Kitap Künyesi

Yazar: Ercan Kesal

Editör: Tanıl Bora

Yayın Evi: İletişim Yayınları

İSBN: 9789750527494

Sayfa Sayısı: 179

--reklam--

Velhasıl Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Ercan Kesal’ın yirmi yılı aşan yazı serüveninden, renkli bir seçki… Bellek üzerine ve hatıralar üzerine çok şey var bu metinlerde… Ercan Kesal’ın sinema ve yazma deneyimine dair ve yaşama deneyimine dair, hayatında (bazıları, birçoğumuzun hayatında) iz bırakmış insanlarla ilgili küçük hikâyeler, anekdotlar, ayrıntılar var.

--reklam--

Velhasıl Alıntıları - Sözleri

  • Anamın ağzından çok sık duyduğum bir laf vardı bir şeyi çok istersen mutlaka olur kuzum . Çocukken neyi en çok istiyorsan 100 kez çizgisiz sarı yapraklı matematik defterime yan yana yazardım pilot olmak istiyorum doktor olmak istiyorum ya da bu yıl buğdayımız çok olsun falan.... işbirlikçim olan anam Sabah ezanında uyandırır ve matematik defteri koltuğumun altında taşköprü'ye yollardı . köprüye vardığında deftere yazdığım her cümleyi kağıttan kopararak ırmağa atardım . Yırtıp yırtıp köprüden attığım kağıt parçaları bu dünyaya dair dileklerimdi . nereye gittiğini bilmediğim bir menzile, ama ulaşacağına emin olduğum bir inançla gönderdiğim dilekler....
  • Edebiyat hiç beklemediğiniz sonuçlara da sebep olur , tahmin bile edemezsiniz . Sizi "Geçici olarak zamandan çeker alır, sonra daha iyi bir biçimde geri verir" iyileştirir, tahammül gücünüzü ve cesaretinizi artırır.
  • Hiçbir şeyin mümkün olmadığını bildikleri halde , her şeyin hala mümkün olduğunu anlatan iki karamsar ....
  • Yazmak ya da hatırlamakla ilgili bir eyleme giriştigimde hep bir anın , bir fotoğrafın peşine düşerim...
  • “ Ama hayat böyle işte, bize en acı veren şeyler, bizi en çok büyüten şeyler değil midir?”
  • Çoğu zaman, biz istesek de, istemesek de çıkıp gelebilen bir şeydir anılar...
  • İşte yeni anlaşmam:Geceleri güneşli olmalı ve ağustos da karlı! Büyük şeyler sona erer, küçük şeyler baki kalır.Toplum böyle parçalanmaktansa yeniden bir araya gelmeli. Sadece doğaya bak, hayatın ne kadar basit olduğunu göreceksin. Bir zamanlar olduğumuz yere dönmeliyiz, yanlış tarafa döndüğümüz noktaya. Hayatın ana temellerine dönmeliyiz,suları kirletmeden’ Andrey Tarkovski
  • Şehirleri kent , Mekanları da yer olmaktan çıkaran içine doldurduğunuz anılar ve onları yaşadığınız kişilerdir.
  • Hiçbir zaman sonsuza kadar sahip olamayacağımızı bildiğimiz bir şeyin kavgası yerine, üzerinde olduğumuz sürece orayı bizden sonrakilere daha güzel bırakmayı ögrendiğimizde bir şeyler de yoluna girecek zannederim. Yeter ki iyiliğe olan inancımızı kaybetmeyelim.
  • Mutlaka âşık olurum... Ve o, kimse artık o, kapıdan geçerken bir bahaneyle içeri girer. Sonra... sonrası hep bir ilkbahar hesaplaşması, kitaplıktaki sessiz ağlayışlar, tüm ışıkları kapatıp balkona çıktığımda burnuma çarpan şehrin kokusu, büyüyecek bir fotoğraf ortasından hafifçe kırılmış ve unutulmuş yarım şişe kırmızı şarap... Hepsi bu aslında!
  • "yan yana yürüdüğümüz, sarhoş olup ağladığımız, kucaklaşıp coştuğumuz;uykulu, uykusuz, hiç bitmeyecek zannettiğimiz, gençliğimiz, gecelerimiz..."
  • Edebiyat hiç beklemediğiniz sonuçlara da sebep olur, tahmin bile edemezsiniz . Sizi "Geçici olarak zamandan çeker alır, sonra daha iyi bir biçimde geri verir." İyileştirir, tahammül gücünüzü ve cesaretinizi artırır.
  • Geçmiş , bugün dediğimiz şeyin içinde saklı duran bir anılar yumağı.Aynı zamanda gelecekten de kehanetler içeren bir yumak bu. Yaşadığımız her şey, ardımızdan yuvarlanıp birikerek “şimdi”yi oluşturduğu için geçip gitmiş, kaybedilmiş bir şey de yok aslında.. Zamanın kendine ait bir şiddeti ve gücü var. Hatırladığımızda bize acı ve keser veren şeyler saklı içinde. Ama yaralarımızın merhemi de kabuğunun altında ve ne yazık ki Mısri nin dediği gibi; bizim dermanımız, yine derdimizden başkası değil.
  • Yediğimiz şiir, içtiğimiz aşktı. Güzel günlerdi.

--reklam--

Velhasıl İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Velhâsıl: "Şehirleri kent, mekânları da yer olmaktan çıkaran içine doldurduğunuz anılar ve onları yaşadığınız kişilerdir. En sıkı dostlarımla şiir, aşk ve muhabbet dolu günler yaşadım Ankara'da. Bu yüzden, bu tuhaf bozkır şehri kalbimin en gizli yerinde durmadan sızlar!" demiş Bavul dergisine yazdığı Şubat 2016 tarihli yazısında Ercan Kesal. Son kitabı olan Velhasıl'da , son 20 yıla ait yazarın gazetedeki köşesinden, yazdığı çeşitli dergilerden, bir tıp doktoru olarak katıldığı kongrelerden derlenmiş yazılar yer alıyor. O yazıların her biri buram buram anıları, yaşanmışlıkları, arkadaşlıkları, üzüntüleri kimi zaman da sevinçleri barındırıyor. Okumaktan son derece keyif aldığım Velhasıl'ı yazar ile tanışma kitabı olarak gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Kalın sağlıcakla (Müge Akçayoğlu)

Ne güzel bir kitap okudum. Sanki dostlarla bir masada toplanmışız da Ercan Kesal anlatıyormuş gibi... Ne çok dokundu, ne çok güzel duygu uyandırdı; okudukça sayfalar uzasın hiç bitmesin istedim. (Menekşe Sağlam)

Ercan Kesal’ın Velhasıl’ı…: Kısacası, sözün özü, en nihayetinde gibi anlamlara gelen velhasıl kelimesi Ercan Kesal’ın son kitabına isim olmuş. Velhasıl… Ercan Kesal geçmişi ve bugünü harmanladığı kitabına Velhasıl demiş. Ve en çok da hatıralarını, belleğinde iz bırakan anları, çocukluğunu, çocukluğun silinmeyen dünyasını anlatıyor bize. Tarihin koridorlarında tozlanmış anıları, anları canlandırıyor. Hepimizin içinde kendinden parçalar bulabileceği özel anlar… Zamanın hızlı ritminde, yaşadığımız anın her şeyi bir coşkun sel gibi hızla bir yerlere sürüklediği şimdilerde durup geçmişe dönmek yada aslında hep içinde yaşadığımız ama unuttuğumuz, unutturulan ve hatırladığımızda acı, hüzün ve kederle birlikte gelen, şimdinin mekanikliğini bozan geçmiş zaman… Aslında geçen bir şey de yok. Şimdiyi oluşturan geçip gittiğini sandıklarımız değil mi? Kaçmaya çalıştıkça daha da içine düştüğümüz, içine düştükçe daha da kaçmaya çalıştığımız… http://www.dibace.net/kitaplik/ercan-kesalin-velhasili/ (Muaz Ergü)

--reklam--

Velhasıl PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ercan Kesal - Velhasıl kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Velhasıl PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ercan Kesal Kimdir?

1959 Avanos doğumlu olan Dr.Ercan Kesal, ilk ve orta öğrenimini Avanos’ta, lise öğrenimini Nevşehir’de tamamladı. 1976-77 yıllarında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde, 1977-78 yıllarında Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde okuduktan sonra 1984 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu.1984-89 yıllarında Ankara - Keskin Devlet Hastanesi, Ankara - Bala ve köylerinde Sağlık Ocağı hekimliği, Sağlık Merkezi Başhekimliği ve Sağlık Grup Başkanlığı yaptı. Türkiye’deki sağlık sistemindeki aksaklıkları bizzat görme imkanı bulduğu Keskin ve Bala ilçelerinde, sorunların çözümünün Sosyalizasyon Sistemi ve Koruyucu Hekimlikte olduğunu tespit etti.1997 yılında Özel Okmeydanı Hastanesi’ni kuran Dr.Ercan Kesal, halen Hastanenin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürmektedir. 2002 yılının ilk yarı döneminde Yön FM’de hazırlayıp sunduğu ’Mahalle Meydanı’ isimli program sırasında sıkça gündeme getirilen ve çözüm aranan arazi-tapu sorununu çözmek için bir araya gelenlerle Tapu Alma Girişimi’ni kurdu.Nuri Bilge Ceylan'ın "UZAK" filmindeki oyunculukla başlayan sinema serüveni "ÜÇ MAYMUN" da ve "BİR ZAMANLAR ANADOLU' DA" da senarist ve oyuncu, "VAVİEN" , "DERİN", "SAÇ","ALBATROSUN YOLCULUĞU" ve "KÜF" filmlerinde oyuncu olarak devam etmektedir.

--reklam--

Ercan Kesal Kitapları - Eserleri

  • Peri Gazozu
  • Nasipse Adayız
  • Cin Aynası
  • Velhasıl
  • Evvel Zaman
  • "Aslında..."
  • Bozkırda Bir Gece Yarısı
  • Kendi Işığında Yanan Adam

--reklam--

Ercan Kesal Alıntıları - Sözleri

  • Utanma duygumu hızla kaybetmiştim galiba. Bu böyle aniden olan bir şey miydi yahu? Ne bileyim, önceden bir belirti vermez mi? Kişiyi uyaran. ‘Bak, böyle bir durumun var senin; dikkat et, haline tavrına.’ Ya da, ‘şansını zorlama’ falan gibi. O da olmadı birtakım hafif bulgular da mı göstermez? Biraz kaşıntı, belki biraz bulantı; tam kusma olmasa da yani. Ya da temelde zaten böyle bir patolojim hep vardı da benim mi haberim yoktu? Aileden gelen bir şey olabilir mi? Irsi mi? Gerçi dedemde, babamda, anne tarafımda hiç rastlamadım bugüne kadar ama. Sonradan çıkabiliyor demek ki! Hani ülkede yaygın bir hastalık olarak ezelden beri var olduğundan, vakti zamanı gelince bende de ortaya çıkmış olmasın? Yine de önceden engellenemez miydi bu tatsız durum? Gerçi bunun farkında olmak neye yarayacak ki? Sonuçta utanmaz bir herif oluyorsun işte. İşin kötüsü ilerde bunun arlanmazlık safhası da olacaktır. Oraya ne zaman geçecektim acaba? (Nasipse Adayız)
  • İnsanın yazgısı onun kişiliğidir ya da kişiliği onun kaderidir. (Evvel Zaman)
  • Umutuz ve kötümser bir dünyaya inanmanın can sıkıntısının ,insanı hayvana çevirebileceğini iddia eden Dostoyevski gibiyim... ("Aslında...")
  • Şehirleri kent , Mekanları da yer olmaktan çıkaran içine doldurduğunuz anılar ve onları yaşadığınız kişilerdir. (Velhasıl)
  • Utandım mı? Bilmiyorum. Artık utanmıyorum galiba. Aday adayıyım çünkü. (Nasipse Adayız)
  • İnsan iyiyi kötülükten ayırt etmeye başlamasıyla birlikte cennetten kovuldu. Sonsuz bir arayış, kuşku ve yetmezlik duygusu cehennem değil de nedir? (Kendi Işığında Yanan Adam)
  • Ne kadar güçlü olursa olsun bir acıyı kaldıracak ya da tek bir adaletsizlik ânını dönüştürebilecek bir şarkı veya bir şiir yoktur" ("Aslında...")
  • Gece yarısı Fellini filmlerinin ortasına düşmüş şaşkın Anadolu köylüsü gibiydim. (Bozkırda Bir Gece Yarısı)
  • "Sosyalist, kendi aç kalsa da önündeki yumurtayı arkadaşının önüne doğru iten adamdır. " (Peri Gazozu)
  • Hiç birileriyle aynı dünyada yaşamaktan utanç duyduğunuz anlar oldu mu? (Peri Gazozu)
  • Bardağı suyla doldurursunuz. Dolar ama taşmaz. Ağzına kadar doldurursunuz, yine taşmaz. Ama bir damla daha koyarsanız, işte o zaman taşar. Sadece bir damla. Biliyor musunuz, bardağın taşmasına bir damla kaldı! (Peri Gazozu)
  • Utanma duygumu hızla kaybetmiştim galiba. Bu böyle aniden olan bir şey miydi yahu? Ne bileyim önceden bir belirti vermez mi?... Bulaşıcı falan olmasın? Hani ülkede yaygın bir hastalık olarak ezelden beri var olduğundan, vakti zamanı gelince bende de ortaya çıkmış olmasın? (Nasipse Adayız)
  • Hiçbir şeyin mümkün olmadığını bildikleri halde , her şeyin hala mümkün olduğunu anlatan iki karamsar .... (Velhasıl)
  • Sanatla, filmle, yaratıcılıkla hemhal olmak, dışarıdaki dünyaya karşı insanı daha ilgisiz ama aynı zamanda daha güçlü kılıyor. (Evvel Zaman)
  • Ne olursa olsun, nasıl olursa olsun, ama yeter ki bitsin istiyorum artık şu yürüdüğüm yolculuk. (Nasipse Adayız)
  • Gerçek neydi ? Başımdan geçenler mi, yoksa hayal ettiklerim mi ? (Evvel Zaman)
  • Edebiyat hiç beklemediğiniz sonuçlara da sebep olur, tahmin bile edemezsiniz . Sizi "Geçici olarak zamandan çeker alır, sonra daha iyi bir biçimde geri verir." İyileştirir, tahammül gücünüzü ve cesaretinizi artırır. (Velhasıl)
  • Doğru ve namuslu olduğunu ne olduğunu bilsek bile bazen onu seçemeyiz. Özgür olmadığımızı düşünüyorum. Hep bir çeşit özgürlük için mücadele ediyoruz ve belli bir oranda bu özgürlüğü, özellikle de dışsal özgürlüğü yakalamayı başarıyoruz... Bence bizler tutkularımızın, fizyolojimizin ve elbette ki biyolojimizin esiriyiz. Tıpkı 1000 yıl önce olduğu gibi. Daha iyi olanla biraz daha iyi olan; ve yine biraz daha iyi olanla, biraz daha kötü olan arasındaki karmaşık ve göreceli ayrımın tutsağı olduğumuzu düşünüyorum. Hep bir çıkış yolu bulmaya çalışıyoruz, bundan kurtulma şansımız yok. -Kieslowski (Kendi Işığında Yanan Adam)
  • Bazı şeyler insana geri dönülmez yollar çizer. Bir sarsıntı, bir kırılma olur hayatınızda ve sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz... (Peri Gazozu)
  • İti öldürene taşıtırlar. (Bozkırda Bir Gece Yarısı)