Kitap Künyesi
Yazar: Serpil Tuncer
Yayın Evi: Okur Kitaplığı
İSBN: 9786052901182
Sayfa Sayısı: 128
--reklam--
Yorgunum Mitral Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kim demiş beyin ölmüş, diye. Öldüysem şayet bu konuşan da kim? Hey Mitral! Duyuyor musun beni? Boş yere kasım kasım kasılıyorsun be! Kalp kapakçığı olmak kolay değil, ama nafile yere çalışıp yoruyorsun kendini. Kafile fire verdi artık. Hepimiz çölde gezen başıboş kumlar gibi dağılıp yittik. Sen de savaşmayı bırak. Ne lüzumu var böyle kahramanlıklara. Biz ölüyoruz. Yani ben -usta beyin- ölüyorum da seni bilemem. Komuta ettiğim diğer organlardan haber alamıyorum. Bir komutan için istihbaratının çöktüğünü gösteren resimdir bu. Mide acıkmıyor, damak susamıyor, burun kötü kokular almıyor. Ten hissetmeyi unuttu, gözler kendi çukurunda boğuldu. Karaciğer, balon gibi oldu. Bağırsaklar ise ters köşe. Diğerlerinin son halini söylemeye bile lüzum yok. Diğerleri mi? Sakatat, iliğe işlemiş zerzevat, eften püften, terden, kıldan ve kökten ibaret, işlevini yitirmiş bir yığın et torbası…
Her şey öyküleşebilir. Ölmekte olan beyin bile. Geniş anlatım olanakları sunan modern öyküler bu eserle okuru buluşturmak için kaleme alınmıştır. Günlük hayata dair modern çağın çıkmazlarından sıyrılıp sayfalara sığınmış nice öykü, okurunu beklemekte. Ayrıca canlı ve cansızların dile geldiği bu kitapta, okur, öykü dünyasının kapısını aralayıp uzun soluklu bir yolculuğa çıkacak belki de kendi yaşamından bir parçayı bu kitapta bulacaktır.
--reklam--
Yorgunum Mitral Alıntıları - Sözleri
- "Sen sen ol, bundan böyle kaldıramayacağın sırları sakın ola öğrenmeye yeltenme!"
- Uyuyorum uyanıyorum, ama hep aynı düşteyim. Gerçek hiç çıkmıyor karşıma.
- Beni karşında görünce gözlerinde beliren kendimi gördüm. O zaman anladım bana vurulduğunu. İlk görüşte aşka inanmazdım oysa. Hele bu yaştan sonra...
- Burada bir boşluğa kapı yaptılar beni Seyhan
- Sırrı ortaya çıkınca vicdan mı yapmıştı? Onu aramayı düşünmüyordum... Ölü taklidi yapma sırası artık bana gelmişti.
- ne de olsa mumyalar da bir zamanlar insandı.
- Bol vaktin varken gez dolaş. Sen seversin gezmeleri. Fotoğraf çek gönlünce ama dikkat et, ölümüne susamış yılanlar uzanmasın önüne!
- Acısını içine gömüp geçmesi muhtemel olan duyguların peşinden gitmeye karar verdi.
- Burada insan delirmekle delirmemek arasında duruyor. Sen delirenden olma sakın!
- Söyle bana... Rüyalarında da yorulur mu insan?
- Anlıyordum, bir yılan daha kabuğunu değiştirmekteydi.
- Ben ki, sana gül bahçesi vadetmedim.
- Arsız sarmaşık. Kim dedi sana sınırı aş? Haddine mi?
- Buyursun akbabalar da gelsin.
--reklam--
Yorgunum Mitral İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yayınevi: Metamorfoz Yayınları Sayfa Sayısı: 128 Hafta kapanışını çok güzel bir öykü kitabı ile yapmak istedim: Yorgunum Mitral. Birbirinden güzel öykülerin olduğu bu eser değerli yazarımız @yazar_serpiltuncer ile tanışma eserimiz oldu. Kalemi çok akıcı ve sağlam. Her öyküden ayrı bir zevk aldım. Ama favorim iki öykü oldu : Göbek, Köpek , Adem Habil ile Kabil Çok güzel hikayelerdi. Dönüp iki defa okudum ve kazıdım hafızama bu iki öyküyü. Kitaba ismini veren öykü Yorgunum Mitral ise beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın , beyninin kalbine seslenişi yer alıyor. Çok kaliteli ve güçlü bir üslup ile okuyucuyu sıkmayan ve keyifli anlar yaşatan bir öykü kitabı. Elinize aldığınız andan itibaren bitirmeden bırakmayacaksınız. Güzel dakikalar geçirmek isteyen özellikle öykü sever bütün dostlarıma tavsiyemdir. Keyifle okuyun. Özellikle havaların soğuyup , yağmurların başladığı bu havalarda kahve ve battaniye eşliğinde okunacak güzel bir eser : Yorgunum Mitral. Yeni eserlerde görüşmek üzere değerli kitap dostları sevgi ile kalın ve kalbinizin bir köşesine kitaplar dizmeyi unutmayın... #yorgunummitral #kitapyorumu (Edebiyatin_kiyisinda)
"Kim demiş beyin ölmüş, diye. Öldüysem şayet bu konuşan da kim? Hey Mitral! Duyuyor musun beni? Boş yere kasım kasım kasılıyorsun be! Kalp kapakçığı olmak kolay değil, ama nafile yere çalışıp yoruyorsun kendini. Kafile fire verdi artık. Hepimiz çölde gezen başıboş kumlar gibi dağılıp yittik. Sen de savaşmayı bırak. Ne lüzumu var böylr kahramanlıklara. Biz ölüyoruz." İçerisinde birbirinden farklı hikayelerin bulunduğu bu kitap okurken su gibi akıp gitti. Ben yazarın kalemini beğendim. Sade bir üslup ve akıcı bir kaleme sahipti. Kitapta en beğendiğim bölüm kitaba ismini veren "Yorgunum Mitral" oldu. Bu hikayede beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın beyninin kalbe seslenişini okuyoruz. Hikayenin sonunda hasta ölürken kalbinin nakil için alınması ve kalbin yaşamasının beyine nasıl hissettirdiğini okumak çok tuhaftı açıkçası. Beni biraz düşündürdü. Mitral kelimesi de bildiğim bir kelime değildi bu yüzden araştırdım. Mitral: Yüreğin sol kulakçıkla sol karıncık arasını kapayan kapakçık anlamına gelmektedir. (Nur)
Genellikle bir roman okuyucusu olsam da bazen böyle öykü kitapları okumak zihnimi toparlamamı sağlıyor. Yorgunum Mitral de benim anladığım kadarıyla günlük hayatta karşımıza çıkan olayları biraz da dinsellik ile harmanlayarak okuduğumuz bir öykü kitabı. Kitabın içindeki çoğu hikayede din yönünün daha çok ele alınmış olması benim çok hoşuma gitti. Böyle öykülerin içeriğinin daha dolu dolu olduğunu hissediyorum ve beni daha çok etkiliyor. Hikayelerin hepsi ayrı ayrı güzeldi ama ben yine en favori üç hikayemi seçtim. Bunlar: “Göbek, Köpek ve Adem”, “Habil ile Kabil” ve “Kulübe” isimli öyküler oldu. Ayrıca yazarın anlatım tarzı hakkında da birkaç şey söylemek istiyorum. Biz kitapta düz yazı türünde öyküler okusak da yazarın dili öyle şiirseldi ki hikayelere bambaşka bir hava katıyordu. Böyle duyguları yaşattırabildiği için de hikayelerin kalitesi gözümde bir kat daha artıyor tabii ki. (Beyza Bircan)
--reklam--
Yorgunum Mitral PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Serpil Tuncer - Yorgunum Mitral kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yorgunum Mitral PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Serpil Tuncer Kimdir?
1972 İstanbul doğumlu olan yazar, ilk, orta ve liseyi İstanbul'da okumuş olup, yükseköğrenimini Karadeniz Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi işletme dalında yapmıştır. Daha sonra Arel Üniversitesi, İletişim Fakültesi Medya ve Kültürel Araştırmalar programında yüksek lisansını tamamlamıştır. Halen bir kamu kuruluşunda çalışmaktadır. Edebiyat alanında da eserler veren yazarın ‘Erik Ağacı isimli bir şiir kitabı Ekinoks Günleri ve Mor Sokak Sakinleri isimli öykü kitapları da bulunmaktadır.
--reklam--
Serpil Tuncer Kitapları - Eserleri
- Filler Ölüme Yalnız Gider
- Sinekler de Uyur
- Kuşları Uğurlama Sanatı
- Mor Sokak Sakinleri
- Yorgunum Mitral
- Ekinoks Günleri
- Erik Ağacı
- AKP'nin Neoliberal Politikaları Bağlamında Kadın İstihdam Politikası
- Büyülü Deniz
--reklam--
Serpil Tuncer Alıntıları - Sözleri
- Bilmek lazım her şeyi İnsana acı verse de. (Erik Ağacı)
- Şu dakikadan sonra acılarını içine gömüp yaşama kaldığı yerden devam edenlerden olacağım (Kuşları Uğurlama Sanatı)
- Ömür sağlıkla güzel. (Filler Ölüme Yalnız Gider)
- Arsız sarmaşık. Kim dedi sana sınırı aş? Haddine mi? (Yorgunum Mitral)
- - Keşke kuş olsaydık - Niye kuş olalım ? - En azından gökyüzü temel tutmuyor . Ne sırrı var ne de hududu. (Filler Ölüme Yalnız Gider)
- Bitmiş günlerimi ipe asıp, Her haliyle dışarda bıraktım Acıması yok zamanın.. (Erik Ağacı)
- “Bugün itibariyle tam bir yıl, üç ay ve on bir gün oldu senden ayrılalı. Alışkanlıklarımın arasına senden ayrılmayı koyamadım.” (Sinekler de Uyur)
- "Kuru iftiralar en az sanrılar kadar zarar vericidir." (Filler Ölüme Yalnız Gider)
- Ve tıpkı Nazım'ın dediği gibi: "En fazla bir yıl sürer yirminci asırlarda ölüm acısı." (Kuşları Uğurlama Sanatı)
- ne de olsa mumyalar da bir zamanlar insandı. (Yorgunum Mitral)
- Bir kuş, uçmak için başka bir kuşa ihtiyaç duymazken bir insanın yaşaması ve hayata tutunması adına başka bir insana sarılması niye? (Sinekler de Uyur)
- Duvarlar kadar kırık, enkazdayım şimdi Çokça saklardın benden tebessüm inceliğini. (Erik Ağacı)
- Herkes aynı geceyi yaşar ancak başka düşler kurar. (Sinekler de Uyur)
- Ben ki, sana gül bahçesi vadetmedim. (Yorgunum Mitral)
- Gemiler gelir, gemiler geçer Yalnızlığım diz boyu.. Akıntılar saçlarımı sürükler Boğazı gözleyen penceremde. (Erik Ağacı)
- "Sen sen ol, bundan böyle kaldıramayacağın sırları sakın ola öğrenmeye yeltenme!" (Yorgunum Mitral)
- Kanaat demişken, hep hocalar kullanacak değil ya şu kanaat denen şeyi. Kanaat, azıcık düşünüp taşınabilen herkes içindir. (Sinekler de Uyur)
- Aklın olmadığı yerde bence karakterinde önemi yoktur çünkü karakter, üstün, hadi üstünde demeyelim, normal bir akılla desteklenmedikçe bir anlam ifade etmez. (Sinekler de Uyur)
- İnsan, kendi ruhunun dışındaki inşaya şu veya bu şeķilde alışır ama ya içindekine... (Sinekler de Uyur)
- “Kadınla erkek ayrıldı, ağladım. Kadınla erkek birleşti, yine ağladım. Yamalı bir yürek elimdeydi anladım.” (Sinekler de Uyur)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin