Kitap Künyesi

Yazar: Stanislaw Lem

Çevirmen: Sevil Cerit

Orijinal Adı: The Star Diaries

Yayın Evi: İletişim Yayınları

İSBN: 9789754709247

Sayfa Sayısı: 314

--reklam--

Yıldız Güncesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Yıldız Güncesi, Evren’in Candide’i Ijon Tichy’nin uzayın -kimi kez zamanın- derinliklerinde yaptığı yolculuklara dair notlarından oluşuyor. Yer yer ilginç çizimlerle süslediği bu notlarda, hafızaları insanlığın kıyım tarihiyle yüklenmiş bir robot topluluğu, uzay yolculuğuna merak sarmış patatesler, inanç sahibi oldukları için katakomblarda yaşamaya zorlanan dindar robotlar çıkıyor karşımıza. Derlemenin belki de en ilginç öyküsü, evrim de dahil olmak üzere dünya tarihinin içler acısı durumundan 26. yüzyıl bilim adamlarının sorumlu tutulduğu Yirminci Yolculuk. Platon’dan Spinoza’ya, Brütüs’ten Napolyon’a, Bacon’dan Marshall McLuhan’a kadar birçok tarihsel figür, Lem’in mizah yüklü kaleminden nasibini alıyor. Yirmi Birinci Yolculuk, insanlığın önümüzdeki yüzyıllarda kaydedeceği bilimsel ve teknolojik gelişmenin dinsel dogmaları nasıl birer birer yıkacağını, inananlar ile inançsızlar arasında çağlar boyu süren tartışmaların ve savaşların anlamsızlığını gösteren hüzünlü bir öykü. Lem’in sadık okurlarının alışkın olduğu bir şeydir bu – hüznün ve ironinin iç içeliği. Ama Lem, tıpkı kendi yazma serüveni gibi, okurun serüveninin de her zaman, alışkanlığa meydan bırakmayacak yeni keşiflere açık olmasını ister. Onun için değişmeyen tek bir inanç vardır belki de: Alçaklığın ve ahlâksızlığın, Evren’de yalnızca insana mahsus olduğu inancı.

--reklam--

Yıldız Güncesi Alıntıları - Sözleri

  • "Galiba her şeyin ters gittiği günlerden biriydi."
  • ''Niçin Yıldız Güncesi adlı kitabımda yer alan yolculukların numarası sırasıyla gitmiyor? '' diye sordum. ''Hah hah ! '' diye güldü adam. ''Demek bana inanmıyorsun, öyle mi? Bunun nedeni şu dostum: Bazı yolculuklar uzayda geçiyor, bazıları da zamanda, bu yüzden asla birinci yolculuk diye bir şey olamaz. Daima yolculukların daha başlamadığı bir zamana geri dönebilir ve herhangi bir yerde gidebilirsin, o vakit, birinci yolculuk, ikinci yolculuk olacaktır, ve bu durum sonsuza kadar böyle sürüp gidebilir! ''
  • Dine sonsuza kadar geçerli olacak bir biçim kazandırmak mümkün değildir, zihnin sürekli olarak inanacağı bir dogma yoktur.
  • "Ama işte insanlar böyledir; burada anlattıklarım gibi tamamen gerçek olan bir şeye değil, en olmadık yalana seve seve kanarlar."
  • Sadece iyi olanı yapmaya zorlanan bir dünya, sadece kötü olanı yapmaya zorlanan bir dünya kadar zorbalık içerir.
  • "Buraya dosdoğru mağaradan çıkıp gelmediniz ya! Bilgeleriniz uzun zaman önce, gezegensel işbirliğinin ganimet ve egemenlik için mücadele etmekten çok daha kazançlı olduğunu anlamış olmalı."
  • Eğer inancınız belli nedenlere ve belli ilkelere dayanıyorsa, o inanç bütün kudretini kaybeder.
  • İnanç, bilinçli olarak ondan vazgeçmedikçe, bilinçli bir varlığın elinden alınamayacak tek şeydir.
  • İnanç aynı zamanda hem mutlak şekilde gerekli hem de mutlak şekilde imkansız bir şeydir. Dine sonsuza kadar geçerli olacak bir biçim kazandırmak mümkün değildir, zihnin sürekli olarak inanacağı bir dogma yoktur.
  • Sadece iyi olanı yapmaya zorlanan bir dünya, sadece kötü olanı yapmaya zorlanan bir dünya kadar zorbalık içerir.
  • Ne var ki akıl çeşitlilik demektir, geleneğe aykırı fikirleri de içerir.
  • Sadece iyi olanı yapmaya zorlanan bir dünya,sadece kötü olanı yapmaya zorlanan bir dünya kadar zorbalık içerir.
  • "Ilk olarak, okuduğum kitapları tekrar okuma hatasına düşmemek için, her eseri -bittirir bitirmez- roketin kapısından dışarı atmayı ve dönüş yolculuğunda, uzayda yüzen bu kitapları birer birer toplamayı planladım."
  • İnanç, bilinçli olarak ondan vazgeçmedikce , bilinçli bir varlığın elinden alınamayacak tek şeydir.
  • Evet, acı ama gerçek: Dünya’mız Evren’de kıyıda bucakta kalmış, kimsenin bilmediği ve umursamadığı bir yerdir.

--reklam--

Yıldız Güncesi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Yıldız Güncesi; ana karakter İjon Tichy'nin zamanda ve uzayda yaptığı 12 yolculuğu mizahi bir anlatımla konu alıyor. Din, felsefe,evrim, sosyoloji ve teknolojiye dair atıflarla insan doğasının yıkıcılığı, uygarlıkların gelişimi, bireysel ihtiyaç ve arzuların toplumsal yapılar üzerindeki etkisi zengin bir hayalgücü ile birlikte işleniyor. Bazı hikâyelerinde geçen türetilmiş kelimeler, kısaltmalar ve absürt olayların fazlalığı; sıkılmama, yorulmama ve konudan uzaklaşmama neden oldu.Ancak özellikle zamanla ve farklı uygarlıklarla ilgili hikayeleri, içerdiği felsefe ve özgün fikirleri açısından çok beğendim. Kitap 7.yolculukla başlıyor ve kronolojik bir sıra takip etmiyor. Bunun sebebi ise ilerleyen bölümlerde açıklanıyor. En beğendiğim hikayelerin konularına değinmek gerekirse; 7. Yolculuk: İjon Tichy uzayda yolculuk ederken çekimsel alanlara sahip girdapların neden olduğu zaman döngülerine yakalanır. Bu döngüler geçmiş ve gelecek zamanın aynı anda yaşanmasına neden olacak, İjon Tichy'nin hayal gücü sınırlarını zorlayan macerası bu şekilde başlayacaktır. 11. Yolculuk: Bir uzay gemisinin ana bilgisayarı insanlığa karşı ayaklanır. Bir gezegeni ele geçirerek, robotlardan oluşan bir uygarlık kurar. İjon Tichy bu uygarlıkla ilgili bilgi toplamak üzere harekete geçer. 12. Yolculuk:İjon Tichy zamanın hızlanmasını ve tersine akmasını sağlayan bir icatı, insanlara çok benzeyen ama daha ilkel bir uygarlığa sahip canlıların yaşadığı bir gezegende kullanmaya karar verir. Bir uygarlığın gelişimi hangi aşamalardan geçmektedir? 13. Yolculuk: İjon Tichy, evrende tanınmış bilim insanı Bay Oh ile tanışmak için yola çıkar. Bay Oh gezegenlerde yaşanan problemleri kendi keşifleri ile çözmektedir. Yolda iniş yapmak zorunda olduğu Pinta gezegeninde; su altında yaşamak ve nefes almak arzusuyla tüm koşulları düzenleyen bir toplumla karşılaşır. Yanındaki gezegen olan Panta ise; bireysel farkları, arzu ve istekleri ortadan kaldırmış, fiziksel görünüşleri aynı olan bir topluma ev sahipliği yapmaktadır. 20.Yolculuk: Gelecekten gelen İjon Tichy, şimdiki zamanda yaşayan İjon Tichy'ye Dünyanın ve insanlığın tarihini iyileştirme amacında olan bir projede yer alması gerektiğini söyler. Amaç geçmişteki yıkımları ve kaosu ortadan kaldırmaktır. Ancak bu proje beklendiği gibi gitmeyecek, bir çok felaketin yaşanmasına neden olacaktır. 25.Yolculuk: Taira Gezegeninin atmosferinde patateslerin saldırısına uğrayan roketler tüm evrenin ilgisini çeker. İjon Tichy, bu durumu açıklığa kavuşturan Profesör Tarantoga ile buluşmak için yola çıkar. Tarantoga'nın peşinde gezegenden gezegene dolaşan Tichy' i ilginç keşifler beklemektedir. (Aylin Büyüksavaş)

Daha önce Stanislaw Lem'den Solaris, Yenilmez, Aden ve Yıldızlardan Dönüş kitaplarını okudum. O kitapları yazanla bu kitabı yazan sanki aynı kişi değil. Zaten bu konuda daha önce eleştirilmiş bir yazarmış kendisi. Herkes ondan "Solaris" gibi bilim kurgular beklerken Lem sürekli farklı tarzlar denemiş ve yazdığı tarzda iyi olmaya çalışmış. Kitap çok eğlenceli. İjon Tichy adlı karakterimizin farklı farklı yolculuklarından oluşuyor ve sonları çok etkileyici bu yolculukların. Absürt olaylar bayağı var kitapta. Özellikle bir yolculuktaki Tanrı ve inançla ilgili yazdıklarını çok etkileyici buldum. Herkese iyi okumalar. (Emre Şenkal)

Stanislaw Lem ile tanışma kitabım Ijon Tichy’nin günlüklerinden oluşan Yıldız Güncesi oldu. Yıldız Güncesi 4 kitaptan oluşan serinin ilk kitabı. Serinin son kitabı ise dilimize çevrilmemiş. İlk kitap için konuşursam bölümler X. Yolculuk şeklinde isimlendirilmiş ancak 1. Yolculuk olarak başlamıyor. Bunun sebebi ise mizahi bir dille açıklanmış. Bölümler daha sonra birleştirilip tek kitapta toplanmış. Bu sebeple roman olarak sınıflandırılsa da hikaye kitabına daha çok benziyor. Karakterimiz Tichy evrenin türlü köşelerine gidip tuhaf ve komik maceralara atılıyor. Benim favori yolculuk hikayelerim zamanla ilgili olanlardı. Bölümlerdeki konularda yaratılış, dinler ve inanç sistemi, evrim kuramı, siyasal ve sosyal konulara bolca değiniliyor. Bazı yolculukları okurken çok yorulsam da kitabın tamamına baktığımda harika bir kitap okuduğumu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Kitapta beğendiğim bölümler zaman döngüsünün konu edildiği 7. Yolculuk, İnsanlık tarihine benzer bir alternatif tarihin hızlandırılmış halini okuduğumuz 12. Yolculuk, geçirdikleri bir adaptasyon sonucunda benliklerini kaybeden birbirinin aynısı bireylerden oluşan bir topluluğun anlatıldığı 13. Yolculuk, Vahşi patates bitkilerinin roket avladığı 25. Yolculuk oldu. 20. Yolculuğa ise ayrı olarak değinmek istiyorum. Gelecekten gelen bir Ijon Tichy geçmişteki haline 27. Yüzyıla gidip Zaman Enstitüsü Araştırma Komitesi’nin başına geçmesi gerektiğini bildirir. Bu komitenin görevi bir bakıma eski çağlardan bu yana Dünya’nın oluşumunu kontrol altında tutmak ve sağlıklı bir şekilde ilerleyişi sağlamaktır. Ancak Ijon kimi görevlendirse istenmeyen olaylar meydana gelir. Farklı yüzyıllara sürgüne gönderilen biliminsanlarının Platon, Napolyon gibi isimlerin çıkış noktası olduğunu okuduğumuz bu kısımdan çok keyif aldım. Stanislaw Lem ile tanışıklığımız geç olsa da bundan sonra okumalarımda yer vereceğim isimlerden biri olacak. (Oğuz Çevik)

--reklam--

Yıldız Güncesi PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Stanislaw Lem - Yıldız Güncesi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yıldız Güncesi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Stanislaw Lem Kimdir?

12 Eylül 1921’de Polonya, Lwow’da varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. On iki yaşındayken babasının hediye ettiği daktiloyla yazmaya başladı. 1940’ta Lwow Üniversitesi’nde tıp okumaya başladı ancak ertesi yıl Sovyet orduları Polonya’yı işgal edince eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Bu dönemde otomobil tamirciliği ve kaynakçılık yaptı. Yahudi kökenleri nedeniyle, İkinci Dünya Savaşı yıllarını sahte bir kimlikle geçirdi. 1945 yılında ailesiyle birlikte Sovyetler’e bağlı Ukrayna sınırları dahilindeki Krakow’a yerleşti ve babasının ısrarı üzerine burada tıp eğitimine devam etti. Askeri doktorluk sınavında kendi kararıyla soruları eksik cevaplayarak başarısız oldu. Ardından bir yandan üniversitede dersler vermeye, diğer yandan kendisini üne kavuşturacak eserlerini kaleme almaya başladı. 1946’dan itibaren çeşitli dergilerde şiirler, kısa öyküler yayımlamaya başladı. İlk bilimkurgu romanı olan Astronauci 1951’de yayımlandı. Bunu izleyen yaklaşık yirmi yıl boyunca aralarında Aden, Gelecek Bilim Kongresi, Solaris, Soruşturma, Dünya’da Barış ve Fiyasko’nun da bulunduğu çok sayıda roman yazdı. Sovyet rejiminin baskıcı politikaları nedeniyle bunların bazılarını yurtdışında yayımlamak zorunda kaldı. Edebiyatın yanı sıra bilim felsefesi, sibernetik, bilimsel spekülasyon ve edebiyat eleştirisi alanlarında da çalışmalar yaptı. Birçok üniversiteden fahri doktora ünvanı aldı ve eserleri ulusal ve uluslararası ödüllere layık görüldü. 27 Mart 2006’da Krakow’da kalp rahatsızlığı sonucu hayatını kaybetti.

--reklam--

Stanislaw Lem Kitapları - Eserleri

  • Küvette Bulunan Günce
  • Solaris
  • Hayali Büyüklük
  • Fiyasko
  • Yıldız Güncesi
  • Ölümlü Makineler
  • Dünya'da Barış
  • İnsanın Bir Dakikası
  • Aden
  • Dönüşüm Hastanesi
  • Kör Talih
  • Yıldızlardan Dönüş
  • Yenilmez
  • Soruşturma
  • Gelecekbilim Kongresi
  • Siberya
  • Asker Kaçağı
  • Mükemmel Boşluk
  • Sahibinin Sesi
  • Yıldızların Dönüşü
  • The Mask
  • Seçilmiş Eserleri
  • The Cyberiad
  • Seçilmiş əsərləri

--reklam--

Stanislaw Lem Alıntıları - Sözleri

  • "Katiller haklı olsun ya da olmasın, birileri kurbanlara akıl vermeli." (Aden)
  • -What do we do now? -"Wait and watch," replied the prudent Kalpacius. "We may learn something." (The Cyberiad)
  • Önemli olacağını asla tahmin edemeyeceğim bir ayrıntı sayesinde inanılmaz bir şey keşfettim. (Kör Talih)
  • İnsan var olduğu sürece, olgular boşlukta yer almaz. (Soruşturma)
  • Ne denli sakınsa da insan denen varlık kuram geliştirmeden duramazdı. (Solaris)
  • Uzay yolculuğu insanoğlunun merakının en özlü ifadesidir. (Aden)
  • Sana ne kadar acıyorum, Evren’in kurbanı! Yaşamak ne kadar büyük bir ıstırap, ne kadar umutsuz bir kapan...” (Ölümlü Makineler)
  • "En önemli karşı çıkış nedeni, insanın Dünya üzerindeki sorunlarını çözmeden evreni fethetmek istemiş olmasıydı, zira kahramanca uçuşların insanların acı çekmesini, adaletsizliği, korkuyu ve yeryüzündeki açlığı ortadan kaldırmak konusunda bir işe yaramayacağı açıkça ortadaydı." (Yıldızlardan Dönüş)
  • Zamanla bilgisayar sistemleri imdada yetişti. Ama insanlar bir süre sonra bilgisayarların ağzına bakar hale geldiklerini fark etmekte çok gecikti. Bilgisayar hafızasına bağlı verilere dayansalar da akıl yürütme,yargıya varma işini kendilerinin yaptıklarını sanıyorlardı. Oysa aslında bilgisayar merkezleri tarafından işleme sokulmuş malzemeleri değerlendiriyorlardı ve bu malzeme insanlığın kaderini tayin eden kararları saptıyordu. (İnsanın Bir Dakikası)
  • Silah kendi kendisini yenemez. (Dünya'da Barış)
  • Senin bildiğini bildiğimi senin bildiğini biliyorum. (Dünya'da Barış)
  • "Her birimiz, zorunluluktan meydana gelmiş, bir olasılı­ğız, çokluğun içinden tekillik..." (Dönüşüm Hastanesi)
  • Ne var ki, her köşesi silahla donanmış bir dünyada her çocuğun askeri sorumluluk taşıdığı bir gezegende nereye kaçabilirdi ki? (Asker Kaçağı)
  • Kendi ellerimizle şu hale getirdiğimiz dünyada yaşamak zorundaydık, kendi düşen ağlamazdı. (Gelecekbilim Kongresi)
  • Burada her varsayım iflas ediyor. (Yenilmez)
  • "Mutlak bilgiye sahip olmasının yalnızca benim hayalimden ibaret olduğu anlamına geliyordu. Bir açıdan bunalıma sürükleyen bir keşifti bu; öte yandan da önümde yeni ve beklenmedik ufuklar açmıştı." (Küvette Bulunan Günce)
  • Kesin olarak bildiğimiz bir şey var ki, o da bilgilerinin felâketi önlemek için yeterli olmamış olduğu. (Yenilmez)
  • "Bu delilikten bir sonuç çıkaramamak, çıkarmaktan çok daha iyidir," (Aden)
  • Korkunun sadece gözleri büyük değildir, -beyni de küçüktür. (Dünya'da Barış)
  • Saray mensuplarının yaşamı bir sahtekarlıktı. (Mükemmel Boşluk)