Kitap Künyesi
Yazar: Aziz Nesin
Yayın Evi: Nesin Yayınları
İSBN: 9789759038960
Sayfa Sayısı: 275
Yokuş Yukarı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Öğretmenlerim Sizler bana salt ders değil Canınızdan can verdiniz Daha dersliğe girmeden siz Duyardık barut kokusunu Kurtuluş Savaşından sinmiş derinize Bilemedik barış tanrıları olduğunuzu Ne de alçakgönüllüydünüz Kiminizin yarası içinde kiminizin yüzünde Bigünden bigüne övünmediniz Bir yonutçu gibi yonttunuz biçimlendirdiniz Uğraşa didine bizi insan ettiniz Nasıl nasıl´ yokla hiçle enazla yetindiniz Kendiniz için hiçbişey istemediniz Yurdumuzun acısı çarpardı yüreklerinizde Bir İstiklal Madalyası yetiyordu size Bakıyorum da şimdiki bizlere utanıyorum Yoksa sizler göklerden mi indiniz Sonra darılıp da bize Yine göklere mi çekildiniz Saçtan tırnağa baştan ayağa özveri Ey beni ben yapan öğretmenlerim Anılarınız önünde ağlayarak eğilir Hiç el öpmemiş dudaklarımla Ellerinizden öperim öperim öperim
Yokuş Yukarı Alıntıları - Sözleri
- Başka çocukla çıktığımdan maalesef sizinle arkadaş olamayacağım.
- Bilmek başka, öğretebilmek başka.
- Yine bence insan, karşılıksız, hiçbir şey umup beklemeden, salt insan olduğu için ve yaşarken kendisi de memnun ve mutlu olsun diye ceza korkusu ve ödül beklentisi olmadan, iyi, doğru, güzel ve namuslu olmaya çalışmalıdır.
- Kitaplık süs gibi bir şeydi, gibisi yok, süstü.
- Allah’tan bile olsa bir karşılık bekleyerek insanlara iyilik yapmak, bence daha baştan Allah’la pazarlığa girmek ve bir koyup beş almayı istemek demektir.
- Yıllar geçtikçe bu halk sevgisi bende biçim değiştirdi. Halkımızın yüzde altmışı aptal ve enayi diyecek bir yere geldim. Bu oranın yüzde altmıştan çok olduğunu da gördüm ve anladım.
- Aşk her güzelde sevdiğini ve sevdiğinde her güzeli bulmaktır ve buna inanmaktır.
- Yani devlet, halkın parasıyla güzel yemekler yiyor, iyi besleniyor ve çocuklarını en iyi ve en pahalı okullara gönderiyordu. Öyleyse esas olan devlet değil halktı.
- Ben oldum olasıya kadını insan olarak görmedim; insan biçiminde ama insanüstü bir varlık gibi geldi bana. Hem de böyle olmadığını bile bile…
- Babam, kişiliğimin oluşmasında, kendiliğinden bana destek oldu ve yardım etti.
- O yaşında benim için güzellik paylaşılması gereken bir şeydi. Düşkırıklıklarına uğraya uğraya, yalnız başıma da güzelliklerin tadına verebilecek olgunluğa erişmem için çok yıllar geçmesi gerekiyordu.
- Ben oldum olasıya kadını insan olarak görmedim; kadın, insan biçiminde ama insanüstü bir varlık gibi geldi bana. Hem de öyle olmadığını bile bile.
- Antimilitarist bir insanım.
- Mustafa Kemal olmasaydı, inanıyorum ki bizim bugün hala soyadlarımız olmayacaktı. Daha nelerimiz nelerimiz olmayacaktı…
- Babam, kişiliğimin oluşmasında kendiliğinden bana destek oldu ve yardım etti.
Yokuş Yukarı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Böyle Gelmiş Böyle Gitmez: Aziz Nesin'in Böyle Gelmiş Böyle Gitmez serisini bitirdim. 3 kitaptan oluşan serinin her bir kitabını ayrı ayrı severek okudum. Özyaşam öyküsü okumayı seviyor olmamdan da kaynaklı olabilir elbette, fakat bence sevmemin en büyük sebebi kitaptaki samimiyetti. 1. Kitap olan Yol annesine yazdığı bir şiirle başlıyor. Daha çok Aziz Nesin'in aile yaşantısını, anne babasi ile olan ilişkisini, okumak isteyip de okuyamayışını ve nihayet bunu başarmasını okuyoruz. Hayatının 12 yaşına kadar olan sürecini, sevgi dolu bir evde sefaletle geçen yaşantısını okurken Milli Mücadele döneminde halkin yaşantısına tanık oluyoruz. Yol kitabıyla ilgili incelememi okumak isterseniz: gonderi/38764052 2. Kitap olan Yokuşun Başı babasına yazdığı bir şiirle başlıyor. Bu kitapta ağırlıklı olarak okul yaşantısı, 13 14 yaşlarında haylaz bir çocuğun maceralarını, kitap okumaya başlamasını, kendisine örnek aldığı bazı insanlarla olan ilişkilerini ve hayata dair genel gözlemleri var. 3. Kitap olan Yokuş Yukarı ise öğretmenlerine yazdığı şiirle başlıyor ve bu kitapta ögretmenlerine olan derin saygısına yer vermiş bolca. Beni ben yapan öğretmenlerim diyor.. Askeri okuldaki anılarından bahsederken sık sık araya girip yillar sonraki düşüncelerini de eklemiş, bunu iyi ki yapmış, çünkü hem daha samimi geldi hem de ciddi manada doğru tespitleri var. Anılarının bu kısmını yazarken tereddüt etmiş, kurumun itibarını zedelemekten korkmuş fakat yazmasının daha doğru olduğuna kanaat getirmiş. Bazı olayların üstünün kapatılıyor olmasinin topluma daha büyük zararlar vereceğini düşünmüş ve yazmış. Askeri okullarda yaygın olduğunu söyleyerek anlattığı bazı ahlaki problemleri okurken şaşırdığım çok fazla nokta oldu. Benim için en önemli kitap; serinin yazılabilmiş olan son kitabı olan Yokuş Yukarı oldu çünkü bu kitabı 2. Kitabı yazdiktan 17 yil sonra yazabilmiş. Artik yaşlıydı, ameliyatıydı, gözleri iyi görmüyordu ve oğlu Ali Nesin'in yardımıyla yazabildi. Ölümünden 1 hafta önceye kadar yazmayı sürdürmüş fakat vefat edince kitap yarım kalmış. Keşke yazabilseydi, devamını okumayı çok isterdim. Bu kitapları okurken Aziz Nesin'in ne kadar vefalı ve dürüst bir insan olduğunu da görmüş oldum. Vefalı çünkü; sevsin ya da sevmesin ona iyiliği dokunan herkesi anmış, dürüst çünkü; kendisiyle ilgili tüm detayları okuyucusuyla paylaşmış. Kusurlarını zaaflarını açık açık anlatmış. Hatta o kadar dürüst davranmış ki; ilerde anlattıkları sevmeyenleri tarafından aleyhine kullanılmış. Bu kadar dürüstce yazmayı başaran bir insan elbette saygıyı ve daha fazlasını hak ediyor. Aziz Nesin'i daha yakından tanıyabilmeniz için böyle bir video hazırladım. https://youtu.be/I3JsaY7SlEc Son olarak okumama vesile olan, kitapları bana hediye eden Nordavind bir kez daha teşekkür ederim. (Begüm Çakır)
Yokuş Yukarı Aziz Nesin'in otobiyografik üçlemesinin son kitabı.Yazar özyaşamöyküsünü yazmaya karar verdiginde sekiz ciltlik bir çalışma yapmayı tasarlıyor fakat dönemin şartları ve ömrünün yetmemesinden dolayı ancak üç cildini yayımlayabiliyor.Son kitabında da serinin ikinci kitabında olduğu gibi sıklıkla okul anılarından, okul arkadaşlarından ve ögretmenlerinden bahsediyor. Bu eserleri yazarken asıl amacı kendisini anlatmaktan ziyade yaşadığı dönemin siyasal, sosyal, ekonomik ve daha pek çok yönüne ışık tutabilmek. Ki başarılı olmuşta. Cumhuriyetin kuruluşu, hangi zorluklarla kurulduğu ve pek çok insani değerin hangi zor şartlar altında bu topluma kazandırıldığı ve yine daha sonra genç cumhuriyetin birileri tarafından nasıl açmazlara sürüklendiği anlatılmaya çalışılmış. Genel anlamda çok beğendiğim, bana çok şey kattığına inandığım bir seriyi tamamlamış olmanın verdiği mutlulukla Aziz Nesin'i merak eden, onun ne yapmaya çalıştığını öğrenmek isteyen ve yaşadığı dönemle ilgilenen herkese okumasını tavsiye ederim. (Melahat Arıcı)
Aziz Nesin'in anılarından oluşan son kitabını okuyup bitirdim. Çok güzeldi. Diğer kitaplarını da okumayı istiyorum. Anı tarzında k,tap okumayı bu seriye kadar sevmezdim ama artık fikrimi değiştirdi Aziz Nesin. Yazarımız kitabında öğretmenlerinden onlara olan sevgisinden ve duyduğu saygıdan bahsediyor çoğunlukla. Arada askerlik anılarına da değiniyor. Kitapta bir sözü var beni etkiledi. ''Beni ben yapan öğretmenlerim'' demiş. Gelecek nesillerimizin düşünceleri yetişmeleri öğretmenlerimizin elinde. Rabbim vefalı, hoşgörülü, bilgili ve tarafsız öğretmenlerin yetişmesini nasip etsin diye dua ediyorum. İyi okumalar Kitapla kalın (Persephone)
Kitabın Yazarı Aziz Nesin Kimdir?
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.
Aziz Nesin Kitapları - Eserleri
- Zübük
- Şimdiki Çocuklar Harika
- Ölmüş Eşek
- Nazik Alet
- Gözüne Gözlük
- Biz Adam Olmayız
- Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
- Yol
- Yokuşun Başı
- Yokuş Yukarı
- Sizin Memlekette Eşek Yok mu
- Tatlı Betüş
- İt Kuyruğu
- Koltuk
- Toros Canavarı
- Pırtlatan Bal
- Geriye Kalan
- Memleketin Birinde
- Havadan Sudan
- Gıdıgıdı
- Aferin
- Surname
- Merhaba
- Az Gittik Uz Gittik
- Ben de Çocuktum
- Yüz Liraya Bir Deli
- Yedek Parça
- Aşkım Dinimdir
- Sivas Acısı
- Fil Hamdi
- Zübüklüğün Sonu Yok
- Adamı Zorla Deli Ederler
- Anıtı Dikilen Sinek
- Kördöğüşü
- Bir Sürgünün Anıları
- İstanbul'un Halleri
- Yurt Gezileri
- İhtilali Nasıl Yaptık
- Hayvan Deyip de Geçme
- Deliler Boşandı
- Şehirden İndim Köye
- Memurlar Memurlar
- Gerçeğin Masalı
- Bay Düdük
- Hoptirinam
- Gol Kralı
- Bu Yurdu Bize Verenler
- Mahmut ile Nigar
- Ah Biz Ödlek Aydınlar
- İnsanlar Uyanıyor
- Tek Yol
- Leyla ile Mecnun
- Gözünüz Aydın Efendim
- Bir Tutam Aydınlık
- Nutuk Makinesi
- Hangi Parti Kazanacak
- Ah Biz Eşekler
- Yeşil Renkli Namus Gazı
- İnsanlar Konuşa Konuşa
- Büyük Grev
- Benim Delilerim
- Nah Kalkınırız
- Poliste
- Damda Deli Var
- Şimdi Avrupa
- Sosyalizm Geliyor Savulun
- Rüyalarım Ziyan Olmasın
- Kalpazanlık Bile Yapılamıyor
- Okuma Güncesi
- En Masumlar İçerde
- Rıfat Bey Neden Kaşınıyor
- Mahallenin Kısmeti
- Yetmiş Yaşım Merhaba
- Bütün Oyunları - 1
- Bütün Oyunları 2
- Halimiz Hal Değil
- Borçlu Olduklarımız
- Aziz Nesin - Ali Nesin Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin'den Sıra Dışı
- % Kaç Aptalız
- Yazarlık, Edebiyat ve Dil Üstüne
- Aşk Şiirleri
- Birlikte Yaşadıklarım Birlikte Öldüklerim
- Çuvala Doldurulmuş Kediler
- Kalem Yapın Beni Kalem!...
- Eğitim Üstüne
- Batı'ya Giden Yoldayız
- Bir Koltuk Nasıl Devrilir
- Vatan Sağolsun
- Seyyahatname
- Türkiye Şarkısı Nazım
- Okuduğum Kitaplar
- Korkudan Korkmak
- Salkım Salkım Asılacak Adamlar
- Üçü Birden
- Bütün Şiirleri 1
- Kazan Töreni
- Bütün Şiirleri 2
- Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak
- Hayvanlar Takımı
- Maçinli Kız İçin Ev
- Sondan Başa
- Sora Sora Cennet Bulunur
- Uyusana Tosunum
- Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler
- Hazret-i Dangalak
- Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala
- Mum Hala 1
- Aziz Nesin'den Darbeler Kitabı
- Sanat Yazıları
- Gülmekten Öldüren Öyküler-1
- Gülmekten Öldüren Öyküler 2
- Alamanya Alamanya Bizden Aptal Bulaman Ya
- Mum Hala 2
- Soruşturmada
- Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez
- Herkesin İşi Gücü Var
- Suçlanan ve Aklanan Yazılar
- Arkadaşım Badem Ağacı
- Bir Dokun Bin Dinle
- Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı
- Unutulmayan Rüyalar
- Bekârlık Sultanlıktır
- Irak ve Mısır
- Taşlamalar
- Çocuklara En Güzel Masallar
- Aziz Dede'den Masallar
- Nasrettin Hoca Gülütler
- Okullar İçin Kısa Oyunlar
- Sporcu Milletiz Vesselam
- Bursaname - Aziz Nesin'in Bursası
- Laiklik, Dincilik ve Atatürkçülük
- Bayan Aynur ile Bay Buyur
- Bilmem Ne Adası
- Bir Vicdan Davası
- Onursal Doktor Olamamanın Büyük Onuru
- Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de Kürtler
- Aşk Öyküleri
- Aydınlar Üstüne
- Büyüklere Masallar 1
- Büyüklere Masallar 2
- Türkiye Toplumu ve Demokrasi
- Bütün Oyunları - 3
- Bütün Oyunları 4
- Aziz Nesin - Klaus Liebe Harkort Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin - Saliha Scheinhardt Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin - Tahsin Saraç Mektuplaşmaları
- Tut Elimden Rovni
- Erkek Sabahat
- Çiçu
- Hadi Öldürsene Canikom
- Dört Kitap Tek Ciltte
- Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 1
- Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 2
- Azizname
- Saçkıran
- Gübre Kralı
- Şiirin Tam Zamanıdır
- Biraz Gelir misiniz?
- Bir Aşk Var Bir De Ölüm
- Hoşça Kalın
- Bişey Yap Met
- Qum Qalalar
- Hekayələr
- Azîz Nesin - Meral Çelen Mektuplaşmaları
- Gülmece Öyküleri 9
- Bizim Memleket
- Gülmece Öyküleri 5
- Gülmece Öyküleri 2
- Memleketin Birinde - Hoptirinam
- Deniz Aslanı
- Baba Mirası
- Berber Nonoş
- Gülmece Öyküleri 3
- Üç Kitap Birarada
- Nutuk Makinası, Az Gittik Uz Gittik
- Gülmece Öyküleri 8
- Aziz Nesin Bütün Kitapları
- Kendini Yakalamak
- Boyalı Tilki Masalı
- İstanbul'dan Ne Haber
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 2
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 1
- Seçilmiş Satırlar
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 3
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 4
- Sosyalizm Geliyor Savulun
Aziz Nesin Alıntıları - Sözleri
- İslamlıktan sonra da .. şimdi de kız çocukları pek makbul sayılmıyor, başlık parasını saymazsan. Müslümanlarca … (Bay Düdük)
- Sen insanların zahirine değil zamirine bak. (Toros Canavarı)
- Yoksular yaşamları boyunca yalnız bir kez kolaylık görürler, o da öldükten sonra; cenazeleri hemen kalkar, çabucak. (Ben de Çocuktum)
- Muayeneye giren çocuğu, içi kül dolu bir kaba yellendirirlermiş. Yel ne denli çok kül kaldırırsa o denli iyi, o denli yiğitlik sayılıyor. Yel hiç kül kaldırmazsa, çok kötü..." Mangalda kül bırakmaz" sözü, sonradan bir alay sözü olarak kullanılmış olsa bile, kabadayılığı, yiğitliği anlatmak için söylenir. (Yokuşun Başı)
- Sen artık bu kitapta: noktaları , virgülleri , satırları taşımıyorsun.. Sen artık bu kitapta : koşmuyor , bağırmıyor , alnını kaşımıyorsun.. Sen artık bu kitapta yaşamıyorsun. (Aşk Şiirleri)
- Ayağını sıcak tut, başını serin, Kendine bir iş bul, düşünme derin. (Nasrettin Hoca Gülütler)
- Önce bir sayımdöküm yapmalıyım Neleri götüreceğim Geri dönüp alamam Kendimden hiç bırakmamalıyım geride Gölgemi de gölgesizliğimi de Söyleyemediklerim yazamadıklarım Verilemeyen yanıtlarım Benimle olmalı üzünçlerim acılarım Utançlarım gözyaşlarım Söyletilmeyen şarkılarım Hiç bir kötülüğüm kalmamalı arkamda Aldatmaları sevdiğim kadınların Kurnazlıkları çıkarcıkları küçük küçük Zaman zaman kurnazlıklarım Düşlerimi hiç mi hiç bırakamam En değerli varlıklarım Hele sonsuz tasalarım ki yaşama sığmayan Ve hiç sönmeyen harlı tutkularım Ne kalır benden geriye Hiç O hiçi de kendimle almalıyım (Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak)
- Aslında Sayın Başkan Hoobert iyi insandı. Sayın Başkan iyiydi ama, ne yazık ki çevresindekiler kötüydü. Nedense bu iyi başkanların çevresini de hep kötü kişiler alıyordu. (Kalpazanlık Bile Yapılamıyor)
- Yabancı bir kentte insanın yalnızlığı daha bir katmerleniyor. (Sizin Memlekette Eşek Yok mu)
- "Zenginlik sermaye birikimidir; uygarlık kültür birikimidir.Bizde böyle birikimler olmadığı için de , toplumumuz tutarsızdır. Ulusal zenginliğin , uygarlığın birikim demek olduğu bizde , daha 19. yüzyıl sonunda anlaşılmıştır.Ama bu bir TERS anlamadır.Bizde bu birikim , devlet gücüyle zengin yetiştirmek diye anlaşılmıştır.TERS işleyen mantık şudur: 'Yurdun kalkınması için zenginlik gerekir. Bizde kendiliğinden zengin yetişmediğine göre , devlet yardımıyla zengin yetiştirmeli , sermaye birikimi saglanmalıdır.' ...Devlet zengin yetiştirmeye kalkarsa kimleri seçer? Elbet kendisini devlet yapanları, kendinden olanları... " (Suçlanan ve Aklanan Yazılar)
- Bakınız, neden olmaz, izah edeyim. Affedersiniz, ismiâliniz Beyfendi? Ulvi Bey... Müşerref olduk efendim. Benim adım Şâzi. Çok memnun oldum. Evet... ne diyorduk? Olmaz.. Katiyen olmaz. Çünkü efendim, herşeyden önce bir maarif plânımız yok. Bendiniz uzun yıllar maarifte hizmet ettiğimden bu işleri gayet iyi bilirim. Plânsız, programsız hiçbir iş olmaz efendim. Affedersiniz Beyfendi, ismiâlinizi öğrenebilir miyim? Ulvi Bey... Çok güzel, memnun oldum. Benim adım da Şâzi... Çünkü efendim bizde herşeyden ön ce bir tedrisat sistemi yok. Onun içindir ki, biri… (Kördöğüşü)
- Bu pis burjuvaların Allah bin türlü belalarını versin!.. (Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala)
- "Sarılmak neden güzeldir bilir misin? Çünkü sağ tarafta kalp yoktur, ve orası hep boştur. Sarılınca, sağ yanını onun kalbi doldurur..." | (Ah Biz Eşekler)
- Amerikada otuzaltı gazeteye birden yazan bir başyazar, — Sizde, dedi, bir başyazar, kaç gazeteye yazar? — Bizde, dedim, her gazetenin ayrı bir başyazarı vardır, ama, hepsi de aynı şeyleri yazar!.. — Ayrı ayrı insanlar nasıl aynı şeyi yazarlar? — Bizde ayrı gayrı yoktur. Birlik, beraberlik falan... İşte öyle... — Sizde demokrasi var mı? — Az bişey vardı, ama son zamanlarda yedek parçası kalmadığından kullanamıyoruz? (Yedek Parça)
- İnsan, sevebilir miyim diye düşünüyorsa sevemeyecek demektir. İyi ki sevide düşünce yok;yoksa kimse kimseyi sevmezdi. (Aşkım Dinimdir)
- Gece yatakta bir elimi attığım zaman, elimin tuttuğu yalnızlık... Korkudan öbür elimi atıyorum, kendimi tutuyorum, soğuk, ıslak, titreşik... (Çiçu)
- "Ben ölmüşüm baba, neden bana hiç demediniz?" (Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz)
- “İster altından olsun, ister demirden, kafes kafestir!” (Memleketin Birinde)
- Sizin sevdiğiniz her şeyi ben de severim. (Gol Kralı)
- İnsanın kendini olduğundan başka göstermek için harcadığı çabalar onu gülünç yapar. Hele bu para konusunda ise gülünçlüğün derecesi daha da artar. (Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin