Kitap Künyesi
Yazar: Douwe Draaisma
Çevirmen: Gürol Koca
Orijinal Adı: Waarom Het Leven Sneller Gaat Als Je Ouder Wordt Over Het Autobiografishe Geheugen
Yayın Evi: Metis Yayıncılık
İSBN: 9789753426886
Sayfa Sayısı: 312
--reklam--
Yaşlandıkça Hayat Neden Çabuk Geçer Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bellek, sakladığı anılar konusunda “canı nereye isterse oraya oturan bir köpek gibi” keyfi midir? Yakın geçmişteki anılarımızı doğru düzgün hatırlayamazken, nasıl olup da en eski anılarımızı daha dün olmuşçasına net bir şekilde hatırlarız? Ölüm anında hayatımız neden “bir film şeridi gibi” gözlerimizin önünden geçer? Belleğin zaman algımız üzerindeki etkisi nedir? Çocukluğumuzda bir ay gibi bir zaman dilimi bize son derece uzun gelirken, yaşlandığımızda aylar ve yıllar nasıl olup da biz anlamadan geçip gider?
Daha önce Bellek Metaforları adlı yapıtını yayımladığımız Douwe Draaisma, otobiyografik belleğin işleyişini incelediği bu kışkırtıcı kitapta, dünyayı ve kendimizi algılayış biçimimize ilişkin pek çok ilginç soruya yanıt arıyor. Bir akademisyen titizliği ve şair duyarlılığıyla kaleme alınmış bu eserde dejavu, ölüm anında yaşananlar, “aptal dâhi”lerin zihin yapısı ve şiddetli travmaların bellek üzerindeki etkisi gibi sıradışı fenomenler mercek altına yatırılıyor.Yaşlandıkça Hayat Neden Çabuk Geçer akıcı anlatımıyla bir edebiyat eseri gibi okunan, okura hem bilimsel hem de bireysel düzeyde seslenen başarılı bir çalışma.
--reklam--
Yaşlandıkça Hayat Neden Çabuk Geçer Alıntıları - Sözleri
- “Hayat sürekli çürüme ve tamir sürecinden ve tehlikelere karşı sürekli mücadelelerden oluşur; dolayısıyla yaşamak için düşüncelerimiz aslen önsezide bulunma yolunu izlemek zorundadır.”
- Hatırlamak ile unutmanın birbirlerini dışladıklarını düşünmeye alışmışızdır. Hatırladığınız şeyi unutmamışsınızdır, unuttuğunuz şeyi ise hatırlamıyorsunuzdur. Birinin bittiği yerde diğeri başlar. Unuttuğunuzu hatırlayabiliyorsanız, bir şey belleğinizin içinde gerilerde bir yerde duruyor demektir, duvarda gördüğünüz ve özgün biçimden orada yıllarca neyin asılı olduğunu anladığınız, rengi atmış bir yama gibi.
- Her çağın, insan ömrünün safhaları konusunda kendine özgü fikirleri vardır. Bunlar simgelerle, metaforlarla, deyişlerle ve alegorilerle ifade edilmiştir. Orta çağ muhayyilesinde hayat çoğunlukla bir yolculuk veya hac yolculuğu olarak nitelendirilmekteydi; kitaplarda ayrılma ve varış arasında bir insanın başına neler geleceğinden bahsedilmekteydi. Bazen bu yolculuk resimlerle tasvir edilirdi: Resimlerden birinde bir insanın bebek olarak başladığı hayatını yaşlı biri olarak tamamlayışını tasvir eden bir dizi figür vardır. O dönemde çok beğenilen bir başka tasvir ise “hayat merdiveni” tasviridir. Bu tasvirde bu merdivenin solundaki ilk basamağına çıkmakta olan küçük bir çocuk, merdivenin sağ tarafından yaşlı bir adam olarak inmektedir. Basamak sayısı değişir, tıpkı bir insanın hayatındaki evreler gibi...
- Geleceği işaret eden ok ( videolardaki " ileri" ve ya "oynat" tuşlarında olduğu gibi) daima sağı gösterir. Zamanla ilgili sezgilerimizin neden bu şekilde işlediği belli değildir, gerçi yazma yönümüzün " geleceğin sağda olduğu" şeklindeki sezgisel fikrimizin gelişiminde bir etken olduğuna dair bazı belirtiler mevcuttur.
- Aptal dahi, konsantrasyonun, takıntılı bir zihnin ve sonsuz tekrarın bir ürünüdür.
- Bellek bozukluğu deliklere, dehlizlere, boşluklara neden olur. Hiç kimse içi boş bir vakumla yaşayamaz.
- "Fakat tanıdığımız kimselerin ölümünden, gördüğümüz şeylerin yıkılıp çöküşünden sonra, eski bir geçmişten yalnız tat ve koku dediğimiz o narin fakat uzun ömürlü, maddesiz ve cisimsiz, inatçı ve vefalı şeyler uzun müddet yaşamaya devam eder."
- Tutarlılık, hasta bir zihnin feraget etmek isteyeceği son şeydir.
- İlk anılar ile yaşlılığın unutkanlığı arasında, anının oluşumu ile anıların yıkımı arasında, henüz hatırlama kabiliyetine sahip olunmadığı zamanlar ile hatırlama kabiliyetinin yitirildiği zamanlar arasıda hepimizin aklında sorular oluşması kaçınılmazdır; nedeni basit, çünkü hepimizin bir belleği vardır.
- Ömrümüzün hafıza kaybıyla bitip bitmeyeceği şimdiden belli değil, ama hafıza kaybıyla başladığı kesin.
- Belleğiniz zamanın içinde sizi ileri ve geriye taşıyabilir ama olayları yeniden üretirken deneyimlerinizin zaman dizilişini ancak meydana geldikleri sıra içinde yeniden kurabilirsiniz.
- Bellek, canı nereye isterse oraya oturan bir köpek gibidir. ...az önce attığımız şeyi kuyruğunu sallaya sallaya bize geri getirir.
- Uykusuzluktan mustarip olan herkes bir süreliğine kusursuz bir belleğin lanetiyle yaşar.
- İnsan gözlemlemekten, tepki vermekten ve harekete geçmekten vazgeçerse kendi hayatını yaşamaktan da vazgeçmiş olur.
- Tutarlılık, hasta bir zihnin feragat etmek isteyeceği son şeydir.
--reklam--
Yaşlandıkça Hayat Neden Çabuk Geçer İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bence kitabın ismi dogru olmamış. Bellek ile ilgili bir ismi olmalıydı. Unutma ve belleğe dair bilimsel çalışmaları son derece sade ve anlaşılır sekilde anlatiyor. (Ynji)
--reklam--
Yaşlandıkça Hayat Neden Çabuk Geçer PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Douwe Draaisma - Yaşlandıkça Hayat Neden Çabuk Geçer kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yaşlandıkça Hayat Neden Çabuk Geçer PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Douwe Draaisma Kimdir?
Douwe Draaisma (1953) Hollanda'daki Groningen Üniversitesi'nde psikoloji ve felsefe eğitimi almıştır ve halen aynı üniversitenin Psikoloji Tarihi ve Teorisi bölümünde öğretim üyeliği yapmaktadır. Utrect Üniversitesi'ndeyken bellek dilinin metaforik doğası hakkında yazdığı tez 1993'te De metaforenmachine. Een geschiedenis van het geheugen (Bellek Metaforları) adıyla kitaplaşmış ve Hollanda Ulusal Psikologlar Enstitüsü'nün verdiği Heymans ödülünü kazanan kitap hem kendi dilinde hem de çevrildiği sekiz dilde büyük ilgi görmüştür. 2001'de yayımlanan Waarom het leven sneller gaat als je ouder wordt. Over het autobiografische geheugen (Yaşlandıkça Hayat Neden Hızlanır? Otobiyografik Bellek Üzerine) adlı, daha da fazla ilgi gören ve on bir dile çevrilen kitabı da Metis yayın programındadır. Draaisma bu kitapla Hollanda'da dört ödül almıştır: "En iyi düşünsel deneme" kitabına verilen J.
Greshoff Ödülü, bilgi ve bilim alanında en iyi inceleme kitabına verilen Euroka Ödülü, Jan Hanlo Edebi Deneme Ödülü ve Ulusal Psikologlar Enstitüsü'nün "psikoloji alanını en iyi tanıtan kitaplara verdiği" medya ödülü. Draaisma deneysel psikolojinin ilk dönemlerinde kesinlik kavramının rolü üzerinde yaptığı araştırmaların sonuçlarını The Age of Precision: F. C. Donders and the Measurement of Mind (2002, Kesinlik Çağı. F. C. Donders ve Zihnin Ölçümü) adlı kitapta yayımlamıştır. 2006 yılında da Ontregelde geesten. Ziektegeschiedenissen (Akıl Hastalıkları) adlı bir kitabı yayımlanan Draaisma' nın Hollandalı psikolog-felsefeci Heymans, William James, zaman ölçümünün tarihi ve nörolojinin tarihi konusunda kaleme aldığı çeşitli bilimsel makaleleri de vardır.
--reklam--
Douwe Draaisma Kitapları - Eserleri
- Düş Dokumacısı
- Yaşlandıkça Hayat Neden Çabuk Geçer
- Unutmanın Kitabı
- Sıla Hasreti Fabrikası
- Aklın Çıkmazları
- Bellek Metaforları
--reklam--
Douwe Draaisma Alıntıları - Sözleri
- İnsan gözlemlemekten, tepki vermekten ve harekete geçmekten vazgeçerse kendi hayatını yaşamaktan da vazgeçmiş olur. (Yaşlandıkça Hayat Neden Çabuk Geçer)
- "Dergi sayfalarındaki ihtiyar delikanlılar egzotik kumsallarda istedikleri kadar çılgınlık yapsınlar, yeni abonelere 'hoş geldiniz' hediyesi, bir tansiyon aletidir." (Sıla Hasreti Fabrikası)
- "Yazarların dörtte üçü hayatlarının kitabını yirmi üç yaşından önce okumuştu. Daha sonra hızlı bir düşüş görülüyordu. Hayatının kitabını otuz veya kırk yaş dolaylarında okuyan ancak birkaç yazar vardı." (Sıla Hasreti Fabrikası)
- Rüyalar parça parça sahnlerin kaotik bir şekilde montajlandığı bir filme benzer. Bu yüzden bu sahnelerin aklımızda kalmamasına şaşırmamalıyız. (Unutmanın Kitabı)
- "Bilinçli zihinsel hayatın doğasına açılan kapının bilgi anahtarı bilinçdışı alanındadır." Erişilmez olan, ama bu nedenle de belirsiz olmayan bu bilinçdışı bir yaşamsallık rezervi, bir yaratıcılık kaynağıydı, bilinçli zihinsel hayatın kökeniydi. (Bellek Metaforları)
- "Çoğu bilgi, çoğu hatıra biz onlarla bir kez daha temas edemeden kaybolur. Unutulup gitmiştir gerçi ama yokluğu da fark edilmez. Gizli gizli gerçekleşen unutma sürecidir bu." (Sıla Hasreti Fabrikası)
- "Asıl sıla hasreti fabrikası herkesi birer göçmene dönüştüren zamandır." (Sıla Hasreti Fabrikası)
- "En soluk mürekkep bile en güçlü hafızadan iyidir." (Sıla Hasreti Fabrikası)
- "Hayat ancak geriye doğru bakarak anlaşılabilir ama ileriye doğru yaşanmak zorundadır. " (Kierkegaard) (Sıla Hasreti Fabrikası)
- En güzel anılar paylaşılanlardır ve paylaşılan insan artık yoksa, tam da bu anıları bir yük gibi algılar insan. (Unutmanın Kitabı)
- "Gündüz bilinçdışımız, sıkı sıkı kapalı tutulur. Bir sansürcü buradan bilinçli yaşantımıza bir sızıntı olmaması için nöbettedir. Uyku esnasında da bu sansür devam eder ama gündüz ki tetiktelik kalmamıştır. Yer değiştirme, yoğunlaştırma ve simgeleştirme, gizli düş düşüncelerinin kılık değiştirmiş olarak sansürcüye gelmesini sağlar; o da uyku mahmurluğundan geçmelerine izin verir. Uyanır uyanmaz sansür kendini toparlar. " (Düş Dokumacısı)
- Uykusuzluktan mustarip olan herkes bir süreliğine kusursuz bir belleğin lanetiyle yaşar. (Yaşlandıkça Hayat Neden Çabuk Geçer)
- Asperger psikolojik testlere, yapay tanısal durumlara ya da tipolojilerin katı, mekanik uygulamalarına inanmıyordu. Zeka gibi kesin ölçüme uygun gibi görünen bir özellik söz konusuyken bile, önemli olan zeka testinde elde edilen puandan ziyade, testin, çocuğun çalışma davranışı, ilgi alanları ve yaratıcılığıyla ilgili ne söylediğiydi. Zeka bireyin dokunduğu ipliklerden sadece bir tanesiydi ve rengini bütün öteki iplikler veriyordu. (Aklın Çıkmazları)
- "Zayıf olduğuna inandığı için belleğini zorlamaktan vazgeçen, er ya da geç bellek sorunlarıyla karşılaşır. " (Sıla Hasreti Fabrikası)
- Einstein bir ışık ışını üzerinde gerçekleştirilen bir yolculuk hayal etmiştir örneğin. Böyle bir yolculuk sırasında Einstein aynaya bakacak olsa, aynada kendi imgesini göremezdi, çünkü ışık, ışık hızından daha hızlı gidemezdi, dolayısıyla aynaya yetişemezdi. Böyle bir durumda Einstein tıpkı bir vampir gibi aynaya baktığında hiçbir şey göremeyecek ve optik süreçlerin gerçekliğinin farkına varacaktı. (Bellek Metaforları)
- Hakikat nedir? Seyyar bir metaforlar ordusu (Bellek Metaforları)
- "Körlük gibi doğuştan bir engel, yaşantıda bir eksiklik duygusuna yol açmıyor, düşlerde dahi. Yalnızca gözleri görenler körlerin karanlıkta yaşadıklarına inanıyor. Karanlık 'değil, tıpkı aynı nedenden aydınlık olmadığı gibi: Karanlık ve aydınlık görsel kavramlar ve eksik olan da zaten bunlar. Gelgelelim, edinilmiş engellerde durum farklı." (Düş Dokumacısı)
- Yeni anılar oluşurken eski anılara ulaşmak zorlaşıyor. (Unutmanın Kitabı)
- "Çekingen birisi başkalarının kendisi hakkında ne düşündüğüne büyük önem verir. Sonuçta ilgisi çevresine değil çevresinin kendisi hakkındaki fikirlerine yöneliktir." (Sıla Hasreti Fabrikası)
- "Hayat ancak geriye doğru bakarak anlaşılabilir ama ileriye doğru yaşanmak zorundadır." (Sıla Hasreti Fabrikası)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin