Kitap Künyesi
Yazar: Laurent Gounelle
Çevirmen: Hasan Can Utku
Orijinal Adı: Et tu trouveras le trésor qui dort en toi
Yayın Evi: Pegasus Yayınları
İSBN: 9786052993248
Sayfa Sayısı: 304
Ve İçinde Uyuyan Hazineyi Bulacaksın Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
IŞIK, KARANLIĞIN EN KOYU OLDUĞU YERDEN DOĞAR
Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer, Mutlu Olmak İsteyen Adam, Seni Her Şeyin Mümkün Olduğu Bir Yere Götüreceğim ve Yaşamayı Öğrendiğim Gün kitaplarının yazarı Laurent Gounelle bu sefer bizi, içimizde uyuyan hazineyi bulmaya yöneltecek tutku dolu bir evrenle tanıştırıyor ve koşulsuz mutluluğun anahtarını okuyucularıyla paylaşıyor.
Alice’in yüksek tempolu işi ile ailesi arasında geçen hayatı çocukluk arkadaşı Jérémie’nin derdine ortak olmasıyla değişir. Doğdukları köye rahip olarak geri dönen Jérémie, kiliseye gelenlerin gitgide azalmasıyla zor duruma düşmüş ve inancını sorgular hale gelmiştir. Alice ise ateist bir halkla ilişkiler uzmanıdır ve Jérémie’ye kendine has bir yöntemle yardım etmeye karar verir...
Bu kararı onu Hıristiyanlık, Hinduizm, Taoizm ve Budizm gibi dinlerin mistik dünyasına götürecek ve Alice burada hiç ummadığı evrensel bir gizemle karşılaşacaktır. Bu gizem dindarların yüzyıllarca koruduğu ama zamanla unutulan, insanlığı mutluluğa ulaştıracak bir gizemdir…
“İnsanı bilgeleştiren, çarpıcı ve her ruha dokunmayı bilen bir roman.”
-FemininBio -
“İnanç dünyasında çıkılan ilgi çekici bir yolculuk.”
-Le Journal de Quebec-
“Eğer mutluluğun bir reçetesi varsa, Gounelle o reçeteyi biliyor olmalı.”
-Le Figaro-
Ve İçinde Uyuyan Hazineyi Bulacaksın Alıntıları - Sözleri
- Laozi: Aklım bir aptalın aklı... İsa: Ne mutlu zihnen yoksul olanlara.
- "Işık karanlığın en koyu olduğu yerden doğardı hep."
- "İnsan kendine koyduğu sınırları asla aşamaz."
- Bir başkasının egosu sizi sorguladığında eğer siz de onun egosuna karşılık verirseniz onu canlı tutarsınız. Eğer egonun ötesindeki kişiyi görebilmeyi, ona seslenebilmeyi başarırsanız bu kişiyi kendini kapatmış olduğu hapisten kurtarmış olursunuz. İlişkilerde başkasının egosu, siz arkasındaki insanı görebildiğiniz anda parmaklıkları yok oluveren bir kafes gibidir.
- "İnsan teslim olmadan önce ait olmak zorundadır."
- Başka bir gerçeklik boyutuna ulaşmadan önce, içinde bulunduğumuz boyutu dolu dolu yaşamayı bilmemiz gerekir.
- Ne mutlu zihnen yoksul olanlara... Bu da doğruydu işte: Zihnimi geliştireceğim diye yirmi beş yaşına gelinceye dek okul sıralarında dirsek çürütmenin ne âlemi vardı? Oysa mutlu olmanın yolu zihnin boş olmasından geçiyormuş!
- …çevresindeki herkes tarafından görmezden gelinirken kendini daha önce hiç hissetmediği kadar var hissediyordu.
- Ego temelde korkunun bir ürünüdür: özellikle de başkalarının gözünde yeterli olamama, değersiz olma korkusunun bir ürünü.
- Yaş benim içimdeki hayallerden kurtulmamı kolaylaştırdı. Gerçeğin içinde yaşayabilmemi. Gerçek yaşam, hayallerle yaşamaktan çok daha mutlu oluyor.
- Ben giydiklerim değilim! Ben maddi gücüm değilim! Başkalarının bende gördükleri şey değilim!
- Var olma duygusunun başkalarının bakışına, başkalarının değerlendirmesine bağlı olduğunu fark edince bir kere daha suçluluk duydu.
- “Kimi insanlar, var olduklarını hissedebilmek için çatışmaya gerek duyarlar. Görüyorsunuz ya, şeytan da bizim içimizdedir. Dışarıdaki bir yaratık değil, içimizdeki bir eğilimdir aslında.”
- Kendi değerinizden yeterince emin olmadığınız için başkalarının sizin hakkınızdaki fikrine karşı duyarlısınız.
- “Kendine gerçekten değer veren kişi değerini başkalarına kanıtlama gereği duymaz.”
Ve İçinde Uyuyan Hazineyi Bulacaksın İncelemesi - Şahsi Yorumlar
LAURENT GOUNELLE Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer'le tanıdım ve kalemine hayran kaldım devamında. Mutlu Olmak İsteyen Adam'ı okudum hayranlığım bir kat daha arttı. Bu beni üçüncü kitabını almak için teşvik etti. Ve bende, Seni Her Şeyin Mümkün Olduğu Bir Yere Götüreceğim kitabını alıp okudum ve anladım ki adam çizgisini hiç bozmayıp devamlı yukarı taşımış, dedim ki kendime ben neden yazarın tüm kitaplarını alıp okumuyorum. Ve böylelikle yazarın diğer kitaplarınıda aldım. Ve İçinde Uyuyan Hazineyi Bulacaksın. Son olarak da kitaplığımda şu an okumamı bekleyen, Yaşamayı Öğrendiğim Gün, duruyor. Hedef son kitabı olan. Sana Özgürlük Vadediyorum. yazar/Laurent-Gounelle yazar/Laurent-Gounelle (Hasan Savuk)
"Baş karakter Alice, büyük bir firmada pazarlama çalışanıdır. Çocukluk arkadaşı Jeremie ise bir kilisenin papazıdır ama artık insanların inançları zayıflamış ve kilise cemaati azalmıştır. Alice, pazarlama yetenekleri ile Jeremie için büyük bir cemaat oluşturmaya karar verir ve farkında olmadan kendi yolunu da bulmaya başlar..." Kitabın anlatım tarzı çok kaliteliydi. Kendi inancımız için yorumladığımızda da anlatılanların ne kadar doğru olduğunu bir kez daha fark ediyoruz. İnsanların ilgisini çekebilecek atılımlar, din alanında da yapılabilir ancak nedense bireyler bu konuda soru sormaktan korkar hale gelmiş... Kişisel gelişim adına çok faydalı olduğunu düşündüğüm bu güzel hikaye, eminim ki okuyan herkese çok fazla şey katacaktır. (Selman Sendrom)
Açıkça söyleyebilirim ki yazarın bu kitabını çok sevmedim kitap çok fazla hiristiyanlik üzerine durmuş gibi geldi bana diğerlerinden farklı gibi bu kitabı (irem çakıroğlu)
Kitabın Yazarı Laurent Gounelle Kimdir?
Gounelle ünlü bir yazar olmanın yanı sıra aynı zamanda bir psikiyatrist.
Laurent Gounelle Kitapları - Eserleri
- Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer
- Mutlu Olmak İsteyen Adam
- Seni Her Şeyin Mümkün Olduğu Bir Yere Götüreceğim
- Yaşamayı Öğrendiğim Gün
- Ve İçinde Uyuyan Hazineyi Bulacaksın
- Sana Özgürlük Vadediyorum
Laurent Gounelle Alıntıları - Sözleri
- Kimi zaman sorun olarak gördüğümüz şeyin aslında bir çözüm olduğu aklımızdan bile geçmez ! (Yaşamayı Öğrendiğim Gün)
- Mutlu olmak için gereken hiçbir şeye sahip olmayanlar nasıl mutsuz edilir? (Seni Her Şeyin Mümkün Olduğu Bir Yere Götüreceğim)
- …öfke sağırlaştırır, umutsuzluk kör eder. (Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer)
- ‘Yaşam bir oyun, diye yanıtladı adam. Ben de oynuyorum, risk alıyorum…” Biraz sonra da ekledi: “İyilik yapmak bana iyi geliyor.” (Yaşamayı Öğrendiğim Gün)
- -"Seni orada neyin beklediğini bilmiyorsun". +"Ama burada neler yaşadığımı biliyorum". (Seni Her Şeyin Mümkün Olduğu Bir Yere Götüreceğim)
- "Görülmemiş güzellikte bir dünyada yaşıyorsun ama farkında değilsin.” (Seni Her Şeyin Mümkün Olduğu Bir Yere Götüreceğim)
- "İnsan teslim olmadan önce ait olmak zorundadır." (Ve İçinde Uyuyan Hazineyi Bulacaksın)
- “Haksızlığa uğradığımı hissediyorum. Bu beni üzüyor ve dikkatimi dağıtıyor. Kısacası beni rahatsız ediyor.” (Yaşamayı Öğrendiğim Gün)
- En yakınlarımız bile olsa bütün insanlar gizemliydi ve bu içyüzü anlaşılamayan gizem kaygı vericiydi. (Sana Özgürlük Vadediyorum)
- " Reddedilmekten korkan insanlar, " diye devam etti sözüne, "başkaları tarafından reddedilmenin nadir bir durum olduğunu anlamaktan çok uzaktırlar. Hatta reddedilmek neredeyse imkansızdır. İnsanlar genelde size yardım etmeye, sizi hayal kırıklığına uğratmamaya, sizin onlardan beklediğiniz yönde davranmaya eğilimlidirler. Artık bildiğiniz inanç mekanizmasına göre, özellikle reddedilmekten çekindiğinizde reddedilirsiniz. " (Mutlu Olmak İsteyen Adam)
- Unutma ki sinirlenip öfkelenen insanda ne güç, ne enerji ne de cesaret olur. İnsan ne kadar soğukkanlı olursa, o kadar güçlüdür. Öfke hem zayıflığın hem de derin bir elemin ifadesidir: Her ikisi de zarardır, teslimiyettir. (Seni Her Şeyin Mümkün Olduğu Bir Yere Götüreceğim)
- Gerçek bir tanedir; sadece bilgelerin ona verdiği isimler çoktur. (Yaşamayı Öğrendiğim Gün)
- Yaşam bir risktir. Eğer risk almamışsan yaşamadın demektir. (Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer)
- Hayat tuhaf bir şey! Kimi zaman küçücük kararların yaşamınızın üzerinde inanılmaz sonuçları olur. Ve yıllar geçtikçe, o dönemde bu küçük karar değilde bir başkası alınsaydı hayat nasıl akardı diye insan sorar kendine...Bilmeden bu türden ne çok vesileyi kaçırmışım kim bilir? Hayatımın binlerce küçük kavşağında, diğer yolun harika olduğu gözükmüşken, sıradan bir yolu talihsizlik eseri kaç kez seçmiştim? (Mutlu Olmak İsteyen Adam)
- Gerçeklik kimi zaman ürkütücü bir ejderha biçimine bürünür ve dosdoğru karşıdan bakmaya cesaret edildiğinde yok olup gider. (Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer)
- Çabalar ne kadar büyük olursa, mutluluk da o kadar yoğun olur ve o kadar uzun süre içimize kazınmış kalır. (Mutlu Olmak İsteyen Adam)
- Kimileri kötüdür, çünkü kendilerini sevmezler.Kimileri ise güç insanlardır, çünkü çok acı çekmiş ve bu acıyı herkese ödetmek isterler . İnsanlarca aldatıldığından , hoş olmayan bir tutum takınıp kendilerini koruyacaklarını sananlar vardır.Bazıları, başkaları tarafından öyle hayal kırıklığına uğratılmışlardır ki,ancak onlardan bir şey beklemediklerinde gelecekteki hayal kırıklıklarından kurtulacaklarını düşünerek kalplerini kapamışlardır.Diğerleri bencildir, çünkü herkesin bencil olduğuna inanırlar ve ancak onlardan daha bencil olursa mutlu olacaklarına inanırlar . Bütün bu insanların ortak noktası şudur ki , eğer onları severseniz şaşırtırsınız, çünkü bunu beklemezler . Zaten bu onlara öyle anormal gelecektir ki, çoğu başlangıçta bu sevgiye inanmayı reddecektir.Ama eğer siz ısrarcı olursanız ve örneğin karşılıksız davranışlarla bunu onlara kanıtlarsanız,bu onların dünyaya bakışını , ilaveten de sizinle ilişkisini altüst eder." (Mutlu Olmak İsteyen Adam)
- Aklını verebileceği bir şey, hayatının anlamsızlığından onu kurtaracak bir şey yoktu. (Seni Her Şeyin Mümkün Olduğu Bir Yere Götüreceğim)
- Ben giydiklerim değilim! Ben maddi gücüm değilim! Başkalarının bende gördükleri şey değilim! (Ve İçinde Uyuyan Hazineyi Bulacaksın)
- Sonuçta bütün bunlar yabancıların gelişiyle başlamıştı. Zevk ve eğlence getirdikleri kesindi. Olup bitenlerden eskisine göre daha fazla haberdardılar. Ama yine de her biri yüreğindeki saflığı, tasasızlığı, hayatı ve sunduklarını ağırbaşlılıkla kabul etme yetisini yitirmişti. Hepsinin kafası sorunlarla doluydu. İçinde yaşadıkları ve artık tamamen bilincinde oldukları dünyanın bütün tehlikeleri ve sıkıntıları akıllarındaydı. Jungle Time kötü havadisleri çoğaltıp duruyordu. Tehdit edici bir karınca yuvasının keşfini, falanca av hayvanının yok olma riskini ya da köy sakinlerinin yaşadığı ve karşısında da çoğu zaman güçsüz kaldığı sorunları öğrenmedikleri tek bir gün bile yoktu. Ayrıca köy halkından bazılarının başarıları da övülüyordu. Diğer fanilerin asla erişemeyeceği bireysel başarılardı bunlar. İnsana kendini küçücük ve önemsiz hissettiren başarılar. Sonuçta, neredeyse kötü haberlere değer verir hale gelinmişti. Başkalarının bizden daha kötü durumda olması bizi kendi gündelik sorunlarımız konusunda yatıştırıp teskin ediyordu. Böylece, belki de kurtarıcı bir icat olan vidoforun karşısına geçip her şeyi unutmaktan başka çare kalmıyordu. (Seni Her Şeyin Mümkün Olduğu Bir Yere Götüreceğim)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin