Kitap Künyesi
Yazar: Osman Aysu
Yayın Evi: İnkılap Kitapevi
İSBN: 9789751017604
Sayfa Sayısı: 448
--reklam--
Yazar ve Aşkı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Olaylar zinciri, genç yazarın bir tatil günü Boğaz'da yaptığı yürüyüş sırasında başlar. Ilık bir bahar günü, yazar, daha ilk görüşte cazibesine kapılıdığı bir kadınla karşılaşır. Muhtemelen okurlarından biridir, zira yanından geçerken kendisine çok yakışan tebessümü yazardan esirgemez. O an yazarın aklına çılgınca bir fikir gelir. kadını yazacağı ilk romanında canlı model olarak kullanmanın dayanılmaz arzusu elektriklenmiştir ruhunda. Ne var ki, bu bir anlık tesadüfü karşılaşmadır ve kadın arkasına bakmadan uzaklaşıp gitmiştir. O güzel kadınla aynı apartmanda oturduklarını birkaç gün sonra öğrenmesi ise tam bir şok yaratır yazardı. Sonunda önüne geçilmez isteğini komşusuna açıklamadan edemez. Ama bu istek yazarın hayatını tam bir karabasana dönüştürecektir...
--reklam--
Yazar ve Aşkı Alıntıları - Sözleri
- Seni asla incitmek istemem. Çünkü seni seviyorum. Lütfen biraz anlayışlı ol.
- Yaradılışın kaçınılmaz kuralı, geride kalanlar zor da olsa hayatı idame ettiriyorlar.
--reklam--
Yazar ve Aşkı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazar ve Aşkı: Olaylar zinciri, genç yazarın bir tatil günü Boğaz'da yaptığı yürüyüş sırasında başlar. Ilık bir bahar günü, yazar, daha ilk görüşte cazibesine kapıldığı bir kadınla karşılaşır. Muhtemelen okurlarından biridir, zira yanından geçerken kendisine çok yakışan tebessümünü yazardan esirgemez. (Vacip Örger)
Kapağını görünce “Eyvah, buram buram cinsellik kokan bir roman” diyordum, ta ki kitaba başlayana kadar. Bir yazar (Taner Yılmaz), yoldan geçen bir kadına (Betül Ovacıklı) tutulur, kadın onun komşusudur ve bir tehlikedir alır başını gider. Hayatının kabusa döndüğünü itiraf eder ve başından geçenleri anlatmaya başlar. Bir roman yazacak olsanız ne yazardınız? Her zaman iyiler kazansın isterdiniz ama kötülerin kazandığı bir roman olsun hiç istemediniz mi? Gerçekten mi? İstemedim dersem kendime yalan söylemiş olurum. Her zaman iyiler kazanıyor buna alıştık lakin bir kere de kötülerin kazandığı bir roman görsek acaba nasıl tepki veririz? Yani bir tacizcinin yakalanmadığı, bir suçlunun kaçtığı, bir kötünün iyileri öldürüp sırra kadem bastığı bir roman, biraz daha farklı olmaz mıydı, sizce de. Ayrıca biliyorum ki bu toplumu anarşiye sevk eder, kötülüğe de prim verir ama sadece fikrinizi merak ettim. Yoksa zaten kötülüklerden bıktığımız yüzyılda böyle şeyler asla hoş karşılanmamalı, ben de farkındayım. Betül’de Taner’den tam olarak bunu istiyordu lakin aklıma öyle bir şey geldi ki okurken biraz da korkarak “ACABA” diyerek okudum bu sahneleri. Aklıma Krystian Bala’dan Amok kitabı geldi biraz. Acaba roman içinde roman olan bu kitapta buna benzer bir yere mi gidiyor, diyordum. Okumaya devam ettikçe de içinden çıkamaz oldum zaten. Yazarla beraber aslında uzun bir süre bu saçmalıklara nasıl katlandığınızı şaşıracaksınız. Romanın içindeki yazardan bahsediyorum tabii ki. Ancak şu bilgiyi vermezsem gözüm açık giderim, yirmi ikinci bölüme geldiğinizde kitaba bakış açınız öyle bir değişecek ki, 16 saat uyumadan durduğum halde oradan sonra bunu rahatlıkla 24 saate çıkaracak ve bundan gocunmayacaktım. O kadar etkileyici olacaktı bundan sonrası ve öyle de oldu. Hepinize hayırlı sabahlar olsun. Çok güzel bir kitabı tamamladık. Artık gönül rahatlığıyla ve merakım geçmiş bir şekilde uyuyabilirim demektir. Hepinizin mutlu bir gün geçirmesi dileklerimle, keyifli okumalar diliyorum. Esen kalınız efendim.. (Sadık Kocak)
komik kitap: Yazar Ve Aşkı Olaylar zinciri, genç yazarın bir tatil günü Boğaz'da yaptığı yürüyüş sırasında başlar. Ilık bir bahar günü, yazar, daha ilk görüşte cazibesine kapıldığı bir kadınla karşılaşır. Muhtemelen okurlarından biridir, zira yanından geçerken kendisine çok yakışan tebessümünü yazardan esirgemez. O an yazarın aklına çılgınca bir fikir gelir. Kadını yazacağı ilk romanında canlı model olarak kullanmanın dayanılmaz arzusu elektriklenmiştir ruhunda. Ne var ki, bu bir anlık tesadüfî karşılaşmadır ve kadın arkasına bakmadan uzaklaşıp gitmiştir. O güzel kadınla aynı apartmanda oturduklarını birkaç gün sonra öğrenmesi ise tam bir şok yaratır yazarda. Sonunda önüne geçilmez isteğini komşusuna açıklamadan edemez. Ama bu istek yazarın hayatını bir bir karabasana dönüştürecektir... (Murat zorlu Sönmez)
--reklam--
Yazar ve Aşkı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Osman Aysu - Yazar ve Aşkı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yazar ve Aşkı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Osman Aysu Kimdir?
Osman Aysu, Türkiye’de polisiye-gerilim türünde romanları ile en bilinen yazarlardan biridir. İstanbul’da doğmuş ve İstanbul’da büyümüştür. Soyu Osmanlı’dan gelen ailesi de 3 asırdan beri İstanbul’da yaşamaktadır. İlk ve orta öğretimini İstanbul’da tamamlayan yazar üniversite eğitimini de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde devam ettirmiştir.
Öğrenimini tamamlayan yazar, uzun süre avukatlık mesleğini icra etti. Bu sürede Mike Hammer ve Philip Marlowe gibi yabancı polisiye roman yazarlarının eserlerinin müdavimi olan yazar, yerli polisiye roman bulamamanın sıkıntısını yaşamıştır.
1955 yıında Haydarpaşa Lisesi'ni tamamlamasının ardından, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1961 yılında mezun olmuştur. 1972’de başlayarak altı yıl kadar serbest avukatlık yaptıktan sonra ilk kitabını 1994 yılında yayımlamıştır.
Sorumluluk sahibi bir Türk olarak yabancı kaynaklara mahkûm kalmamak için suç edebiyatını ele almayı gerek görmüştür. Bu süre zarfında beş altı polisiye roman yazmıştır. İlk kitap taslağından birini okuyan eşinin tavsiyesi ile kitaplarını yayınlatmaya başlamıştır.
Tüm eserleri mesleğinin ve merakının da etkisi ile suç edebiyatından olmuştur. Eserlerinde akıcılık özelliğine önem veren yazar, bunun okurun sıkılmadan kitabı okuyabilmesi, yarıda bırakmadan merakla kitabın sonuna gelebilmesi için önemli olduğunu düşünür. Yazar sezgilerinin de etkisi ile gerek yaşanılan ya da gelecekteki olayları tahmin ederek eserler yazabildiğini dile getirmektedir. Buna örnek olarak Cellât kitabını gösterir. Susurluk kazasının başka bir görünümü olduğunu iddia eder ve yaşadığı çağın olaylarını dikkatle gözlemleyen her insanın, çevresinde neler olup bittiğini ve yakın gelecekte neler olabileceğini kolaylıkla kestirebileceğini söyler.
Türkiye’de polisiye-gerilim romanlarının öncüsü sayılan yazar günümüze kadar birçok eser üretmiştir. Bu eserler ile kendisinden sonra gelenlere de örnek teşkil eder. Yazarın kitaplarının başlıca karakterlerini dedektifler, casuslar ve ajanlar oluşturur.
Yazar, günümüzde daha ince hesaplanmış olayları ve suçları içeren, psikoloji ağırlıklı polisiye romanlarını yazmaya devam etmektedir. Yazar, eserlerindeki bu sıçrayışı ?birinci kategori eser yazma? olarak tanımlar.
Gençliğinde gazeteci olmak isteyen yazar, muhabirliğin yazarlık için ön aşama olduğunu düşünür. Polis muhabirlerinin, mesleklerindeki gözlemleri ve deneyimleri ile ileride iyi bir polisiye yazarı olabileceklerini söyler.
--reklam--
Osman Aysu Kitapları - Eserleri
- Çıkış Yok
- Kayıp
- Casus
- Soğuk Taşlar
- Kanlı Tutku
- Kartopu
- Tavşan Uykusu
- Devlet Sırrı
- Bıçak Sırtı
- Kutsal Resim
- Bir Aşk Masalı
- Yalıdaki Sır
- Travma
- Sır
- Kanlı Rüya
- Çöl Akrebi
- Kayıp İncil
- Kanlı Pazar
- Çifte Tehlike
- Kerpeten
- Sınır Ötesi
- Gölgede Kalan Sırlar
- Bir Beyazperde Masalı
- Özgürlük Tuzağı
- Ölüm Meleği
- Cinayet Sancısı
- Elissa
- Doğum Günü:15 Aralık
- Kapan
- Cennete Açılan Kapı
- Vahşi Tutku
- Gece Baskını
- At Kuyruklu Adam
- Ahtapotun Kolları
- Karanlıklar Hakimi
- Mütareke Yıllarında Aşk
- Taş Plak
- Tehlikeli Cazibe
- Miras
- Güvercin Kayalıkları
- Sahte Ajan
- Ölüm Oyunu
- Yedinci Uzman
- Aşk Oyunu
- Korku Evi
- Cellat
- Şeytanın Maskesi
- Ay Işığı
- Londra-Moskova Hattı
- Büyük Hesaplaşma
- Uzun Gece
- Şantaj
- Kurt Sığınağı
- Yazar ve Aşkı
- Küçük Tatlı Kız
- Yanık Yüz
- Sessiz Çığlık
- Karadul
- Karla Gelen Adam
- Mor Salkımlı Köşk 1
- İktidar Merdiveni
- Leoparın İzleri
- Karanlık Zeminde Pembe Noktalar
- Tamara'nın Gözyaşları
- Sınırların Ötesinde
- Osman Hilmi Efendi'nin Laneti
- Şok Dalgası
- Sır Duvarları
- Odak Noktası
- Lenin'in Mangası
- Mavi Beyaz Rapsodi
- Nikahta Keramet Vardır
- Kargaların Çığlığı
- Puslu Anılar
- Yüreğimde Yare Var
- Havyar Operasyonu
- Sorguç
- Kuşku Zinciri
- Nemrut'un Gazabı
- Karanlıkta Fısıltılar
- Kuş Kafesi
- Önce Aşk
- Sevdim Bir Genç Kadını
- Terörün Gölgesinde
- Tutkunun Esiri
- Saklı Gerçek
- Darbe
- Fidye
- Kuşkunun Ötesi
- Mor Salkımlı Köşk 2
- Sönmeyen Ateş
- Tilkiler Savaşı
- Bir Hadise Var - Can İle Canan Arasında
- Ölü veya Diri
- Mönüde Komplo Var
- Türk Gramerinin Sorunları Toplantısı
--reklam--
Osman Aysu Alıntıları - Sözleri
- Romantik çağdan kalma gibisiniz. Şövalye ruhlu, soylu, her zaman kadınları korumayı görev sayan, kibar ve ince biri... (Havyar Operasyonu)
- "Kin mi, nefret mi, pişmanlık mı, yoksa bir türlü koparıp yüreğimden atamadığım sevgi miydi?" (Önce Aşk)
- Fakat hayal gücü ona ihanet etmişti (Çıkış Yok)
- Sanırım aşk denen şey buydu; insanın kimyasının değişmesi, bilinçsiz bir heyecana kapılması, onu görünce feleğini şaşırması gibi bir şey. (Yalıdaki Sır)
- Pek çok sevgide olduğu gibi, duygular tek taraflı kaldığı sürece, sonunda içteki ateşin sönmeye mahkûm olduğunu genç kız da biliyordu. (Özgürlük Tuzağı)
- Niye bu yaşa kadar evlenmediniz?" diye sordu damdan düşer gibi. Gülümsedim. "Beni yeni tanıyan çoğu insan bu soruyu sorar. Herhalde kısmet meselesi. Belirli bir nedeni yok. Zahir aklımı başımdan alacak birine henüz rastlamadım." (Bir Aşk Masalı)
- " Cami yıkılsa bile mihrap yerinde kalır derlerdi..." (Bir Beyazperde Masalı)
- Sen bir vatan hainisin ve ülkene ihanet ettin. Cezanı yasaların vermesini isterdim ama seni vurmaktan hiç vicdan azabı çekmeyeceğim. (Tamara'nın Gözyaşları)
- Şu erkek milleti çok aptaldı; bazen en basit gerçekleri göremezdi. (Karanlıklar Hakimi)
- Gençtim, ailemden intikal eden büyük bir servetin sahibiydim ve çok da yakışıklıyım. Etrafımda yüzlerce güzel kadın cirit atıyordu... Benim yaşımdaki bir gencin sahip olmayı hayal bike edemeyeceği gayrimenkullerim, şirketlerim, Boğaz'da nefis bir yalım, Akdeniz sahillerinde üç yazlığım ve bankalarda torunlarımın çocuklarına dahi rahat bir hayat sağlayacak nakitim vardı. Ama ben mutlu değildim... Ölmek istiyordum... (Ölüm Meleği)
- "İhanet affedilmez." (Soğuk Taşlar)
- "Güzel görünmek arzusu bir kadının kendisine olan saygısından kaynaklanırdı." (Güvercin Kayalıkları)
- Alabildiğine karanlık ve korkunun sessizliği kaplamıştı etrafı. Tıpkı o uğursuz gece de olduğu gibi... (Bıçak Sırtı)
- "Şüphe insanı olmayacak kuşkulara sürüklüyordu." (Çöl Akrebi)
- “Affedersiniz” diye mırıldandı Evelyn “Yaranızı deşmek istemezdim” "Önemli değil, Miss Joyce. Yaramı deşmediniz , çünkü o yara içimde daima kanıyor ve ben ölünceye kadar da kapanmayacak.". (Kartopu)
- Zira hic bir fani ilahîyane yasamayacaktir,zira ölüm tabiatın kaçınılmaz sonucudur (Yalıdaki Sır)
- "Bazen en güvendiğimiz kişiler bile bizi yanıltabilir." (Soğuk Taşlar)
- Bu yeni hayatına alışmak zorunda olduğunu gayet iyi biliyordu. (Vahşi Tutku)
- Ne de olsa yaşım itibarıyle eski kafalı bir adamdım, Genç kızların rahatlık kisvesi altında moda diye sürdürdükleri erkeğimsi giyim kuşamlarından nefret ediyorsun. Kadınlara Has Zarafet artık tarihe karışmıştı Belli ki (Malesef) (Karanlık Zeminde Pembe Noktalar)
- Yapacağı isten nefret de etse , bu kadını öldürmeliydi. (Kapan)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin