Kitap Künyesi
Yazar: Laurent Gounelle
Çevirmen: Hasan Can Utku
Orijinal Adı: Le jour où j'ai appris à vivre
Yayın Evi: Pegasus Yayınları
İSBN: 9786053436744
Sayfa Sayısı: 288
Yaşamayı Öğrendiğim Gün Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir pazar günü güzel havadan faydalanmak için dışarı çıkıyorsunuz. Sokaklarda amaçsızca gezerken yanınıza yaklaşan bir Çingene, falınıza bakmak için birden elinizi yakalıyor. Alt tarafı bir fal, ne olabilir ki… Ama Çingene'nin gözleri bir anda fal taşı gibi açılıyor ve korkudan donakalıyor. Sonunda ağzından tek bir cümle çıkıyor: "Öleceksin!"
Tam da hayatında yolunda gitmeyen şeyler için endişelendiği bir zamanda yaşanan bu olay Jonathan'ın gözlerini açar. Ardından Jonathan kendini bulmak için bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk ona yeni kapılar açacak ve artık hayatı hiç de alıştığı gibi olmayacaktır. Ne de olsa hem kendine hem de dünyaya dair bütün bakış açısını değiştirecek deneyimler yaşamış ve sivri yerleri törpülenmiştir…
Bu roman gerçek bilimsel deney ve verilerin çekiciliğini kullanarak kendi varlığımıza, başkalarıyla olan bağlarımıza yeni bir ışık tutup gölgelerimizi aydınlatırken, hayatımıza da taze ve iç açıcı bir nefes getiriyor. Laurent Gounelle'den insana ve insani ilişkilere dair aydınlatıcı, yeni bir roman.
"Laurent Gounelle, mutluluk ve sevgi öğretilerinin edebi kralı."
-ELLE-
"Muhteşem bir roman. Umut ve sevgi dolu…"
-Questions de femme-
"Dünyaya iyilik getirecek yapıcı bir kitap."
-Ouest-France-
"Hayatın özünün, yaşarken kurduğumuz bağlar olduğunu hatırlatan enfes bir roman."
-Metronews-
(Tanıtım Bülteninden)
Yaşamayı Öğrendiğim Gün Alıntıları - Sözleri
- Kimi zaman sorun olarak gördüğümüz şeyin aslında bir çözüm olduğu aklımızdan bile geçmez !
- Son ağacı da kestiğiniz de, son balığı da avladığınızda, işte o zaman paranın yenemeyeceğinin farkına varacaksınız.
- Başkalarında nefret ettiğimiz şey bazen kendimizde kabul edemediğimizdir...
- Dünya bu kadar kötüye giderken nasıl mutlu olunabilirdi ki? Yeryüzünde kötülük bu kadar ilerlemekteyken insan kendinde işin içinden çıkabilme gücünü nasıl bulacaktı?
- Yaşam bir oyun. Ben de oynuyorum, risk alıyorum.
- Çoğu insan yaptıkları iş onları mutlu etmese bile her zaman yaptıkları işi yapmaya devam edip dururlar. İçlerinin derinliklerindeki istekleri dinlemeyi kendilerine yasaklarlar çünkü bunların kendilerini hiçbir yere götürmeyeceğine inanmışlardır. Oysa gerçek bunun tam tersidir. Misyonumuzun yolunda ilerleyebilmek için izlememiz gereken rota toplumun içimizde uyandırdığı yüzeysel arzular değil, derindeki isteklerimizdir.
- Gerçek bir tanedir; sadece bilgelerin ona verdiği isimler çoktur.
- Kendini değiştirmek daha iyi bir dünyaya doğru giden tek yoldur.
- “Bir sorun mu var?” “Bir şey yok, bir şey yok. Her şey yolunda,”
- ‘Yaşam bir oyun, diye yanıtladı adam. Ben de oynuyorum, risk alıyorum…” Biraz sonra da ekledi: “İyilik yapmak bana iyi geliyor.”
- Kendinden başka hiçbir şeye zaman ve mekân vermemelisin. Bırak bir şeyler su yüzüne çıksın…
- Zaman geçtikçe kalabalık daha da artıyor, keyiflerini şehrin en ücra köşelerine dek yayarak sokakları dolduruyorlardı.
- “Haksızlığa uğradığımı hissediyorum. Bu beni üzüyor ve dikkatimi dağıtıyor. Kısacası beni rahatsız ediyor.”
- “Gördün mü? Yine aynı şema işte. İçimizdeki sorunların çözümünü dışarıda arıyoruz..!
Yaşamayı Öğrendiğim Gün İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Laurent Gounelle kitaplarından en sevmediğim bu oldu. Normalde yazarın tarzını severim klasik kişisel gelişim öğütlerinden ziyade insanlığa, dinlere, doğaya dair bilgiler de verir. Bu kitapta, doğaya, hayvanlara dair değindikleri harikaydı zaten küçüklüğümden beri benimsediğim görüşlerdi. Ama bunun dışındakiler her yerde okuduğumuz şeylerden ibaretti. Bilgi var ama nasıl uygulanacağına yönelik bir yönerge yok. Tek cümle veriliyor "içine bak". Bu bana bir insanın kendini geliştirmesi için çok yetersiz geliyor. Günümüz dünyasında bu kadar kolay bir süreç değil bu. Kitaptaki karakter de çöküş noktasındayken halasının birkaç sohbetinden sonra aniden aşırı huzurlu, herkese iyilik saçan, önüne gelene iltifat eden birine dönüşüyor. Çok gerçek dışı bir olay. Asıl, çöküş ve hayata dönme arasındaki sıkıntılı süreci ayrıntılı olarak göstermeliydi ki uygulama açısından da işimize yarayacak bilgiler edinelim. Diğer kitapları böyle değildi birçok uygulama örneği de verirdi kurgunun içinde. Hayal kırıklığına uğradım malesef. (Miuv)
Kişisel gelişim kitaplarını oldum olası severim. Bu kitabı okumaya başladığımda sıkılmış ve araya birçok farklı kitap girmişti. Fakat yarım bırakmak istemediğim için tekrar elime aldım. İyiki de okumuşum, yarım bırakmamışım. Kitap sonlara doğru daha bir güzelleşiyor. Gündelik hayatın koşuşturması içinde insan kendini, en yakınlarını ve en önemlisi yaşamayı unutabiliyor. Ta ki birinin gelip size ölümü hatırlatmasına kadar. Laurent, bu konuyu güzel işlemiş. Okunmaya değer bir kitap. (Merve Fikir)
Yazarın tüm kitapları gibi bu kitabını da sevdim. Kişisel gelişim kitabı okumak isteyen herkese gözüm kapalı tavsiye edebileceğim bir yazar. Birkaç günlüğüne de olsa kitaptaki öğretileri uygulamayı başarabilmek bana çok iyi geliyor. Ne yazık ki üzerinden zaman geçtikçe kitabın etkisi azalıyor ve eski halime geri dönüyorum ama birkaç düşüncemin bile değişme yolunda ilerlediğini hissetmek güzel bir his. Birkaç hikayenin aynı anda yürütüldüğü bu kitapta Jonathan’ın kişisel gelişimini ve bunu çevresine nasıl yansıttığını okuyoruz. Hayatının tekdüzeliğini nasıl aştığını, onu neyin mutlu edeceğini nasıl bulduğunu ve kendini iyi, mutlu hissettikçe hayatının nasıl düzene girdiğini okurken kendi hayatım üzerinde ister istemez düşündüm. Ondan feyzaldım. Benim için yararlı bir kitap oldu. (Fatoş)
Kitabın Yazarı Laurent Gounelle Kimdir?
Gounelle ünlü bir yazar olmanın yanı sıra aynı zamanda bir psikiyatrist.
Laurent Gounelle Kitapları - Eserleri
- Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer
- Mutlu Olmak İsteyen Adam
- Seni Her Şeyin Mümkün Olduğu Bir Yere Götüreceğim
- Yaşamayı Öğrendiğim Gün
- Ve İçinde Uyuyan Hazineyi Bulacaksın
- Sana Özgürlük Vadediyorum
Laurent Gounelle Alıntıları - Sözleri
- Kimi zaman sorun olarak gördüğümüz şeyin aslında bir çözüm olduğu aklımızdan bile geçmez ! (Yaşamayı Öğrendiğim Gün)
- Mutlu olmak için gereken hiçbir şeye sahip olmayanlar nasıl mutsuz edilir? (Seni Her Şeyin Mümkün Olduğu Bir Yere Götüreceğim)
- …öfke sağırlaştırır, umutsuzluk kör eder. (Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer)
- ‘Yaşam bir oyun, diye yanıtladı adam. Ben de oynuyorum, risk alıyorum…” Biraz sonra da ekledi: “İyilik yapmak bana iyi geliyor.” (Yaşamayı Öğrendiğim Gün)
- -"Seni orada neyin beklediğini bilmiyorsun". +"Ama burada neler yaşadığımı biliyorum". (Seni Her Şeyin Mümkün Olduğu Bir Yere Götüreceğim)
- "Görülmemiş güzellikte bir dünyada yaşıyorsun ama farkında değilsin.” (Seni Her Şeyin Mümkün Olduğu Bir Yere Götüreceğim)
- "İnsan teslim olmadan önce ait olmak zorundadır." (Ve İçinde Uyuyan Hazineyi Bulacaksın)
- “Haksızlığa uğradığımı hissediyorum. Bu beni üzüyor ve dikkatimi dağıtıyor. Kısacası beni rahatsız ediyor.” (Yaşamayı Öğrendiğim Gün)
- En yakınlarımız bile olsa bütün insanlar gizemliydi ve bu içyüzü anlaşılamayan gizem kaygı vericiydi. (Sana Özgürlük Vadediyorum)
- " Reddedilmekten korkan insanlar, " diye devam etti sözüne, "başkaları tarafından reddedilmenin nadir bir durum olduğunu anlamaktan çok uzaktırlar. Hatta reddedilmek neredeyse imkansızdır. İnsanlar genelde size yardım etmeye, sizi hayal kırıklığına uğratmamaya, sizin onlardan beklediğiniz yönde davranmaya eğilimlidirler. Artık bildiğiniz inanç mekanizmasına göre, özellikle reddedilmekten çekindiğinizde reddedilirsiniz. " (Mutlu Olmak İsteyen Adam)
- Unutma ki sinirlenip öfkelenen insanda ne güç, ne enerji ne de cesaret olur. İnsan ne kadar soğukkanlı olursa, o kadar güçlüdür. Öfke hem zayıflığın hem de derin bir elemin ifadesidir: Her ikisi de zarardır, teslimiyettir. (Seni Her Şeyin Mümkün Olduğu Bir Yere Götüreceğim)
- Gerçek bir tanedir; sadece bilgelerin ona verdiği isimler çoktur. (Yaşamayı Öğrendiğim Gün)
- Yaşam bir risktir. Eğer risk almamışsan yaşamadın demektir. (Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer)
- Hayat tuhaf bir şey! Kimi zaman küçücük kararların yaşamınızın üzerinde inanılmaz sonuçları olur. Ve yıllar geçtikçe, o dönemde bu küçük karar değilde bir başkası alınsaydı hayat nasıl akardı diye insan sorar kendine...Bilmeden bu türden ne çok vesileyi kaçırmışım kim bilir? Hayatımın binlerce küçük kavşağında, diğer yolun harika olduğu gözükmüşken, sıradan bir yolu talihsizlik eseri kaç kez seçmiştim? (Mutlu Olmak İsteyen Adam)
- Gerçeklik kimi zaman ürkütücü bir ejderha biçimine bürünür ve dosdoğru karşıdan bakmaya cesaret edildiğinde yok olup gider. (Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer)
- Çabalar ne kadar büyük olursa, mutluluk da o kadar yoğun olur ve o kadar uzun süre içimize kazınmış kalır. (Mutlu Olmak İsteyen Adam)
- Kimileri kötüdür, çünkü kendilerini sevmezler.Kimileri ise güç insanlardır, çünkü çok acı çekmiş ve bu acıyı herkese ödetmek isterler . İnsanlarca aldatıldığından , hoş olmayan bir tutum takınıp kendilerini koruyacaklarını sananlar vardır.Bazıları, başkaları tarafından öyle hayal kırıklığına uğratılmışlardır ki,ancak onlardan bir şey beklemediklerinde gelecekteki hayal kırıklıklarından kurtulacaklarını düşünerek kalplerini kapamışlardır.Diğerleri bencildir, çünkü herkesin bencil olduğuna inanırlar ve ancak onlardan daha bencil olursa mutlu olacaklarına inanırlar . Bütün bu insanların ortak noktası şudur ki , eğer onları severseniz şaşırtırsınız, çünkü bunu beklemezler . Zaten bu onlara öyle anormal gelecektir ki, çoğu başlangıçta bu sevgiye inanmayı reddecektir.Ama eğer siz ısrarcı olursanız ve örneğin karşılıksız davranışlarla bunu onlara kanıtlarsanız,bu onların dünyaya bakışını , ilaveten de sizinle ilişkisini altüst eder." (Mutlu Olmak İsteyen Adam)
- Aklını verebileceği bir şey, hayatının anlamsızlığından onu kurtaracak bir şey yoktu. (Seni Her Şeyin Mümkün Olduğu Bir Yere Götüreceğim)
- Ben giydiklerim değilim! Ben maddi gücüm değilim! Başkalarının bende gördükleri şey değilim! (Ve İçinde Uyuyan Hazineyi Bulacaksın)
- Sonuçta bütün bunlar yabancıların gelişiyle başlamıştı. Zevk ve eğlence getirdikleri kesindi. Olup bitenlerden eskisine göre daha fazla haberdardılar. Ama yine de her biri yüreğindeki saflığı, tasasızlığı, hayatı ve sunduklarını ağırbaşlılıkla kabul etme yetisini yitirmişti. Hepsinin kafası sorunlarla doluydu. İçinde yaşadıkları ve artık tamamen bilincinde oldukları dünyanın bütün tehlikeleri ve sıkıntıları akıllarındaydı. Jungle Time kötü havadisleri çoğaltıp duruyordu. Tehdit edici bir karınca yuvasının keşfini, falanca av hayvanının yok olma riskini ya da köy sakinlerinin yaşadığı ve karşısında da çoğu zaman güçsüz kaldığı sorunları öğrenmedikleri tek bir gün bile yoktu. Ayrıca köy halkından bazılarının başarıları da övülüyordu. Diğer fanilerin asla erişemeyeceği bireysel başarılardı bunlar. İnsana kendini küçücük ve önemsiz hissettiren başarılar. Sonuçta, neredeyse kötü haberlere değer verir hale gelinmişti. Başkalarının bizden daha kötü durumda olması bizi kendi gündelik sorunlarımız konusunda yatıştırıp teskin ediyordu. Böylece, belki de kurtarıcı bir icat olan vidoforun karşısına geçip her şeyi unutmaktan başka çare kalmıyordu. (Seni Her Şeyin Mümkün Olduğu Bir Yere Götüreceğim)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin