Kitap Künyesi
Yazar: Halil Cibran
Yayın Evi: Kapı Yayınları
İSBN: 9786055257088
Sayfa Sayısı: 66
Yeryüzü Tanrıları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Kardeşlerim,
Aziz kardeşlerim, benim,
Yaban mersinlerinin çiçek açtığı
ormana inin;
Bir kız dans ediyor orada aya karşı.
Ve binlerce şebnem
Yıldızları yansıtıyor
kızın saçlarında;
Ayaklarının çevresinde binlerce kanat var,
Kuş sürüleriyle vals yapıyor sanki."
"Öyleyse, bırakalım,
İnsanca zaaflarla yaralı Aşk
hükmetsin yeni güne." diyen Halil Cibran, bütün alçakgönüllüğüne rağmen "büyük şair" ve "aykırı bir filozof" olmayı sürdürüyor.
Yeryüzü Tanrıları Alıntıları - Sözleri
- Manası yok uyanmanın manası yok uyumanın, Ve avunmanın boş ve manasız düşlerle...
- Eğer ölebilseydim ölmek isterdim, çünkü sonsuzluğun ağırlığı üzerimde.
- Eğer ölebilseydim yaşamak istemezdim, Tüm zamanların ağırlığı var çünkü üzerimde...
- Kaynağı adalet olan bir dünya, kaynağı merhamet olan bir dünyadan daha büyüktür.
- Dağın zirvesindeyken bile hâlâ toprağa bağlıysak, bunun nedeni fani kaderinin altın saatini sabırsızlıkla bekleyen insandır.
- Yoruldu artık ruhum tüm bu olanlardan Ne bir dünya yaratmak için kımıldatacağım elimi Ne de yıkmak için birini.
- Düşüncelerimizi ve arzularımızı gölgesiyle gizleyen ve sadece bizim gözlerimizle gören zaman.
- Ölebilseydim ölmek isterdim, Çünkü sonsuzluğun ağırlığı üzerimde
- Yüzündür sessizlik, Ve uyur gözlerinde karanlık gölgeleri gecelerin. Fakat ne kadar ürkütücüsün sen sessizlik, Sen ürkütücü sessizlik.
- Ruhum, akıntıları sürekli birbirine karışan Bir deniz olmanın mı -yoksa Birbiriyle boğuşan rüzgarları Kasırgaya dönüşen Bir deniz olmanın mı yolunu aramalı?
- Ah dün, ölü dün,
- Aşk, yüreğin derinliklerinden kopan kahkahadır. Seni uyanışına susturan yabani bir saldırıdır. Ne sizlerin ne benim gözümün henüz göremediği Ama kendi yüce gönlünde yer eden yepyeni bir şafaktır aşk.
- .. Aya karşı dans ediyor, Saçında çiy gibi bin yıldız Ayaklarında sanki bin kanat..
- Sarılmak istemem bana sarılıp kalana, ama uzanırım menzilimin ötesine uzanana.
- Ve ben başkaldırıyorum; Bu boşluktan kurtulmak için Tüketmek istiyorum kendimi
Yeryüzü Tanrıları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ah yüreğim, yüreğim, Sen beni kuşatan ateşten küresin; Yolunu nasıl belirleyeyim? Şevkini hangi boşluğa üfleyeyim? Ah benim yapayalnız gönlüm. Açlıkla kendini avlıyorsun, Susuzluğunu kendi gözyaşlarınla gideriyorsun; Çünkü gece çiy damlalarına kupana doldurmuyor. Halil Cibran'ın felsefeye bu kadar güzel sadelikte ve farklı bakış açılarıyla yaklaşmasına hayranım, Bu eserinde ise Tanrıların dilinden insanı, hayatı ve insan doğasının ihtiyacı olan duyguları anlatıyor. (Betül)
Bırakın şarkıcı şarkısını söylesin. Bırakın dansçı dönmeye devam etsin. Bırakın hiç olmazsa bir süre mutlu olayım. Bırakın bu gece ruhum huzurla dolsun. Muhtemelen uykuya dalacağım. Ama uyku daha parlak bir dünya. Ve daha yıldızlı yaratıklar için zihnimin gıdası. (MERVE MEMİŞ)
Çıtır dediğim kitaplardan, 40 dakikada bitti. 3 tane tanrı oturmuş insanlar hakkında birbirleri ile konuşuyorlar. Bana sanki insan Tanrı için değil de, Tanrı insan için var anlamı verdi. İnsanoğlu genç kalbimizin çocuğudur, İnsanoğlu yavaşça yükselen bir Tanrı’dır. (Recep Mercan)
Kitabın Yazarı Halil Cibran Kimdir?
Cibran, 1883 yılında Osmanlı İmparatorluğu kontrolündeki Cebel-i Lübnan Mutasarrıflığı'nda Maruni bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Ailesi ve kardeşleriyle 1895'de ABD'ye göç etti. Annesi terzi olarak çalışırken Boston şehrinde bir okula başladı. Cibran'ın yaratıcılığını fark eden öğretmeni Cibran'ı fotoğrafçı ve yayıncı F. Holland Day'le tanıştırdı. Gibran, Beyrut'taki Collège de la Sagesse'e kaydolmak için on beş yaşında ailesi tarafından memleketine geri gönderildi.
1904'te, Cibran'ın çizimleri ilk kez Boston'daki Day's stüdyosunda sergilendi ve Arapça ilk kitabı 1905'te New York'ta yayımlandı. Cibran, yeni tanıştığı hayırsever Mary Haskell'in mali yardımıyla 1908'den 1910'a kadar Paris'te sanat okudu. Oradayken, Jön Türk Devrimi'nden sonra Osmanlı İmparatorluğu'nda isyanı destekleyen Suriyeli siyasi düşünürlerle tanıştı; Gibran'ın aynı fikirleri ve aynı zamanda antiklerikalizmi dile getiren bazı yazıları, sonunda Osmanlı yetkilileri tarafından yasaklanacaktı.
Eserleri ve düşünceleri dünya üzerinde geniş yankı uyandırdı. Şiirleri yirmiden fazla dile çevrilmiş olan Cibran aynı zamanda başarılı bir ressam idi. Resimlerinin bazıları günümüzde dünyanın birçok şehrinde sergilenmektedir.
Yaşamının yaklaşık son yirmi yılını ABD'de geçiren yazar, ölümüne kadar kaldığı bu ülkede eserlerini İngilizce yazmıştır.
Halil Cibran'ın en ünlü eserlerinden biri olan ve ilk kez 1923 yılında basılan Nebi adlı eseri, toplam 26 adet şiirden oluşan bir karma şiir denemeleri kitabıdır. El Mustafa adındaki bir kahinin 12 sene kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp evine gitmek üzereyken bir grup halk tarafından durdurulması ve ana kahraman ile halk arasında insanlık ve hayatın genel durumu hakkında geçen konuşmalar kitabın kendisini oluşturmaktadır. Cibran'ın bu kitapta El Mustafa isimli şahsa verdiği bu isimle peygamber Hz. Muhammed'i işaret ettiğini iddia edenler vardır. Fakat kitaptaki metinler çoğunlukla Matta'ya göre İncil'in 5. bölümünde yer alan İsa'nın Dağdaki Vaaz'ıyla içerik ve üslup açısından benzerlik ve paralellik gösterir. Yazarın İnsanoğlu İsa adlı kitabındaki çalışmalar da dikkate alınırsa El Mustafa'nın Meryemoğlu İsa Mesih olabileceği iddiaları daha da güç kazanmaktadır. Ermişin Bahçesi Halil Cibran'ın Ermiş kitabının devamı niteliğindedir. Türkçeye çevirisi R.Tanju Sirmen tarafından yapılmıştır. Yayın yılı 1999.
Halil Cibran Kitapları - Eserleri
- Ermiş
- Fırtınalar
- Ermişin Bahçesi
- Asi Ruhlar
- Kum ve Köpük
- Aforizmalar
- Vadinin Perileri
- Rüzgar Gülü
- Gönlün Sırları
- Bilgelik Kitabı
- Bütün Eserleri - 2
- Bütün Eserleri - 1
- İnsanlık Yalnızlığında Oturur
- Umutsuz Aşık
- Bilgelik ve Erdem
- Bir Gözyaşı ve Bir Tebessüm
- Mezarlar Ne Söyler?
- Haberci
- Aşk Mektupları
- Meczup
- Bir Ozanın Ölümü Onun Yaşamıdır
- Gezgin
- Kendimle Konuşmalar
- İnsanoğlu İsa
- Lazarus ve Sevgilisi
- Dost Mektupları
- Sevgili Ermiş
- Kabuklar ve Özler
- Yeryüzü Tanrıları
- Cibran Neden Evine Gidemedi?
- Ermiş - Gezgin
- Gece ile Sabah Arasında
- Usta'nın Sesi
- Derin Akıl ve Derin Yürek
- Bütün Eserleri
- Öz
- Kırık Kanatlar
- Musiki
- Sus Kalbim
- Ben Bir Sisim
- Kum ve Köpük - Avare
- Şeytan
- Seçme Eserleri
- Medcezir
- Cibran'ca 3: Şeytan - Deli
- Kafir Halil
- Reenkarnasyon Öyküleri
- Gavur Halil - Deli
- Felsefi Öyküler
- Halil Cibran Seti
- Bütün Şiirler ve Şiirsel Yazılar
- Şairin Ölümü Hayatıdır
- من به خوشبختی شما اهمیت می دهم
- Vadinin Perileri
Halil Cibran Alıntıları - Sözleri
- Binlerce ifadeye ev sahipliği yapan bir yüz de gördüm, kalıptan çıkmış gibi tek bir ifade barındıran yüz de. (Meczup)
- Biz çok ekeriz, biçtiğimiz ise hiçtir . (Vadinin Perileri)
- "Yalnızlığımın ötesinde başka bir yalnızlık var içimde ve orada oturan için benim tek başınalığım kalabalık bir pazar yeridir ve sessizliğim seslerin bir karmaşasıdır." (İnsanlık Yalnızlığında Oturur)
- Bunlar kelimelere dökülenlerdi. Fakat kalbindeki pek çok şey, söylenmemiş olarak kaldı. Çünkü en derin gizemini açıklayamazdı… (Ermiş - Gezgin)
- Fırtınalar ve karlar çiçekleri öldürebilir fakat çiçek tohumlarını öldüremezler. (Mezarlar Ne Söyler?)
- - Nereye ilkbaharım, nereye? (İnsanoğlu İsa)
- Dün, hayat dairesinde kararsızca dalgalanan bir zerreymişim gibi gelirdi bana. Oysa bugün, çok iyi biliyorum ki o dairenin kendisiyim. Ve düzenli zerreleriyle hayat, bütünüyle bende devinmektedir. (Ben Bir Sisim)
- Ve zaman da, tıpkı sevgi gibi bölünemez ve ölçülemez değil midir? (Derin Akıl ve Derin Yürek)
- “Bir kadını anlayabilecek veya bir dahiyi açıklayabilecek veya bilimin sırrını çözümleyebilecek biri işte o kişidir, güzel bir düşten uyanıp, bir kahvaltı sofrasına oturan.” (Kum ve Köpük)
- "Acılarınızın çoğu sizin tarafınızdan seçilmiştir." (Bilgelik Kitabı)
- Delillerimi dinleyin. Acımayın, fakat adaletli olun. Çünkü şefkat zayıf günahkarlar içindir. Adaletse masum insanların isteğidir. (Gavur Halil - Deli)
- Bu, ölümün pençeleri arasındayken hayata döndüğünü hisseden bir insanın, ümitsizliğe düştükten sonra ümitlenen kişinin bakışıydı. (Kafir Halil)
- Bizler bu dünyaya aşağılık birer sürgün olarak gelmedik. Aksine hayatın güzelliklerini, gizemlerini öğrenmek, ölümsüz evrensel ruha ibadet etmek ve bedenlerimizin sırlarını araştırmak için cahil birer çocuk olarak geldik. (Mezarlar Ne Söyler?)
- "Her birimizin bir yerlerde mutlaka dinlenecek bir yerleri olmalı, sevgili Mary. Benim ruhumun dinlenme yeri, içinde senin üzerine edindiğim bilginin yaşadığı güzel bir koruluk." (Sevgili Ermiş)
- Cehalet ise bir zencinin teninden daha siyahtır. Sizler,zulüm ve zorbalığa tamamen teslim olmuşsunuz. (Asi Ruhlar)
- Kimimiz mürekkep gibidir, kimimiz kâğıt. Bazımızın siyahlığı olmasa, beyazlık sağırlaşırdı. Ve bazımızın beyazlığı olmasa, siyahlık kör olurdu.. (Halil Cibran Seti)
- "Hatırlamada mesafeler yoktur; sadece farkında olmadan ne sesinin ne de gözlerinin daraltacağı bir uçurum vardır." (Bütün Eserleri - 1)
- Bilmez misin ki ruhun, hayalinde aşamayacağı hiçbir uzaklık yoktur? Ve bu uzaklığı aştığın zaman ruh bir uyuma kavuşur. (Ermişin Bahçesi)
- *İnsanın hayal gücü ile hedefledikleri arasında bir uçurum vardır. Ve bu uçurum ancak tutkuyla aşılabilir. (Bütün Eserleri - 1)
- " Ne kadar yaşam eder bu para! " (Rüzgar Gülü)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin