Kitap Künyesi

Yazar: Manuel Tiago

Çevirmen: Metin Alemdar

Orijinal Adı: Até Amanhâ, Camaradas

Yayın Evi: Yar Yayınları

İSBN: 9789757530275

Sayfa Sayısı: 416

--reklam--

Yarın Bizimdir Yoldaşlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Kitapta, Portekiz Komünist Partisi'nin bir yerel örgütüne bağlı köylü militanlar, derin anlamlı sözleriyle partinin o günkü mücadelesinin acil sorunlarını ve geleceğini tartışıyor; roman, partililerin özgürlük savaşını, yeraltı yaşamını, kitlelerle bağlarını, yenilen genel grev yüzünden ağır bir darbe yiyen örgütün iyimserliğini ve geleceğe güvenini hiç yitirmeden toparlanışını, hem öğretici ve düşündürücü, hem de duygulandırıcı ve etkileyici biçimde yansıtıyor. Partinin, somut durumların somut analizini zamanında yapıp doğru kararlara varmazsa kitlelerin öncüsü olmaktan çıkıp geride kalacağı gerçeğini, kendi deyişleriyle "Eğer parti sözünü vaktinde söylemezse, işçi sınıfı onun önüne geçmiş olacaktır," biçiminde dile getiriyor romanın kahramanları.

--reklam--

Yarın Bizimdir Yoldaşlar Alıntıları - Sözleri

  • "Başarı kazanmak izlenen yolun doğru olduğunu her zaman göstermez. "
  • "... gece vakti bütün kediler boz görünür."
  • "Dostum, sen çok şey yaptın. Jerenimo arkadaşın dediği gibi, tehlikeli olan da bu işte."
  • "Öyle çarpışmalar vardır ki, herşeyi riske atmak gerekir."
  • "Kavgayı sevecek kadar genç, ölümden korkmayacak kadar yaşlı."
  • Paketi(hediye paketi) reddetmeyişinin tek nedeni bunu yaparken ne söyleyeceğini bilmeyişiydi.
  • "Garip şey, ona herşeyi sordum, bana herşeyi anlattı, ama ben gene de hiçbir şey öğrenemedim."
  • Çerçevesiz, insana akıllı, aydın bir görünüm veren (hiç değilse kullananların böyle sandıkları) bir gözlük kullanıyordu.
  • Başkasının zayıflığı korkak bir insanı kahraman yapar.
  • İşin kötü yanı şu ki, bölümler yeterli eğitim görmemiş kişilerce yönetiliyor.

--reklam--

Yarın Bizimdir Yoldaşlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Bu kitaba BA-YIL-DIM. Irgatlık yapan köylülerin, fabrika işçilerinin ve kentte çalışanların, o kadar imkansızlık, sefalet, açlık ve yoksulluğa rağmen, haklarını almak için mükemmel bir şekilde örgütlenip mücadele etmelerine hayran kalmamak mümkün değil.Gördükleri ihanet sebebiyle, sokakta kurşunlanıp öldürülüyorlar, bir sürü tutuklanmayla beraber işkence görüyorlar, işkenceyle öldürülüyorlar. Bu kadar olumsuzluklara rağmen tekrar yeni üyeler bulup, örgütlenip vazgeçmiyorlar davalarından. Okurken ağladığım romanlardan biri oldu. Karakterleri çok içselleştirdim sanırım. Betimlemeler harika, okurken sanki o sahne içindesiniz ve yaşıyorsunuz olayları. Çevirmeni de tebrik etmek gerekir ayrıca. Unutmadan söyleyeyim, bu kitabın bir de (sanırım 6 bölümlüktü) dizisi çekilmiş. Kitabı bitirmeden izlemim dedim.Merak ediyorum nasıl olmuş diye. Okuduğum karakterleri canlı kanlı izlemek ayrı bir güzel olcak. Diziye YouTube den ulaşabilirsiniz. https://youtu.be/fYg8oPKsbK4 Neyse uzun oldu biraz. Okuyun daaa, daha ne diyimm.. (Aysun Baysan)

Faşizme karşı el ele: Öncelikle şunu belirteyim, yazarın adı Alvaro Cunhal'dır. Takma adı Manuel Tiago'dur. Kitap adından da anlaşılacağı gibi Portekizdeki Salazar faşizmine karşı karşı, Portekiz Komünist Partisinin yapısını ve eylemleri üzerine kurulu. Devrimciler hücre tipi gruplar halinde halkı örgütlemeye çalışırken karşı taraftan polis baskısıyla mücadele ettiklerini görüyoruz. Roman partilerin özgürlük savaşını, yeraltı yaşamını, köy militanlarını, grevleri ve her seferinde yılmadan ölümü bile göze alan insanların yaşamlarını gözler önüne seriyor. Tarihsel gerçeklere dayanan roman, işçi ve köylülere yapılan diktaya karşı verilen mücadelenin en iyi örneklerinden. Farklı bir edebiyat tadı arayanlar için Portekiz edebiyatının bu önemli eserini kesinlikle tavsiye ediyorum. (Serkan Köken)

"Kavgayı sevecek kadar genç ve ölmekten korkmayacak kadar yaşlı "olan kahramanların Salazar faşizmi karşısında eksiği fazlası ,hataları , kaygıları ve yaratıcılıklarını cesaretleriyle harmanlayarak genel grev örgütleyen Portekiz komünist partisi militanlarının yeraltı örgütlenmesini ve direnişini an ve an bize yaşatan nefesinizi tutarak okuyacağınızı bildiğimiz bir romanla karşınızdayız. Roman üzerinde uzun bir süre boyunca devam eden esrar perdesini, Manuel Tiago mahlasını kullanan yazarın, dönemin Portekiz Komünist Partisi genel sekreteri Álvaro Cunhal olduğu anlaşıldıktan sonra kaldırmıştı. 1974’teki Karanfil Devriminden sonra bakanlık görevlerinde de bulunan Cunhal (1913–2005), 13 Temmuzda hayata gözlerini yumdu. İki gün sonra Portekiz’in başkenti Lizbon’da gerçekleştirilen cenaze törenine yüz binler katıldı ve Cunhal ve eseri tekrar gündeme geldi. Yazar "Portekiz'de Özgürlüğün Şafağı'nda" yaptığı çok isabetli bir tespit olan aşağıdaki cümlelerde romanı daha en başından kesinlikle elinizden bırakmadan okuyacağınızın garantisini veriyor. "...Bir devrim, sorumsuz sloganlar haykırarak değil, gerçek bir devrimci çalışma gerçekleştirerek yapılır. Eğer herkes zafere ulaşılacak tek ve gerçek yolu anlasaydı, herkes coşkulu bir örgüt çalışmasını geliştirebilseydi, kavgayı yönetebilmek amacıyla her an kitlelerin duygularını tanımaya çalışarak halk mücadeleleri üzerinde yorulmadan ısrarla durulsaydı, ayaklanma ve zafer günü, genel olarak düşünüldüğünden çok daha yakın olurdu." Kitapta, Portekiz Komünist Partisi'nin bir yerel örgütüne bağlı köylü militanlar, derin anlamlı sözleriyle partinin o günkü mücadelesinin acil sorunlarını ve geleceğini tartışıyor; roman, partililerin özgürlük savaşını, yeraltı yaşamını, kitlelerle bağlarını, yenilen genel grev yüzünden ağır bir darbe yiyen örgütün iyimserliğini ve geleceğe güvenini hiç yitirmeden toparlanışını, hem öğretici ve düşündürücü, hem de duygulandırıcı ve etkileyici biçimde yansıtıyor. Partinin, somut durumların somut analizini zamanında yapıp doğru kararlara varmazsa kitlelerin öncüsü olmaktan çıkıp geride kalacağı gerçeğini, kendi deyişleriyle "Eğer parti sözünü vaktinde söylemezse, işçi sınıfı onun önüne geçmiş olacaktır," biçiminde dile getiriyor romanın kahramanları. Roman, okuduğunuzda bulunduğunuz ülkeyi kendi ülkenizle karıştırabileceğiniz ve sosyo- ekonomik durumunuza ve sınıfınıza göre çok rahat romandaki bir karakterle kendinizi bütünleştirebileceğiniz şekilde sizi içine çekecek. Hatta kendi zaaflarınızla yüzleşip romandaki farklı karakterlere özenmeniz de çok olası bir durum. Roman kimi zaman Vaz'la birlikte partiyi sorgulayarak size ben olsaydım dedirtecek, kimi zaman da hayranlık duyacağınız onunla birlikte tüm kahramanları ve korkakları turnusol kağıdı olarak gösteren uzun süre etkisinden kurtulamayacağınız bu gerçeğin aynası olacak. Ayrıca hayatının tamamını devrime adamış olsa da insanın her gün ayrı bir iç hesaplaşmayla karşı karşıya kalıp kendini nasıl yenilediğini, çelişkilerini bazen ileriye dönük bazen de gerilemeye hizmet edecek şekilde çözerek sonuçlarıyla nasıl başettigini ve faşizmin en ufak bir gedikten içeriye sızan nasıl bir çamur olduğunu size içten bir gerçeklikle anlatıyor. (Şerife Alpözel)

--reklam--

Yarın Bizimdir Yoldaşlar PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Manuel Tiago - Yarın Bizimdir Yoldaşlar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yarın Bizimdir Yoldaşlar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Manuel Tiago Kimdir?

--reklam--

Manuel Tiago Kitapları - Eserleri

  • Yarın Bizimdir Yoldaşlar
  • Eulalia’nın Evi
  • Mücadeleler ve Yaşamlar
  • Yarın Bizimdir Yoldaşlar
  • Beş Gün Beş Gece

--reklam--

Manuel Tiago Alıntıları - Sözleri

  • Güzel ülkem! Uzun kabustan çıkacaksın, evet çıkacaksın, bundan eminim. (Yarın Bizimdir Yoldaşlar)
  • Boninéler tenceredeki suyu lagüne döktüler ve sülükayaklıları şarap veya bira eşliğinde afiyetle yiyecek olan personele elleri ile servis ettiler. Tek yapmaları gereken ayağından tutup diğer ucunu ağızlarına götürmek ve o lezzetli küçük kabuğu içlerine çekmekti (Mücadeleler ve Yaşamlar)
  • Söylesene yoldaş, yoksa savaşı kaybedecek miyiz? (Eulalia’nın Evi)
  • Bazı insanların diğerlerinin kanından beslenmediği, çocukların makineli tüfekle öldürülmediği, havayı özgürce soluyabileceğimiz daha iyi bir dünya hayal ederiz. (Yarın Bizimdir Yoldaşlar)
  • Sana bir tutam maydanoz getirdim. (Yarın Bizimdir Yoldaşlar)
  • Paketi(hediye paketi) reddetmeyişinin tek nedeni bunu yaparken ne söyleyeceğini bilmeyişiydi. (Yarın Bizimdir Yoldaşlar)
  • Darbe başarıya ulaşsa bile kıçlarına tekmeyi basarız. (Eulalia’nın Evi)
  • Bazı insanların diğerlerinin kanından beslenmediği, çocukların makineli tüfeklerle öldürülmediği, havayı özgürce soluyabileceğimiz daha iyi bir dünya hayal ederiz. (Yarın Bizimdir Yoldaşlar)
  • Gençliğini kim bilir nasıl boşa harcadın. (Yarın Bizimdir Yoldaşlar)
  • Boninéler tenceredeki suyu lagüne döktüler ve sülükayaklıları şarap veya bira eşliğinde afiyetle yiyecek olan personele elleri ile servis ettiler. Tek yapmaları gereken ayağından tutup diğer ucunu ağızlarına götürmek ve o lezzetli küçük kabuğu içlerine çekmekti. (Mücadeleler ve Yaşamlar)
  • Demek yapacak bir şeyimiz yok ve daha önce de hiçbir şey yapmadık, öyle mi? (Eulalia’nın Evi)
  • "Muharebe meydanında, bombardımanların dehşetinde, yıkımlarda, yere yığılan cesetlerde savaşı görmek mümkündür. Ancak savaşın insanlara yaşattıklarının genel değil, somut ve bireysel anlamını kavramak için hastaneden daha iyi bir yer bulunamaz. Paramparça bacaktan fırlamış, o kırık, o kan revan içindeki koca uyluk kemiğini görmek gerekir. Şahit olmanın elzem olduğu, insanı dehşete düşüren binbir türlü yara, kesik ve yanığın korkunçluğu karşısında, hazır kıta bekleyen hasta bakıcıların, hekimlerin ve hemşirelerin tek düşünebildiği yaralıların yaşamlarını kurtarmak yerine yalnızca acılarını dindirmek ve başkalarının verdiği zararı azaltmak için insanca dayanışma göstermektir. Can çekişen cesur insanların kontrol edemedikleri çığlıklarını, inlemelerini ve ümitsizce iç çekişlerini işitmek gerekir. Parçalanmakla kalmayıp kızıl pıhtı ve kan banyosuna bulanmış o yüzdeki tarif edilemez acının yanında, şaşkınlık verici biçimde sabitçe bize bakmakta olan tek gözü ile bizi değil ama savaşı yaratma suçunu işlediği için tüm insanlığı suçladığına tanık olmak gerekir." (Eulalia’nın Evi)
  • Sola dönün, sol her zaman doğru yöndür. (Yarın Bizimdir Yoldaşlar)
  • Başkasının zayıflığı korkak bir insanı kahraman yapar. (Yarın Bizimdir Yoldaşlar)
  • Yaşamayı çok seviyorum. Ancak yaşamla ölüm arasında bir tercihte bulunmam gerekirse, Pasionaria’nın dediği gibi, diz çökerek yaşamaktansa ayakta ölmek yeğdir. (Eulalia’nın Evi)
  • Sizin ne düşündüğünüz umurumda değil. (Yarın Bizimdir Yoldaşlar)
  • Bugünlerde hiçbir şey garip değil. (Eulalia’nın Evi)
  • Her şey ateş pahası. Üstüne üstlük bir sürü ürün hileli. (Yarın Bizimdir Yoldaşlar)
  • Siz kendi yolunuza, ben kendi yoluma. (Eulalia’nın Evi)
  • "Başarı kazanmak izlenen yolun doğru olduğunu her zaman göstermez. " (Yarın Bizimdir Yoldaşlar)