatle bakmamıştım . İnsan annesine neden hiç bakmaz ? Oysa insan annesine uzun uzun bakmalıdır. Sonra, aradan bunca yıl geçtikten sonra ,bunca şeyin nasıl olup da değiştiğine. Yüzündeki çizgilerin ne vakit bunca çoğaldığına şaşırdım.” Bende bu cümleyi kuran birinin sayfalar arasında pişmanlığın insanın içini nasıl yaktığına şahit oldum. Cümleler ve düşünceler o kadar naif ki, kitabı elinize aldığınızda asla bırakamıyorsunuz. Umarım Faruk Duman daha çok yazar ve böyle hisler yaratan diğer yazarlar. (Severtur)

"Günlerini ormanda gezintiler yaparak, tüm dikkati ile doğanın sesini dinleyerek geçirmekteyken bir görünüp bir kaybolan parsın peşine düşer..." Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur... "1974'te, Beypazarı'ında vurulan son Anadolu Parsı'na adanmıştır..." diyerek başlıyor yazar... Okumaya başladığım andan itibaren masalımsı bir atmosferin içinde buldum kendimi... Bu da merak duygumun hep canlı kalmasına sebep oldu... Okurken değişik bir tat bırakıyor insanın ağzında tümceler. Karamel kokusu yükseliyor kelimelerden... Yazarın anlatım şekli alışılmış değil lâkin yadırganmıyor da. Eğreti durmamış. Cümlelerin arasında bir nefes aralığı var gibi... İçinde kadına şiddet gibi toplumsal bir yaraya da dikkati çekmesine rağmen acib bir sakinlik de söz konusu... Bu roman sanki usul usul yazılmış ve aynı yavaşlıkla da okunması gerekiyormuş gibi düşündürüyor insanı. Arı-duru doğa betimlemeleri gönül kamaştırıyor... Bolca metafor kullanılmış. Hayvan, bitki ve insanın ontolojik olarak tekliğinden söz edilebilir. Yazar bu tekliğin tezâhürünü varlıkların birbiri ile olan farklı bir iletişimi üzerinden hissettiriyor. Sonu ise biraz izafî... Mutlu son mu yoksa hüzünlü mü, bu tamamen okuyucunun bakışına bağlı... Ayrıca son dediğime bakmayın, zihinde devam ediyor roman, kitap bittikten sonra da... "Ölüm diye bir şey yoktur. Bunu, sevdiğim bir doğulu düşünürden öğrenmiştim. Şirazlı Bedreddin, ölümün, salt biz dış dünyayı algıladığımız için var olduğunu savunurmuş. Yoksa, biz kendimize, içinde yaşadığımız insanlık âlemine dışarıdan, sözgelimi bir ağacın gözünden baksaymışız, ölümümüzün bir değeri olmadığını, ne ki ancak bir yaprağın toprağa düşmesi değerinde hüzün gerektirdiğini görmemiz işten bile değilmiş." (Yasemen)

Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur PDF indirme linki var mı?

Faruk Duman - Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Faruk Duman Kimdir?

Ankara Dil ve Coğrafya Fakültesi Kütüphanecilik Bölümünden mezun oldu. Öyküleri, 1991 yılından beri Yazıt, Damar, Papirüs ve Adam Öykü gibi dergilerde yayınlandı. 1996 yılında Çankaya Belediyesi'nin Öykü-Şiir Yarışması'nda Çocuk Öyküleri dalında ikincilik aldı. Bu öyküleri daha sonra Mızıkçı Mızıka adıyla yayınlandı. İlk öykü kitabı Seslerde Başka Sesler 1997 yılında yayınlandı. 1998'de Orhan Kemal ödülleri öykü dalında ikincilik ödülü kazandı. 2000'de Sait Faik Hikâye Armağanı, 2004'de Haldun Taner Öykü Ödülü, 2010'da Yunus Nadi Roman Ödülü'nü kazandı.

 

Öykü

Kedi'çin Masallar, Notos Kitap (2010) 

Sencer ile Yusufçuk, Can Yayınları (2009) 

Keder Atlısı, Can Yayınları (2004) 

Pîrî, Can Yayınları (2003) 

Nar Kitabı, Can Yayınları (2001)

Av Dönüşleri, Can Yayınları (1999) 

Seslerde Başka Sesler, Can Yayınları (1997)

Roman

Köpekler İçin Gece Müziği, Can Yayınları (2014) 

Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur, Can Yayınları (2012) 

İncir Tarihi, Can Yayınları, (2010) 

Kırk, Can Yayınları, (2006) 

Deneme

Adasız Deniz, Can Yayınları (2010) 

Çocuk Kitabı

Cüce Prens, Can Çocuk Yayınları (2011)

Jüpiter'in Eteği, Can Çocuk Yayınları (2009)

Gagalar, Patiler ve Başka Güzel Şeyler, Can Çocuk Yayınları (2009) 

Faruk Duman Kitapları - Eserleri

  • Sus Barbatus
  • Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur
  • Köpekler İçin Gece Müziği
  • Yazmalı Defter
  • Sus Barbatus! 2
  • İncir Tarihi
  • Keder Atlısı
  • Baykuş Virane Sever
  • Tom Sawyer'in Kitap Okuduğu Kulübe
  • Seslerde Başka Sesler
  • Nar Kitabı
  • Pîrî
  • Kırk
  • Beydeba'dan Kelile ve Dimne
  • Zeytin Taneleri Birbirine Çarpıyor
  • Sus Barbatus! - 3
  • Adasız Deniz
  • Cüce Prens
  • Av Dönüşleri
  • Kaptan Kanca’nın Bir Macerası ve Öbür Yeni Öyküler
  • Sencer ile Yusufçuk
  • Doğa Betiği
  • Kedi'çin Masallar
  • Jüpiterin Eteği
  • Piri Reis Yedi Deniz
  • Gagalar, Patiler ve Başka Güzel Şeyler

Faruk Duman Alıntıları - Sözleri

  • O zaman bezgin vapurlar geçerdi, izlerdik. Biz köprüde salkım salkım izlerdik, onlar suda eriyip giderlerdi. (Zeytin Taneleri Birbirine Çarpıyor)
  • Her ölüm ardında ya bir hikâye bırakır, ya da, ölenin bir hikâyesi bu taraftaki yaşamda (somut yaşamında) oluşmamışsa bile, orada, öbür tarafta pekâlâ oluşabilir. (...) Ve ölümle birlikte söz yeniden gündeme gelir. (Tom Sawyer'in Kitap Okuduğu Kulübe)
  • Yoluna kavuşmamış bir at, her zaman, hep, sabırsızdır. (Sencer ile Yusufçuk)
  • ...bu düzen bizi birbirimize düşman ediyor. Sebepsiz yere düşman ediyor. İki kardeşi alıyor, birini asker, birini anarşist ilan ediyor, neden, kendi çıkarları bozulmasın, kendi düzenleri yolunda gitsin diye... (Sus Barbatus! - 3)
  • Zamanın durduğu evlerde büyüdüm ben, asılı tozun içinde. (Keder Atlısı)
  • Bütün bunlardan şu sonuç çıkıyor: bir başucu yazarı, gerçek bir büyücüdür aslında. Düşlerinize girer ve siz yokken evi karıştırır. (Adasız Deniz)
  • Bulutlar kararıp kararıp dağılıyor, yağmur sanırsın bir evsiz; yağacak yer arıyordu. İnsan nasıl da bağımlıdır böyle şeylere. Ruh halimiz, bana kalırsa, kapanan havanın, huzursuz yaprağın peşinde yürür. (Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur)
  • İyilik, korkutucu oluvermişti. Kaçınılması gereken bir şey. Bu olmuştu sonunda. (Nar Kitabı)
  • "... hayat nedir ki başka. Sözlerin sarf edilmesinden, durup dururken. Sonra bu sözlerin anlamlandırılmaya çalışılmasından. Ama acıda, insanın insafıyla örülü bir şeyler var. Gölgede, belirsiz, ta eskilerden hız almış, her insanın yüzünde." (Kedi'çin Masallar)
  • İnsan zamanın birinde yüzünü serinletip geçen bir rüzgârı bile unutamaz. Sanki o rüzgâr hep o yerde durur ve bizimle yaşamımızı paylaşır. Ama sonra o da ölür, biz de. O da geçmiş olur, biz de. Bir bakıma, orada o rüzgâr estiği için biz biz olmuşuzdur. Zira o olmasaydı, bizim de o anımız olmayacaktı. (Tom Sawyer'in Kitap Okuduğu Kulübe)
  • Oysa insanoğlu genelde birbirini sevmez. Sevgi belki de insanoğlunun en büyük hatasıdır. (Sus Barbatus! 2)
  • İnsan sevdiğinin ölüsüne dokunmakta zorlanıyor. (İncir Tarihi)
  • Âşık olmuştu. Böyle bir durum insanın başına binde bir gelebilir ve. Geldikten sonra da onun hakkını vermeli. Hak önemli. Haksızlık olmaz. (Sus Barbatus! - 3)
  • Ağaçları da ölümleri nasıl büyüttüysek, öyle büyütmek gerek. (Zeytin Taneleri Birbirine Çarpıyor)
  • "...kitap okumak da bir yalnızlık biçimidir." (Tom Sawyer'in Kitap Okuduğu Kulübe)
  • Annemle babam birbirlerine o kdar güzel, uzun uzun bakıyorlardı ki, ben o zaman her şeyin yolunda olduğunu düşündüm. (Kaptan Kanca’nın Bir Macerası ve Öbür Yeni Öyküler)
  • Gece yine her zaman gecedir. Uyusan da, uyumasan da, fark etmez. (Köpekler İçin Gece Müziği)
  • Hayat çok büyük bir hayal kırıklığıdır. (Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur)
  • Bahaneler böyledir, her şeyden önce, yazılması gerektiği için yazılmışlardır… (İncir Tarihi)
  • Güç. Güç insanı böyle yapar. İnsanı mutlu eder. Ama buradaki güç elbette, kişinin kendinde hissettiği güçtür. Yoksa başka türlü bir şey değil. Diyelim devletin elinde ki kaba güç gibi bir şey değil. (Sus Barbatus! - 3)