Kitap Künyesi

Yazar: Cenk Çalışır

Yayın Evi: Nemesis Kitap

İSBN: 9786055913694

Sayfa Sayısı: 260

--reklam--

Zehr-i Katil Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Takip edilmesi gereken yeni bir polisiye yazarı, tanışmalısınız..."

Osman Aysu "Aşk ve cinayet yaşamı kesintiye uğratan iki sıradışı olaydır. Aşkla cinayetin yolu kesiştiğinde, karşımıza derin insanlık hikâyeleri çıkıyor. Umarım aşkla cinayetin içiçe geçtiği bu romandaki çarpıcı insan hikâyelerini siz de seversiniz..."

Ahmet Ümit Satranç Cinayetleri adlı romanıyla Nemesis Kitap okurlarıyla tanışan Cenk Çalışır'dan sürükleyici bir yeni roman: Zehr-i Katil. Yeni romanıyla yazarın takipçisi olacaksınız! Gece boyunca türlü kararlar alıyor, bazen Kenan'a rest çekiyor ya karın ya ben diyordum, bazen terk edip gidiyordum, bazen bir mektup yazıp bırakıyordum. O mektubun ilk kelimelerinin nasıl olması gerektiğine karar veremiyordum. (Nazan) Evliliğimizi bu şekliyle yürütüp yürütemeyeceğimi düşünmeye ihtiyacım vardı. Bir süre için tekrar deniyor olabilirdim. Ailem için, çocuklarım için. Anlıyorsunuz değil mi? Bunu yapan bir sürü kadın varken... (Berna) Ben çocuklarımı benim devamım saydım. Ölüp gittiğimde onlarda yaşayacağıma inandım. Onlar ölünce onların çocuklarında. Hep yaşayacağıma. Belki de bu nedenle kutsal saydım çocukları. Onlar saftır. Onlar Masumdur. Hepimiz temiz doğar, büyüdükçe kirleniriz. Büyüklerin yönettiği dünyada ne kadar saklayabilirsin içindeki çocuğu. Hangi sandığa koyar, hangi kapının arkasına kilitlersin. Nasıl taşırsın yarınlara. Yolu yok büyüyecek ve kirleneceksin. Berna gibi, Nazan gibi, ben gibi, sen gibi... (Kenan) Aşk ve cinayetin çıkmaz sokaklarında kaybolmaya hazır olun !!!

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Zehr-i Katil Alıntıları - Sözleri

  • Kalbimde bir yeri vardı, fakat kafamda nereye koyacağımı bilmiyordum.
  • umarım bir ev ve yuva arasında farkı öğrendiğinde yuvanda olursun. evinde değil.
  • bana bir kere bile seni seviyorum dememişti. o iki kelimeyi söylememişti belki ama İnegöl'e mobilya almaya gittiğimizde "ucuzlara bakma, üzerlerinde uzun yıllar oturacağız" demişti.
  • dikkatle dinliyordum aslında ama düşüncelerim o kadar hızlı akıyordu ki bir türlü frenleyemiyordum.
  • ikimiz birlikteyken gerçekten çok rahat ve doğaldık. çok uzun süredir tanışıyor, birbirimiz hakkında her şeyi biliyor gibi, birlikte sarhoş olmuş, birlikte çok ağlamış, çokça da gülmüş gibi, el ele sinemalarda oturmuş, aynı battaniyenin altında uyumuş, aynı sabaha uyanmışız gibi..
  • beni bu otel odasına getiren her yaşanmışlığımın başlangıcı bir şarkıdır. şarkının sözleri ve o sözlerin Nazan'ın gözlerinde bulduğu ifadedir.
  • gözlerini kapalı tutardı her öpüşünde. bu kapalı gözleri severdim. dudakları ve gözleri aynı anda kapanır, açılırdı. o kısacık arada ben öpülmüş olurdum.
  • bilmem gereken ve yaşamam gereken bir şey kalmadı.
  • bir kahve bir de tost istedim. karışık mı efendim diye sordu. neyle karıştırdığınıza bağlı dedim. kaşar ve sucuk efendim dedi gülerek. biliyor musun o an tost olmak istedim. karışıklığa bak. kaşar ve sucuk. ulan benim gibi adama söylenecek laf mı bu? karışıkmış. siz beni görün. nasıl karışmış, dolanmışım.
  • ikimizin de gözlerinde bir yıldız kaydı. dileğimi tutmaya korkuyordum.
  • hayatımı raya koyacaktım. devrildi koca tren.
  • Nazan çok şey oldu benim için. Evet, çok şeyim oldu benim. Herşeyimdenhiçbirşeyimekadarçokşeyim.
  • aklıma geleni yüreğimde hissettiğim gibi yazıyorum.
  • belki de tüm kabahat o sevişmelerdeydi. bu kadar uyuşmasaydı tenimiz bu kadar inanmayacaktım aşka.
  • ovaya yayılan bahar havası içimi kaplamıştı. yeni yeşermeye başlayan, açacağı çiçekleri hayal eden incecik bir daldım. birkaç ay sonra karlardan ve bu karların ağırlığıyla kırılacağından habersiz.

--reklam--

Zehr-i Katil İncelemesi - Şahsi Yorumlar

SPOİLER İÇERİR ben bu kitabı her okuduğumda farklı şeyler hissettiriyor bana bu yüzden belli aralıklarla yeniden dönüp sayfalarını karıştırma ihtiyacı duyuyorum. Çok farklı bir eser. Polisiye okumayı pek tercih etmediğim halde bende klasikleşmiş bir yeri var. Nazan, Berna, Kenan... Gerçekten hiç beklemediğiniz yollara sapıyorsunuz okurken. Nazan'ı okurken inandım içtenliğine, Kenan'ın düştüğü hataya düşerek şüphe etmedim hiç bu taşralı, genç ve deli dolu kızdan. Berna'ya daha soğuk kaldım, kendi içimde daha acımasız yargıladım onu. Düşüncelerim değişmiş de değil. Ancak şöyle bir kıyasa vuracak olursak pek de farklı konumlarda kalmıyorlar. Biri on beş yıl boyunca evli olduğu adama hiç yaşatmıyor aşkı, mutluluğu ve bunun yanında; biriyle hayatı paylaşmanın ne demek olduğunu öğrenmek için kendi isteği olmadığı gibi, karşı tarafında bu konuda olabilecek arzusunu engelliyor. Zavallı adam, "İki çocuk babasıyım ben ve bu kadında ne olursa olsun anneleri." diye vazgeçtiği bir çok şeyin aslında yalan olduğunu o çocukların babası bile olmadığını öğreniyor. Bir diğeri ise, bu adama yaşam veriyor. Çok kısa bir sürede hayatının geri kalanını hiç yaşamadığı her şeyi tattırıyor ona. Ancak bunların ardında da çok büyük yalanlar yatıyormuş. Asla beklemediğim ve bir anda içimi ona karşı soğutan yalanlar. Yani ; Nazan ve Berna, al birini vur ötekine hesabı birbirinizden farkınız yok. Bu adamı yediniz bitirdiniz. İlk başlarda Kenan'a çok öfkeliydim. Gerçekten karşımda olsa bir bıçak gibi keskin sözler savururdum yüzüne karşı. Ancak bu öfkem haklı sebepleri karşısında ufalanarak neredeyse yok olma noktasına geldi. Şu an, ben bile yıkılmış hissediyorum. Son kısımda yazar katile bizim karar vermemiz gerektiğini söylüyor, ucu açık bir son yazmış. Bunun iyi yanları da kötü yanları da mevcut okuyucu açısından. Ama ben biri diğerinden daha katil diyemiyorum, bir yapboz parçaları gibi tamamlıyor ikisinin yaptıkları birbirlerini ve ortaya büyük resim ölümü çıkartıyor. İkiside benim mantık muhakememde suçlu ve cezalarını çekmeye mahkumdur ancak gerçek dünyada yalan kanunen suç sayılmadığı için Erol Komiserim ne yapacak bilmiyorum. Velhasıl, çok güzel kitaptı ne zaman elime alsam başladıktan sonra bitirmeden bırakamam. öyle zamana yayayım türünden bir kitap değil, bırakmıyor sizi. Tavsiye ederim böyle sürükleyici, merakınızı cezbettirecek kitapları seviyorsanız. (Hanzade Atasoy)

Adını ilk defa duyduğum bir yazar olmasına rağmen kalemini çok beğendim. Anlaşılır bir dille olayı okuyucuya başarılı bir şekilde aktarmış. Okurken hiç sıkılmadım. Cinayeti kendimce çözmeye çalıştım fakat sonunda tamamen ters köşe oldum. Okuyan herkesin de ters köşe olacağını düşünüyorum. Katil hem yok hem birden çok. - Babasının ölümüyle annesi ve kardeşleriyle birlikte onlara verilen tarla paralarıyla zaman öldüren Kenan. Ticari zekasıyla kasabada ticaret yaparak geçinir. Biriktirdiği paralarla başka bir ticarete adım atıyor. Daha sonra şehre gelerek iş adamı olur. Burada bayisi olduğu firmanın kız kardeşi ile tanışır ve evlenir. Daha sonra İngilizce öğrenmek için üniversite öğrencisi tutar ve onunla sevgili olur. Çocukları ve sevgilisi arasında seçim yapmak üzereyken acı gerçekleri öğrenir ve oyun netleşir. Kenanın da bir oyunu ama.... (Emrah DÜZ)

Böyle iyi yazılmış polisiyeler takdir edilmeyi hak ediyor. Cenk Çalışır, çok sıradan bir ilişki üzerine ilgi çekici olmayı başarabilen, merak uyandırabilen bir muamma kuruyor. Üç insanın psikolojisi üzerinden sahtelik, samimiyetsizlik, çürümüşlük reddiyesi yazıyor bir anlamda. Tipik bir polisiye olduğunu söyleyemeyiz, ve bu özelliği kitabı aslında daha çekici hâle getiriyor. Uzun uzun insan psikolojisi anlatabilmek bir maharet. İnandırıyor bence Cenk Çalışır. Bu yüzden kitap da inandırıcı olabiliyor. Polisiye sevenler Cenk Çalışır'a şans vermeli. (CemCBG)

--reklam--

Zehr-i Katil PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Cenk Çalışır - Zehr-i Katil kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Zehr-i Katil PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Cenk Çalışır Kimdir?

Cenk Çalışır 1967 Balıkesir doğumlu. Gazi Üniversitesi İktisat Bölümü'ni bitirdikten sonra Bursa'ya yerleşti. Basın ve otomobil sektörlerinde değişik departmanlarda görev aldıktan sonra reklam dünyasına yöneldi. Bu karar ile oluşturduğu  stüdyosunda  reklam ve tanıtım fotoğrafçılığı üzerine çalışmalarını sürdürüyor. Evli ve bir çocuk babası.

Satranç Cinayetleri, yazarın ilk çalışması.

--reklam--

Cenk Çalışır Kitapları - Eserleri

  • Satranç Cinayetleri
  • Zehr-i Katil
  • Oyun İçinde Oyun
  • Kan Yağmuru
  • Her Temas Bir Öykü Bırakır 1
  • Kilit Operasyonu
  • Beria
  • Her Temas Bir Öykü Bırakır 2
  • Çıkmaz Sokak Çocukları

--reklam--

Cenk Çalışır Alıntıları - Sözleri

  • "Düşmanımın kim olduğunu bilmezsem onunla nasıl savaşırım?" (Beria)
  • "Gerçekten yaşandığına, yaşamış olduğuna inanıyor musun? Kendi doğrularınla, kendi kararlarınla. İçine doğduğun aile tarafından büyütülmeyi isteyip istemediğini soran bir sistem olsaydı mesela, aynı adama baba der miydin? Yapmak istediklerini, başardıkların ve başaramadıkların olarak skor tabelasına yazsan hangi takım önde olurdu?" (Kan Yağmuru)
  • Kalbimde bir yeri vardı, fakat kafamda nereye koyacağımı bilmiyordum. (Zehr-i Katil)
  • "Henüz psikoloji, Freud ya da Darwin yokken insan vardı. En öz haliyle..." (Kan Yağmuru)
  • Öyle sarmışlar ki bilemedim göğsünü, sırtını. Toprak ıslak, üşümesin dedim. Sarıldım.... Bırakın dedim, o daha çok küçük. Kapandım üstüne, bizi birlikte gömün. (Beria)
  • Kendi çaremi kendim bulacaktım. (Çıkmaz Sokak Çocukları)
  • Sebebin yanlışsa sonucun doğru olmuyor. (Her Temas Bir Öykü Bırakır 1)
  • bana bir kere bile seni seviyorum dememişti. o iki kelimeyi söylememişti belki ama İnegöl'e mobilya almaya gittiğimizde "ucuzlara bakma, üzerlerinde uzun yıllar oturacağız" demişti. (Zehr-i Katil)
  • Korku, insanı öldürür yada hayatta tutar. (Kan Yağmuru)
  • bilmem gereken ve yaşamam gereken bir şey kalmadı. (Zehr-i Katil)
  • Bireysel akıllar ve bireysel zevkler çok nadir toplum önünde sergilenir. İnsan özünde oyuncudur. Maskesini takar, hayatın kendisine biçtiği rolü oynar. (Oyun İçinde Oyun)
  • Savaşın bedelini her zaman masumlar ve çocuklar öder. (Beria)
  • dikkatle dinliyordum aslında ama düşüncelerim o kadar hızlı akıyordu ki bir türlü frenleyemiyordum. (Zehr-i Katil)
  • -Eminim ilk buluşmalarıdır.Kadın doğal. Kendisini beğendirmeye çalışmıyor. Bence adamdan bir beklentisi de şimdilik yok. Bu tip kadınlar uzun vade kadınlarıdır. Her şeyi çok uzun zamana yayarlar. Elini tutmak için bir ay, dudaklarını öpmek için altı ay beklersin. Kafalarındaki adama saklarlar her şeyi. Çoğunlukla o adamı bulamazlar. Bulduklarında adam yan daireye yeni taşınan komşunun kocasıdır. (Oyun İçinde Oyun)
  • ikimizin de gözlerinde bir yıldız kaydı. dileğimi tutmaya korkuyordum. (Zehr-i Katil)
  • Hayatı için yapabileceği tek şey koşmaktı. Daha hızla, daha uzağa (Kan Yağmuru)
  • Hepimizin karısı nişanlıyken melekti oğlum, sen nikahtan sonra tanışacaksın Lucifer'la. (Satranç Cinayetleri)
  • Fransız Kriminolog Edmond Locard, 1910 yılında "Her temas iz bırakır. " demişti. Ve bu sözler çağdaş adlî bilimin temel taşı kabul ediliyordu. (Satranç Cinayetleri)
  • Var mı dedim kendini öldürecek yürek. Yok. G*t. Baktım o da yok. Bir ümit. Var. Nedir bilinmez ama bir ümit işte. (Oyun İçinde Oyun)
  • Sadece nedenler ve sonuçlarla ilgileniyoruz. Bütün bu yaşananların bir nedeni olmalıdır. (Kan Yağmuru)