Kitap Künyesi
Yazar: Sam Harris
Çevirmen: Kemal Atakay
Yayın Evi: Okuyan Us Yayınları
İSBN: 9786055134617
Sayfa Sayısı: 132
--reklam--
Yalan Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Azılı bir katil kapınızı çaldı! Peşine düştüğü çocuk evinizde saklanıyor. Katil, çocuk nerede diye soruyor. Nasıl yani? Böyle bir durumda bile yalan söylememek mümkün mü? Ya da bir baba kızını nikâh masasına götürüyor… Bir bakıyor ki kızının gelinliği onu fazlasıyla şişman göstermiş. Babanın bu durumda kızını uyarması dürüstlük mü gerçekten? Dürüstlüğün de sınırları var mı, yoksa yalan, yalan mıdır?
Sam Harris, yalnızca doğruyu söylemek yoluyla, acı çekmemize ve utanmamıza yol açan pek çok durumdan kolaylıkla uzak durabileceğimizi savunuyor. Öyle uç örneklere öyle çözümler buluyor ki, söylediğimiz yalanlar konusunda bir kez daha düşünmemize yol açıyor. Sık sık yalan söylemek sevdiğimiz insanların özgürlüğünü ihlâl etmektir. Pek çok durumda, sahte yüreklendirme, öteki kişi için çok pahalıya mâl olabilir. Bir daha hiç yalan söylememeye karar verseniz, ilişkileriniz ne şekilde değişirdi? Kendinizle ilgili hangi doğrular birden görünür olurdu? Nasıl bir kişi haline gelirdiniz? Ve çevrenizdeki insanları nasıl değiştirebilirdiniz? Keşfetmeye değer.
"Oldukça parlak bir deneme. (Öyle olacağını umuyordum, böylece yalan söylememe gerek kalmayacaktı.) Dürüstlükle söyleyebilirim ki baştan sona sevdim. Yalan Söylemek, bence yılın en kışkırtıcı okuması."
- Rick Gervais-
"İnsanlar iyi yalan söyleme konusunda evrildi. Hiç şüphe yok ki işteki sosyal yağlamayı görüyorsunuz. Pek çok durumda bunun gerçek bir yalan olmadığını düşünebiliriz: Belki çok ender söylenen bir 'beyaz' yalan, ara sıra hassas bir detayı dile getirmeyi ihmâl etmek, umutları kırmanın bir faydası olmadığını gördüğünüz zamanlarda hatalı bir cesaretlendirme, ve liste böylece uzuyor. Yalan'da, Sam Harris acımasızca -ama pragmatik olarak- dürüst olmanın faydalarını anlatıyor. Büyük bir etkiye sahip zorlayıcı küçük bir kitap. "
- Tim Ferris-
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Yalan Alıntıları - Sözleri
- "Dürüstlük, en iyi politikadır.."
- "Her yalan, yalan söylediğiniz kişinin özerkliğine bir saldırıdır.."
- En küçük konular hakkında bile olsa yalan söylemek, kişisel ilişkileri ve kamusal güveni gereksiz yere zedeler.
- Sahte yüreklendirme, bir tür hırsızlıktır: Kişinin bir başka amaç uğruna ortaya koyabileceği zamanı, enerjiyi ve motivasyonu çalar.
- Dürüstlük, başkalarına verebileceğimiz bir armağandır; aynı zamanda bir güç kaynağı ve yalınlık aracıdır.
- Doğru sözlülüğün ölçüsü, dürüstçe iletişimde bulunma niyetidir.
- Kişisel dürüstlüğe riayet etmemeler, bir kez açığa çıktıklarında, kolay kolay unutulmazlar. Özür dileyebiliriz, elbette. Ve gelecekte daha dürüst olmaya karar verebiliriz. Ama başka insanların zihninde bıraktığımız kötü izlenimi silemeyiz.
- Dostluklarınızdan bir kısmının aslında dostluk olmadığını keşfedebilirsiniz: Belki de plan yapmaktan kaçmak için düzenli olarak yalan söylüyorsunuz ya da çatışma çıkar korkusuyla gerçek görüşlerinizi dile getiremiyorsunuz. Böyle yaşamakla tam olarak kime yardım etmiş oluyorsunuz? Bazı ilişkilerin dürüstçe sürdürülemeyeceğini keşfedebilirsiniz. Elbette, hepimizin hoşlansak da hoşlanmasak da bir biçimde sürdürmek zorunda olduğumuz bağlantılarımız vardır: Ailemizle, eşimizin ailesiyle, iş arkadaşlarımızla, işverenlerimizle, vs. Düşünceli davranışın çatışmayı en aza indirmede bir rol üstlenebileceğini yadsıyor değilim. Kişinin dilini tutması ya da bir konuşmayı görece güvenli konulara doğru yönlendirmesi, yalan söylemekle aynı şey değildir (kişinin gelecekte gerçeği inkar etmesini de gerektirmez).
- Çoğu zaman, kendimizi kesinlikle mutsuz edecek şekilde davranırız.
- Zina ve öteki kişisel aldatmalar,malı dolandırıcılık, hükümetlerdeki yolsuzluk, hatta cinayet ve soykırım, genel olarak ek bir ahlaki kusur gerektirir: Yalan söylemeye istekli olma.
--reklam--
Yalan İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ahlaki olarak uygunsuz bulduğumuz eylemleri gerçekleştirmekten olabildiğince kaçınmaya çalışırız. Sözgelimi bir kişinin her ne koşulda olursa olsun canına veya malına zarar vermenin, haklarını gaspetmenin yanlış olduğunu biliriz. Peki yalan söyleminin yanlış olduğunu bildiğimiz halde neden her gün düzenli olarak yalan söylemekten kendimizi alamıyoruz? Yalan söylemek kadar çok gündelik hayatta uyguladığımız bir başka ahlaki yanlış daha var mı? Yalan söylemiyi öylesine içselleştirmiş durumdayız ki, yalan söylemememiz gerektiğini söyleyen birine yalan söylemenin gerekli olduğu durumlar yaratıp, Yalanın hayatın vazgeçilemez bir yanı olduğunu söyleyip, yalanlarımızı meşrulaştırmaya çalışıyoruz. Kitabı okuduğumda yalan söylemek ile ilgili 3 nokta özellikle ilgimi çekti: Birincisi, yalan söylediğimizde bir kişinin doğru bilgi edinme hakkını elinden alıyoruz. İkincisi, çoğunlukla uzun açıklamalardan kaçınmak, meramımızı kısaca anlatıvermek için yalan söylüyoruz. Üçüncüsü ise her ne kadar masum nedenlerle söylesek de yalanımız ortaya çıktığında, karşıdaki kişinin bize olan güvenini zedelemiş oluyoruz. Hiç yalan söylemeden yaşamak mümkün mü (hatta doğru mu) bilmiyorum ama gün içinde gereksiz miktarda fazla yalan söylediğimizi ve bu yalanların hem bizlere hem de karşımızdakilere zarar verdiğini düşünüyorum. Ufuk açan bir yazar olan Sam Harris'in bu küçük kitabını yalan söyleme konusunda farkındalık oluşturması için öneriyorum. Sağlıcakla kalın, iyi okumalar. (Münzevi Entelektüel)
Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde, yazar, yalanla ilgili düşüncelerini 11 başlık altında inceliyor. İkinci bölüm, üniversitede öğrenciyken kendisinden etkilendiği hocasıyla yaptığı söyleşi, üçüncü bölümde ise okurlarından gelen sorulara verdiği cevaplar bulunuyor. Bu küçük kitapta, yalanın beyazı ve pembesinin olmadığı; her yalanın aynı özellikleri taşıdığından ve her şartta doğrunun dile getirilmesinin hem kişi hem de muhatabı açısından daha iyi olacağı ifade ediliyor. Yazara göre yalan, "dürüst iletişim beklentisi içindeki öteki kişileri kasıtlı olarak yanlış yönlendirmektir." Kitapta, ölümcül bir hastalığa yakalanmış ve çok az ömrü kalmış insanlara yalan söylemekten, birinin hayatını kurtarmak için söylenebilecek yalanlara kadar gerçek olaylar ele alınmış. Yazarın her durumda tavsiyesi, istisnasız bir şekilde yalan söylememek. Tabi bazı durumlarda kelime oyunlarına sığındığını da söylemek gerek. Yalan, insan düşünme biçiminin bir ürünü. Çeşitli beklentilerle söylediğimiz yalanlar hepimizin hayatını zorlaştırabilir. Yalanlarla ilgili yazılmış daha kapsamlı bir kitap olarak, Ian Leslie'nin Doğuştan Yalancı isimli kitabı ve 2009 yapımı eğlenceli bir Ricky Gervais filmi olan The Invention of Lying filmine de bakabilirsiniz. (Ferdi Bişkin)
yalan iyi değildir: Beyaz yada iyilik nedeni ile bile söylenmiş olsa yalanın zamanla bizi ilişkilerimizde sıkıntıya sokabileceğini, kırıcı da olsa doğruyu söylemenin bizi karşımızdakinin gözünde daha gerçekçi bir yere koyacağını anlatıyor. Zor durumda hayat kurtaran yalanın olabileceğini de içeren bir kitap. Faydalandım diyebilirim. Kısa, seyahatte okunabilecek bir kitap. (Kemal Hamamcıoğlu)
--reklam--
Yalan PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Sam Harris - Yalan kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yalan PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Sam Harris Kimdir?
Sam Harris (d. 1967), ABD'li ateist, nörolog, filozof ve yazar. Aynı zamanda Project Reason'ın kurucularından biri olan Harris 2009 yılında nöroloji doktorası sahibi olmuştur. The End of Faith (İnancın Sonu) adlı yapıtı 2005'te PEN/Martha Albrand Ödülü'ne değer görülmüştür.
--reklam--
Sam Harris Kitapları - Eserleri
- İnancın Sonu
- Yalan
- Ahlakın Coğrafyası
- Uyanış
- Free Will
- İslam ve Hoşgörünün Geleceği
- Letter to a Christian Nation
--reklam--
Sam Harris Alıntıları - Sözleri
- Dini kurumlar kadınları aforoz eden ancak çocukların ırzına geçen erkek din adamlarını aforoz etmeyen kurumlardır. (Ahlakın Coğrafyası)
- Ne zaman insanların sivilleri kasıtlı olarak ve ayrım gözetmeksizin öldürdüğünü duysanız, kendinize, onların arkasında hangi dogmanın durduğunu sorun. Yeni ortaya çıkan bu katiller neye inanıyor? İnandıkları şeyin her zaman (ama her zaman) mantık dışı bir şey olduğunu göreceksiniz. (İnancın Sonu)
- Even if the human mind were made of soul-stuff, nothing about my argument would change. The unconscious operations of a soul would grant you no more freedom than the unconscious physiology of your brain does. (Free Will)
- Free will is an illusion. Our wills are simply not of our own making. Thoughts and intentions emerge from background causes of which we are unaware and over which we exert no conscious control. We do not have the freedom we think we have. (Free Will)
- Sahte yüreklendirme, bir tür hırsızlıktır: Kişinin bir başka amaç uğruna ortaya koyabileceği zamanı, enerjiyi ve motivasyonu çalar. (Yalan)
- Doğru sözlülüğün ölçüsü, dürüstçe iletişimde bulunma niyetidir. (Yalan)
- Başka biri ile göz göze geldiğinde hissedilen rahatsızlık, bir benlik olma hissinin ta kendisinin dallanmasından fazlası değildir. (Uyanış)
- Din kimseye destek olmaz. Dinin kendisinin desteklenmesi gerekir, daimi bir dilencidir. Diğerlerinin çalışmaları sayesinde var olur ve kendisine bağışta bulunan kişileri destekliyormuş gibi davranacak kadar kibirlidir. (Uyanış)
- Akıl bir düşünce demetidir. Düşünceler düşünen var olduğu için yükselir. Düşünen egodur. Ego arandığı taktirde otomatik olarak yol açılacaktır. (Uyanış)
- İnsanlık tarihinde, çok fazla mantıklı olduğu için acı çeken hiçbir toplum yoktur. (Ahlakın Coğrafyası)
- Dostluklarınızdan bir kısmının aslında dostluk olmadığını keşfedebilirsiniz: Belki de plan yapmaktan kaçmak için düzenli olarak yalan söylüyorsunuz ya da çatışma çıkar korkusuyla gerçek görüşlerinizi dile getiremiyorsunuz. Böyle yaşamakla tam olarak kime yardım etmiş oluyorsunuz? Bazı ilişkilerin dürüstçe sürdürülemeyeceğini keşfedebilirsiniz. Elbette, hepimizin hoşlansak da hoşlanmasak da bir biçimde sürdürmek zorunda olduğumuz bağlantılarımız vardır: Ailemizle, eşimizin ailesiyle, iş arkadaşlarımızla, işverenlerimizle, vs. Düşünceli davranışın çatışmayı en aza indirmede bir rol üstlenebileceğini yadsıyor değilim. Kişinin dilini tutması ya da bir konuşmayı görece güvenli konulara doğru yönlendirmesi, yalan söylemekle aynı şey değildir (kişinin gelecekte gerçeği inkar etmesini de gerektirmez). (Yalan)
- Tanrı fikri insanın mantığını ve muhakeme yetisini yok eder. İnsanın özgürlüğünü yadsımanın en etkili yöntemidir. - Mikhail Aleksandroviç Bakunin (Uyanış)
- Akıl bir düşünce demetidir. Düşünceler düşünen var olduğu için yükselir. Düşünen egodur. Ego arandığı taktirde otomatik olarak yol açılacaktır. (Uyanış)
- "Her yalan, yalan söylediğiniz kişinin özerkliğine bir saldırıdır.." (Yalan)
- Dürüstlük, başkalarına verebileceğimiz bir armağandır; aynı zamanda bir güç kaynağı ve yalınlık aracıdır. (Yalan)
- "Bir kukla da özgürdür, iplerini sevdiği sürece" (Ahlakın Coğrafyası)
- "Dürüstlük, en iyi politikadır.." (Yalan)
- Dini Hikayeler insanların hayatına anlam katabilir ama bazı anlamlar açıkça yanlış ve bölücüdür. (Uyanış)
- Zina ve öteki kişisel aldatmalar,malı dolandırıcılık, hükümetlerdeki yolsuzluk, hatta cinayet ve soykırım, genel olarak ek bir ahlaki kusur gerektirir: Yalan söylemeye istekli olma. (Yalan)
- En küçük konular hakkında bile olsa yalan söylemek, kişisel ilişkileri ve kamusal güveni gereksiz yere zedeler. (Yalan)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin