Kitap Künyesi
Yazar: Yevgeni Yevtuşenko
Çevirmen: Mehmet Özgül
Yayın Evi: Engin Yayıncılık
İSBN: 9789753791704
Sayfa Sayısı: 390
--reklam--
Yaban Yemişleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ülkemizde şiirleriyle tanıdığımız ünlü Sovyet ozanı, romancısı ve sinemacısı Yevgeni Yevtuşenko, Kasım 1985'te İstanbul'a gelişinde, "Ah, ne olur hep eski şiirlerim değil, yeniler de çevrilip yayımlansa Türkiye'de. Romanım bile daha çıkmamış burada; yazık, okumuş olmanızı isterdim." diyordu. Yevtuşenko'nun birçok dile çevrilmiş ünlü romanı Yaban Yemişleri, yazarın doğduğu yer olan Zima'da geçer. Yazar, çok iyi tanıdığı Tayga'yı, Tayga insanlarını, bu romanında şiirsel diliyle ustaca anlatır. Roman kişilerinin tek tek dünyaları, öyküleri, sanki küçük birçok romanın bütünleşmesi gibi bir arada aktarılır okura. "Amacım, yazmayanların, yazamayanların yazarı olabilmek. Sıradan insanın sıradan olmadığını kanıtlamaya çalışıyorum," diyor. Yevtuşenko ve Yaban Yemişleri'nde bu amacına gerçekten ulaşıyor.
(Arka Kapak)
--reklam--
Yaban Yemişleri Alıntıları - Sözleri
- Köksüz kalan her şey çürür.
- Yeni düşüncelerin bir kişide, bunların uygulanması için gerekli maddi olanakların bir başka kişide olması her zaman doğru değildir.
- Yürüdüğü her sokak, gördüğü her pencere bir dünya.
- Çocuklarınızın, insanlık âlemi içindeki yerlerini anlamaları için çok kitap okumaları gerekecek.
- İnanca içtenlikle saygı göstermeyenler gene de pek tehlikeli sayılmazlar, inanıyor görünenlerdir asıl tehlikeliler. Doğaldır ki böyleleri o anda neye inanmak çıkarlarına uyarsa, ona inanır görünürler.
- Zamanında söylenmemiş tatlı sözleri bir daha söyleyemezsiniz, acı sözleriyse geri döndürmenin olanağı yoktur.
- Belki hep yenmeyi, kurmayı öğrendik, ama çocuklarımızı bizden uzaklaştırmaya önleyecek sözleri söylemeyi öğrenemedik..
- ...geçmişi olmadığı için düşleri doğuran anıları da yoktu.
- Büyüklerimiz iyi uyarılar verelim derken çoğu kez bizi kötü yola itiyorlar.
- Hiçbir baba oğluna dahi olmayı öğretemez. Çünkü dahi olmak öğrenilmez. Ama eğer bir baba alçak değilse, hiç olmazsa oğluna alçak olmamayı öğretebilir..
--reklam--
Yaban Yemişleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazmayı hayal ettiğim kitabın anlatım tekniğini kullanarak yazmış yazar. Kitabı ilk sevme nedenim bu oldu. Hayatımızın her döneminde birbirimizin hayatını teğet geçtiğimiz insanlarla tanışırız. Sonra herkes geçtiği yoldan birbirinden habersiz devam eder yaşamaya. Yazar burda yaratıcı rolünde, yolları kesişip ayrılan insanları tek tek anlatıyor. Kitapta bir ana kahraman yok, kitapta adı geçen herkes birer ana kahraman. Bu yüzden hiçbiri sıradan değil, tıpkı gerçekte sıradan insan olmayacağı gibi. Birine gülümsemeniz, bir konuşmanız, küçük bir yardımınız, kimseye zarar vermeden yol alışınız... Bunlar başkasının hayatında bir baş kahraman yapar bizi. İnsan ruhuna, düşüncelerine, umutsuzluklarına hakim bir yazar. Kitabı okurken daha ilk sayfalarda bunu fark edeceksiniz. Panait İsrati'den sonra kütüphaneden rastgele alıp keşfettiğim ikinci yazar oldu. Tekniğinden, düşünce yapısından etkilendiğim bu yazarın diğer eserlerini bir yerlerden toplayıp okumam gerekir artık:) (taybet)
Anlattığı dönemdeki halkın tüm kesimlerinin hayatını ve düşüncelerini neredeyse en ince ayrıntısına kadar anlatan, barış içinde yaşayan huzurlu bir toplum ve bu huzuru sağlayacak iyi insan olabilmenin gerekliliklerini gösteren bir roman. (Emre Özpek)
--reklam--
Yaban Yemişleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Yevgeni Yevtuşenko - Yaban Yemişleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yaban Yemişleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Yevgeni Yevtuşenko Kimdir?
Yevgeni Aleksandroviç Yevtuşenko (Rusça: Евгений Александрович Евтушенко) (d. 18 Temmuz 1933, Zima, İrkutsk, Rus SFSC,SSCB), Stalin sonrası şairler kuşağının önde gelen temsilcisi Rus şair.
Stalin sonrası kuşağın sanatsal özgürlüklerin genişletilmesi ve edebiyatın siyasal ölçütler yerine estetik değerlere dayandırılması için yürüttüğü mücadele, 1950'lerin sonlarıyla 1960'larda yönetimin sanatçılar üzerindeki denetiminin gevşemeye başladığına işaret eder.
Çocukluğu Moskova'da ve Trans-Sibirya Demiryolu üzerindeki küçük bir kasabada geçen Yevtuşenko ilk önemli öykülü şiir yapıtı Stantsiya Zima'da (1956; Zima Kavşağı, 1985) bu kasabayı betimledi. Moskova'daki Gorki Edebiyat Enstitüsü'nde öğrenim gördü. Yayımlanmasına Stalin'in ölümünden sonra izin verilen şiirleriyle halkın sevdiği bir şair oldu. İlk devrimci şairlerden Vladimir Mayakovski ve Sergey Yesenin'in taşkın, yer yer argo yüklü şiir dilini yeniden canlandırdı; ayrıca aşk, kişisel sorunlar gibi Stalin döneminde ele alınması hoş karşılanmayan konularda şiirler yazdı. Yaklaşık 34 bin Ukraynalı Yahudinin Nazilerce katledilişini konu alan Baby Yar (1961; Babi Yar, 1966, 1985) adlı şiir kitabında SSCB'deki Yahudi düşmanlığını da eleştirdi. ABD ve Avrupa'ya çeşitler geziler yaptı; bu gezileri sırasında şiirlerini topluluklar önünde okudu. 1963'te Paris'te otobiyografik nitelikteki Yaşantım (1968/ Erken Yazılmış Bir Yaşam Öyküsü, 1985) adlı yapıtını yayımlamasından sonra ülkesinde baskıya uğradı. Ama SSCB'ye ışık sağlayan bir elektrik santralinin kurulduğu Sibirya simgesiyle Rusya tarihi boyunca bir sürgün yeri sayılan Sibirya simgesini karşılaştırdığı, son derece coşkulu bir dizi şiirinden oluşan Bratskaya GES (1965; Bratsk İstasyonu) adlı yapıtını yayımlamasının ardından saygınlığını yeniden kazandı.
ABD üzerine ilk şiirlerinden derlenen Özgürlük Heykelinin Derisinin Altında adlı oyunu 1972'de Moskova'da sahnelendi. 1978'de tiyatro oyunculuğuna başladı, 1981'de fotoğraflarından oluşan kitabını, ertesi yıl da ilk romanını yayımladı. 1984'te Ardabiola adlı bir novella yazdı. 1986'da Etruria Şiir Ödülü'ne layık görüldü.
Sovyetler Birliği'nin son dönemlerinde Gorbaçov'u, ardından Yeltsin'i destekledi. Ancak, daha sonra Çeçenistan Savaşı nedeniyle ona tavır aldı.
Türkçeye çevrilen öbür yapıtları arasında Pearl Harbour (1967) ve Yagodniye mesta (1982; Yaban Yemişleri, 1987) vardır.
--reklam--
Yevgeni Yevtuşenko Kitapları - Eserleri
- Yaban Yemişleri
- Zima Kavşağı
- Babi Yar
- Pearl Harbor
- Yaşantım
- Erken Yazılmış Bir Yaşam Öyküsü
--reklam--
Yevgeni Yevtuşenko Alıntıları - Sözleri
- "Şiir yaşamın yoğunlaştırılmış şeklidir " (Yaşantım)
- Belki hep yenmeyi, kurmayı öğrendik, ama çocuklarımızı bizden uzaklaştırmaya önleyecek sözleri söylemeyi öğrenemedik.. (Yaban Yemişleri)
- söylemişim söylememem gerekenleri, söylemem gerekenleri söylememişim. (Babi Yar)
- Yürüdüğü her sokak, gördüğü her pencere bir dünya. (Yaban Yemişleri)
- Ne ki ,jack London un romanı Martin Eden 'i masamın üstünden hiç eksik etmezdim ..ilk sayfaları benim için sürekli bir esinlenme ve destek kaynağı idi .. O zamanlar kitabın özünü o ilk sayfalarda bulurdum ..Şimdi sonunu daha çok seviyorum (Yaşantım)
- Köksüz kalan her şey çürür. (Yaban Yemişleri)
- Büyüklerimiz iyi uyarılar verelim derken çoğu kez bizi kötü yola itiyorlar. (Yaban Yemişleri)
- Tarasov hangi şairleri sevdiğimi sordu ..Yutkundum . "Mayakovski". "Iyi ama yetmez ..Pasternak'ı biliyor musun? "Biliyorum " "Saçmalama ,bilemezsin .Bildiğini sansan da bilemezsin .Dinle bak !" (Yaşantım)
- bu koskoca dünyada bir gün ölürsem dünyanın en mutlusu olarak öleceğim. (Babi Yar)
- ''... ve ileride çocuklarımız, öğrencilerimiz bağışladık diye o kusurları, bizi bağışlamazlar.'' (Babi Yar)
- Düşününce gerçek ve gerçek olmayanı, tüm başkalaşımlarını doğru ile doğru olmayanın, şunu anladım: Suçlu bizleriz. Suçluyuz bir yığın küçük öfkelerden, kof dizelerden, saymakla bitmez, sıkıcı, cafcaflı laflardan ve papağanca söylevlerden Sonu gelmez düşünceler bunlar... İki türlü aşık vardır. Dalkavuklukla saklar her kusuru birincisi, dalkavukluklar, bağışlamalar ve tutkulu özlemler içinde görmez onu öteki. (Zima Kavşağı)
- Aylak aylak dolaşıyorum başkent kalabalığında Nisan neşesi akıyor adımlarımın altında, mantıksızlığım utanç verici ve gençliğim bağışlanmaz. (Zima Kavşağı)
- Ciğerlerindeki hava gibi bırakıp gider bir sevgili – son kuru kar taneleri ortasında çıtırdıyan, buzdan bel vermiş kara dallar arasındaki buhar gibi. Bir daha soluyamazsınız onu geri. (Zima Kavşağı)
- … Düğümü çözmekte güçlük mü çekiyor? Kesip atacak. Ama ben, ne düğümü çözebildim, ne de kesip atabildim. (Zima Kavşağı)
- Aynı keyfi alırım kışın kayak kaymaktan ve bütün geceler dize peşinde koşmaktan. Severim suratına gülmeyi düşmanlarımın nasıl seversem teslim olmayı bir kadına. Çılgınca kitap okurum ve odun taşırım. Hüzünlüyüm ama ateşliyimdir aynı zamanda. Yalayıp yutarım soğuk karpuzu ağustos ayında. Şarkı söylerim, içerim ve ölüm gelmez aklıma ve açıp kollarımı sereserpe uyurum çayırlarda. Bir gün ölürsem eğer şu cânım görkemli dünyada kendimi bunca diri duyumsamanın keyfinden öleceğim. (Zima Kavşağı)
- Eflatundan Kafkaya ve joyce'a kadar herşeyi ezbere bilip bunların üzerine saatler geçirebilen kişi değil ..yüreğini cümle aleme açık tutabilendir. . (Yaşantım)
- "Sonu gelmez yolumda koştum durdum, Kovaladım gecenin gölgesini . Ey, rastgele tanıdığım kadın, Yarın unutmak için mi sevdin beni..?" (Yaşantım)
- Hiçbir baba oğluna dahi olmayı öğretemez. Çünkü dahi olmak öğrenilmez. Ama eğer bir baba alçak değilse, hiç olmazsa oğluna alçak olmamayı öğretebilir.. (Yaban Yemişleri)
- Arkasından karalasınlar istedikleri kadar; güçsüzlere göre değildir aşk. Satın alınmış değil, çalınmış elmaların o güzelim kokusu vardır her aşkta. (Zima Kavşağı)
- nerede toprak varsa, saban sürmek de tohum atmak da aynıdır orada... (Babi Yar)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin