Kitap Künyesi
Yazar: Johann Wolfgang Von Goethe
Çevirmen: Mahmure Kahraman
Orijinal Adı: Aus Meinem Leben Dichtung und Wahrheit
Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
İSBN: 9789944886680
Sayfa Sayısı: 840
--reklam--
Yaşamımdan Şiir ve Hakikat Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Şiir ve Hakikat Gothe'nin dünya görüşünü ve sanat anlayışını yaşamöyküsü içinde aktardığı en dikkat çekici eserlerinden biridir. İlk bölümü 1811'de yayımlanan, dördüncü bölümü ise 1833'de Gothe'nin ölümünden sonra tamamlanan Şiir ve Hakiket'te dönemin tanınmış sanatçı, bilim adamı ve devlet adamlarının yaşamlarından kesitler de yer almaktadır.
--reklam--
Yaşamımdan Şiir ve Hakikat Alıntıları - Sözleri
- Eziyet çekmemiş insan eğitilemez. Yunanlı şair Menandros’un (İÖ 342-292) bir sözü.
- "Hayal ettiğim en değerli şey benim olmadıktan sonra varlıklı olmam neye yarar ki!"
- "Dünyevi bir mutluluk var diye düşünülür. Asla!"
- “İnançta, herşey inanmakla ilgililidir; inandığınız şeyin ne olduğunun önemi yoktur. Bilmekte söz konusu olansa bunun tam tersidir; bilmek ayrıntıyla başlar, sonsuza uzanır, biçimden yoksundur, deyim yerindeyse inancın tam zıddıdır.”
- Sanki tüm hayatım boyunca, yanlış melodiyle dans etmiş gibiyim.
- Çok mutlu bir günün ortasında çok hüzünlü düşünceler barındırabilirim.^
- Mutlu insanlar tanıdım. Bunlar, sadece ne iseler, o oldukları için mutluydular.
- “Hayat o kadar kısa ki! Bu öfke niye?”
- Sanki tüm hayatım boyunca, yanlış melodiyle dans etmiş gibiyim.
- Yüreğimde beni susturan bir burukluk.^
- "Uzun süre sarayda yaşamak, uzun süre cehennemde yaşamak gibidir."
- Bir sıkıntıları olmadığı halde, insanların yaşamlarından duydukları o bıkkınlık hali.!^
- Nasıl oluyor da insanı mutlu eden bir şey, aynı zamanda yıkımının da nedeni oluyor?
--reklam--
Yaşamımdan Şiir ve Hakikat İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Dikkat! Boğulma Tehlikesi. Neden böyle söyledim? Çünkü yazarın hayatına dair ne varsa hepsi burada. 800 sayfayı aşmış bir eser var sonuçta karşımızda ve bu eser, yazarın hayatı, çevresi ve etrafıyla beraber aynı zamanda o dönem insanlarını; sanatçıları, bilim ve devlet adamlarını anlatıyor. Aynı zamanda yazarın kişisel görüşleri, edebiyat ve sanata bakışıyla insan hayatına değindiğini, olabilecek en kapsamlı eserlerden birisini okuyoruz. Bu kitabı en kısa nasıl tanımlayabilirim. 83 yılın geniş özeti, diyerek olabilir. Çünkü en makul seçenek de buymuş gibi geliyor. Bir yerden sonra çok derinlere giriyorsunuz. O kadar derin ki farklı başlıklar olmasaydı eminim ki bazı romanlarda olduğu gibi birkaç bölüm geriye giderek tekrar okumak durumunda kalabilirdim. Bu yüzden sakin okumak gerekiyor. Hepimize iyi okumalar dilerim.. (Sadık Kocak)
Seni seviyorsam, bundan sanane!: Mia hayat zor dediğinde insanlar daha zor demeyi çok istedim ve bunu benden duymanı diledim. Ancak bunu sana ne yüzyüze ne de yazılıyla dile getirebilirdim. Benim dünyamda canlılar her zaman hareket halindedir. Durmadan bir şeylerden ya da bir yerlerden bir yerlere gider ve gelirler. Bunun en altına indiğimde ise iki durumla karşılaşıyorum: Korku ve merak. Evet Mia bütün canlıların hareketi bu iki durumla meydana gelip eyleme dönüşmektedir. Ancak korkunun bir üstü ise meraktır ve korkuyu yenebilen tek durumdur. Uzunca gecelerden düşünceme aksedenler bunlar Mia. Merak konusunu kendimce bertaraf ettim ve romanlarda dahi karşılaşmadığım bir estetikle kendi özyaşam hikayesini kaleme alan Goethe’yi merakla okudum. Hani bir gece fundalığın ay ile aydınlandığı anda tesadüfen karşılaşıp merakımıza yenik düştüğümüz, dakikaların saatlerle yarıştığı o anda sabah güneşinin sıcaklığıyla kendimize geldiğimizde hissettiğimiz o heyecanı unutmamışsındır. İşte öyle bir duygu durumuydu bu eserle geçirdiğim zamanlar. Sanki bir keman içimin nehirlerine Taghtam Deh notalarını döküyor ve dilimdeki kelimeleri israf ettiğimi hatırlatıyordu. Konuşmasakta olurdu dercesineydi Mia. “Çocuk, ey çocuk! Dur! Sanki görünmez hayaletler kamçılamış gibi, zamanın güneş atları yazgımızın hafif arabasıyla geçip gider, bize düşen, cesur bir azimle dizginleri sıkı sıkı tutmaktan, oradaki taş, şuradaki uçurumdan tekerlekleri geri çekmek için bazen sağa bazen sola yönelmekten başka bir şey değil. Onun nereye gittiğini bilen var mı? Nereden geldiğini kendisi hatırlar mı?” (Alıntı gonderi/57619106 ) Seni sevmenin bir merakla başlaması böyle bir zamana denk gelmesi çok garip değil mi? Yukarıda dedim ya korkuyu ancak merak yener diye, aldanmışım Mia... Sana olan merakım umman olup sevgi nehirlerinin yataklarından taştı ve kaybetme korkusuna yenik düştü. Unutma Mia en çok sevdaya olan umuttan vazgeçilmez. Johann Wolfgang Von Goethe de içerimizden biri gibiydi, çok tanıdık. Eserleri aşklarının önüne geçmiş ya da ülkesi tarafından geçirilmişti. Sansasyon yaratacak kadar şaşılacak bir aşklar serisi vardı. Bu aşkların kendisini bu kadar yücelttiğini ve bu duygu durumlarıyla adını göklere yazdırdığı kanısındayım. 71 yaşındayken olmayacağını bilerek 17 yaşındaki bir kıza görücü gitmesi ise gerçekten hayatın her anında umuda yer vermesinin örneğidir Mia. Sayın Goethe gizli kalmış ya da saklanılmış ancak varlığından söz edilen bir Hz. Muhammed kitabına da sahip. Aşırı doğu düşkünlüğü ve küçük yaşta ibraniceyi sökmesi ve yine küçük yaşta bir yaratıcı arayışına girmesi yaşına göre olağanüstü bir seçim. Şarkın değilse de Avrupa’nın Mevlanası demek çokça mümkündür. Gravür ve resim sanatıyla yakından ilgisi ileri derecede mimariye merak saldırmış, Jean Jacques Rousseau, Denis Diderot gibi bilimi, bilgiyi doğayla harmanlamış onlar kadar varolan şeylerin batmakta olduğunu dillendirmese bile çok iyi başarılara merak saldırmıştır. Asıl öğrenimi ise hukuktur. Kitabın en mükemmel yanı ise içeriğinde yüzlerce kendinden önce ya da çağdaşı olan kişiler hakkında bilgi vermesidir. Eserleri olsun, kurmuş olduğu enstitüsü olsun kesinlikle alkışlanmayı ve sonsuza kadar unutulmamayı hak ettiriyor. Adam Alman edebiyatına yön vermiş bir ya da ikinci kişi. Çocukluğunda başladığı kelime oyunlarına 20 yaşlarında küçük kitap diye adlandırdığı Werther’i kaleme almış, kaleminin gücünü bütün Almanya ve dahası bütün Avrupa’ya tanıtmıştır. Bizim ülkemizin Goethe ile tanışıklığı ise Namık Kemal’in bir dergide ondan bahsetmesinden ileri gelmektedir. “İnsanın ruhunu çok mutlu eden iki şey vardır: Seyretmek ve düşünmek. Fakat seyretmek için her zaman bulunamayan değerli bir konu ve sıra dışı önemli bir eğitim gerekir. Oysa düşünmek için gerekli olan şey duyarlılıktır; düşünce içeriği kavrar, eğitimin aracı da budur.” (Alıntı gonderi/54675568 ) Edebiyatta amaç gerçeği edebileştirmektir. Ancak sıklıkla yapılan yanlış ise düşsel olanı gerçekleştirmeye çalışmak yanılgısı edebiyatı köreltir ve sığ bir sanata dönüştürür. Düşünce yapısı bu cümleyle çok bağdaşıktır. Özellikle Mia hep sorulan bir soru vardır ya çok okuyan mı yoksa çok gezen mi bilir diye işte bu sorunun cevabı bu adamda gizlidir. Antik Yunan ve Roma düşkünlüğü nedeniyle genç yaşta Homeros ile tanışması yine kendinde bir dönüm noktası yaratmış ve Tanrı’yı sorgulamasına sebebiyet vermiştir. Aşırı derece Lutherci bir protestandır. Prometheus ve Roma Ağıtları adlı eserleri de bu vesile ile meydana çıkmıştır. Savaşların arasında geçen çocukluğu, ailesinden aldığı özel dersler ve çağdaşı olan bütün önemli şahsiyetlerle olan yakınlığı sayesinde insan ve doğa sevgisi pekişmiş, hayata ve insana bakış açısı değişmiştir. Aşırılıkları da yok değildi elbet ancak başarılarımız başarısızlıklarımızın toplamı değil midir Mia? Ren kıyısını onunla adımlamayı çok isterdim Mia... Muhtemelen sana iletmem için söyleyeceği kelimelere aracı olmam çok hoşuma giderdi. İçerimde hinlik var ya kesin o anlar kulağımızdaki melodi Sugar Plum Fairy’den başkası olamazdı. Şu an Werther kitabının yarısındayım ve Lotte’ye nasıl bir sevgi beslediğimi buraya aktarmam pek mümkün gözükmemektedir. Mia sakın bana kızma bu sevginin tek sorumlusu kitabı kaleme alan yazarın ustalığındandır. Kendi aşklarını yaşayamayanlar Mia hayallerindekini gerçeğe dökermiş, öğrendim. Belki başka bir zaman bu kitap hakkında da konuşabiliriz. Ancak şu an sadece ruhumdaki kuzey ışıklarının sebebinin bu sanatçı olduğunu bilmen yeterlidir. Hep mutluluğumuzu kalbimizle ilişkilendiririz ya Mia, bilmem doğru mu yapıyoruz. İnsan önce kalbinden mi güler Mia? Ya da gözyaşı kalbin terlemesi midir bilmem ama çok yükleniyoruz kendimize... Büyük umutlar besleyip küçük sevinçlerle avunamıyoruz. Ne acı! Ne kadar yükseğe çıkarsan düşüşün o kadar ağrı yaratır ruhunda, çağın vebası melankoli sırdaşımız oluyor sonra... Ticari bir tevatür vardır ya hani sürümden kazanmak diye küçük hayaller ya da umutlar besleyip mutluluk toplasak olmaz mı? Mutluluk sahip olmak değildi Mia sahip olmaya giden yolda çekilen veya hissedilen şeyler toplamıydı? Sahi Mia sende mutluluk neydi? “İnsan yerde olsun gökte olsun, yaşadığı dönemde ya da gelecekte olsun, yüce yazgısını aramalıdır, bu yüzden insan, doğru olanın kendine uygun olan olduğunu açıklama kararını zorunlu verinceye kadar, iç dünyasında sonsuz bir belirsizliğe, dış dünyanın kendini sürekli rahatsız eden etkilerine maruz kalır.” (Alıntı gonderi/55511064 ) Eseri okurken içlendiğim anlar, yaşa Goethe dediğim zamanlarda oldu. Akıcı dili ve çıkmaza asla girmeyen bir uslüp ile yazar 840 sayfayı heyecanla okutturdu. Bir keresinde ise çokça sinirlendiğimde oldu. Muhtemelen yayınevi kaynaklı bir hata çünkü kitabın şu an satışı yok. Sinirlenmeme sebep olan husus ise onuncu sayfadan yirmiyedinci sayfalar arasında bulunan bölümlerin kitap içerisinde bulunmaması. Şimdi tam metin olarak Faust’u okuma heyecanı ile beklemekteyim. Egmont’ta güzel bir çeviri ile yayımlanırsa çok mutlu olacağım Mia. Kitabım Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’dan ve çevirisi çok mükemmel Mia. Toplamda 20 bölümden oluşuyor ve çocukluğundan başlayarak yaklaşık 22 yılda tamamlanıyor. Yukarıda dedim ya kitap içerisinde önemli şahsiyetlerden kesitlerde vardır. Bu şahsiyetler o kadar fazladır ki okurun daha hızlı ulaşabilmesi için kitap sonunda bu önemli kişilerin isimlerinin tanında sayfa numaraları da yazılıp, kolayca ulaşım sağlansın istenilmiş. Sayfa kalitesi yerinde okurunu asla üzmeyecektir. Sözün özü Mia; sanatsal anlamda çok iyi bir kitapla beraber vakit geçirdim. Chopin notaları nasıl insanı alıp götürüyorsa Goethe’nin yazımı, şiirleri ve oyunları da öyledir Mia... Akılla mı yazıldı kalple mi bilmem ama okurun hem aklına hem de kalbine vereceği çok güzel esinler olacağına eminim. Bu sebeple hem okunulası ve şiddet ile tavsiye edilesi. Hoşçakal Mia. Mia.. (Tayfun)
Bir arkadaşı Goethe' ye, onu daha iyi anlayabilmek ve kitapları ve hayatı arasında bağlantıları görebilmek için biyografi tarzı bir kitap yazması isteğini mektupla bildirir. Bu içten istek Goethe' yi çok etkiler ve hemen bunu yazmaya koyulur. Ancak bu onun için hiç kolay olmamıtır. Böyle dev insanların hayatlarını kendi ağızlarıyla yazması bizler için çok önemli. Onları tanımak şu yalan dünyada boş insanlarla vakit harcamaktan kat kat değerli. Goethe bu kitabında çocukluk yıllarından itibaren hayatını etkileyen olaylara, aşklarına, arkadaşlıklarına yer vermiş. Babası Johann Caspar bu denli eğitimli olmasaydı Goethe olmazdı. Ayrıca döneminde yaşanmış olayların, savaşların kendisini nasıl etkilediğine yer verilmekle beraber Werther'i yazmasına yol açan arkadaşının ölümünüde içtenlikle anlatıyor. (Pluto)
--reklam--
Yaşamımdan Şiir ve Hakikat PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Johann Wolfgang Von Goethe - Yaşamımdan Şiir ve Hakikat kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yaşamımdan Şiir ve Hakikat PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Johann Wolfgang Von Goethe Kimdir?
Johann Wolfgang von Goethe (28 Ağustos 1749, Frankfurt - 22 Mart 1832, Weimar), Alman edebiyatçı. Aynı zamanda çeşitli doğa bilimleri alanlarında araştırmalar yapmış ve yayınlar çıkarmıştır. 1776 yılından itibaren, Weimar dukalığının bakanı olarak çeşitli idari ve siyasi görevlerde bulunmuştur.
Goethe, şiir, drama, hikâye (düzyazı ve dörtlük şeklinde), otobiyografik, estetik, sanat ve edebiyat teorisi, ayrıca doğa bilimleri olmak üzere birçok esere imza atmıştır. Bununla birlikte, zengin bir içeriğe sahip olan mektup çeşidi, önemli edebi eserlerindendir. Fırtına ve Coşku (Sturm und Drang) döneminin en önemli öncüsü ve temsilcisi olmuştur. 1774 yılında Genç Werther'in Acıları adlı eseri ile bütün Avrupa'da ün yapmıştır. Daha sonra, 1790 yılından itibaren, Friedrich Schiller ile birlikte ortak ve dönüşümlü bir şekilde, içeriksel ve biçimsel olarak, Antik kültür anlayışı üzerinde yoğunlaşarak, Weimar Klasik'in en önemli temsilcisi olmuştur. Goethe, aynı zamanda, yurtdışında da Alman Edebiyatı'nın temsilcisi olarak kabul edilmiştir.
Değeri, ölümünden sonra azalmaya başladığı sıralarda, Goethe, 1871 yılından itibaren, Alman ulusal kimliğiyle, Alman Kraliyet'inde taçlandırılmıştır. Sadece eserlerine yönelik değil, aynı zamanda örnek alınacak yaşantısına yönelik de bir hayranlık oluşmuştur. Goethe, bugüne kadar, en önemli Alman edebiyatçı olarak kabul edilmiş, eserleri ise dünya edebiyatı zirvesinde yerini almıştır.
Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Johann_Wolfgang_von_Goethe
--reklam--
Johann Wolfgang Von Goethe Kitapları - Eserleri
- Faust
- Gönül Yakınlıkları
- Genç Werther'in Acıları
- Yarat Ey Sanatçı
- Doğu-Batı Divanı
- Renk Öğretisi
- Aforizmalar
- İtalya Seyahati
- Alman Göçmenlerin Sohbetleri
- Goethe Der ki...
- Seçme Şiirler
- Seçme Mektuplar
- Dünyanın Derdi Bitmez
- Wilhelm Meister'in Seyahat Yılları I-II
- Wilhelm Meister’in Çıraklık Yılları
- Clavigo Kardeşler
- Hermann'la Dorothea
- Kurnaz Tilki
- Kalbin İnceliği Aşka Dahildir
- Yaşamımdan Şiir ve Hakikat
- Roma Ağıtları
- Briefe Aus Der Schweiz
- Komşu Çocuklar
- Marienbad Ağıdı
- Masal
- Yeşil Yılan Ak Zambak
- Elli Yaşında Bir Erkek
- Iphigenie Tauris'te
- Seçmeler
- Hayata Yön Veren Sözler
- İtalya Seyahati I
- Demir Elli Şövalye
- İtalya Seyahati II
- İtalya Seyahati III
- Faust 2. Cilt
- Der Großkophta
- Kültürlerarası Şiir
- Stella
- Egmont
- Urfaust
- Elective Affinities
- Faust, Der Tragödie Zweiter Teil
- Faust ve Hayat Dersi
--reklam--
Johann Wolfgang Von Goethe Alıntıları - Sözleri
- Ruhumda neredeyse fazla eskiyen o tek düşünceyi uygulamak için sağımda solumda neleri feda etmiyorum ki! (İtalya Seyahati)
- Ben bu seyahati kendimi kandırmak için değil, kendimi gördüklerimle tanımak için yapıyorum. (İtalya Seyahati)
- Sevgi yönetmez; sadece biçim verir; (Yeşil Yılan Ak Zambak)
- Waldsassen Manastın, Bavyera’ya varır varmaz hemen insanın karşısına çıkıveriyor. (İtalya Seyahati I)
- Mutlaka okumaya zaman ayırmalısınız, yoksa tercih edilmiş bir cahillikle baş başa kalırsınız. (Hayata Yön Veren Sözler)
- Yeni bir yurd, yeni bir munasibet seni seslese, taleyin bu ve bundan sonraki nemetlerini sukurler qarsilayaraa hamisindan faydalan. (Hermann'la Dorothea)
--reklam--
- Bana kimlerle arkadaşlık ettiğini söyle, ben de sana kim olduğunu söyleyeyim. Neyle uğraştığını bilirsem, senden ne olabileceğini de bilirim. (Aforizmalar)
- Kurumayın, sakın kurumayın, Ebedi aşkın gözyaşları! Çünkü ancak gözlerin yarı kurumuş pınarları Çorak ve ölü gösterebilir dünyayı! Kurumayın, sakın kurumayın, Mutsuz aşkın gözyaşları! (Yarat Ey Sanatçı)
- "Henüz kalbin acının gizemiyle örtülü." (Iphigenie Tauris'te)
- Ben hiçbir şeyim, ama gerçek her şeydir. - Abraham Lincoln (Hayata Yön Veren Sözler)
- İşte insanlar böyledir! Ve hepsi de birbirlerine benziyorlar: hemcinsleri bir felakete uğrayınca, buna ağızlarını açıp bakmaktan zevk duyuyorlar! (Hermann'la Dorothea)
- Yaşı ilerlemiş olmasına rağmen, bir yanı hala çocuk kalmıştı. (Gönül Yakınlıkları)
- Camları resimlenmiş pencerelerdir şiirler! (Yarat Ey Sanatçı)
--reklam--
- İnsanların ne kadar kötü olduklarını görmek beni hiç şaşırtmıyor fakat bu yüzden hiç utanmadıklarını görünce çok şaşırıyorum. (Seçme Mektuplar)
- "Köle oluruz sonunda Kendi yarattığımız yaratıklara." (Faust)
- Bir başkasının fikrini dinleyeceksem, bu güzel bir biçimde ifade edilmiş olmalıdır; kendi içimde yeterince karmaşığım zaten. (Aforizmalar)
- • “Arzularımız, bizden asıl istediğimiz şeyi bile gizlerler.” . (Hermann'la Dorothea)
- "Hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık." F.M.Dostoyevski (Hayata Yön Veren Sözler)
- İçsel hakikatten dış gerçekliğe geçiş, aradaki karşıtlık yüzünden daima acılıdır. (Elli Yaşında Bir Erkek)
- EtkinIiğimi artırmadan ya da doğrudan doğruya canIandırıp yaşamıma bir şey katmadan bana yaInızca biIgi veren her şeyden nefret ediyorum. (Goethe Der ki...)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin