Kitap Künyesi

Yazar: Sigmund Freud

Çevirmen: Kamuran Şipal

Yayın Evi: Say Yayınları

İSBN: 9789754680539

Sayfa Sayısı: 416

--reklam--

Yaşamım ve Psikanaliz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Freud, bir yapıtla onu yaratanın ruhsal yapısı arasında sıkı bir ilişkinin varlığını savunmakla kalmamış, bu ilişkiyi somut örnekler üzerinden araştırmıştır. Yaşamöyküsü, erken bir dönemden itibaren Freud ve çalışma arkadaşlarının temel araştırma konularından biri olmuştur. Freud'a göre, bir yaşamöyküsü gerçekten insanın ruhsal yaşamını anlama amacı güdüyorsa, tarihsel malzemenin gün ışığına çıkarılması dışında, o kişinin cinsel özelliklerini ve yaşamsal dışavurumlarını suskunlukla geçiştirmemelidir.

Bu kitapta bir araya toplanan yazılar, Freud'un yaşamına ilişkin ipuçlarının yanı sıra bilimsel çalışmalarına ilişkin açıklamaları, psikanalizin doğuşunu ve psikanalize giriş niteliğinde bilgileri kapsamaktadır.

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Yaşamım ve Psikanaliz Alıntıları - Sözleri

  • Yaşamım... Dıştan bakıldığında sakin ve bir içerikten yoksun geçti, birkaç açıklamayla dile getirilebilecek bir yaşam.
  • Sanatçının yaratıları ve sanat yapıtlarının işlevi, tıpkı düşer gibi, bilinçdışı istekleri hayali doyumlara kavuşturmaktan başka bir şey değildir.
  • Zaten ne tuhafsa, yeni bir sorun karşısında kendi yargıları söz konusu oldu mu, insanların pek uygunsuz davranışlara başvurduğu görülür.
  • İnsanların göründükleri kadar farklı olduğu söylenemez birbirinden, düşünce ve davranışlarına bakarak onları büyük sınıflara ayırmak zor değil, bu da doğal bir şey, çünkü benzer koşullar benzer insanları yaratır hep!
  • Analiz düşün tümünü içermesi de bir değer taşıyabilir, yeter ki bizim düş dokusunun içine biraz girmemizi sağlasın.
  • İnsan bir kez melankoliye yakalanmış olmasın, her olaydan bir hüzün payı çıkarır kendine.
  • Ayrıca bütün o curcunalı kalabalık içinde şahane yalnız kalabiliyor insan.
  • Boşuna bilim dallarında gezinip dolaşmaniz, Herkes öğrenebileceği kadar öğrenir yalnız.
  • İnsan bir kez melankoliye yakalanmasın, her olaydan bir hüzün payı çıkarır kendisine.
  • Sanatçılar hayal ülkesinin, haz ilkesinden gerçeklik ilkesine o acı geçişte kurulan ve gerçek yaşamda ister istemez el çekilmiş içgüdüsel doyumların yerine tutacak doyumlar sağlayan bir ülke olduğunu sezmişlerdi.
  • Ve her zaman öylesine güçsüz kalırdım ki, içimi yakıp kavuran tutkuları dışa vuramazdım. Dolayısıyla hep baskıladım kendimi, sanırım bu da halimden belli oluyor.
  • Onca eseri yıkıp geçen Dünya Savaşı, bizim Uluslararası Psikanaliz Derneği'ne zarar verememişti.
  • Rüya, gündüz hayatında elde edilemeyen bir isteğin tatminini sağlar.
  • Madem ki rüyaların arkasında içgüdüler vardır, bir takım ruh hastalıkları tabloları, ifadesini bulmamış içgüdülerin arzuların birikmesidir, öyleyse rüya, bu arzulara tatmin imkanı vermek suretiyle bir tedavi ve deşarj vazifesi görebilmektedir. Cemiyetin uygun görmediği hareketleri, biz rüyada tekrarlamakla baskıdan kısmen kurtulmuş olmaktayız.
  • "İnsan bir kez melankoliye yakalanmasın, her olaydan bir hüzün payı çıkarır kendisine."

--reklam--

Yaşamım ve Psikanaliz İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Psikanalizin kurucusu olan Freud'un ağzından psikanalizin kuruluşu ve karşılaşılan zorlukları ve itirazları anlatan okunabilir bir kitap . Freud'un kitaplarında hissedilen o birbirini tekrar ediyormuş hissini saymazsak ben keyif aldım hele ki psikolojiyi seviyorsanız okuyun derim. (Volkan İnce)

kitaptan aldığım özet bu şekildedir; -Psikanalizin ne olduğu ile ilgili ilk toplu bakışı, Clark Üniv.'de 5 konferansta sundum. - 6 Mayıs 1856'da doğdum. Musevi kaldım. İlk gençlik yıllarımda hekimliğe fazla ilgi duymadım. - Goethe'nin 'doğa' adlı denemesi, tıp fakültesine yazılmamda kesin rolü oynadı. - 1881'de hekimlik ünvanını kazandım. 1882 yılında Brucke'nin öğüdüne uyup stajyer hekim olarak hastaneye girdim. - Brucke bana omurilik incelem konusu verdi. - Sonraları maddi zorluklar sebebiyle sinir hastalıkları öğrenimine başladım. - 1886'da Viyana'da hekimliğe başlayıp bir kızla evlendim. O gençlik yıllarında üne kavuşmamışsam nişanlımın yüzünden olduğunu belirtmek isterim. - o zamanlar kokaini Merck firmasından getirtmiş ve araştırmaya koyulmuştum. - Breuer bana hep yardım eden zeki bir adamdı ancak sonraları psikanalizi geliştirip ortaya koymam Breuer'in dostluğunu yitirmeme. yol açtı. - Viyana'ya gelince Breuer'in gözlemlerine ilgi gösterdim. Breuer'in bir kızı çok defalar derin bir ipnotik duruma sokarak kendisini bunaltıp sıkan olayları anlatmasını istemiş, çöküntülere bağlı ruh karışıklıklarının böylece önünü aldıktan sonra, aynı yöntemle kızdaki tutuklukları ve bedensel arazları ortadan kaldırmaya koyulmuştu. - Hasta uyutulup travmatik bir olayı baskı alınmış içtepinin bir boşalıma kavuşması sayesinde araz ortadan kalkıyordu. - Breuer bu yöntemle hastasını arazlardan kurtarmayı başarmıştı. Ben de Breuer'in yöntemini kendi hastalarım üzerinde uygulamaya koyuldum. - Cinsel fonksiyonlarda kötüye kullanımlar giderilmiş hastalarda düzelme baş gösteriyordu. Sonunda bu yoldaki incelemelerim nevrozlara genel olarak cinsel fonksiyon bozuklukları gözüyle bakmaya zorladı. - Hastalar üzerinde uyguladığım muayeneyi katertik değil, psikanalitik diye niteledim. - Psikanaliz için büyün ruhsal olaylar ilkin bilinçsizdi. Bilinçlilik sonradan katılıyordu. - Çocuğun seçtiği ilk libido objesi yasaksevidir. çocuklar 4 yaşında cinsel gelişimin ilk doruğuna ulaşır. -Homoseksüelliğe sapıklık demek bir bakıma haksızlıktır. Bugün psikanaliz yardımıyla her insandaki libido obje seçiminin biraz homoseksüel nitelik taşıdığı ortaya konulabilmektedir. - Düş bir geriye itilmiş isteğin gerçekleşmesidir. - Breuer'den ayrıldıktan sonra 10 yılı aşkın süre trafımı tutan kimse olmadı. Büsbütün yalnız kalmıştım. Viyana'daki herkes benimle iletişimi koparmıştı. Bir yandan da yalnızlığım git gide son buldu; küçük bir öğrenci topluluğu tarafından. - Sonraları 'Freud Psikanalizi 1910' adlı kitap Bleuer tarafından çıktı. Bu kitap beni memnun etmemişti. - Psikanalizin tarihçesi katartik ön dönem sayılmazsa 2 döneme ayrılır: 1- bütün işi tek yaptığım dönem (1905- 1907) 2- bu dönemden şimdiye kadarki dönem - Psikanaliz ile Schophenhauer'in felsefesi arasında benzerlik vardı. Schophenhauer ruhsal yaşamda duyguların egemenliği vve cinselliğin pek büyük önem taşıdığını savunurken insanda geriye itim mekanizmasının bulunduğunu da sezmişti. - Totemizmdeki 3 yasa yani totemi öldürmeme ve aynı toteme mensup olan hiçbir kadınla cinsi münasebette bulunmama yasalarıyla, öidipus kompleksinde görülen babayı ortadan kaldırma ve anneyi kendine eş edinme arasında uygunluk göze çarmaktadır. Bu da beni totem diye benimsenen hayvana baba sembolü gözüyle bakma düşüncesine götürdü. Zaten ilkellerin kendileri de totemi ataları diye benimseyip ona tapmakla bunu doğruluyorlar. - 1909 yılındaki konferansta psikanalize hayat vererin ben değil Breuer olduğunu belitttim. - Geriye itim öğretisi psikanalizi oluşturan temel direktir. -C.G. Jung'un çağrısı üzerine 1908 baharinda Salzburg'da ilk kez bir psikanalitler kongresi toplandı. - Psikanalizin varlığını görmezden gelmeyenilk psikiyatri kitabı Norveç dilinde yazılmıştır. - 1910 yılında psikanaliz akımını bir örgüte kavuşturma planı kurdum ve Jung'u başkan yaptım. - Adler psikanalizle bağlantısını kopardı ve bireysel psikoloji öğretisini psikanalizden ayırdı. - Adler'in teorisi baştan beri sistem görünümü taşımaktaydı oysa psikanaliz bir sitem oluşturmaktan titizlikle kaçındı. - Adler sitemi psikanalitik gerçekleri yeni bir yoruma kavuşturmak için çaba harcamış ama tek bir yeni gözlem koyamamıştır. - Sözlerime son verirken Jung'un psikanalizde yaptığı değişikliklere orata Lebentenberg'in ünlü bıçağı gibi bir eser koyduğunu belirtmek isterim. Bıçağın sapı değiştirilmiş ve madeni kısmı yenilenmiş ama üzerine aynı marka oyulduğu için bizden onu eski bıçak olarak görmemiz istenmektedir. (Burak)

Yaşamım ve Psikianaliz, Sigmund Freud in günlük, özel yaşamından ziyade psikianaliz tarihçesini, psikianalize başlangıç çalışmalarını ve bu dönemde yakın çevresiyle yaşadığı çatışmaları ve yollarının ayrılışını anlatıyor. İyi ya da kötü Freud tarafından çok derin şekilde etkilenmiş bir dünyada yaşıyoruz. Freud yaşamış en ünlü psikologtur ve iki asrın insanları üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Freud en iyi akademisyenlerden olmasına rağmen hiçbir keşifte bulunmamıştır. Bunun yerine on yıllarca süren büyük çabayla geliştirdiği bir zihin kuramıyla adını duyurmuştur. Freud' in hayat felsefesi çalışmaktı. Hep daha çok, hep daha ileri gitmek. Oldukça enerjik ve üretken olmasına rağmen bir kokain bağımlısıydı. Ama kokain sevdası bunu anestezi olarak kullanma fikrinin de buluş sebebi oldu. Tıp ve edebiyat alanında Nobel ödülüne kadar yükseldi ama hiçbirini alamadı. Tıp ödülünü Einstein yüzünden kaybetti. Einstein ' a Nobel ödülleri hakkında fikri sorulur ve bir mektup yazıp şu cevabı gönderir: "Ödülü Freud ' e vermeyin. O Nobel ödülünü hakketmiyor, o sadece bir psikolog." Sigmund Freud, bir yandan evrensel olarak tanınan, önemli bir entellektüel iken diğer yanda sıklıkla sevilmeyen bir şahsiyet olmuştur. Bunun sebebi kısmen karakteri, kısmen de cinsellik hakkındaki savunuları. Psikanalizin yaygınlaşması yaklaşımının sunumu ve bunun savunusunda çok fazla hırslı ve sert davranışları olmuştur. İnsanların rasyonel, iyi,saf ve temiz varlıklar olduğu kavramını yıkan, sapık, ahlaksız bir cinsel firari olarak görülmüştür, kendisini sevmeyen kesim tarafından. Psikianalizi dünyaya yayan, modern psikiyatristin babası Freud ölmeden yaklaşık 2 yıl önce bir ses kaydı bırakır. Bu 83 yıllık yaşam serüveninde bıraktığı tek ses kaydıdır. Bir nörolog olan Freud bu ses kaydında neden psikianaliste yöneldiğini şu sözlerle açıklamıştır. " Profesyonel etkinliğime, nörotik hastalığıma çare bulmak için başladım. Bilinçaltına ilişkin yeni bazı önemli gerçekler keşfettim." Bu amaçla yola çıkan nörolog Freud, zihnin bastırılmış alanlarında bilinçli düşünmeden uzak olan bir bölüm keşfetti ve nörolojiyi bırakıp, psikianalistliğe böyle başladı. İşte bu kitapta da psikianaliz tarihini, psikianaliz çalışmalarını tıbbi terimlerin ağırlıkta olduğu bir anlatımla ve bu terimlerin, kavramların kısa açıklaması olarak kaleme almıştır. Psikianaliz hakkındaki düşüncelerini paylaşan Freud' e olumlu ve olumsuz yapılan eleştiriler de " Psikianalize Karşı Direnişler " başlığı altında açık şekilde tarafından yazılmış. Emil Fluss' a gençlik döneminde yazdığı mektuplar, gezi raporları ve özyaşamı da kitapta mevcut. Kısacası bir psikianaliz ve Freud çalışmaları özeti. Psikolojiye ilgi duyan her okur gibi benim de favorimdir Freud. Psikianalize giriş niteliğinde olan bu kitap psikanalizin doğuşunu ve Freud i daha yakından tanımanızı sağlayacaktır... (Elif Kimya S.)

--reklam--

Yaşamım ve Psikanaliz PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Sigmund Freud - Yaşamım ve Psikanaliz kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yaşamım ve Psikanaliz PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Sigmund Freud Kimdir?

Sigmund Freud ( nüfus kaydında Sigismund Scholomo Freud) (d. 6 Mayıs 1856, Příbor, Moravya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu (bugün Çek Cumhuriyeti) - ö. 23 Eylül 1939, Londra, Birleşik Krallık), psikanaliz öğretisini geliştirmiş olan Yahudi kökenli Avusturyalı nörolog. Kişiliğin 5 farklı dönemden geçerek geliştiğini öne süren Psikoanalitik Kuram'ın kurucusudur...

Orta seviye bir Yahudi yün tüccarının, kırk yaşındayken, kendisinden yirmi yaş küçük bir kadınla yaptığı ikinci evliliğinden dünyaya geldi. Ekonomik bunalımdan dolayı ailesi Viyana'ya yerleşmek zorunda kaldıklarında, Freud henüz 4 yaşındaydı. 1938 yılına kadar burada yaşadı.

Lisede Latince, Fransızca ve İngilizce öğrenirken kendi çabalarıyla da İbranice, İspanyolca ve İtalyanca öğrendi. Başarılı bir öğrenciydi. Başlangıçta istemediği halde Goethe'nın yapıtlarından etkilenerek tıp okumaya karar verdi.

Üniversite yıllarında Yahudi düşmanlığıyla karşılaştı, okuldaki arkadaş çevresinden dışlandı. 1876 yılında fizyolojist Brücke'nin laboratuvarına girdi, burada anatomopatoloji ve insan sinir sistemi üzerine araştırmalar yaptı. 1881'de tıp öğrenimini bitirdi. 1883'te dönemin ünlü beyin anatomisi ve nöropatoloji uzmanı Dr. Theodor Meynert'in yönetiminde psikaytri kliniğinde asistan olarak çalışmaya başladı. 1884'de kokain üzerine bir inceleme yapmakla görevlendirildi. 1884'te kokainin analjezik özelliklerini keşfetti, anestezik niteliklerini ise sezinledi. (Yaşamım ve Psikanalız adlı yapıtında kokainin anestezik niteliklerini aslında bildiğini, yalnız tıp çalışmalarını bıraktığından dolayı bunların başkaları tarafından ortaya çıkarıldığını ileri sürer.)

Aldığı bir bursla 1885'te Paris'e gitti, Salpêtriê Hastanesi'nde, Jean Martin Charcot'nun yanında staja başladı. Burada histerinin belirtilerini, hipnotizma ve telkinin etkilerini gözlemledi. Charcot'dan çok etkilendi. (Yaşamım ve Psikanaliz 'de Charcot'ya ne kadar düşkün olduğu görülür) Charcot'nun konferanslarını Almancaya çevirdi ve 1886'da yayımladı.

1886'da Paris'ten ayrılarak Berlin'e gitti. Burada çocuk nöropatolojisiyle ilgilendi. Viyana'ya dönerek özel hekimliğe başladı. 1886 ekim ayında 4 yıldır nişanlı olduğu Martha Bernays ile evlendi. Sinir hastalıkları ve histeri şikayetiyle kendisine başvuranlar üzerinde dönemin ünlü tedavi yöntemlerini, elektroterapi ve hipnotizmayı uyguladı. 1887'de Dr. Bernheim'in Telkin ve Telkinin Tedavideki Uygulamaları Üstüne adlı kitabını çevirdi.

Elizabet von R. adındaki bir kadın hasta kendisini serbest çağrışım yöntemine zorlayınca hipnozdan vazgeçti. 1892 - 1895 yılları arasında Charcot'nun Salı Günü Dersleri adlı kitabının çevirisini, savunma psikonevrozları üzerine bir makaleyi ve saplantılar ve fobiler üzerine başka bir makaleyi Breuer ile ortaklaşa hazırladı. Ancak tıp çevrelerince Histeri Üzerine İncelemeler hoş karşılanmadı. Bu yapıtta psikanalizin temel ilkelerine rastlanır.

1896 yılında babasının ölümü üzerine derin bir bunalıma girdi ve sistematik olarak kendini çözümlemeye başladı. Yine aynı yıl Breuer'le nevrozların cinsel açıdan açıklanması konusunda ters düşerek yollarını ayırdı. Histerinin cinsel etiyolojisi üzerine verdiği bir konferans skandala yol açtı. Bu dönemde W. Fliess'le yazışmaları, özçözümleme süreci, hayatı üzerinde önemli etkiler yarattı. (Bu yazışmaları Freud'un ölümünden sonra eşi ve kızı tarafından kamuoyuna duyurulmuştur. Freud psikanalize özel hayatını karıştırmak istemediğinden, kişisel kayıtlar bırakmamış, birçok yazışma ve mektubunu ölümünden önce yakmıştır.) Hayatının 10 yıl süren bu döneminde, Freud hem yandaş, hem öğrenci bakımından yalnız kaldı. Kendini hastaların tedavisine ve psikanalizin yaratılmasına yoğunlaştırdı. Bu sürecin sonucu olarak 1897'de Oedipus Kompleksi, 1900'de Düşlerin Yorumu (iki cilt) adlı eserler ortaya çıktı.

1908'te Viyana Psikanaliz Derneği kuruldu. Bu olay, Freud için bir dönüm noktasıydı, Yaşamım ve Psikanaliz kitabında buna büyük yer verdi. Ancak bu tarihten önce bile Freud'un çevresinde çözümlemenin giderek kurumlaştığı görülür. 1902'den sonra "Çarşamba Günleri Psikoloji Derneği", adı altında başta P. Federn, O. Rank, W. Stekel ve Alfred Adler olmak üzere, Freud'un ilk yandaşları bir araya toplandılar. 1904'de E. Bleuer'le yazışmaya başladı. 1907'de Bleuer'in asistanı Carl Gustav Jung tarafından ziyaret edilir. Jung aynı yıl Zürih'te Freud Derneği'ni kurdu. Bu Freud için büyük bir başarıydı, zira psikanaliz artık ülke sınırlarının dışına çıkmıştı. Takip eden yıllarda Jung, 1. Psikanaliz Kongresi'ne katıldı ve psikanaliz üzerine konferanslar vermek üzere Freud ile birlikte ABD'ye yolculuk etti. Freud, 1910 - 1920 yıllarında Psikanaliz Üzerine, Bir Paranoya Vakası Özyaşam Öyküsü Üzerine Psikoanalitik Gözlemler: Başkan Screber, Totem ve Tabu, Narsizmin İncelenmesine Giriş, Yas ve Melankoli adlı eserleri yayımladı.

1923'de kendisine üstçene ve damak kanseri tanısı kondu. İzleyen yıllarda 33 kez ameliyat oldu. Sürekli protez takması gerektiğinden dolayı uzun yıllar konuşma ve yemek yeme sıkıntısı çekti. 1938'de Naziler'in Viyana'ya girmesiyle birlikte en küçük çocuğu Anna ile birlikte Avusturya'yı terk etmek zorunda kalarak Londra'ya yerleşti. Ölümüne dek tedavi ve çalışmalarına burada devam etti.

Freud, prensipleri gereği kişisel hiçbir özel belge, anı defteri, mektup bırakmamış, hepsini yakmıştır. Bu nedenle, Freud'a dair ilk ve en kapsamlı bilgiler ilk olarak yakın dostu İngiliz psikaytr Ernest Jones'un 1953'te yayımlanan üç ciltlik Sigmund Freud'un Yaşamı ve Yapıtları adlı kitabıyla ortaya çıkarıldı.

Eserleri [değiştir]

Zur Psychopat­hologie des Alltagslebens (Günlük Yaşa­mın Psikopatolojisi)

Die Traumdeutung (Düşlerin Yorumu)

Über Psychoanaly­se (Psikanaliz Üzerine Beş Ders)

Totem und Tabu (Totem ve Tabu)

Zur Einführung des Narzissmus (Narsisizmin İncelenmesine Giriş)

Unbehagen in der Kultur (Uygarlı­ğın Huzursuzluğu)

Jenseits des Lustprinzips Das Ich und das Es (Haz İlkesinin Ötesinde Ben ve İd)

Der Mann Moses und die monotheistische Religion (Musa ve Tektanrıcılık)

Cinsellik Kuramı Üzerine Üç Deneme, 1905

Der Witz und seine Beziehung zum Unbewussten, Nükte ve Bilinçdışı'yla İlişkisi, 1905

Psikanalizin Tarihçesi, 1914

Psikanalize Giriş Dersleri, 1917

Yaşamım ve Psikanaliz, 1925

Tutukluk, Semtom ve Korku, 1926

Bir Yanılsamanın Geleceği, 1927

Kültür İçindeki Huzursuzluk, 1930

Psikanaliz ve Uygulama,

Psikanaliz Üzerine,

Olgu öyküleri

Histeri ile Mücadele

--reklam--

Sigmund Freud Kitapları - Eserleri

  • Kitle Psikolojisi
  • Psikanaliz Üzerine Beş Konferans ve Psikanalize Toplu Bakış
  • Uygarlık Toplum ve Din
  • Amatör Psikanalizi
  • Sevgi ve Cinsellik Üzerine
  • Olgu Öyküleri 1
  • Olgu Öyküleri 2
  • Totem ve Tabu
  • Psikanaliz Üzerine
  • Nevrozlar - Psikanalize Giriş 2
  • Cinsellik Üzerine
  • Rüyaların Yorumu
  • Kokain
  • Bir Yanılsamanın Geleceği, Neden Savaş
  • Grup Psikolojisi ve Ego Analizi
  • Haz İlkesinin Ötesinde
  • Psikoloji Kanalize Ederek Psikanaliz Kuramı
  • Arzu Dürtü ve Çatışmaları Açığa Çıkarma
  • Bilinçaltı
  • Ruh Çözümlemesine Giriş Konferansları
  • Günlük Yaşamın Psikopatolojisi
  • Uygarlığın Huzursuzluğu
  • Cinsiyet ve Psikanaliz
  • Kültürdeki Huzursuzluk
  • Niçin Savaş?
  • Yaşamım ve Psikanaliz
  • Seçme Yazılar
  • Terapi
  • Endişe
  • Rüya Yorumları 1
  • Rüya Yorumları 2
  • Psikanaliz ve Uygulama
  • Psikanalize Giriş Dersleri
  • Ket Vurma
  • Musa ve Tektanrıcılık
  • Psikopatoloji Üzerine
  • Kendi Kendine Psikanaliz
  • Narsizm Üzerine ve Schreber Vakası
  • Mutluluk Dediğimiz Şey
  • Davranış Bozuklukları ve Tedavisi
  • Çocukta Fobinin Analizi
  • Yanılgılar ve Düşler Üzerine
  • Bir Çocukluk Nevrozu Hikayesi
  • Bir Genç Kızın Günlüğü
  • Freud - Jung Mektuplaşmaları
  • Psikanalize Giriş
  • Espriler ve Bilinçdışı ile İlişkileri
  • Dinin Kökenleri
  • İsteri Üzerine Araştırmalar
  • Psikanalitik Hastalık Öğretisi Hakkında Yazılar
  • Metapsikoloji 1
  • Metapsikoloji 2
  • Metapsikoloji 3
  • Metapsikoloji 4
  • Psikanalize Giriş
  • Psikanalize Giriş
  • Cinsel Yasaklar Ve Normaldışı Davranışlar
  • Sanat ve Sanatçılar Üzerine Notlar
  • Bir Histeri Vakası Analizi
  • Psikanalize Yeni Giriş Dersleri
  • Psikanaliz Açısından Edebiyat
  • Kültürel Cinsel Ahlak ve Modern Sinirlilik
  • Sanat ve Edebiyat
  • Aşkın Psikolojisi
  • Histeri Üzerine Çalışmalar
  • Metapsikoloji Haz İlkesinin Ötesinde Ego ve İd ve Diğer Çalışmaları
  • Ruh Çözümlemesine Yeni Giriş Konferansları
  • Ruh Çözümlemesinin Tarihi
  • Freud'un Mektupları
  • Psikanaliz Üzerine
  • Bakirelik Tabusu
  • Otobiyografi
  • Psikanaliz Üzerine Vakalar
  • Bilinçsizlik ve Psikanaliz
  • Siz Deli Misiniz?
  • Einstein’a Mektup
  • Psikanaliz
  • Eşeysellik Kuramı Üzerine Üç Deneme
  • Savaş ve Ölüm Üzerine
  • Bir Yanılsamanın Geleceği
  • Yas ve Melankoli
  • Rüya Psikolojisi
  • Leonardo da Vinci
  • Bastırma ve Bastırılanın Geri Dönüşü
  • İçgüdüler ve Baskılama
  • Espri Sanatı
  • Din
  • Takıntı Üzerine
  • Bilinçsiz-Olan
  • Anksiyete Üzerine
  • Psikanalizin Ana Hatlari
  • Totem ve Tabu - 2.Cilt
  • Kadın Cinselliği Üzerine
  • Ego ve Id
  • Bilinç Dışı
  • Bilinçaltını Keşfetmek
  • Sevgi Məktubları
  • Her İnsan Gördüğü Rüyanın Tabiridir
  • Aforizmalar
  • Sanrı ve Düş
  • Tutukluk Semptom ve Kaygı
  • Ruhsal Kimlik
  • Doğuştan Gelen Sapkın Eğilimler
  • Dora
  • Kendini Koruma İçgüdüsü
  • Psikanalitik İlerlemenin Önündeki Engeller
  • Psikanaliz ve Telepati
  • Cinsel İstismar - Psikoloji Serisi
  • Ensest
  • Yasaklar ve Normal Dışı İstekler
  • Gizemli
  • Düşüncelerin Sınırsız Gücü
  • Kadın Eşcinselliği
  • Totem ve Tabu Barbarlar ile Nevrotik Kişiliklerin Zihinsel Yaşantılarındaki Benzerlikler (Cep Boy)
  • Arzular ve Çatışmalar
  • Sexualleben
  • Введение в психоанализ
  • Sanat ve Psikanaliz
  • Erkeklerin Cinsel İçgüdüsü
  • Ketlenmeler, Belirtiler ve Anksiyete
  • Ego ve Kimlik
  • Libido ve Narsisizm
  • Cinsiyetler Ayrımı
  • Mədəniyyətin sancıları
  • Totem ve Tabu
  • Aşkın Psikolojisi

--reklam--

Sigmund Freud Alıntıları - Sözleri

  • Devletlerin, bireyleri kötülükten alıkoymasının, kötülük yapmayı ortadan kaldırmak amacından değil, onu tıpkı tuz ve tütün gibi tekeline almak amacından doğduğu düşüncesine kesin bir biçimde inanılabilir. (Cinsiyet ve Psikanaliz)
  • Kadınlar, özellikle de güzelseler, nesne seçimlerinde kendilerine dayatılan toplumsal kısıtlamaların bedeli olan belli bir kendiyle yetinme geliştirirler. Kesin konuşmak gerekirse bu türden kadınların erkeklerin kendilerine yönelik sevgileriyle kıyaslanabilecek yoğunlukta sevdikleri tek şey yalnızca kendileridir. Gereksinimleri de sevme değil ama sevilme doğrultusundadır ve bu koşulu yerine getiren erkek onların onayını kazanan kişi olur. (Metapsikoloji Haz İlkesinin Ötesinde Ego ve İd ve Diğer Çalışmaları)
  • Bastırma bireysel çalışır; bastırılmış olanın her bir türevi kendine özgü bir yazgıya sahip olabilir; biçim değişikliğinin fazlası yada azı başarının sonucunu tamamıyla değiştirebilir (Bastırma ve Bastırılanın Geri Dönüşü)
  • Biz ölümün yaşamın tek amacı olduğunu iddia etmiyoruz; ölüm kadar yaşamın da olduğu gerçeğini gözardı etmiyoruz. (Ruh Çözümlemesine Yeni Giriş Konferansları)
  • Bilinçaltında "hayır" sözcüğü olmadığını, zıtlıkların bir araya geldiğini biliyoruz. Reddetme ancak bastırma sürecinde ortaya çıkıyor. (Bir Çocukluk Nevrozu Hikayesi)
  • Psikanaliz bize baba kompleksi ile Tanrı inancı arasında yakın bir ilişkinin bulunduğunu ;bize kişisel bir Tanrı'nın psikolojik yönden yüceltilmiş bir babadan başka bir şey olmadığını göstermiştir ve her geçen gün genç bireylerin babalarının otoritelerinden kurtulduklarında dinsel inançlarını nasıl kaybettiklerine dair yeni kanıtlar sunmaktadır. (...) (Leonardo da Vinci)
  • Mutlu kişiler düş kurmaz, bunu ancak yeterince doyuma ulaşmamış kişiler yapar. Doyuma kavuşturulmamış, düşlemlemenin itici güçleridir ve her düş belli bir isteğe doyum sağlama çabası ve böyle bir doyumu ondan esirgeyen gerçek'i değiştirme girişimidir. (Sanat ve Sanatçılar Üzerine Notlar)
  • Olgunluk hazzı erteleyebilme kabiliyetidir. (Aforizmalar)
  • fakat bekâret bir tabunun, dinsel olarak tarif edilebilecek bir yasağın konusu haline gelmiştir. (Bakirelik Tabusu)
  • Temelde kırıcı olan bir düşünce belli bir yoğunluk seviyesine ulaşır ulaşmaz çekişme aktifleşir ve bu kesinlikle bastırmaya yol açar. (Bilinç Dışı)
  • Çocukluk çağında hiçbir gereksinimin bir babanın korumasına karşı duyulan gereksinimin kadar güçlü olabileceğini sanmıyorum (Kültürdeki Huzursuzluk)
  • Birbirleriyle uzlaşması zor çelişkilere düşüyorsunuz.. (Bir Yanılsamanın Geleceği, Neden Savaş)
  • "Efsaneye göre insan denilen varlık, kadın ve erkek olarak iki parçaya bölünmüştür; o zamandan beri aşk yoluyla birleşmeye çalışmaktadır" (Cinsellik Üzerine)
  • "Tam da hastalanacak zamanı bulmuştur büyük anne. Hastamız, sevdiğini, böylesine özlemişken..." (Psikanaliz ve Uygulama)
  • Ve her zaman öylesine güçsüz kalırdım ki, içimi yakıp kavuran tutkuları dışa vuramazdım. Dolayısıyla hep baskıladım kendimi, sanırım bu da halimden belli oluyor. (Yaşamım ve Psikanaliz)
  • İd'de içgüdüye düşen rolü ego da algı oynamaktadır. Ego tutkuları ihtiva eden id'in tersine, mantık ve sağduyu olarak adlandırılabilecek olan şeyi temsil etmektedir. (Ego ve Id)
  • herkes kendi hayatı üstünde hak sahibidir...' (Mutluluk Dediğimiz Şey)
  • Ama sorarım size, insanlar ellerine geçirdikleri bir şeyi ne zaman karmakarışık, ne zaman eciş bücüş bir duruma sokmamıştır? (Kendi Kendine Psikanaliz)
  • Sanki bilinçli olanın direnci, kökensel bastırılmış olandan uzaklaştırılmalarını sağlayan bir işlev görür. (Bastırma ve Bastırılanın Geri Dönüşü)
  • "Doğa, göründüğü kadarıyla bizi soğukkanlılıkla, zalimce, amansızca ve olasıdır ki tam da bizim doyum sağlamamıza yol açmış şeyler aracılığıyla yok eder." (Bir Yanılsamanın Geleceği)