Kitap Künyesi

Yazar: Guillaume Musso

Çevirmen: Yelda S. Elmas

Orijinal Adı: Et Apres

Yayın Evi: Salyangoz Yayınları

İSBN: 9799756277293

Sayfa Sayısı: 336

--reklam--

Ya Sonra Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Sarsıcı Bir Gerilim Öyküsü… Romantik Bir Aşk Hikâyesi… Gizemli Bir Yolculuğun Günlüğü…

Bilinmeyenin Keşfine Doğru Unutulmaz Bir Macera

YA SONRA…

Nathan sekiz yaşında ölümün o ışıklı tünelinden geçmiştir. Göle düşen kız arkadaşına yardım etmek için o da kendisini gölün buz gibi sularına bırakmış, bir can kurtarırken, kendi canını tehlikeye atmıştır. Kalbi durmuş ve bir anda solumunu kesilmiştir. Ama kendisine adeta yeni bir şans verilmiş, yapılan müdahaleler sonrası o tünelden geri dönmüştür.

Mütavazı bir gündelikçinin oğlu olarak büyüyen Nathan Del Amico, bu olaydan yıllar sonra, New York'un en başarılı avukatlarından biri haline gelmiş, üstüne üstlük gölde kurtardığı küçük kız Mallory ile büyük bir aşk yaşayarak evlenmiştir. Ama beraber bir kız çocuğu dünyaya getirdikleri Mallory, kısa bir süre önce hırsı yüzünden duyarsızlılaştığına inandığı Nathan'ı terk etmiş. Nathan'ın karısına aşkı ise tüm sorunlara ilk günkü tazeliğini daima korumuştur.

Bu 'ölüm tecrübesi'ni unutmuş gözüken Nathan'ın hayatı, Dr Garrett Goodrich'in ortaya çıkmasıyla tamamen altüst olur. Goodrich, bir Haberci olduğunu, yani yakın zamanda ölecekleri öngörebildiğini söylemektedir. Nathan'ın o ışıklı tünelden neden geri döndüğünü öğrenme zamanı gelmiştir artık…

"Bir Fransızın kaleminden mutlaka okunması gereken çarpıcı bir gerilim öyküsü!." - Télé Loisirs

"Guillaume Musso, romanında, doğal ve doğaüstü, gerçek ve gizem ile çoklu flört ederken, Stephen King ile Marc Levy arasında sanılıyor ve tüm bu unsurları özgün bir üslûpta bir bileştirebilme ustalığı sergiliyor. Böylelikle de bilinmeyenin gizemi üzerinden, aşk gerilimi ya da polisiye kuşkuculuk gibi yepyeni bir yazım ortamı yaratıyor." - Nice-Matin

"Guillaume Musso için gerilim başlı başına bir edebiyat türü. (…) Bir tutam gizemi, bir tutam

aşk hikayesiyle karıştırıp, tam da seveceğimiz gibi bir roman çıkarıyor karşımıza…" - Marie-Claire

"Bir aşk, gerilim ve ruhî gelişim hikayesi olduğu kadar yeni bir üslûbun da başlangıcı:

Guillaume Musso üslûbu." - Marie-Claire

ya sonra…

--reklam--

Ya Sonra Alıntıları - Sözleri

  • "Tamam ama ilk böyle düşünen sen değilsin ki, ölüm böyle bir şey işte. Hayatın anlamını kavrayınca çok geç olmuş oluyor."
  • çok umut edersiniz, sonra biri ölür, biri gider, bir şey biter; "ölüm gibi bir şey olur, ama kimse ölmez." işte o an doğruluğuna inanılabilen sözdür bu.
  • "Bahar, bir insanla gelebilir insana."
  • Sen ellerle demlenirken ben çay bile içmedim...
  • "Çok sıradan bir hikaye." diye yorumladı avukat. Goodrich kafasını iki yana sallayarak "Sizden hiç iyi bir doktor olmazdı." dedi. "Her hayat tektir."
  • Parasızlıktan çok çekmişti. Ancak uzun zaman sonra paranın her şey olmadığın anlamıştı. Paylaşacak biri olmadıktan sonra! Beraber gidecek biri olmadıktan sonra, hiçbir yere gitmenin anlamı yoktu; ona cevap verecek bir ses olmadıktan sonra sessizliğe mahkumdu.
  • Bazıları büyük doğar... Bazıları büyükleri fetheder... -Shakespeare
  • Kelt metinlerine göre, öbür dünyanın varlıkları bizim dünyamıza gelirken kuğu şeklini alırmış.
  • Saygı parayla satın alınmaz, parası olmayanlar da saygı görmeyi hak ederler. İnsanları paralarına göre değil davranışlarına göre yargılamalısın.

--reklam--

Ya Sonra İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Farklı ve çok sürükleyici bir konusu var. Edebi kısımları olmasa bile okurken, özellikle de sonunda sizi düşündürecek bir konusu olduğunu düşünüyorum. Pişman olmazsınız okuyun. "Çünkü ölüm her yerde.Her insanda, insan hayatının her evresinde, iki zıt güç arasında sürekli bir gerilim vardır : Yaşam ve ölüm." (Ravzanur Kaya)

ÖLÜMDEN SONRA HAYAT YOK MU? Musso'yu ilk defa okudum. Eh, iyi. Ama, işte, eh. Bir başka kitabını daha aldığım için onu da okumadan geçsem olmaz. Kitabı büyük merakla okudum, ortalardan itibaren ana meselenin aşk vb olması sıktı diyebilirim; klasik aile sevgisi, evlâdını ve eşini her şeyden çok seven baba vb. Okurken zaten yahu bütün bunlar neden bu kadar tanıdık geliyor diye düşünüyordum. Çünkü ABD dizilerinden, filmlerinden çok tanıdık gelen büyük aşk, büyük yüzleşmeler, sığ duygusal yüzleşmeler- özellikle kayınpeder kanadı-, karakterlerin genelde bir metre derinleşemeden sığ suda boğulması...işte bir sürü sorun var; ancak Musso yine de iyi anlatıyor. Nasıl? Başka yorumlarda da olabilir , kitap gerçekten "akıyor". Final kısmı da iyiydi, herhalde hiç kimse bunun olmasını beklememiştir. Madem klişelerin de araya bol bol karıştığı bir kitap yazıyorsun, bari sonunu farklı yap ve böylece bizler bir iyilik yap! Musso bunu yapıyor. Kitapta sözü geçen ölüme yakın deneyimler meselesine ben de her zaman ilgi duymuşumdur. Hatta 2000'de bu konuda iki yazı çevirmiştim, ruh ve madde dergisinde çıkmıştı. Burada da durmamış ve abd'deki IANDS'a üye olmuştum, orası da senede 4 dergi çıkararak dünyadaki ölüme yakın deneyimler (ÖYD veya kitapta da geçen adıyla NDE) ile ilgili çeşitli çalışmaların yayınlandığı bir kuruluştu. Sadece bir sene üye oldum, ancak konuyla bağım pek koptu denemez. Sadece ÖYD'lerle ilgili elde edilen bilgilerin bir olguyu gözlemlemek iddiasından bir din bveya inanç yaratmaya doğru ilerlemesi veya bu şekilde kullanılması sebebiyle huzursuz olmuştum. Ergün Candan'ın bence fazla araştırılmadan kitaplaştırdığı benzer vakalarla ilgili kitaplarını da okumuştum, ancak tam anlamıyla ikna olmuş da sayılmazdım söz konusu türkiye olunca. Yine ABD'den P.M.H. Atwater adında bir yazarla da yazışmıştım bu konuda. ÖYD'lerin insana çok şaşırtıcı gelen bir çok özelliği var. Şuraya bakabilirsiniz: https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96l%C3%BCme_yak%C4%B1n_deneyimler Dünyada, kitaptakinin aksine bu meseleyi bilimin ve dünyanın gündemine getiren kişi Dr. Raymond Moody olmuştur. 1975 yılında basılan kitabı Life After Life -Ölümden Sonra Hayat ilk kez böyle birşey okuyan herkesi şaşırtmıştır, insanın mümkün bütün ölüm korkusunu tamamen ortadan kaldırabilecek şaşırtıcı anektodlarla doludur kitap. Bu kitabın ardından elbette istismar da edilen konu hakkında bir çok kitap yazılmış. Şu anda Netflix'te Ölümden Sonra Yaşam Var mı adında bir belgeselde de bu konu ve benzeri konular (reenkarnasyon vd) işleniyor. Evrim Ağacı'nda güzel bir link : https://evrimagaci.org/soru/olume-yakin-deneyimler-near-death-experience-hakkinda-dusunceniz-nedir-8734 Ali Atıf Bir'in 2006 yılında yazdığı şu yazısı: https://www.hurriyet.com.tr/olume-yakin-deneyimler-4934207 Bu yazıda adı geçen Melvin Rose de bu konuda çalışan ve özellikle de çocuklarla çalışmış olan ve adı ne yazık ki olumsuz bazı olaylara da karışmış bir yazar. Şu linkte de bir video var: https://www.youtube.com/watch?v=wqqyHiGLgLs Bu deneyimi yaşayanlarda görülen ortak özellikler de şu: 1. Kendi bedeninin dışına çıkıp uçma hissi; genellikle de “terk edilen” bedenin çevresinde olup bitenlerin görülüp duyulabildiği beden dışı bir deneyim. 2. Karanlık bir tünel ya da boşluktan geçme ve beraberinde hızlanma hissi ya da duyumu -rüzgar işitilebilir ya da hissedilebilir. 3. Sevgi dolu bir huzur yayan inanılmaz parlak bir ışığa doğru yükselme, daha önce kaybedilmiş olan akrabaları, hayvanları, bitkileri, manzaraları ve kentleri görme olasılığı. 4. Dostça sesler, sevdikleriniz ve/veya ışıktan varlıklar tarafından karşılanma -ardından bir sohbet gerçekleşebilir ya da bir mesaj verilebilir. 5. Geride bırakılan yaşamın panoramik olarak yeniden gözden geçirilmesi; doğumdan ölüme ya da tam tersi sırayla, bazen tarafsız olmaktan ziyade yeniden yaşatan bir gözden geçirme. 6. Değişik bir zaman ve uzam anlayışı; zamanın ve uzamın var olmadığının keşfi. 7. Dünyaya dönmeye isteksizlik ama yanı sıra bir işin sona erdirilmesi, ya da bir görevin yerine getirilmesi için hissedilen zorunluluk. 8. Dirilmekten dolayı hoşnutsuzluk, hatta geri dönmüş olmak nedeniyle duyulan öfke ya da akıtılan gözyaşları. (yazının tamamı: http://www.bilyay.org.tr/makale_detay.php?id=1483899734 ) Bu konuyla yoğun olarak ilgilendiğim 2000 yılında benzeri bilgileri, anektodları çevremdeki bazı insanlardan da edinmiştim: astral çıkış yapabilenler, ölüme yakın bazı şeyler yaşamış olanlar...yalan söylemeye ihtiyacı olmayan, karakteri öyle olmayan insanlardan öğrendiğim bilgiler oldu. Ya Sonra? kitabı, bu konunun etrafında gelişen, ilgi çekici de olabilen ama iyi finali ve başlangıç kısımları hariç romantik sularda gezinen bir eser. İlgi duyanlar için iyi bir örnek (eh..işte) olabilir... belki bu konuya ilgi duymanıza vesile olur. (CemCBG)

Musso'yla tanışma kitabım oldu, açıkcası bu kadar akıcı olacağını düşünmemiştim.. Kitabı elimden bırakamadım, kurgulanan olaylar o kadar enteresan ve sonunda öyle bir bağlandı ki, gerçekten bravo.. Yazarın çok daha iyi kitapları olduğunu bildiğim için ayrı heyecanlıyım :) kesinlikle şans verilmesi gereken bir yazar, fakat kitapları ülkemizde hiç edildi.. Hepsi farklı yayınevlerinden çıkıp, tekrar basılmadı. Yurt dışında çok sevilen bir yazar, sahaflardan bulabilirseniz kaçırmayın yazar/Guillaume-Musso (Özge)

--reklam--

Ya Sonra PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Guillaume Musso - Ya Sonra kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ya Sonra PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Guillaume Musso Kimdir?

Guillaume Musso 1974 yılında doğdu. 2004 yılında yayımlanan Ya Sonra adlı kitabı filme de çekilen Guillaume Musso’nun Çünkü Seni Seviyorum ve Seni Bulmaya Geldim adlı romanları Doğan Kitap tarafından yayımlandı. Yazarın eserleri arasında Sauve-moi, Seras-tu là, Que Serais-je Sans Toi? sayılabilir.

--reklam--

Guillaume Musso Kitapları - Eserleri

  • Kâğıt Kız
  • Çünkü Seni Seviyorum
  • Bellek
  • Seni Bulmaya Geldim
  • Onu Ben Öldürdüm
  • Sen Olmasaydın Ben Ne Yapardım?
  • Ya Sonra
  • Meleğin Çağrısı
  • Orada Olacaqsanmı?
  • Un appartement à Paris
  • Qız və Gecə
  • 7 ans après...
  • L'Instant Present

--reklam--

Guillaume Musso Alıntıları - Sözleri

  • Her ağacın kurdu özünden olur, dostum. (Onu Ben Öldürdüm)
  • Sevgi və dostluq həyatın insana bəxş etdiyi iki böyük hədiyyədir və bu iki hədiyyənin köməyilə insan dərdlərini, sıxıntılarını azalda bilər. Amma bəzən elə vəziyyətlər yaranır ki, insan öz dərdləri ilə yalnız qalır və onlardan xilas olmaq üçün təkbaşına hərəkət etməli olur. (Orada Olacaqsanmı?)
  • İnan Mənə,Dünya Sənə Heç Bir Şey Hədiyyə Etməyəcək.Odur ki, Bir Həyat İstəyirsənsə,onu oğurla.. ( Lu Andreas Salome ) (Kâğıt Kız)
  • Ailədəki bütün problemləri ancaq bir yolla-sevgiylə həll etmək olarmış (Orada Olacaqsanmı?)
  • Gece üşüdüm, kalktım ve onun üzerine bir battaniye daha örtmeye gittim. (Kâğıt Kız)
  • Lakin həqiqət çox nadir hallarda hər kəsin düşündüyü şəkildə olur. (Qız və Gecə)
  • Sen ellerle demlenirken ben çay bile içmedim... (Ya Sonra)
  • Amma sevdiyimiz insanı hər nə qədər yaxşı tanısaq da, hər zaman onda bizim bilmədiyimiz hamıdan gizli bir xəzinəsi olur. Bəlkə də bizim o insana olan sevgimiz elə o sirli xəzinədən qidalanır? (Orada Olacaqsanmı?)
  • "Bir kitab yalnız oxucuları ilə canlana bilər. Oxucular beyinlərində qəhrəmanların yaşadıqları xəyali dünyanı yaradaraq kitaba həyat verirlər." (Kâğıt Kız)
  • Dünya sana hediye sunmaz, inan bana. Bir yaşam istiyorsan, çal onu! (Kâğıt Kız)
  • İnsan yaşlanır, dostum. Həyat belədir, bu həyatın acı bir gerçəkliyidir (Orada Olacaqsanmı?)
  • “Canavarlar gerçekten var, hayaletler de. Onlar, içimizde yaşıyorlar. Ve bazen kazanıyorlar.” (Bellek)
  • Kader, eli usturalı bir deli gibi peşimizde. (Bellek)
  • Amma sən fərqli idin... Bu zəhər səni məhv edib-bitirməmiş sən ondan qurtulmalıydın. Yoxsa bu zəhər səni bütün həyatın boyu peşman olacağın şeyləri etməyə vadar edəcəkdi. (Qız və Gecə)
  • Ama insana bu kadar acı çektiren bir aşka,aşk denebilir miydi? (Sen Olmasaydın Ben Ne Yapardım?)
  • Ticari değerinin ötesinde, her sanat eserinin kutsal bir yanı vardı ve yüzyılların kültür mirasını aktarma işlevi görüyordu. Ve bir sanat eserinin çalışması, uygarlığın değerlerine ve temellerine ciddi bir saldırıydı. (Sen Olmasaydın Ben Ne Yapardım?)
  • Hiçbir yara kapanmaz degildir.Ben buna kesinlikle inanıyorum. İnsan yaralarını güce dönüştürebilir.Bu sihirli bir şey degildir.Zaman alır.İyileşmek de her zaman mümkün değildir. Acı her zaman gerçekten yok olmaz.Ruhumuzun derinliklerinde pusuda bekler, ama hayata dönüp yolumuza devam etmemize izin verir. (Çünkü Seni Seviyorum)
  • Bazen bir zaferin bedelini ödemektense en baştan kaybetmek daha kolay gelir, öyle değil mi? (Sen Olmasaydın Ben Ne Yapardım?)
  • Her gün, yarının daha iyi olacağına, zamanla her şeyin düzeleceğine kendini inandırmaya çalışıyor ama ertesi gün daha da büyük bir kederin içine gömülüyor. (Sen Olmasaydın Ben Ne Yapardım?)
  • Oxucu,əslində,bir romanın baş qəhrəmanlarından biridir.Müəllif olmadan bir romanın yarana bilmədiyi kimi,oxucu olmadan da heç bir roman yarana bilməz. Elsa Triolet (Kâğıt Kız)