Kitap Künyesi
Yazar: Erich Fromm
Çevirmen: Necla Aral
Orijinal Adı: Beyond the Chain of Illusion-My Encounter with Marx and Freud
Yayın Evi: Say Yayınları
İSBN: 9789754680201
Sayfa Sayısı: 184
--reklam--
Yeni Bir İnsan Yeni Bir Toplum Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İnsan soyu kendini doğa anadan emek süreciyle yavaş yavaş kurtarır. Bu kurtulma süreci içinde düşünsel ve duygusal güçlerini geliştirip büyür. Bağımsız ve özgür insan olur. İnsan, doğayı tam olarak kendi ussal denetimi altına alabildiğinde, toplum karşıt sınıfsal özyapısını yitirdiğinde “tarihöncesi” sona ermiş olacak ve gerçek “insansal tarih” başlayacaktır. Bu tarih içinde özgür insanlar, doğa ile alışverişlerini planlayıp düzenleyecekler; tüm toplumsal yaşamın amacı ve ereği, emek ve üretim değil, ama insanın güçlerinin bir kendinde erek olarak ortaya çıkması olacaktır. Marx’a göre bu, insanın içinde türdeşleri ve doğa ile tam olarak birleşeceği özgürlük alanıdır.
--reklam--
Yeni Bir İnsan Yeni Bir Toplum Alıntıları - Sözleri
- Eğer insan, yanılsamaları oldukları gibi kavrarsa, yani yarı düş durumundan uyanabilirse o zaman kendine gelir, kendi özel kuvvetlerinin ve güçlerinin bilincine varır ve gerçekliği artık yanılsamaların gerekli olmayacağı bir biçimde değiştirir. ‘Yanlış bilinç’ yani gerçekliğin çarpıtılmış görünümü, insanı zayıf kılar.
- "Herkesin kendisine anavatan kurmakla uğraştığı bir çağda önyargisiz düşünebilen ve çağın üstüne çıkabilen kimselerin anavatanı hem her yerdir hem de hiçbir yer." #GOETHE
- "İnsanlar sonsuza dek çocuk kalamazlar. Önünde sonunda büyüyüp dışarıdaki 'düşman yaşama ' katılmaları gerekir. Biz bunu 'gerçekliğe eğitilmek' diye adlandiriyoruz." S. FREUD
- ''Eğer ben içinde isem o zaman dünya, benim ilgi alanım olur.''
- Sen ne kadar az sen olursan, yaşamını ne kadar az dile getirirsen, o kadar çoğuna sahip olursun..
- Ama eğer yaşamıyorsam nasıl erdemli olabilirim? Ve eğer hiçbir şeyin bilincinde değilsem nasıl iyi bir törelbilincim olabiillir?
- "Hayır, bilimimiz bir yanılsama değildir. Ama bilimin bize veremediğini başka bir yerden elde edebileceğimizi düşünmek, işte bu bir yanılsamadır." Sigmund Freud
- Marx'a göre tarih, insanın kendini gerçekleştirmesine doğru bir gidiştir: Toplum ise ürettiği kötülükler her ne olursa olsun, insanın kendini-yaratmasının ve açmasının koşuludur. Marx için 'iyi toplum, iyi insanların yani tam anlamında gelişmiş, aklı başında ve üretici bireylerin toplumuyla özdeş oluyor.
- Eğer insan geri dönüp yeniden ilkelleşebilse haz duyabiliyor, ama bilge olamıyordu.
- Hiç kimse de bir başkasından üstün ya da onun yargılayıcısı değildir. Hepimiz Buda ile birlikte uyandırıldık. İsa ile birlikte çarmıha gerildik. Cengiz Han, Stalin ve Hitler'le birlikte öldürüp soygunlar yaptık.
- ''Düşünsel gelişme aynı zamanda başkaldırma niteliğine de dayanmaktadır.''
- ...insan "eğer tam bir insan olarak bireyselliğini dünya ile olan ilişkilerinde görme, işitme, koklama, tatma, duyma, düşünme, isteme, sevmede olumlarsa- kısacası, bireyselliğin tüm organlarını dile getirip insan gibi yaşarsa" eğer yalnız bir şeyi yapmamak için değil aynı zamanda yapmak için de özgürse ancak o zaman bağımsızdır.
- Bir varlık, kendisinin efendisi olmadığı takdirde kendisini bağımsız sayamaz.
- İnsan çok kez bir şey aracılığıyla düşünmüş olduğuna, düşüncelerinin kendi düşünce etkinliğinin sonucu olduğuna inanır. Gerçekte ise beynini kamuoyunun putlarına, gazetelere, iktidara ya da siyasal bir lidere aktarmıştir. Onların kendi düşüncelerini dile getirdiklerine inanmaktadır. (...) Putlarina kesinlikle bu nedenle bağımlıdır ve onlara takılmaktan vazgeçmezler. O, bu putların kölesidir çünkü beynini onlara emanet etmiştir.
- Doğruluk (hakikat) seni özgürleştirecektir.
--reklam--
Yeni Bir İnsan Yeni Bir Toplum İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Okullarda okutulmasını istediğim ilk kitap bu oldu İnsanın kendisiyle, çevresiyle yaşadığı dönem ile olması gereken ilişkisini başta Freud ve Marx olmak üzere diğer psikanalizciler ve filozoflar üzerinden anlatmasıyla beraber anlattıklarını kendi yazdıklarıyla daha da zenginleştirmiş. Çıkarılması gereken en büyük ve en anlamlı yorum ideal toplum, insanın kişiliğinin nasıl oluştuğu ve yönetimin ve dönemin düşüncelerimiz üzerine olan etkisiydi. En ağır basan konu ise insana yaşam tarafından sorulan çevresi ve doğa ile birlik bütünlük duygusuna ulaşabilmesi için kendisiyle dış dünya arasındaki uçurumun nasıl bitirileceği oldu benim için. Bu konulara kendi çözüm önerilerini sunması hem güzel hem de insanın özellikle Uygarlığın sandığımız kadar iyi olmadığını kanıtladığı için kafa karıştırıcı ama bir o kadar da aydınlatıcı oldu. Toplumun ve kişinin iç dünyasının Gelişip yanılsamalar zincirini kırması için bu kitabın okunması gerekiyor. (Dušan Markovič)
"İnsan, insan olarak, delirmekten tıpkı ölmekten korktuğu gibi korkar. İnsanın sağlıklı bir ruh yapısı olması için başkalarıyla ilişki kurması, başkalarıyla bir arada yaşamayı öğrenmesi gerekmektedir. İnsandaki bu birlik içinde olma gereksinmesi onun en güçlü tutkusudur. Bu tutku, hatta, cinsel tutkudan ve çok kez yaşama isteğinden de daha güçlüdür." Erich Fromm'un okuduğum üçüncü kitabı oldu. Diğer kitaplarında olduğu gibi, burada da 'sağlıklı ruh yapısı' için oldukça net, ufuk açıcı yazılar kaleme almış. Kitabın alt adı "Yanılsama Zincirlerinin Ötesinde: Marx ve Freud'la Karşılaşmalarım". Ülkemizdeki çevirisinde nedense bu alt isim kullanılmamış. Fromm, bu kitabı yazmadaki amacını şöyle açıklıyor: "Dünyayı teknokratik faşizmden koruyacak bir tinsel ve bilimsel değerler bireşimi ortaya çıkarmaya çalışmak" Kitabın Fromm-Marx-Freud üçgeninde geçtiğini söyleyebiliriz. Marx da, Freud da tarihteki en büyük düşünürler arasında olsalar da, Erich Fromm gibi bir dahinin onların düşüncelerini tekrar inceleyerek, günümüz gerçeklerine göre yazması mükemmel bir çalışma. Fromm, Marx ve Freud'un farklı konulara ağırlık verseler de, nihayetinde insanın yabancılaşmasını engellemeye çalıştıklarını ve insanın sağlıklı ruh haline kavuşması için çabaladıklarını belirtiyor. Fromm, kitapta ayrıca Marksizm'in tarihsel-ekonomik eleştirisini de gündeme getiriyor, bu da Sovyet pratiğine getiriyor konuyu. Fromm'u 'bir tarih tanığı' olarak okuma mutluluğuna da erişiyoruz böylece. (arifsahin)
Kitapta sigmund freund, karl marks ve erich fromm un belirli başlı konular hakkında fikirlerini okuyacaksınız. Bireyden hareketle toplumsal konular temel görüşler etrafında, ffromm; marks ve freund'un fikirlerinden bahsedip kendi eleştirilerini ve fikirlerini ortaya koymuş. Kitabın aslında temel düşüncesi ' ideolojiye sahip olmaktansa köreltir, fikre sahip olmak ilerletir ve sağlıklıdır.' Yer yer düşünce yöntemlerinin, tümevarımların ve tümdengelimlerin fromm açısından nasıl olduğunu hayranlıkla okuyacaksınız. Her entellektüelin kitaplığında olması gerektiğini düşünüyorum. şimdiden keyifli okumalar... (pınar)
--reklam--
Yeni Bir İnsan Yeni Bir Toplum PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Erich Fromm - Yeni Bir İnsan Yeni Bir Toplum kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yeni Bir İnsan Yeni Bir Toplum PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Erich Fromm Kimdir?
Erich Fromm (23 Mart 1900, Frankfurt - 18 Mart 1980), Musevi kökenli Almanya doğumlu Amerikalı ünlü bir psikanalist ve sosyologdur. Ruh bilimine Marksist - Sosyalist ve insancıl yaklaşımın en önemli temsilcilerindendir.
Hayatı
Heidelberg ve Münih Üniversiteleri'nde toplum bilim ve psikanaliz eğitimleri gördü. 1922 yılında Heidelberg Üniversitesi'nde doktora öğrenimini tamamladı. Münih'te ruh hekimliği ve ruh bilim üzerine ek incelemeler yaptıktan sonra, Berlin Psikanaliz Enstitüsü'nde eğitim gördü ve 1931 yılında mezun oldu.
30'lu yılların başlarında Almanya'da Nazi hareketinin güçlemesi nedeni ile İsviçre'nin Cenevre şehrine yerleşti. 1933 yılında Chicago Ruh çözümleme Enstitüsü'nden aldığı davet üzerine Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti. 1934 yılında , 1938'e kadar kadrosunda bir uzman olarak görev aldığı Frankfurt Toplumsal Araştırma Enstitüsü ile birlikte New York'a taşındı. Özel çalışmalarını sürdürdü ve Columbia Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı.
1946 yılında William Alonson White Ruh Hekimliği , Ruh Çözümleme ve Ruh Bilim Enstitüsü'nün kurucuları arasında yer aldı. Yale Üniversitesi , New York Üniversitesi Bennington Koleji , Michigan Eyalet Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı.
1949 yılında Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi'nden gelen bir profesörlük önerisini kabul etti ve tıp fakültesi lisansüstü bölümünde ruh çözümleme şubesini kurdu , 1965 yılında emekli olana kadar orada çalıştı.
Emeklilik yıllarını geçirdiği 1980 yılında İsviçre'de öldü.
Marxist ve sosyalist , insancıl dünya görüşünü benimseyen Fromm , batı kapitalizmi ve SSCB komünizmini reddetmiştir.
Biyofili hipotezine olan katkıları, evrimsel psikoloji konusundaki araştırmalara temel sağlamıştır.
Erich Fromm'un çalışmaları birçok dile çevrilmiştir.
--reklam--
Erich Fromm Kitapları - Eserleri
- Kendini Savunan İnsan
- Sahip Olmak ya da Olmak
- Sevme Sanatı
- Özgürlükten Kaçış
- Barışın Tekniği ve Stratejisi
- İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri
- İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap)
- Freud Düşüncesinin Büyüklüğü ve Sınırları
- Hayatı Sevmek
- Sağlıklı Toplum
- İtaatsizlik Üzerine
- Özgürlük Korkusu
- Sevginin ve Şiddetin Kaynağı
- Umut Devrimi
- Psikanaliz ve Din
- Psikanalizin Bunalımı
- Psikanaliz ve Zen Budizm
- Rüyalar, Masallar, Mitler
- Çağımızın Özgürlük Sorunu
- Marx'ın İnsan Anlayışı
- Yaşama Sanatı
- Yanılsama Zinciri
- Yeni Bir İnsan Yeni Bir Toplum
- Erdem ve Mutluluk
- Cinsellik ve Cinsel Sapmalar
- Tanrılar Gibi Olacaksınız
- Olma Sanatı
- Sigmund Freud’un Misyonu
- İsa Dogması
- İnsan Bilgisi ve Hümanist Planlama
- Çağdaş Toplumların Geleceği
- Psikanalize Yeni Bir Bakış
- Toplumsal Bilinçaltının Araştırılması
- Dinleme Sanatı
- Anaerkil Toplum ve Kadın Hakları
- İnsan Olmak Üzerine
- Çağımızda Kişilik Sorunu
- İnsanlık Başarabilecek mi?
- Die Kunst des Liebens
- Kendini Savunan İnsan - Ahlak Felsefesinin Psikolojisine İlişkin Bir Araştırma
- Psixoanaliz ve Din
- Liebe, Sexualität und Matriarchat
--reklam--
Erich Fromm Alıntıları - Sözleri
- Ama eğer yaşamıyorsam nasıl erdemli olabilirim? Ve eğer hiçbir şeyin bilincinde değilsem nasıl iyi bir törelbilincim olabiillir? (Yeni Bir İnsan Yeni Bir Toplum)
- Peygamber hakikati vahiy eder, Lao-tse ve Buda da böyle yapmıştı. Ancak peygamber aynı zamanda siyasal bir liderdir, siyasal eylem ve sosyal adaletle çok yakından ilgilenmektedir. (Tanrılar Gibi Olacaksınız)
- "... anaerkil ilke; hayat, birlik ve huzurdur... anaerkilliğin ilkesi evrenselliktir." (Anaerkil Toplum ve Kadın Hakları)
- Cinsel sevgi iki kişilik yalnızlıktır. Oysa sevdiği kişide insan tüm insanlığı, yaşayan ne varsa hepsini sever. (Sevme Sanatı)
- Verilen şey yitirilmez, tam tersine sıkı sıkıya tutulan şeylerdir biten ve yok olanlar. (Sahip Olmak ya da Olmak)
- İnsanlar yeni tanıştıkları kişiler hakkında ilk anda çoğunlukla doğru olan görüşler elde ederler ve o esnada oluşan karmaşık bireysel işleyişlerin de hiç farkına varmazlar. (Rüyalar, Masallar, Mitler)
- Bugüne değin herhangi bir sıradan insandan bile daha az sevme yeteneğine sahipmiş gibi görünüyordun. Bu aşk nasıl olabiliyor? Madem bu kadar aşıksın, kadının fikirleriyle çelişen ilkelerinden neden vazgeçmiyor, fedakarlık yapmıyorsun? Neden daima kendinden ve kendi kaderinden söz ediyor, ama sevdiğin kadının duygularına pek aldırmıyorsun? (Yanılsama Zinciri)
- "Bütün dünyayı yargılayan adil olmalı." (Tanrılar Gibi Olacaksınız)
- Yoksa zihinsel olarak 20.yüzyılda ama duygusal olarak taş devrinde mi yaşıyoruz? (İnsan Olmak Üzerine)
- Erkek kibri neler yapabileceğini, hiçbir zaman başarısız olmayacağını gösterir. Buna karşı kadınlara özgü kibir esas olarak cezp etme ve kendi kendine cazip olduğunu kanıtlama ihtiyacından kaynaklanmaktadır. (İsa Dogması)
- Biz neden her ay yeniden âşık olmuyoruz ? Çünkü her ayrılıkta , yüreğimizden bir parça da birlikte ayrılıp gidiyor . Biz neden herkesle arkadaş olmuyoruz ? Çünkü onun kaybı ve mutsuzluğu da bizi derinden etkileyecektir . (Sigmund Freud’un Misyonu)
- “karakter insanın kaderidir”. (Çağımızın Özgürlük Sorunu)
- Özgür insan ölümü, her şeyden az düşünür; onun bilgeliği, ölüme değil yaşama yoğunlaşmasından doğar (Sevginin ve Şiddetin Kaynağı)
- Insan bir nesneye dönüştürülüp nesne gibi yönetildiğinde onun yöneticileri de nesne haline gelir; nesnelerin iradesi yoktur, vizyonu yoktur, planı yoktur. (İnsanlık Başarabilecek mi?)
- ... canlı bir varlığı acıya tahammül etmeye zorlamaktan daha büyük bir güç gösterisi yoktur. (Cinsellik ve Cinsel Sapmalar)
- İnsan nesnelliğini ne ölçüde geliştirirse, gerçeklikle ne ölçüde ilişki kurabilirse, ne denli olgunlaşırsa, içinde rahat edebileceği insancıl bir dünya yaratmaya o denli yaklaşmış olur. (Sağlıklı Toplum)
- “Geçmişe yönelik tutum minnettarlık, âna yönelik tutum hizmet, geleceğe yönelik tutum sorumluluk olmalıdır. Zen’de yaşamak … yolunuza çıkan her şeyi ekonomik ve ahlaki açıdan eksiksiz kullanmak demektir. Zen’in amacı … eksiksiz bir emniyet ve korkusuzluğa erişmek, esaretten özgürlüğe ilerlemektir. Zen … akıl değil karakter meselesidir, bu da Zen’in yaşamın ilk prensibi olarak iradeden doğması demektir.” (Psikanaliz ve Zen Budizm)
- Artık yabancılaşma yalnızca el emeği ile çalışan insanlarda görülmüyor; yabancılaşma memurlar, pazarlamacılar ya da profesyonel yöneticiler arasında bile hızla yayılıyor. Hatta bunlar belki de basit bir ustabaşından daha çok yabancılaşmış insanlardır. Çünkü bir ustabaşının emeği, yine de beceri, güvenilirlik ve benzeri kişisel özelliklere bağlıdır. Yetenekli bir ustabaşı; kişiliğini, gülümseyişini ve kendi fikirlerini, demin saydığımız insanların aksine, iş sözleşmeleri nedeniyle satmak durumunda değildir. Öte yandan, insanları ve toplumsal değerleri (simgeleri) etkileyip bunları yönlendirmekle görevli kişiler, kendilerini işverenlerine yalnızca becerileri için satmaz. Ayrıca onlardan uyumlu ve "istenilen kişilik tipi"ni taşımaları, rahat yönlendirilip etkilenebilir olmaları da beklenir. İşte bunlara, "örgütlenmiş (organize edilmiş) insanlar" diyoruz. Bu insanların kendilerine özgü belirli bir idealleri yoktur; idealleri, çalıştıkları şirketlerin çıkarları ve idealleri ile aynı olmuştur. Günümüzde bir el emekçisi ile bir masa başı emekçisinin (çalışanının) tüketim kalıp ve davranışlarında bir benzerlik görülmektedir. Çünkü bu insanların hepsi tek bir arzuyla yanıp tutuşmaktadır. O da, daha yeni eşyalara ya da piyasaya çıkan en son şeylere sahip olmak ve bunları kullanıp tüketmek arzusudur. Bu insanlar; edilgen, kabul edici ve tüketicidir. Onlar, yapay olarak yaratılan ihtiyaçlarını tatmin eden eşyaların buyundurukları altına girmiş olan güçsüz insanlardır. (Marx'ın İnsan Anlayışı)
- Ve ilerleyen yaşımızla beraber, hayret etme yeteneğimiz de giderek azalır. Genelde önem verdiğimiz husus, her zaman en doğru cevabı vermektir. Ama doğru soruları sormayı bilmek, sanki daha az önemsizmiş gibi gelir bize. (Rüyalar, Masallar, Mitler)
- " Çoğa sahip olabilen değil de, çok şey olabilen insan, bütünüyle gelişmiş ve gerçekten beşeri olan insandır." (Çağımızda Kişilik Sorunu)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin