Kitap Künyesi

Yazar: Abdullah Harmancı

Yayın Evi: Ebabil Yayıncılık

İSBN: 9789944446198

Sayfa Sayısı: 109

--reklam--

Yerlere Göklere Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Beyefendi, porselen dişlerinin göstererek gülüyor, aylardır dilinden düşürmediği o cümleyi tekrar ediyor, paraya yakın olanların mezara uzak olacakları gibi bir genellemeyi uzattıkça uzatıyor, salon penceresinden gözüken çitlembikleri seyredip kuru, korkutucu parmaklarını göbeksiz karnında gezdiriyorken, misafirinin elini paltosunun cebine götürdüğünü, oradan gümüş bir tabaka ve okkalı bir muhtar çakmağı çıkardığını, çakmağı sehpaya bıraktıktan sonra tabakayı usulca açıp içinden çıkardığı bir gümüş tabancayı beyefendiye doğrulttuğunu, porselen dişlerini göstererek gülen ve pencereden gözüken çitlembik ağaçlarını seyreden beyefendinin kendisine doğrultulmuş kara deliği fark ettiği anda alnının sağ üst köşesinde törpülenmiş bir boynuz kökü gibi duran çıkıntının önce kıpkırmızı bir noktaya sonra ipince bir çizgiye dönüştüğünü söylediler. Allah’tan salonda güvenlik kameraları varmış ki katili yakalamaları zor olmamış.” Kitap, yazarın Dergâh, Hece, Hece Öykü, Kökler, Kırklar, Derkenar ve Âşiyan dergilerinde yayımlanan hikayelerden oluşmaktadır.

--reklam--

Yerlere Göklere Alıntıları - Sözleri

  • Ruhum, cennetten dünyamıza süzülüp gelmiş bir melek kanadı sanki. Parım parım parlıyor.
  • “Kalbimizin mutluluğa tahammülü bir yere kadardır.”
  • Daha çok "hayır" diyen biri olmak isterdim.
  • “Hayatın, damarlarımda, bu zamana kadar böylesi şarkılar söyleyerek dolaştığını anımsamıyordum.”
  • Hayatı bütün kanatlarıyla kucaklamak, bütün renkleriyle yaşamak istiyorum
  • Bir insanın can acıtan cümlesini, kendi başıma kalınca düşüne düşüne çıldıracak gibi olma huyumdan kurtulmayı çok isterdim.
  • Parçalanmış cesetler görmek istemezdim.
  • “İnsanın hayatında izahı zor, belki de imkânsız ne çok şey var.”
  • Her şeyi içine atıyor. Gizliyor. Bekliyor. Harekete geçmek arzusuyla yanıyor. Harekete geçmiyor. Hayalleri var. Sözünü bile etmiyor. Hayallerini gerçekleştirememekten ve gerçekleştirmekten korkuyor. Insanlardan uzaktayken onlara kin kusuyor. Onlarla konuşurken üstünde durmadığı cümleler, gece yatağına uzandığında ruhuna bir mil gibi batıyor. Insanlardan biri karşısına çıkıverdiğinde kendini suçlu hissediyor. Olmadık şeylere gülüp karşısındakini memnun etmek için çırpınıyor. Içinde giderek büyüyen bir göl olduğunu biliyor. Bu göle düşmekten korkuyor.
  • Ruhumun varlığını çoktan beri tanıdığım sesi, bana acı şeyler söylüyor; korktuğun gibi olacak,korktuğun gibi o-la-cak!
  • Ne güzel, ne ışıltılı bir dönemiydi hayatımın. Ara sıra kendimi yokluyor, böyle olmazdı, her şey böyle yolunda gitmezdi, bir terslik var, diyordum kendime. Için için korkuyordum. ... Ruhumu bir sıkıntının sardığını hissediyordum. Kalbimizin mutluluğa tahammülü bir yere kadardır; üzerimdeki sıkıntıyı buna yordum.
  • “ (…) bir insanın can acıtan bir cümlesini, kendi başıma kalınca düşüne düşüne çıldıracak gibi olma huyum, ondan kurtulmak isterdim. Ben birine gülerek baktığım zaman onunda gülerek bana karşılık vermesini beklerken, somurttuğunu görüverince donakalıyorum ya, onu yaşamak istemezdim.”
  • Bilinmez bir kıyıda huzurla ve gururla süzülen uzun boyunlu kuğu da bitti

--reklam--

Yerlere Göklere İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Abdullah Harmancı Beyefendi'den okuduğum ilk kitap yerlere göklere. 'Elimde iki kitabi daha var ve onlari da merakla bekliyorum' diyeyim ki burdan ne kadar beğendiğim ortaya çıksın. Kitabı çok sevdim. O kadar ben, o kadar sen, o kadar biz ki.. Yabancılık yok.. Kitabın ağır bir dili yok, konuşuyormuşuz, muhabbet ediyormuşuz gibi.. Aşk, sevgi, nefret, harika duygular ve korkunç duygu ve düşünceler olabildiğince yalın ve apaçık ortaya konmuş. Okuyunuz. (Halaykırıklığı)

Bir dönem arka arkaya öykü kitapları okuduğumdan mütevellit yazarın dilini anlatım tekniklerini çok beğenmeme rağmen bir öyküde sıkılınca puanı düşürdüm galiba :/ genel anlamda oldukça samimi cümlelerle, bazen boğazınızda düğüm olacak olayların içinde bulacaksınız kendinizi. Yazarla tanışma kitabımdı diğer kitaplarına da şans vermek isterim. (elif demirel)

Yıllar önce bir Abdullah Harmancı kitabı okumuştum ve sanki öylesine bir şeymiş gibi unutuvermiştim. Şimdi yeniden bir kitabını okumaya başlayınca dehşete kapıldım. Nasıl olabilirdi çünkü böyle bir şey. Nasıl olur da yıllardır aynı şehirde yaşadığım ve sürekli ismini duyduğum bir yazarı böylesine ihmal edebilirdim. Kendimden utandım. Ama demek ki şimdi okumam gerekiyormuş, doğru zaman şimdiymiş diyerek kendimi teskin ettim ve kitabı okumaya devam ettim. Dehşete kapılmak kalıbını defalarca kullanabilirim kitapla ilgili düşüncelerimden bahsederken. Ama anlatımda tekrara düşmemek için bunu yapmamaya çalışacağım. Başlangıçta her şey normal ilerliyordu. Sonra birden bir şeyler oldu ve elimdeki kitap bana fantastik bir hikaye ile uyandığımda tam olarak hatırlayamadığım korkunç ve gizemli rüyalar arası bir his vermeye başladı. Kitapta sıradan olaylardan bahsediliyor genelde. Ama o nasıl bir bahsetmektir ya rabbi... Ben bu kitabı ve yazarın diğer kitaplarını daha önce hakkıyla okumadığım için özür diliyorum gerekli mercilerden. İnceleme yazısı değil reklam yazısı oldu galiba bu. (Hatice Avcu)

--reklam--

Yerlere Göklere PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Abdullah Harmancı - Yerlere Göklere kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yerlere Göklere PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Abdullah Harmancı Kimdir?

1974 Konya doğumlu. Eğitimine 1980'de Kıbrıs'ta başladı. 1996'da Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Halen Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi'nde öğretim üyesi. İlk öyküsü 1995'te Dergahta çıktı. Öyküleri başta Dergah, Kırklar, Hece Öykü ve İtibar olmak üzere çeşitli edebiyat dergilerinde yayınlandı. 2007 yılında Yerlere Göklere adlı eseriyle Türkiye Yazarlar Birliği tarafından yılın hikayecisi seçildi.

--reklam--

Abdullah Harmancı Kitapları - Eserleri

  • Seni Ne İhtiyarlattı
  • Behçet Bey Neden Gülümsedi?
  • Melek Kayıtları
  • Yerlere Göklere
  • Ertesi Dünya
  • Aynalı Baba ile Râci
  • Baltan Taşa Değecek
  • Muhteris
  • Hışırtı Avcısı
  • Ötücü Kuşlar Festivali
  • Bilgenin Gölgesi
  • Yirmi Sekiz
  • Küçük Prens Hakem Olsun
  • Seni Ne İhtiyarlattı
  • Kışın Şarkısını Kim Söyleyecek
  • Kurmacanın Büyülü Sureti
  • Evliya'nın Sırları
  • Hışırtı Avcıları
  • Baltan Taşa Değecek
  • Yazının Yükü
  • Yirmi Sekiz

--reklam--

Abdullah Harmancı Alıntıları - Sözleri

  • Size kendinizi gösteren bir şeye rastladınız mı? (Behçet Bey Neden Gülümsedi?)
  • Güzel olanı fark etmek. Güzel olanı görmek ve buna hayret etmek yani şaşırmak. İşte bu hayretin insana verdiği bir değer varmış. İnsan bu basamağa yükselmeden tamamlanamazmış! (Aynalı Baba ile Râci)
  • "Yahu biraz susun da uyuyalım...Değil mi ama? Toplum bunu gerektirir." (Ötücü Kuşlar Festivali)
  • Hep ikilik birlik için, Bak iki göz bir görüyor... (Aynalı Baba ile Râci)
  • “Aynaya baktığında kendini gördü. Kendine baktığında yokluğunu. Yokluğundan bir boşluk doğdu. Boşluğa baktığında O’nu gördü. O’na baktığında yoksulluğunu.” (Melek Kayıtları)
  • Kula itaat için Allah’a isyan olmaz. (Yirmi Sekiz)
  • Kimseyi kırmak istemedim. Kimseyi incitmek istemedim. Olurladım. Onayladım. Gülümsedim. Sevdim. Mutlu olsunlar istedim. Ama daima yitirdim onları. (Seni Ne İhtiyarlattı)
  • Kibrin incecik kanatlarının kalbine dokunup geçtiği demlerde kalbinde bir ürperiş bulurdu. Allah korusun, derdi. Allah korurdu. (Melek Kayıtları)
  • Kendimden veya başkalarından veya içimden veya dışımdan kaçmak istediğimde bilmediğim sokaklarda yürürüm, yürürüm, yürürüm. (Baltan Taşa Değecek)
  • "Marifet incitmemekte değil , incinmemekte!" (Bilgenin Gölgesi)
  • Ruhum mu? Onunla baş başa kalmak mı? (Ertesi Dünya)
  • "bazı insanlar bazı insanlara bazı insanları hatırlatır hatırlayanlar üzgündür, hatırlatanlar habersiz hatırlananlar mı onlar uzak bir şehirde büyük ihtimalle hiçbir şey hatırlamamaktadırlar" (Muhteris)
  • Ben yağmurlu bir havada bilmediğim şehirlere doğru yolculuklara çıkayım. (Melek Kayıtları)
  • Öykücüyü besleyen kaynakların başında edebiyat dışı metinler gelmektedir. Tarih okumak, anı okumak, sosyoloji okumak, günceli takip etmek, felsefe okumak ve bu gündemleri edebiyata taşımak gerekir. Öykücü öykü okuya okuya belli bir anlatım ustalığına ulaşabilir. Ulaşmalıdır da. Peki ne anlatacaksın? Derdin ne? Problem olarak neyi gündeme getireceksin? (Kurmacanın Büyülü Sureti)
  • “ Hayatımda bir yıkılış, Bir doğruluşlarla. Bir ritm oluşturmuştum.” (Melek Kayıtları)
  • Babasının kokusu koltuğa sinmişti. Uzun uzun kokladı. "Baba" dedikleri şey, ne kadar güzel, ne kadar kudretli, ne kadar tatlı bir şeydi. (Kışın Şarkısını Kim Söyleyecek)
  • Bu kırgın duruş bir dua yerine geçsin diliyorum. (Yirmi Sekiz)
  • Anladım ki bu karanlık, sonunda şafak olan bir karanlık değil… (Ertesi Dünya)
  • “Kalbimizin mutluluğa tahammülü bir yere kadardır.” (Yerlere Göklere)
  • Yüzümü geri alabilsem, kızarıklığı ve karasıyla, saklanmış çizgileri, kapatılmış rengiyle sadece benim olan yüzümü... (Yirmi Sekiz)