Kitap Künyesi
Yazar: Neslihan Önderoğlu
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750736780
Sayfa Sayısı: 176
--reklam--
Yeryüzü Yorgunları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)
Hiç içeride kaldığın oldu mu anne? Ama öyle ara sıra değil. Yani içeride doğmak ve orada yaşamaya devam etmek gibi. Hiç dışarı çıkamadan.
Hem de her gün, yaşadığım her gün, diyemedim.
İnsan çocuğuna kendi çaresizliğini anlatamaz.
O gün ona bir kardeş yapmaya karar vermiştim. Çünkü konuşulmaması gereken karanlığı biliyordu ve yalnızlığı beni telaşlandırmıştı.
Haldun Taner Öykü Ödülü sahibi Neslihan Önderoğlu, yeni romanı Yeryüzü Yorgunları’yla Can Yayınları’nda. Önderoğlu aşkı, şiddeti, evlilik kurumunu ve doğadan kopuşu sorguladığı romanına bu adı vermekle hem kahramanlarına hem de insanlığın kutsal metinlerin yazılışından bu yana bir türlü çözemediği ve “yorgun” düştüğü sorunlarına vurgu yapıyor. İlişkilerimiz bize hep çalışmadığımız yerden sorar. Sonunda kendimizi yaralı ve hiç tükenmeyecek bir değişiklik özlemi içinde buluruz. Yeryüzü Yorgunları’nı bir solukta okuyacaksınız.
--reklam--
Yeryüzü Yorgunları Alıntıları - Sözleri
- Sen gitme, diyordum ona, lütfen beni yalnız bırakma, içimde ölmeye hazırlanan bir çocuk var.
- Şu anda buradayız, diyor neden sonra. Hikayemizin bir önemi yok. Haklı.insan birkaç saatin içine koca bir geçmişi nasıl sığdırır? Kaç penceresini açabilir karşısındakine?
- “Derim, etim, kanım kurusa da tam ve aşılmaz olan aydınlanmaya ulaşmadan bu ağacın altından kalkmayacağım, diye ant içti. Yüzü doğuya dönük, bilgelik ağacının altına oturdu.”
- Issız yerlerde kendin için bir evren ol.
- Bizden vazgeçmene engel olmak zorundaydım. Bir söz bulmak. Bir ritmin, bir anlamın, bir mecazın içine sığınmak.
- Bir kuşun şarkısı insanın kulaklarını ve kalbini açar dedi. Yas tutan bir kuşun sesi insanın bütün geçmişini bir ağıda dönüştürebilir.
- Bir günü öbüründen, bir yılı öncekinden farklı kılacak, günlerin arasını kesin çizgilerle belirleyecek bir şey lazım.
- “İşte taş yığını, işte aramıza diktiğim anıt,”dedi. Bu yığının ötesine geçip sana kötülük etmeyeceğim. Sen de bu yığını be anıtı geçip bana kötülük etmeyeceksin. “
- Bazen birini affedebilmek icin once cezalandırmak gerekir.
--reklam--
Yeryüzü Yorgunları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
2019 Melih Cevdet Anday Edebiyat ödülünün sahibi ‘Yeryüzü Yorgunları’ Aynı zamanda öykü ve hikayeleriyle ünlü nispeten az tanınmış bir yazar olan Neslihan Önderoğlu’nun okuduğum ilk kitabı. Yazarın üslubunu Elif Şafak’a göre daha didaktik, Nazan Bekiroğlu’na göre daha sade buldum. Ama ikisinden de daha çok sevdim. Çünkü bazı kalemleri okurken, ayaklarınız hiç takılmaz, yürüyen merdivenlerdeki gibi zahmetsizce yol alırsınız. Bu da öyle. Esere gelecek olursak, konusundan bahsetmenin çok doğru olduğunu düşünmemekle birlikte ellerime romanın her yerinden kırgınlık ve hüzün bulaştı dersem abartmış olmam. Öyle yoğun. Bunun bu romana özgü mü yoksa Önderoğlu’nun tarzı mı olduğuna başka bir eserini daha okuduğumda karar vereceğim. Benim gibi sosyolojik ve psikolojik ayrışmaları edebî kanalla izlemeyi seven okurlara tavsiye edilir. (Nurcan Şeyma)
Gerçekten okunacak gibi değil çok çok çok kötü!!!!! İçimi o kadar bunalttı o kadar sıktı ki anlatamam.Yarım bırakma huyum olmadığı İÇİN sabırla bitirmeye çalıştım. (Ecem öztürk)
Öyküleriyle tanıdığım yazarın bir de romanına bakmaya karar verdim. Şunu çok net söylüyorum ki herkesin sonuna kadar sabırla okuyacağı bir kitap değil. Kitapta en sinirimi bozan durum sürekli kutsal kitaplarda geçen alıntılar oldu. Birkaç yerde evet güzel olmuş ama yazar sayfa sayısı fazla olsun diye uğraşmış sanki. Ve kitabın genelinde virgülden sonra başlayan büyük harfli kelimeler vardı. Onun sebebi nedir anlamadım okuyan veya okuyacak olup da sonrasında anlayan olursa benimle paylaşsın lütfen. Ama ben yazarın anlatımını beğendim. Olayları anlatışı, kurgulayışı gayet titiz ve güzeldi. Ama şu fikrimin arkasındayım herkesin severek okuyacağı bir kitap değil. Evlilik, aile, aşk, şiddet ve romanın sonuyla ilgili bir bilinmezlik. Ucu açık romanları severim. Bu yönünü de çok sevdim ve bence yazar bunu çok başarılı kullanmış. Dili rahatlıkla anlaşılabilecek düzeydeydi. Ben bir kitabı okurken onu yaşamak isterim o ortama ait hissetmek isterim kendimi. Bu romanda bunu çok iyi yaşadım. O kamp alanında bizzat bulundum ve bacağımın kıyafetsiz kısmı doğayla mücadele etti. Dikenlerin tenime batarkenki acısını hissettim. Ve toplumun kınayacağı, ayıp sayacağı olayları bile yadırgamayıp, önce insanı anlamayı kitaplar sayesinde öğrendim. Bu kitapta da çoğu kesimin anında yadırgayacağı bir olay var. Ama aslında iyi kavramak lazım. Olaya tek taraflı bakmamak lazım. Çünkü insanın anlamlandırılması zordur. Yasaklar, ayıplar, kınamalar olmadan o kişi sizmişsiniz gibi okuyun kitabı. Çünkü hepimizin içinde az veya çok belki hiç belki tamamen bir Sedat, Cihan, Mert ve Erol olabilir. (Süeda)
--reklam--
Yeryüzü Yorgunları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Neslihan Önderoğlu - Yeryüzü Yorgunları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yeryüzü Yorgunları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Neslihan Önderoğlu Kimdir?
İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdi. Öyküleri Notos, Kitap-lık, Sözcükler, Sarnıç Öykü, İzafi, Dünyanın Öyküsü, Sıcak Nal, Türk Dili, Öykü Teknesi, Patika dergilerinde yayımlandı. • İlk kitabı İçeri Girmez miydiniz? (2012), 2013 Haldun Taner Öykü Ödülü’ne değer bulundu. İkinci kitabı Mevsim Normalleri 2013’te yayımlandı. Karla Karışık (2014) adlı kış öyküleri seçkisini hazırladı. • Sarnıç Öykü dergisinin editörlüğünü sürdürüyor.
--reklam--
Neslihan Önderoğlu Kitapları - Eserleri
- Yeryüzü Yorgunları
- İçeri Girmez miydiniz?
- Yakınlık Korkusu
- Mevsim Normalleri
- Tuhaf Şeyler Oluyor Bay Tarantino
- Bana Sesini Bırak
- Filler ve Balıklar
- Mutsuz Palyaçolar Örgütü
- Burada Öyle Biri Yok
- Geri Dön Hayat
- Ay Dolandı
- Sen Ne İstersen
--reklam--
Neslihan Önderoğlu Alıntıları - Sözleri
- Öykünün sınırlanamaz ve başına buyruk doğası gereği bazen aklımızda bir fikirle yola çıkmışken kendinizi varmak istediğinizden çok farklı bir yerde bulabilirsiniz. (Burada Öyle Biri Yok)
- Sonuçta, neyin gerçek, neyin kurgu olduğunu kim bilebilir ki ? Öyle değil mi, Bay Tarantino? (Tuhaf Şeyler Oluyor Bay Tarantino)
- Birini sevmek için ille de onu anlamak şart mı? (Yakınlık Korkusu)
- Bizden vazgeçmene engel olmak zorundaydım. Bir söz bulmak. Bir ritmin, bir anlamın, bir mecazın içine sığınmak. (Yeryüzü Yorgunları)
- On beş yirmi cümleyle konuşuyormuş gibiydi evin içinde. Her duruma karşı ezberinde bir replik vardı. Haddini bilmeyen kediye, eve geç gelen oğula, titizlenen kocaya... Sen. Yapacaksın. Yapmalısın. Yapsan ne iyi olur. Hadi yapsana. Sen şimdi bunu yaptığını mı düşünüyorsun? (Mevsim Normalleri)
- Hiç kimsenin, yağmurun bile böyle küçük elleri yoktur bütün güllerden derin bir sesi var gözlerinin (Bana Sesini Bırak)
- İçeri girmez miydiniz, diyor. Yüzünde yarım bir gülümseme. Onu bütüne mi tamamlasa yoksa yüzüne daha başka bir ifade mi oturtsa, karar veremiyor. Daha üzgün görünebilir belki ya da daha öfkeli. Bu duruma hepsi uyar. Hayır sağ olun, otobüse yetişmem lazım, diyorum. Yalan. Birlikte yaşadıkları evi, onun benim hayatımda olmadığı zamanlarda kaçıp saklandığı yeri ne kadar çok merak ettim. Ona bizden başka bir hayatı içine sığdırabileceği bir ev yarattım. Odalarında, banyosunda, mutfağında defalarca dolaştım. Şimdi eşiğinde durduğum bu evin, o düşsel eve ne kadar benzediğini görmek ilginç olabilirdi. (İçeri Girmez miydiniz?)
- İnsan suyun altında nefes almayı bile beceremeyen zavallı bir kemik, kas ve sinir yığınıymış. Bütün o dünyayı değiştirme iddiasına rağmen. (İçeri Girmez miydiniz?)
- Beslenmeyen her şey gibi hayaller de kururmuş meğer. (Burada Öyle Biri Yok)
- Beynimde, başımda bir yara var. Düşüncelerim yas içinde. Muradıma ersem de ermiş olmam. Benim mürekkebim gözyaşlarımdır. Ruhum sürekli bir sonbahardır. (Geri Dön Hayat)
- ... Bazen sessizlik, havada uçuşan sözcüklerden çok daha ezici olabilir... (Mutsuz Palyaçolar Örgütü)
- "Bu akşam beni bekleme çünkü gece siyah ve beyaz olacak." (Geri Dön Hayat)
- Film izlemeden nasıl yaşayacaktım? Sinema benim için, birkaç saatliğine başka bir dünyaya konuk olmak demekti. Başka coğrafyalar da yaşayan insanları onların nelere sevinip nelere üzüldüğünü, sorunlarını nasıl çözdüğünü, hepimizin içinden geçtiği çeşitli insanlık durumlarını nasıl yaşadıklarını görmek için ya paran olacak ve sık sık seyahat edeceksin ya da içinde bütün bunların olduğu filmleri izleyeceksin. Şimdi ikinci seçenekte elimden alındığına göre ne yapacaktım? Filmler olmadan hayat tatsız tuzsuz ve sıkıcı bir durum alacaktı benim için. (Tuhaf Şeyler Oluyor Bay Tarantino)
- Söz sessizlikte, ışık karanlıkta, yaşam ölürken; bomboş gökyüzünde uçarken parlar atmaca. (Geri Dön Hayat)
- Göğüs kafesinin içinde. Koca bir deniz vardı da içinde bir şey yüzüyordu (Mevsim Normalleri)
- Bu kitabı okudum benim gibi bazen mutlu olursun ama ben de 100 de sıfır (Mutsuz Palyaçolar Örgütü)
- Geçmişte olanları değiştirmek çok kolaydır. Sen nasıl hatırlamak istiyorsan geçmiş odur. (Ay Dolandı)
- Gerçek insanlar hayali yaşam, hayali olanlarsa gerçek yaşam istiyor.Filmin anafikri buydu. (Tuhaf Şeyler Oluyor Bay Tarantino)
- Bir günü öbüründen, bir yılı öncekinden farklı kılacak, günlerin arasını kesin çizgilerle belirleyecek bir şey lazım. (Yeryüzü Yorgunları)
- İnsan mutlulukla mutsuzluk, umutla umutsuzluk arasında bile bir ayrım görmüyorsa, hayatın akışına da müdahale etmek içinden gelmiyor. (Ay Dolandı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin