Kitap Künyesi
Yazar: Edward Said
Çevirmen: Aylin Ülçer
Tasarımcı: Emine Bora
Orijinal Adı: Out Of Place
Yayın Evi: Metis Yayınları
İSBN: 9789753429528
Sayfa Sayısı: 408
--reklam--
Yersiz Yurtsuz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yersiz Yurtsuz, zamanımızın en önemli düşünürlerinden Edward Said'in çocukluk ve ilkgençlik yıllarına dair anılarını aktardığı samimi bir otobiyografi. Said'in küçüklüğünde yaşadığı kimi ikilemlerin, otoriter babasıyla ve hem çok sevdiği hem de içerlediği annesiyle ilişkilerinin onda bıraktığı izleri görmek mümkün bu anlatıda. Hayatının ilk yıllarında yaşadığı kimlik karmaşasının, kendi deyişiyle "budalalık derecesinde" İngilizvari bir adla Araplığı su götürmez bir soyadına sahip olmanın, Hıristiyan bir Amerikan vatandaşı olarak Filistin, Lübnan ve Mısır'da, ardından bir Arap olarak Amerika'da yaşamanın Said'in kimlik ve aidiyet konusundaki görüşlerini nasıl biçimlendirdiğini görmek de mümkün. Hepsinden önemlisi, Said'in "ülkeden ülkeye, şehirden şehre, evden eve, dilden dile, ortamdan ortama sürüklenişler" sonucunda gelişen "yersiz yurtsuzluk" haliyle barışıp, mezhepleri ve ülkeleri aşan entelektüel aidiyetini bulmasının hikâyesi olarak okunabilir bu anılar.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Yersiz Yurtsuz Alıntıları - Sözleri
- zekam iyi bir öğrenci olmam yolunda bana engel teşkil ediyordu
- Neden diye sormazlar, bu değil vazifeleri
- “Yaşamımdaki bunca uyumsuzluktan sonra, tam olması gerektiği gibi olmamayı, yersiz yurtsuz olmayı yeğlemeyi öğrendim aslına bakılırsa.”
- Artık ne doğru olmak, ne de yerli yerinde(sözgelimi evde) olmak önemli,hatta arzulanır geliyor bana. Yersiz yurtsuz dolanıp durmak, bir eve sahip olmamak, bundan böyle hiçbir yerde kendini pek evinde hissetmeyecek olmak daha iyi. Hele de ölene dek kalacağım New York gibi bir şehirde..
- Amerika'nın İsrail'le olan ilişkisi konusunda, bir yandan onu halis muhlis bir Siyonist iktidar olarak tanımlarken diğer yandan kendi çocuklarını Amerikan üniversitelerine yollamakta, Amerikan şirketleriyle çalışmakta bir sakınca görmeyen, böyle yapmakla içine düştükleri çelişkiyi kabul etmeye yanaşmayan Filistinli çağdaşlarıma göre çok daha fazla bocaladığımı söyleyebilirim.
--reklam--
Yersiz Yurtsuz İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Podcast: Yersiz Yurtsuz, Edward Said: Podcasti dinlemek için YouTube linki: https://youtu.be/2edQzq-TGmg Selam kitapçokseverler. Bu bölümümüzde karşılaştırmalı edebiyat profesörü ve aktivist, teorisyen Edward W. Said'in çocukluk ve ilkgençlik yıllarına dair anılarını aktardığı Yersiz Yurtsuz adlı otobiyografi yapıtını konuşuyoruz. Said'in küçüklüğünde yaşadığı kimi ikilemlerin, otoriter babasıyla ve hem çok sevdiği hem de içerlediği annesiyle ilişkilerinin onda bıraktığı izleri, Hıristiyan bir Amerikan vatandaşı olarak Filistin, Lübnan ve Mısır'da, ardından bir Arap olarak Amerika'da yaşamanın Said'in kimlik ve aidiyet konusundaki görüşlerini nasıl biçimlendirdiği üzerine sohbet ediyoruz. Said'in "ülkeden ülkeye, şehirden şehre, evden eve, dilden dile, ortamdan ortama sürüklenişler" sonucunda gelişen "yersiz yurtsuzluk" haliyle barışıp, mezhepleri ve ülkeleri aşan entelektüel aidiyetini bulmasının hikâyesini sizlerle paylaşıyoruz. Keyifli dinlemeleriniz olması dileğiyle. Sevgiler. (Okur Sohbetleri)
Yersiz Yurtsuz, Edward Said: Kitap, adını Edward Said’in I bölümde bulunan “Her koşulda, bunların tümüne baskın çıkan his, kendimi bildim bileli yersiz yurtsuz olduğumdu’. sözlerinden almaktadır. Said, Yersiz Yurtsuz kelimesini ise kitabın önsözünde bulunan şu sözleri ile açıklamaktadır: “Yersiz Yurtsuz, Büyük ölçüde yitik ya da unutulmuş bir dünyanın çetelesi”. Edward Said, bu çalışmasında çocukluğundan itibaren belirli sorgulamalar çerçevesinde gelişen ve çatışan kültürler arasında kalmış olduğu kimliksel belirsizliklerini anlatmaktadır. Kitabın içerisinde aynı zamanda, Edward Said’in şahsi arşivinde yer alan ailesine, çocukluk ve gençlik yıllarına ait fotoğraf kolajları da bulunmaktadır. Kapak tasarımında, siyah - beyaz fotoğrafta bir iskemlede oturan küçük bir kız çocuğu ve yanında ondan yaşça büyük bir erkek çocuğu dikkat çekiyor. Fotoğraf, kitabın içerisinde yer alan Said’e ait olan arşivden yapılmış kolajlar arasından. Fotoğrafın anısı, 1941 yılında Edward Said ve kız kardeşi Rosy’nin çocukluk yıllarında geleneksel Filistin giysileri giydikleri ana dair. Nitekim kapak görseli olarak bu fotoğrafın seçilmesi adeta Edward Said’in içinde yaşamış olduğu mekansal ve kimliksel çatışmanın bir aitlik duygusuna dönüşmüş halini yansıtması gibi. Bu sebeple kitabın kapak tasarımının güçlü bir görsel ve sadelikle sunulduğunu söyleyebiliriz. Kitabın içine baktığımızda on bir bölümden oluştuğunu görmekteyiz. Edward Said, her bir bölümde yaşamına dair anılarını tarihsel ve sosyal bağlarıyla kronolojik bir sırayla akıcı bir dilde yazmıştır. Kitabın amacı, Edward Said’in ağırlıklı olarak çocukluk ve gençlik yıllarına ait olan anılarını, yaşamış olduğu kimliğe dair meseleleri zaman ve mekan süzgecinde sosyal ve tarihi olaylarla bağlantısını da göz önüne alarak anlatmaktır. Hıristiyan bir ailenin çocuğu olarak Kudüs’te dünyaya gelen Said, yaşamış olduğu iki kimlik arasındaki çatışmayı “gönüllü olarak tercih edilen bir kimlik vakası”[ Edward Said, Yersiz Yurtsuz, çev. Aylin Üçler, Metis Yay., İstanbul, 2014, s.20] olarak yorumlar. Bu çatışma, sömürge Kahire’sinde Hristiyan bir azınlığın üyeleri olarak Filistin gelenekleriyle yaşarken aynı zamanda İngiliz sömürge tavırlarını da yaşamlarına uyarlamaya çalışan kimlikler arasında ki bir çatışmadır. Yaşamış olduğu bu kimliksel bunalım içerisinde Said kendisini, kimi zaman uzlaşmaz bir hale giren, kimi zamansa iradesiz, ürkek, kararsız ve kişiliksiz olarak bulmuştur. Bu durumu ise “kendimi bildim bileli yersiz yurtsuz olduğumdu”[ Said, a.g.e. s.15.] şeklinde tanımlar. Bu sebeple, Said’e, evindeyken bile kendini evinde değilmiş gibi hissettiren, yaşadığı topluma karşı bir aidiyet duygusuna fırsat vermeyen belirsiz kimliğinden hareketle otobiyografik eser olan Yersiz Yurtsuz kitabını yazar. Nihayetinde Edward Said, bu otobiyografik kitabıyla sadece toplumsal özelliklerin altında kalmış benlik duygusundan bahsetmekle kalmıyor ikili kimlik arasındaki çatışmaya dair anılarını, yaşamış olduğu dönemler içerisinde tarihsel, sosyal ve siyasi yönlerinide ele alarak kronolojik bir derlemeyle kaleme almıştır. Said’in yaşamı boyunca birçok şehir değiştirmesi ve bununla birlikte farklı dillere olan hakimiyeti onun entelektüel göçerlikten vazgeçemediğini gösteriyor. Aslında Said bu şekilde bir yere ait olamayışını, kimlik çatışmalarını entelektüel aidiyetiyle bir uzlaşıya koymaya çalıştığını anlıyoruz. Bu sebeple Edward Said, kendine yeni bir kimlik bulmak yerine, zamanın ve mekanın dahilinde olan bu garip kombinasyonunu Yersiz Yurtsuz olmakla açıklamaktadır. (Kevser GÜDÜOĞLU)
Kitabın adı:Yersiz Yurtsuz Yazarın adı:Edwards W.Said Okuyanın adı:Sıdıka Topal Sayfa sayısı:390 Yazarın Çocukluk ve gençlik anılarından oluşuyor. Babasının doğru dürüst bir işi olmaması ve nerede iş bulsa orda çalışması yüzünden ordan Oraya sürüklenmek bir Çocukluk geçirmiş. İlk gençlik yıllarıda okumak için birçok yer değiştirmiş. Bir ara babası hastalanır. Öldü ölecek derken babamız iyileşir. Bayağı bir maceralı hayat yaşamış sanki hayatı ciddiye almamış. Sürekli şüpheci olmuş. Bu şüphecilik yüzünden özellikle elimde tutmak istediğim izlerden biri yaşamımdaki bunca uyumsuzluktan sonra tam olması gerektiği gibi olmamayı........... (SIDIKA TOPAL)
--reklam--
Yersiz Yurtsuz PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Edward Said - Yersiz Yurtsuz kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yersiz Yurtsuz PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Edward Said Kimdir?
Edward Wadie Said, 1935 yılında Kudüs’te doğmuştur. Anne ve babası Filistinli olan Said’in önadının (Edward) bir İngiliz ismi olmasında annesinin 1935’lerde Galler Prensi’ne olan hayranlığı etkili olmuştur. Babasının I. Dünya Savaşı sırasında askerliğini Fransa’da, Amerikan Keşif Kuvvetlerinde yaparken ABD vatandaşlığını kazanması, ABD’ye gitmesi ve orada birkaç yıl okuması onun daha sonraki hayatı üzerinde etkili olacaktır.
Kahire Victoria Koleji’nde lise öğrenimine devam ederken sorun çıkardığı gerekçesiyle bu okuldan uzaklaştırılan Said, babası tarafından ABD’deki Massachuttes Mount Hermon School’a gönderildi. Victoria Koleji’inde iyi bir eğitim aldığı için bu okulda dereceye girmeyi başarmıştır. Üniversite öğrenimini Princeton ve Colombia Üniversitesi’nde İngiliz edebiyatı üzerine yaptı. 1963’te Colombia Üniversitesi’nde ders vermek üzere New York’a geldiğinde egzotik ama özel bir dikkat gösterilmesi gerekmeyen Arap kökenli biri olarak görülen Said, 1967 Arap-İsrail Savaşı’ından sonra bir Filistinli olması nedeniyle büyük değişim geçirdi ve az da olsa siyasal olayların içinde yer almaya başladı. 1970’li yıllara geldiğinde hem Batı hem de Araplar adına konuşmak zorunda kalan biri konumuna geldi. Böylesi zor bir durumdan çok sesli bir biçimde düşünmeye ve yazmaya başlayarak kurtulmayı kısmen başardı. Bununla birlikte Arap dünyasında Filistin yüzünden bir çok hakarete maruz kaldı. Yahudi Savunma Konseyi kendisini Nazi ilan etti. Üniversitedeki odası kundaklandı, kendisi ve ailesi sayısız ölüm tehditleri aldı. Bütün bunlara rağmen ünü kötü olan Filistin davasına bağlı olduğunu ilan etmekten çekinmedi. 1977’de Filistin Kurtuluş Örgütü’nün parlamentosu görevini gören Filistin Ulusal Konseyi üyesi seçildi. 1991’de başlayan Oslo, yani İsrail ile masa başında anlaşabilmek için Filistin halkının meşru haklarından taviz verme sürecine şiddetle karşı çıktığından, Konsey’den istifa etti. Filistin halkına desteğini son günlerine kadar devam ettirdi.
Akademik hayatına gelince Said, 1974’te Harvard’da arşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nde konuk öğretim üyesi olarak, 1975’te Stanford Davranış Bilimleri İleri Araştırmalar Merkezi’nde burslu araştırmacı olarak, 1979’da John Hopkins Üniversitesi Beşeri Bilimler Bölümü’nde misafir öğretim üyesi olarak bulundu. Arab Studies Quarterly’de editörlük yaptı. New York’taki Dış İlişkiler Konseyi, Amerikan Sanatlar Akademisi ve PEN yönetim kurulu üyeliklerini yürüttü. 1976’da Harvard Üniversitesi Bowdoin Ödülü’nü, 1994’de ise Lionel Trilling Ödülü’nü aldı.
Lisans ve lisans üstü eğitiminde edebiyat, felsefe ve müzik dersleri alan Said müzikolog, verimli bir denemeci, düşüncesi ve tavır alışları coşkunluk doğuran bir düşünür olarak tarihteki yerini almıştır.
Said, 24 Eylül 2003 tarihinde uzun süreden beri çekmekte olduğu lösemi hastalığına yenik düşerek 68 yaşında vefat etmiştir.
--reklam--
Edward Said Kitapları - Eserleri
- Entelektüel
- Şarkiyatçılık
- Oryantalizm (Doğubilim)
- Yersiz Yurtsuz
- Kültür ve Direniş
- Medyada İslam
- Kış Ruhu
- Freud ve Avrupalı Olmayan
- Kültür ve Emperyalizm
- Hümanizm ve Demokratik Eleştiri
- Müzikal Nakışlar
- Filistin'in Sorunu
- Geç Dönem Üslubu
- Başlangıçlar - Niyet ve Yöntem
- Joseph Conrad ve Otobiyografide Kurmaca
- Oslo''dan Irak''a ve Yol Haritası
- Müzik Üzerine Görüşler
- Oryantalizm Eleştirileri
- Sürgün Üzerine Düşünceler
- Paralellikler ve Paradokslar
- Haberlerin Ağında İslam
- Yeni Binyılda Filistin Sorunu
- İktidar, Siyaset ve Kültür
- Yazınsal Eleştiri Söyleşiler
--reklam--
Edward Said Alıntıları - Sözleri
- Bernard Lewis'in taktiği kötü niyetli gözlemleri ile etimolojiyi, kökenbilimi hileli kullanımıyla kültürleri karalayarak kitleleri sınıflandırmaktır. (Haberlerin Ağında İslam)
- Her hakikat, yaşamak için bir maskeye ihtiyaç duyar. Joseph Conrad (Joseph Conrad ve Otobiyografide Kurmaca)
- - "Tüm kültürler birbirinin içine karışmıştır; hiçbiri ferdî ve katıksız değildir..." (Kültür ve Emperyalizm)
- - "Chinua Achebe: “Batılı yazarların eserleri, eşyanın tabiatı icabı otomatik olarak evrensellikten etkileniyordur! Evrenselliğe ulaşmak için çaba göstermesi gerekenler ise, yalnızca ötekilerdir. Sanki evrensellik, Avrupa yahut Amerika yönünde..." (Kültür ve Emperyalizm)
- - "Hiçbir içtimâî sistem, hiçbir tarihî vizyon, hiçbir teorik bütüncülleştirme ne denli güçlü olursa olsun, kendi alanı içinde var olan bütün alternatifleri veya uygulamaları kapsama gücüne sahip olamaz! Onların aşılması ihtimali daima baki kalır..." (Müzik Üzerine Görüşler)
- İslamiyet'in genel portresi üzerinde çarpıtmalar ve saptırmalar kanıtlıyor ki; bu insanlar İslamiyeti gerçekten anlamak arzusu içinde değiller. İslamiyet gerçeği hakkında ne görülebilecekleri görmek ne de duyabilecekleri duymak istiyorlar. (Haberlerin Ağında İslam)
- Fransız medeniyetinin Asyalılara, ve Doğu Akdeniz ahalisine neden cazip geldiği açık: Esasen Fransız medeniyeti Alman ve ingiliz medeniyetinden daha caziptir ve taklidi de kolaydır. Bir kere gösterişsiz, utangaç İngilizi düşününüz. Yalnızlığını, alışkanlıklarını... Bir de şenşakrak kozmopolit Fransızı düşünün. Hicap nedir bilmez. On dakika önce tanıdığı kimse ile sarmaş dolaştır. Eğitimi yarım olan Doğu'lu: bunlardan birincisinin, samimi, ötekinin ise şamatacının biri olduğunu anlayamaz. İngilizden nefret eder, Fransıza kucak açar.” (Oryantalizm (Doğubilim))
- Gördüğüm şeylere karşı,elimden bir şey gelmediği için kendimden nefret ettim, duyulmayan sesimden,delirmeyen aklımdan nefret ettim.' (Joseph Conrad ve Otobiyografide Kurmaca)
- Said bu akşam bizlere şunu anlattı: Freud’un kendi Yahudiliğiyle olan kısmi, parçalı, sıkıntılı ve kimi zaman kendi kendini yadsıyan ilişkisi, modern dünyada kimlik için bir model sağlayabilir. (Freud ve Avrupalı Olmayan)
- Kendimi bütünlüğü olan, tek bir kişi olarak düşünmüyorum. Ben birçok farklı şeyim. Onlar arasında bir denge tutturma kaygım da yok. Kendimi bütün farklılıkları silmeye çalışan biri olarak görmüyorum. Benim gayretim, farklılıklarımla birlikte yaşamak doğrultusunda. (Kültür ve Direniş)
- Batı'ya giden Doğulular oraya hayran hayran bakmak ve ileri bir kültürden nasip almak .için gidiyorlardı. Doğu'ya giden Batılıların derdi, görmüş olduğumuz gibi, hayli sakaydı. Kitapların sayışma gelince: 1800 ile 1950 arasında Batı'da Yakın Doğu ile ilgili 60.000 kitap yazılmış. Doğu'nun Batı hakkındaki kitapları ise bir elin parmakları kadar az (Oryantalizm (Doğubilim))
- "Batı"nın Araplara ve İslama karşı duyduğu husumet yüzünden Müslüman dünyanın hayıflanarak kendi haklılıklarının öfkesi içinde oturup geriye yaslanmasının pek bahanesi kalmamıştır. Bu husumetin nedenleri ve "Batı"nın buna destek veren yönleri korkusuzca analiz edildiğinde, bunu değiştirmek için çok önemli bir adım atılmış olacaktır. Ama kesinlikle iş burada bitmez: Bunun İslam karşıtı yeni bir propaganda silsilesine yol açmaması için, husumetin yerine başka bir şey konmalıdır. (Medyada İslam)
- İnsan yalnız kalır, doğru; ama her zaman sürüye uyup mevcut duruma hoşgörü göstermekten iyidir yalnızlık. (Entelektüel)
- sevgilin geçmişini sormuyorsa;merak etmediğinden değil,sıranın kendi geçmişine geleceğinden korkmasındandır (Başlangıçlar - Niyet ve Yöntem)
- Mevcut Amerikan toplumunun mantıksal oyununda yerli Amerikan Kızılderileri için nasıl çok az yer varsa, İsrail'de de Filistinliler için aynı durum söz konusudur: Onlar oraya âit değil. (İktidar, Siyaset ve Kültür)
- “Filistin,” diyordu Said, “nankör bir davadır.... Onun uğruna kendimizden verdikleriniz yetmiyormuş gibi, bir de gördüğünüz aşağılanma, suistimal ve toplum dışına sürülmeyle kalakalıverirsiniz. ... Kaç dostunuz bu konuya uzak durmayı yeğlemiştir? Kaç meslektaşınız Filistin tartışmasına asla girmemekten yana tavır almıştır? Bırakın Filistin’i ve Filistinlileri, kaç iyi niyetli liberal Bosna’ya, Çeçenistan’a, Somali’ye, Ruanda’ya, Güney Afrika’ya, Nikaragua’ya, Vietnam’a, yeryüzünün başka köşelerindeki ülkelerde yaşanan insan haklan ve sivil haklar meselelerine vakit ayırmaya gönül indirmiştir?" (Kültür ve Direniş)
- Aslında görülüyor ki bugünün islami gruplaşmalarının çoğu Amerika Birleşik devletleri'nin yörüngesinde odaklanıyor.... Açıkça destekleniyor... (Haberlerin Ağında İslam)
- - "Sigara kutuları, posta kartları… bir sürü yönlendirici düzenek, emperyal gücü yüceltip, İngiltere’nin stratejik, ahlâkî ve iktisadî iyiliği için imparatorluğun ne denli gerekli olduğunu vurgulamış, aynı zamanda da koyu renkli yahut aşağı ırklara, ıslah olmaz ve yok edilmeyi, sert bir biçimde yönetilmeyi, sonsuza değin boyunduruk altında tutulmayı gerektiren nitelikler yüklemiştir..." (Kültür ve Emperyalizm)
- İnsani bilimler eskiden antik Yunan ve Roma ile İbrani kültürlerinin üstün klasik metinlerinin incelenmesi şeklinde anlaşılırken; şimdilerde gerçekten çokkültürlü kökene sahip çok daha rengarenk bir izleyici kitlesinin, evvelden ihmal edilen ya da hiç adı sanı duyulmamış halklar ve kültürlerin, yine eskiden Avrupa kültürlerinin işgal ettikleri 'temizlenmiş alan'a girmeye başlamalarını hareketle destekledikleri evrensel düzeyde kabul gören bir olgudur. Antik Yunan ya da İsrail gibi alanlara tanınan ayrıcalıklar bile, genelde, onların özgünlüğünü büyük ölçüde azaltan uygun gözden geçirmelere maruz bırakılmıştır. (Hümanizm ve Demokratik Eleştiri)
- Başlangıç yalnızca bir eylem türü değil, aynı zamanda bir ruh hali, bir çalışma şekli, bir tavır, bir bilinçtir. (Başlangıçlar - Niyet ve Yöntem)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin