Kitap Künyesi
Yazar: Mehmed Uzun
Yayın Evi: İthaki Yayınları
İSBN: 9789752732537
Sayfa Sayısı: 168
Zincirlenmiş Zamanlar Zincirlenmiş Sözcükler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Mehmed Uzun gibi insanlar her zaman bir korku ve ilgi yaratmışlardır. İsimleri ister Puşkin, İster Wergeland, ister başka bir şey olsun. Tek suçları, yaratmak. Suç olarak görülen uğraşları ise sözcükler. Bu isimler, ulusal yapıtın temelini aşmaktadırlar. Yaratarak, kendilerini formüle ederek, yazarın ve tüm bir halkın kimliğini inşa etmektedirler."
- Anders Heger
Mehmed Uzun'un kitaba da adını veren ve yeni yüzyıla ilişkin düşüncelerinden oluşan 'Zincirlenmiş Zamanlar Zincirlenmiş Sözcükler' denemesi ilkin Avrupa'da birçok dilde yayın yapan Lettre International dergisi için yazıldı, sonra da bu kitaptaki diğer denemelerle bir araya getirildi. Bu deneme aynı zamanda yazarın yeni yüzyıla ilişkin umut dolu düşünce ve duygularının da kısa bir özeti niteliği taşımaktadır. Kültürler arasında gezinen bir yazarın penceresinden kanlı yüzyıla veda edip yen yüzyıla umutla bakarken aynı yazarın kitaplarına getirilen yasaklara ve mahkemeye verdiği savunmalara da tanıklık edeceksiniz.
Zincirlenmiş Zamanlar Zincirlenmiş Sözcükler Alıntıları - Sözleri
- İnsanla insanlık bitmeden tarih biter mi? İnsan, tarihin nesnesi değil, öznesidir, tarihi yaratandır .
- Ve sanılıyor ki acılar küllendiğinde ya da unutkanlık perdesinin gerisine gizlendiğinde her şey unutulur . . . Büyük yanılgı bu .
- Yeni yüzyıl , yasak , terör , işkence , hapishane ve kitap yasaklarıyla dolu olarak geçen 20.yüzyılın bir tekrarı olmamalı.
- Kederliye niçin ışık verilir ? Canları acı olanlara da hayat ?
- Yaşam anlaşıldıkça acılaşır. Acılar ise anlamlılaştırıp olgunlaştırandır.
- insanoğlunun özgürlük ve eşitlik düşü ruhlardan silinip atılamaz...
- "Özgürlük, bireyin talebi, özlemidir; eşitlik ise toplumun"
- "Dayan, diren, sabırlı ol; günü birlik düşünme; zaman, sadece bir andan oluşmuyor, zamanı hiç bitmeyecek bir ayin gibi düşün ve yaşa; kine, nefrete, haset ve kıskançlıklara kulak verecek, onları kendine yaklaştıracak kadar küçülme; çile çekmeden insan ve insanlığı mutlu edebilecek hiçbir şeyin yaratılamayacağını unutma; acı ve hüzünden insanı mutlu edebilecek bir eser yaratmanın hünerini öğren, bu güneşin ustası ol; derin yalnızlığımı, yaratacağım eserle, herkesin ortak olabileceği bir mutluluk haline getir."
- Söz tarihtir, anlatı insani vakadır, insani öykü tanıktır, zaman kültürdür ve devran her zaman insani tecrübedir.
- İnsanoğlunun en hünerli olduğu şeylerden biri de özenmek, taklit etmek ve örnek almaktır.
- Miras, zamandır. Zaman, kültür; kültür de gelecek…
- Asıl olan insandır. insanla insanlık bitmeden tarih biter mi?
- İnsanoğlunun en edebi düşü özgürlüktür ve bu düşünü de tarih boyunca hep en edebi iletişim aracı olan dil ile ifade etmiştir.
- Biten bu yüzyıl kürtlere cömert davranmadı...
- Öyle ya, yirminci yüzyıl vahşetin ve çılgınlığın yüzyılı olmuştu.
Zincirlenmiş Zamanlar Zincirlenmiş Sözcükler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yeni yüzyıla ilişkin düşüncelerini yumuşak ama keskin bir üslupla anlatmaya çalışmış. Kanlı yüzyılda kentinden, aidiyetini tüm kalbiyle hissettiği diyardan, Diyarbakır'dan, uzaklaşmak zorunda bırakılıp büyük hasretler çektiğini ama bu özlemin sabrını ve gücünü Diyarbakır' dan aldığını anlatır.Diyarbakır' da tanıklık ettiği işkenceler, hukuksuzluklar, tarihin nefesini kesen olayların Uzun'a nasıl nefes, yol, güç olduğunu... Kürt kimliğini ortaya çıkarmaktan çekinmeyen ve bu kimliğin ortaya çıkarılmamasını isteyen diktatörlere, siyasi kafalara bürünmüş gadarlara olan isyanını dile getirmiştir.İzlenimleri 20.yy ve 21.yy arasında yaşanmış ve yaşamış olduğu buruklukları, hüzünleri, direnişleri kaleme alan Uzun, yasalara ve Kürtlüğü nedeniyle mahkemeye verdiği savunmaları da ele almıştır.Tüm halkın kimliğini ortaya çıkarmaya çalışan yazarımızdan etkilenip kitabı ve Uzun'u sahiplenip,feyiz alacaksınız. "Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum; ne bu dava ne de buna benzer davalar bize ve çoktandır insani vicdan ve merhametin yoluna girmiş olan Türkiye'ye yakışmıyor.Türkiye'nin geleceği söz,düşünce,dil,din ve kimliğe ilişkin özgürlüklerdedir." 19.04.2002/Diyarbakır (CANAN)
Bugüne kadar Kürtçe yedi roman yazan Mehmed Uzun'un romanları çeşitli dillere çevrildi. Denemeleri de çeşitli dergi ve gazetelerde yirmiye yakın dilde yayınlandı. Mehmed Uzun, "Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık" romanı ve "Nar Çiçekleri" adlı deneme kitabı ile ilgili olarak 2001 baharında yargılandı ve aklandı. Aynı yıl Türkiye Yayıncılar Birliğinin her yıl verdiği Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü'nü, roman sanatına ilişkin belirleyici katkılarından dolayı Berlin Kürt Enstitüsü'nün Edebiyat Ödülünü, yarattığı edebiyat ve sözün özgürlüğüne ilişkin duruşundan dolayı İskandinavya'nın en önemli ödüllerinden olan Torgny Segerstedt Özgürlük Kalemi Ödülü'nü ve 2002'de İsveç kültür yaşamına sunduğu değerli katkılarından dolayı İsveç Akademisi'nin Stina-Erik Lundeberg Ödülünü aldı. 1985 yılından bu yana romanlarını kaleme alan Uzun hakkında, Türkiye'de çok sayıda dava açıldı. 1981'de Türk vatandaşlığından atıldı ve 1992 yılına kadar Türkiye'ye gelemedi. Yakalandığı mide kanseri nedeniyle uzun süre tedavi gören Uzun, 11 Ekim 2007 günü Diyarbakır'da yaşamını yitirdi. 13 Ekim günü Diyarbakır Ulu Camii'nde kılınan cenaze namazı ardından, cami önündeki kalabalığa sırasıyla Yaşar Kemal, Şerafettin Elçi, Ahmet Türk ve Osman Baydemir'in yaptığı konuşmaların ardından Diyarbakır Mardinkapı Mezarlığı'na defnedildi. Allah rahmet eylesin... Alıntı.... (Rêzan Helbest)
Mehmed UZUN. 1953 Siverek - 2007 Diyarbakır. Modern Kürt Edebiyatı Yazarı... Yeni bir edebiyat diliyle tanıştığınızda yeni duygu ve düşünceler zihninizin eşiklerinden içeri bazan süzülür bazan büzülür bazan da küçülür şekilden şekle girerek doğduğunuz coğrafyadaki yıllarca okuduğunuz, size öğretilen dilin, düşünüşün, hissiyatın kalıplarının yanında, önünde, arkasında yer edinmeye çalışırlar. "Eğitim dili olarak yasaklanmış çok eski zamanlara ait bir dil ile romanlar yazdığım için biliyorum; Emin olun kültür mirası sizin gösterdiğiniz ilgiden çok daha fazlasını size sunacaktır." 20. yüzyılı "kanı, vahşeti, acıyı, yıkımı..." geride kalmasını, yeni yüzyılda eşit ve özgürlükçü bir yaşamın olmasını umduğu ve nasıl bir yüzyıl olmalı düşüncesini paylaştığı denemeler kitabı. 20. yüzyıl zincirlenmiş zamanlar ve sözcüklerle dolu kanlı bir yüzyıldır. Gelişemeyen, çağa ayak uydurmasını engelleyen her düşünce o zamanı zincirlemiş söylenen sözleri esir etmiştir. Stefan ZWEIG, Thomas MANN. 20. yüzyılın acılarıyla baş etmiş nice aydınından iki güçlü isim. Yazarlar halkın vicdanı, sesidirler. Birçok yazarın halkı için kalemiyle savaşından örneklerle dolu... Yeni yüzyıl için 'Ne yapabilirim' diye düşünmek ve yapmak isteyen her zihne hitap bir kitap. "Ne yapabilirim?" Bu konuda sanırım, zamanın ve toplumların belleği, vicdanı olmuş yazarlara, aydınlara başvurmakta yarar var BIRAK BENİ HAYKIRAYIM Ben en hakîr bir insanı kardeş sayan bir rûhum; Bende esîr yaratmayan bir Tanrı'ya îman var; Paçavralar altındaki yoksul beni yaralar; Mazlumların intikamı olmak için doğmuşum. Volkan söner, lâkin benim alevlerim eksilmez; Bora geçer, lâkin benim köpüklerim kesilmez. Bırak beni haykırayım, susarsam sen mâtem et; Unutma ki şâirleri haykırmayan bir millet, Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir; Zaman ona kan damlayan dişlerini gösterir, Bu zavallı sürü için ne merhamet, ne hukuk; Yalnız bir sert bakışlı göz, yalnız ağır bir yumruk!.. Mehmet Emin YURDAKUL (Kerem Fuat ARLA)
Kitabın Yazarı Mehmed Uzun Kimdir?
1953 yılında, Viranşehir kökenli bir aşiret ailesinin çocuğu olarak Siverek'te doğdu. Anne tarafı Zaza, baba tarafı Kürt kökenlidir. Babası koyun tüccarı olan Mehmed'in, beş kardeşi daha vardı. Küçük yaşlarında ailesinden duyduğu sözlü anlatım örnekleri, edebi sanatının temelini oluşturmuştur. İlerde yazacağı romanların kökü, bu çocukluk anılarından beslenmiştir.
Kürt dilinin yasak olduğu bir dönemde, birçok Kürt yazarın aksine egemen dilde değil anadilinde yazmayı tercih etmiştir. Özellikle, zayıf olan Kürtçe yazı dilini geliştirmek, ortak bir edebi dil oluşturmak ve Kürt hikâye anlatım geleneğini canlandırmaya yönelik yaptığı çalışmalarla modern Kürt edebiyatında kurucu bir role sahiptir.
26 Ağustos 1977'de, sahte Tunus pasaportuyla Suriye üzerinden gittiği İsveç'e yerleşti. Kurmanci, Türkçe ve İsveççe yazdığı kitapları yirmiye yakın dilde yayınlandı. Hakkında, Türkiye'de çok sayıda dava açıldı. 1981'de Türk vatandaşlığından atıldı ve 1992 yılına kadar Türkiye'ye gelemedi.
Uzun yıllar İsveç Yazarlar Birliği yönetim kurulu üyeliği yaptı. Ayrıca İsveç Pen Kulübü ve Uluslararası Pen Kulüp'te aktif çalıştı. İsveç ve Dünya Gazeteciler Birliği'nin de üyesi olan Uzun'un bugüne kadar çok sayıda Kürtçe roman yazdı.
Mehmed Uzun, "Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık" romanı ve "Nar Çiçekleri" adlı deneme kitabı ile ilgili olarak 2001 baharında yargılandı.
Yakalandığı mide kanseri nedeniyle uzun süre tedavi gören ünlü edebiyatçı, 11 Ekim 2007 günü Diyarbakır'da yaşamını yitirdi.
13 Ekim günü Diyarbakır Ulucami'de kılınan cenaze namazı ardından, cami önündeki kalabalığa sırasıyla Yaşar Kemal, Şerafettin Elçi, Ahmet Türk ve Osman Baydemir'in yaptığı konuşmaların ardından Mardinkapı Mezarlığı'na defnedildi.
Mehmed Uzun Kitapları - Eserleri
- Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık (Cep Boy)
- Yitik Bir Aşkın Gölgesinde
- Sen
- Yaşlı Rind'in Ölümü
- Nar Çiçekleri
- Kader Kuyusu
- Dicle'nin Yakarışı
- Abdalın Bir Günü
- Dicle'nin Sürgünleri
- Dengbejlerim
- Zincirlenmiş Zamanlar Zincirlenmiş Sözcükler
- Kürt Edebiyatına Giriş
- Ruhun Gökkuşağı
- Bir Dil Yaratmak
- Ölüm Meleğiyle Randevu
- Kürt Edebiyatı Antolojisi
- Dicle'nin Sesi
- Bir Romanın Hatıra Defteri
- Küllerinden Doğan Dil ve Roman
- Mirina Egidekî
- Hez û Bedewiya Pânûsi
Mehmed Uzun Alıntıları - Sözleri
- “İnsan neden böyle? Neden çabuk alışıyor bir şeylere? (Sen)
- Dengbêjlik, bir gelenek olarak, şimdiye kadar, Kürt edebiyatı, sanatı ve müziğinin atar damarı olmuştur. Tüm baskı ve şiddete, asimilasyon ve yok etme kampanyalarına rağmen Kürt dili edebiyatı ve müziği hâlâ canlılığını koruyabiliyorsa bunda dengbêjlik geleneğinin payı büyüktür. Yüzyıllardan beri süren bu vefakar geleneğe çok şey borçluyuz. (Bir Dil Yaratmak)
- "Xwîn bi xwînê nayê şuştin." (Kan kanla yıkanmaz.) Kan, ancak adalet duygusu, insani ve vicdani yaklaşımla yıkanabilir, temizlenebilir. Adalet anlayışının, insani ve vicdani duyguların kaynağı da edebiyattır. (Nar Çiçekleri)
- ... Usul usul, hayatımın ve Ruhumun en derin yerlerinde kök saldı. ... (Kader Kuyusu)
- "Hevalno, ji bîr mekin Em pênç hezar dil Pênç hezar efsaneyên li ser lêvan Pênç hezar destanên li ser kaxizan in Pênç hezar sterkên ronî yên Kurdan in..." (Mirina Egidekî)
- Türkiye'de öğretmen okulunda okudum. Öğretmen okulunda şoven ve asimilasyonun temelde olduğu bir eğitim sistemiyle öğrenim gördük... Kürtleri kötülüyorlardı... (Mahmut Baksi) (Kürt Edebiyatı Antolojisi)
- Ben de destan ve stranlarımız¹ gibi eskiyim. Düne aidim,bugüne değil. Bugünle hiçbir ilişkim yok. 1: Kürt halk ezgisi. (Yaşlı Rind'in Ölümü)
- Kendimi o kadar çok geliştirmek zorundayım ki, öğrenmek zorunda olduğum öyle çok şey var ki. (Bir Dil Yaratmak)
- Eğer dizelerin kamaştırıcı incilerini istiyorsan, Mela'nın şiirine bak, Şirazi'ye ne gerek? (Kürt Edebiyatına Giriş)
- “İnançları farklı, dilleri farklı, kimlikleri farklı diye insanlar birbirine düşman olmamalı. İnsan bir kimliğe, bir dine, bir dile sahip olarak dünyaya geliyor ve bunlarla büyüyüp yaşıyor. Bunda insanın günahı, suçu ne?” (Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık (Cep Boy))
- Ben sözün gücüne çok inanıyorum. Kürtçeyi yasaklayanlar, yasaklamalarla bu dilin yok olacağını, gücünü yitireceğini sanıyorlardı. Bunun ne kadar yanlış olduğu ve insanlıkdışı bir anlayış olduğu Diyarbakır' da 2000 yılının Ocak ayında bir kez daha anlaşıldı. Yasaklanmış bir söze saygınlık, bir güzellik ve bir güç vermek, işte ömrümün en kısa özeti... (Bir Dil Yaratmak)
- Annesini günlerce görmemiş bir çocuk sevgisiyle küçülmüştün göğsümde 1000Kitap (Kürt Edebiyatına Giriş)
- Aşk sözcüğü mesela neyi ifade ediyor, hiçbir şeyi. Ama Kürtçe evin çok şey ifade ediyor ve kutsal bir sözcük. O da aşk. (Bir Dil Yaratmak)
- Barış, insanlığın yarattığı en önemli, en erdemli eserdir. (Ölüm Meleğiyle Randevu)
- "Dayan, diren, sabırlı ol; günü birlik düşünme; zaman, sadece bir andan oluşmuyor, zamanı hiç bitmeyecek bir ayin gibi düşün ve yaşa; kine, nefrete, haset ve kıskançlıklara kulak verecek, onları kendine yaklaştıracak kadar küçülme; çile çekmeden insan ve insanlığı mutlu edebilecek hiçbir şeyin yaratılamayacağını unutma; acı ve hüzünden insanı mutlu edebilecek bir eser yaratmanın hünerini öğren, bu güneşin ustası ol; derin yalnızlığımı, yaratacağım eserle, herkesin ortak olabileceği bir mutluluk haline getir." (Zincirlenmiş Zamanlar Zincirlenmiş Sözcükler)
- İmdat, insan ve insanlık için imdat! (Bir Romanın Hatıra Defteri)
- Kurdistan. Di çapkirina ve pirtûka heja û tarîxî de alîkarîya bavê tejî pir bû. Di pirtûke de, şehîden me yen neteweyî li pey hev, di nav rûpelan de, rezbûyî ne. Şêx Seîd, Seyid Ebdulqadir, Xalide Cibirî, Yada Axa, Dr. Fuad Beg, Bave Tûjo, Seyid Riza, Qadî Mihemed û gelekên din têde ne... Ma tu dizanî, bavê te di bin sûretê Bave Tûjo de çi nivisiye?.. "Çehremane mezin" ... Wî weha nivîsîye... Çehremane mezin... Serdile, kezizere, Bave te hevale qehremanen mezin bû... (Hez û Bedewiya Pânûsi)
- Ez bawer im di vî warî de ê sedem esasî ne. bi kurtî 1- Gele kurd ne xwedî dewlet û müessese netewî ne ku devlet û müessen netewî bikaribin li seran serê Kurdistane xwendinê bi re xînin. Bi xebatên pêwîst bikaribin problemên zimanê kurdî hal bikin, çap kirin û vveşandina kovar, rojname û pirtûkan bikin. (Hez û Bedewiya Pânûsi)
- Ve zamanla ,yitirdiklerimize ilişkin ,şu duygu egemen hale gelir ;kendileri artık yitip gitmiştir ,bir tek ,yüreğimiz ve ruhumuzda onların kıpırdayan gölgeleri ,silikleşen sesleri ve belirsiz renkleri kalmıştır . (Nar Çiçekleri)
- Stêra'min, yıldızlara bak... Onlar anlamaz mı ahvalimizden, niçin gelmiyorlar yardımımıza, niçin yaralarımıza merhem sürmüyorlar? Niçin bu zulme, bu cehalete, bu kin ve nefrete bir cevap bulmuyorlar? (Dicle'nin Sesi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin