Kitap Künyesi

Yazar: Maksim Gorki

Çevirmen: Ataol Behramoğlu

Yayın Evi: Cumhuriyet Kitapları

İSBN:

Sayfa Sayısı: 111

Yirmi Altı Adam ve Bir Kız Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Yirmi Altı Adam ve Bir Kız Alıntıları - Sözleri

  • “Hayatında hiç bir güzel şey bulunmayan bir insanın bir hikâye uydurup gerçekmiş gibi anlatmasında ne kötülük var? Anlatır, masalına kendi de inanır, bir parça avunur. Çok insan böyle yaşar. Engel olamazsın buna...”
  • Hayatın bütün acılarını yaşıyor bu insanlar... Gözleri bizimkilerden bambaşka olmalı... Yürekleri de... Hayata bakıyorlar, yürekleri kederle burkuluyor... Kitaplarına döküyorlar bu kederi... Ama yetmiyor. İçlerindeki acı çok fazla... Onu ateşle de dağlayamazsın...
  • İnsanın tekdüze bir hayatı olması korkunç bir şeydir... Eğer o bunun ruhunu öldürmediyse, yaşamak gün geçtikçe daha dayanılmaz olur...
  • “Yalan bile söylese inan ona, dinle, niçin yalan söylediğini anlamaya çalış. Yalan, insanı kimi zaman gerçekten daha iyi açıklar...”
  • “Oysa sevgisiz yaşayamaz insanoğlu. Zaten ruhu da sevmek için verildi ona.”
  • “Köy toplumu da tıpkı aydın çevresi gibi dayanılmaz ölçüde bunaltıcı, hüzün vericidir.”
  • “İnsanlık yüksek bir kültür düzeyine ulaştı. Bu bakımdan ruhunuzun açlığını karnınızın açlığından daha kolay giderebilirsiniz.”
  • Ama bir türlü avutamadım kendimi!.. Şu dünyada kendime bir yer bulamadım...
  • "İnsan sevgisini daima birisine yüklemek ister. Bazen bu fazla sevgiyle onu ezdiğini düşünmez bile."
  • İnsanın tekdüze bir hayatı olması korkunç bir şeydir. Eğer bu durum onun ruhunu öldürmediyse, yaşamak gün geçtikçe daha dayanılmaz olur.
  • “Gerçi bizler yoksul kimselerdik, duygularımız da küçücük, değersiz şeyler olabilirdi.”
  • "Hayatında hiçbir güzel şey bulunmayan bir insanın bir hikaye uydurup gerçekmiş gibi anlatmasında ne kötülük var ? Anlatır, masalına kendi de inanır, bir parça avunur. ''
  • “İnsanın tekdüze bir hayatı olması korkunç bir şeydir. Eğer bu durum onun ruhunu öldürmediyse, yaşamak gün geçtikçe daha dayanılmaz olur...”
  • “Kadınsa kedi gibi çevik, ince, ateşli bir şeydi. Sarılıp da dudaklarımdan öptü mü yüreğime ateş dökülürdü sanki.”

Yirmi Altı Adam ve Bir Kız İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Gorki okuduğum kadarıyla hep bir dışlanma hep bir sınıfsal ayrım olaylarını anlatıyor. Bu kitapta da bu sınıfsal ayrımın dışında bir umut, bir sevgiye ihtiyaç duyma ve insanın nasıl çaresiz kaldığında bir şeye nasıl değer verip onu ilahlaştırdığını, ona gereğinden fazla değer verdiğini anlatıyor. Duygular çok iyi bir şekilde bana geçti diyebilirim. Yer yer betimlemelerine hayran kaldım. Okurken de akıcı bir şekilde kitabı okuyabildim. Ama kitabın adından dolayı çoğu kişi kitabı kütüphanesinde bulundurmaktan bile çekinebilir. Kim ne derse desin ben ilk kitabın adını gördüğümde çok farklı bir bakış açısıyla bakmıştım. Ama güzel kitap. İyi okumalar. (MECNUN)

Dün Mısırda dolaşıyordum ve bu gece Rusyadayım. Nereye gidersem gideyim hikayeler değişmiyor. Nereye gidersem gideyim cezalı erkekler ve cezalı kadınlar var çünkü. Bu hikâye de böyle işte. Harlar içinde kıvranan 26 erkek ve aralarında gül gibi uzanmış bir Tanya... Peki ne demek bizi aldattı? Kim kimi aldattı? Düşünceler böyle oldukça hep ceza çekecek insanlık. Asla bir kadına komplekslerinizden uzak sarılamayacaksınız, ya da kadınlar asla korkmadan sevişmeyecek bir erkekle. Coğrafya değil gezegen yanlış... (Elif Eylül EKİNCİ)

Kitabın Yazarı Maksim Gorki Kimdir?

1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı.

Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti.

Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur.

1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır.

Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar.

Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır.

1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.

Maksim Gorki Kitapları - Eserleri

  • Ana
  • Ekmeğimi Kazanırken
  • Benim Üniversitelerim
  • Arkadaş
  • Çocukluğum
  • Üçler

  • Foma
  • Özgürlük
  • Soytarı
  • Bozguncu
  • Fırtınanın Habercisi
  • Taşralı Oblomov Matvey Kojemyakin 1. Cilt
  • Taşralı Oblomov Matvey Kojemyakin 2. Cilt

  • Mujik
  • Yol Arkadaşım
  • Ayaktakımı Arasında
  • Küçük Burjuvalar
  • Aşk Rüyası
  • Yaşanmış Hikayeler
  • Yararsız Bir Adam

  • Serçecik
  • Bozkırda
  • Ekmek İşçileri
  • Günlüğümden Notlar
  • Acı Günler
  • İnsanlarımız
  • Tolstoy'dan Anılar

  • Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (1. Cilt)
  • Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (2. Cilt)
  • Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (3. Cilt)
  • Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (4. Cilt)
  • Makar Çudra - Çelkaş - Yol Arkadaşım
  • Edebiyat Yaşamım
  • Hainin Anası

  • Zulüm
  • Öyküler
  • Sıkıntı
  • Seçilmiş Öyküler
  • Halkın İçinde
  • Amerika’dan İtalya’ya
  • Seyirciler

  • Yirmi Altı Adam ve Bir Kız
  • Matvey Kojemyakin
  • Üç Uzun Öykü
  • Artamonovlar
  • Edebi Portreler
  • Dede ile Torunu
  • Güneşin Çocukları Barbarlar

  • Stepte
  • Endişe Verici Bir Kitap
  • Gorki’nin Mektupları
  • Konovalov
  • Hapiste
  • Varenka Olesova
  • Ana - İki Şehrin Hikayesi

  • Mujik ve Öyküler
  • Karşılık Görmiyen Aşk
  • Lenin'den Anılar
  • Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi
  • Danko'nun Yüreği
  • Çanlar Çalınınca
  • Sovyet Öyküleri 2

  • Makar Çudra
  • Toplu Oyunları 1
  • Toplu Oyunları 3
  • Toplu Oyunları 2
  • Şahin Türküsü
  • Buzların Çözülüşü
  • Münzevi

  • Güneş Çocukları
  • İki Oyun: Richard Waverly Davası / Sonuncular
  • Gorki - Otobiyografik Üçleme
  • Unutulmuş Hayatlar
  • Sürgün
  • Körlerin Türküsü
  • Fırıldaqçı

  • Mavi Bir Yaşam
  • İki Arkadaş
  • Anılar&Mektuplar
  • Çelkaş
  • Seçilmiş əsərləri, Birinci cild
  • Hayat Kadını Tereza

Maksim Gorki Alıntıları - Sözleri

  • Haklısın, bizimkiler hikaye uydurmada pek ustadır... Hayatında hiçbir güzel şey bulunmayan bir insanın bir hikaye uydurup gerçekmiş gibi anlatmasında ne kötülük var? Anlatır, masalına kendi de inanır, bir parça avunur. Çok insan böyle yaşar. Engel olamazsın buna... (Konovalov)
  • "... na dinya çewt vıraziya." (Ekmek İşçileri)
  • Mən dünyaya razılaşmamaq üçün gəlmişəm (Seçilmiş əsərləri, Birinci cild)
  • Ruslar, çalışmaya hayrandır, ama ona inanmazlar. Hareketli bir yazar, örneğin bir Jack London, Rusya'da çıkamazdı. (Edebiyat Yaşamım)
  • “Sıcaktan, gürültüden ve yorgunluktan bunalmış, sırtlarındaki paçavraları sürükleyerek sağa sola koşuşan insancıklarla; kocaman gövdeleri güneş altında parıl parıl parlayan makineler arasındaki ayrım korkunçtu. Oysa bu makineleri insanlar yaratmıştı. Üstelik onları harekete geçiren şey de, motordan önce yine insan gücüydü.”.. (Çelkaş)
  • --- Ne kadın be, diye mırıldandı Mişa. Nasıl çalışmış ömür boyu, nasıl sevmiş. Basit ama dokunaklı bir hikaye...!" (Sürgün)

  • Gençliğin verdiği çoşkunlukla kişiliği yepyeni hislerle dolup taşıyordu... (Sürgün)
  • "Tüm insanlar yeryüzünde fazlalıktır. " (Ayaktakımı Arasında)
  • Hepimiz birbirimize hiç değilse görünüşte inanıyorduk. İçten inanmaya gelince, biz kendimize bile zor inanıyorduk. (Şahin Türküsü)
  • “İnsan uzun yaşamaya değil de elden geldiğince çok yaşamaya bakmalıdır.Beş şişe kırmızı şarap yerine bir şişe şampanya içmek hiç kuşku yok ki, daha iyi idi.” (Aşk Rüyası)
  • Bəli...İnsana inanmayın! Çünki o həmişə özündən danışdıqda, yalan danışır! Bədbəxtliyə düşəndə də yalan danışır ki, özünə qarşı çox mərhəmət hissi oyandırsın, xoşbəxt olanda da yalan danışır ki, ona daha çox həsəd aparsınlar, hər bir halda yalan danışır ki, özünə qarşı diqqəti artırsın.. (Fırıldaqçı)
  • belki de düşünce,maddenin bir tür rahatsızlığıdır... (Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (4. Cilt))
  • " Çok inançlısın dostum, inanıyor ve güveniyorsun. Ama insanlar çiğ süt emmiştir; onlara güvenmek, onlara inanmak akıl kârı değildir, tehlikelidir, anlayacaksın." (Ekmek İşçileri)

  • Beni hayatın aşkı mahvetti... Hayatı sevdiğim için bir budalaymışım ben... (Arkadaş)
  • Hepimiz birer kahramanız, diyordu, çünkü ölüme mahkûm olduğumuzu kafamızdan atmayı becerebiliyoruz. (Karşılık Görmiyen Aşk)
  • Denizde yangın var! (İnsanlarımız)
  • Bizi kandırmak için Tanrı'yı bile araç olarak kullanmaktan çekinmiyorlar. Ruhumuzu öldürmek istediklerinde onu, yalan ve iftira içinde bırakıyorlardı. ''Bir politikacı, dinden bahsediyorsa bil ki birilerini kandırmaya çalışıyordur.'' (Halkın İçinde)
  • Yaşam kitaplarda asla gerçekte olduğu gibi tasvir edilmez... (Küçük Burjuvalar)
  • "Her sabah nereye gittiğini bilmeden bir işe giden, her akşam nereden çıktığını bilmeden bir işten çıkan, sevmediği hayatı yaşayan, sevmediği işi yapan, sevmediği kişilerle yaşayan, kalabalıklar yüzünden yaşamaya karşı ne bir sevgi, ne de bir sevgisizlik işareti olmadan gelip geçen... Her akşam evinin dört duvarı arasına sanki bir mezara girermiş gibi giren, gecelerini bir sıkıntı yorganının altında yalnız ya da yanındaki yabancı gövdeyle geçiren bütün ölü kentlerin, ölü doğmuş çocukları! Size bu ölü yaşamı hazırlayan "sermaye sahibi egemen sınıftır", bu acımasız oyunun varlığı siz izin verdiğiniz sürece sürecektir." (Günlüğümden Notlar)
  • Yaşam kitabının bir sayfası daha okundu. (Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (3. Cilt))