Kitap Künyesi
Yazar: Serhat Ahmet Tan
Yayın Evi: Şira Yayınları
İSBN: 9786054182329
Sayfa Sayısı: 408
--reklam--
Zülkarneyn Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yahudi alimleri Hz. Muhammed'e üç soru sordular. Eğer dediler, bu sorulara cevap verebilirse o Allah'ın peygamberidir. Fakat cevap veremezse yalancı ve sahtekârdır. Bu sorulardan bir tanesi doğuya ve batıya yolculuk yapan adamın kim olduğuyla ilgiliydi. Hz. Muhammed soruları aldı, tamam, dedi. Onbeş gün boyunca ses seda çıkmadı. Bu arada soruyu soranlar Peygamberin cevap veremeyeceğini düşünerek alay etmeye başladılar. Ama sonunda Kehf Suresi'nin ayetleri; "Sana Zülkarneyn'den sorarlar: De ki: Size ondan bir hatıra okuyacağım." diye inmeye başladı. İşte, uzay-zamanda dolaşan ve dünyada hiç kimseye verilmemiş yetkilerle donatılmış olan bu insanın kim olduğuyla ilgi bilgiler, böylece aktarılmaya başlanmış oldu.
(Arka Kapak)
--reklam--
Zülkarneyn Alıntıları - Sözleri
- Kapitalizmin temeli olan faiz sisteminin devamlı çalışan bir makine olabilmesi için, parayı ellerinde bulunduranlardan diğerlerinin devamlı borç talep etmesi gerekiyordu.
- Toplumda en alt gelir kesimiyle en üst gelir kesimi arasındaki servet farkı 100 kata ulaştığında ZULÜM ortaya çıkmış demektir. Yani o toplumda her an savaş olabilir ve toplum Azap ile tanışır. Tek tek bütün bireyler de bu azaptan paylarını alırlar. Kimisi bizler gibi iki yakasını denkleştiremediği için çalış çalış hiçbir eksiğine gediğine yetişemeden ömür tüketir, kimisi de malını huzur içinde harcayamaz, korumalarla ömür tüketir. Herkes birbirini kıskanır ve düşmanlık besler. Gerçek düşmanın en ufak provokasyonuyla insanlar birbirini keser, her tarafta bombalar patlar.
- Aynı anda geçmiş, an ve gelecek dediğimiz bütün zaman kesitleri mevcutturlar ve yan yana durmaktadırlar. Sadece aralarında ışık hızı engeli ve buna bağlı olarak aynı hızda genişlemekte olan Faz uzayı engeli bulunduğu için, aslında yan yana olan anları bizler görüp onlara dokunamıyoruz.
- Şunu söylemek istiyorum: Bazen bütünün önemsiz, küçük bir parçası gibi ifade edilen şeyler, aslında hayatı kapsayan gerçeğin ta kendisidir. Sadece istisna kalıpları içinde anlatılmıştır.
- Toplumda en alt gelir kesimiyle en üst gelir kesimi arasındaki servet farkı 100 kata ulaştığında ZULÜM ortaya çıkmış demektir. Yani o toplumda her an savaş olabilir ve toplum Azap ile tanışır. Tek tek bütün bireyler de bu azaptan paylarını alırlar. Kimisi bizler gibi iki yakasını denkleştiremediği için çalış çalış hiçbir eksiğine gediğine yetişemeden ömür tüketir, kimisi de malını huzur içinde harcayamaz, korumalarla ömür tüketir. Herkes birbirini kıskanır ve düşmanlık besler. Gerçek düşmanın en ufak provokasyonuyla insanlar birbirini keser, her tarafta bombalar patlar.
- İkinci Dünya savaşının yıkımını yaşayan birisi, bütün kargaşanın sebebi olan Hitler'i zamanda geriye giderek henüz küçük bir çocukken öldürmek ister ve bu amacını gerçekleştirir. Fakat Hitler'i çocukken öldürünce Hitler'in sebebiyet verdiği bütün yıkımın gerçekleşme sebebi ortadan kalktığı için savaş da yaşanmamış olacaktır. Ama eğer Hitler öldüğü için savaş çıkmamışsa, Hitler'in öldürülmesine gerek kalmayacaktır.
- Hatta konuşan ağaç olarak bilinen GARKAD AĞACI hadisi bu konuda çok ilginç bir örnektir. Son yıkılışları sırasında bir çok İsrailli bu ağacın arkasına saklanırlar çünkü yakalanan öldürülmektedir. Ağaç onları korumaktadır. Ama bu konuşan ağaç çoğu kez İsrailoğullarını ele verir. Bu esrarengiz hadisin pek anlaşılamadığını söylemeliyim ama ağaç olarak bilinen kelimeyi SECERE yani nüfus kütüğü olarak anlarsanız sembolün nasıl konuşabildiğini de anlarsınız. İsrailoğullarını nasıl ele verdiğini de anlamış olursunuz. Ayrıca hiçbir ağacın adı bu hadis gelmeden önce GARKAD değildir. GARKAD kelimesi GARKYD şeklinde yazılır ve ecbed değeri 1315 hicri senesini verir. Bu tarih İsrail devletinin Basel'de kurduğu birinci kongrenin tarihi 1897'dir. Yani o günden itibaren gelen nüfus kütüklerinin İsrailoğullarını gizlenmesi veya açığa vermesi, aslında ağacın konuşması olarak sembolize edilmiştir.
- Bunu kısaca şöyle anlayabiliriz: Eğer ilk insan olduğu bilinen Âdem peygamber, henüz başka hiç kimse yokken, çocukları bile olmamışken ölseydi, acaba ne olurdu, hiç düşündünüz mü? Zamanda yolculuk yapabileceğiniz bir aracınız olsa, geçmişe gitseniz, babanızı veya dedenizi öldürseniz ne olurdu, bunu hiç düşündünüz mü? Uzay zamanda iki ayrı gerçekliğe kapı açarak birbirini imkânsız kılan problemlere paradoks denir. Zülkarneyn misyonu dediğimiz koruyucuların da temel görevinin paradoksu önlemek olduğunu düşünüyorum. Çünkü onlar dünyamıza dışarıdan gelmiş oldukları için, insan olmalarına rağmen genetik kökenleri bir silsile takip ederek Hz. Âdem'e ulaşmıyor. Bu sebeple paradoks dışı kalıyorlar.
- Rahmani ve şeytani mücadelesi...
- “Şüphesiz firavun yeryüzünde büyüklük tasladı.”
--reklam--
Zülkarneyn İncelemesi - Şahsi Yorumlar
zülkarneyn kimdir? bazıları onu bir peygamber, bazıları bir melek, bazıları da bir hayal ürünü sanmıştır. oysa ki zülkarneyn sadece bir kuldur. ama bir farkla. allahın üstün yeteneklerle donattığı, özel bilgiler verdiği bir kul. emrine zaman makinesi verilmiş, kaderin ve zamanın değişik boyutlarına gitmesine izin verilmiş bir kul. bunlar kuranı kerim ayetlerinde geçen sözler ve bu sözlerin deşifresini yapan serhat ahmet tan'ın, bulduğu çok değişik ayrıntılarla zenginleştirdiği bir kitabın anatomisi. olumsuz davalarını gütmekte ısrarcı toplum israiloğullarının, zamanda düştükleri büyük bir hata ve günümüz toplumunu hala olumsuz misyonlarıyla etkilemeleri kitabın ana konusu. yine içinde binbir sır barındıran ve hayrete düşüren, aklın sınırlarında dolaştıran bir serhat ahmet tan kitabıydı. severek takip ediyoruz kendisini efendim. (nilüfer akpınar)
Oldukça derin bir araştırmanın ürünü olduğu belli... Zulkarneyn'in kimliğini ve görevini Kuran ayetleri ışığında ortaya çıkarmaya, aydınlatmaya çalışmış yazarımız... Emeğine sağlık... Temelde onun bir insan olduğu fakat insan üstü bir donanıma sahip olduğu, zamana hükmettiği ve yönettiği ayrıca bu yolculuk süreçlerini de anlatıyor... elbette bunlar sadece varsayım... Oldukça uçuk görünen bu senaryonun gayet akla yatkin tarafları olduğu da bir gerçek bana göre... Benim kişisel önerim, bu ve benzeri kitaplari, Kuran'ı okuyup inceleyip onun eşliğinde okumak olacaktır... (Arzu Yilmaz)
Okuduğum en enteresan, en uçuk, aynı zamanda kafamdaki bir çok korkuyu, bilinmezi daha sağlam oturur hissettiren kitaptı diyebilirim. Konu din, Kuran, Allah olunca sorgulama yolunu mümkün derecede sınırlı tutan bir milletin üyesi olarak bu kadar bilimsel veriyi hem oturabildim hem de ya bir bulanıklık oluşturmak için yazılmış bir eserse diye şüpheye düştüm. Aldığım dini eğitimle çelişen hiçbir yanı olmamakla birlikte geleneksel tarzın çok ötesinde farklı bir açı getirmiş. İnsanı şüpheye düşüren tek yanı bunca insan, alim, bilgin varken bu görüşlerin neden tek bir kişiden çıkıp sonrasında kitabın basımdan kalkmış olması. Zihnen de ruhen de yorucu bir kitap. Bir yandan bir Fringe, bir Doctor Who izler gibi hissettirirken bir yandan da işin içine işin sonunu şirke kadar götürebilecek bir kargaşa girince insan ne düşüneceğini şaşırabiliyor. Şahsen benim boyumu fazlaca aşan bir kitap oldu. (Tuğba Kaya)
--reklam--
Zülkarneyn PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Serhat Ahmet Tan - Zülkarneyn kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Zülkarneyn PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Serhat Ahmet Tan Kimdir?
Araştırmacı-yazar, TV Programcısı. 20 yıldır Kur'an'ın sırları, tasavvuf konularında araştırmaları devam ediyor. Araştırmalarını insan psikolojisinin sırları, insan nefsinin basamakları, kişisel gelişim üzerine derinleştirmeye yönelmiştir.
2009 yılından itibaren yayınlanmış 11 adet kitabı bulunmaktadır.
Dev Dağı
İstanbul Başkent
Zaman Yolcusu Hızır
İsrail'in Planları
2023 Fırsat mı? Tuzak mı?
Zeitgeist Kuantum ve Kur'an
Kayıp Kitap 397
Hergcmerc İsrail İmparatorluğu Kuruluyor mu?
Olağanüstü Hikayeler
Yeni Bir Şans
Zamanın Sahibi Zülkarneyn
Dr. Arif Arslan ile birlikte yine Cine 5 TV'de "Esma-ül Hüsna" isimli dini sohbet programı ve.Hamza Yardımcıoğlu ile birlikte "Zaman Yolcusu" Programını yapmıştır
--reklam--
Serhat Ahmet Tan Kitapları - Eserleri
- Zülkarneyn
- Hızır
- Kozmik Satranç
- Galaktik Konsey
- Kayıp Kitap 397
- Kozmik Miras
- Kayıp Besmele
- Dev Dağı
- Esmaların Gizemi
- Plasebo
- Allah'ın İpine Sımsıkı Sarılın
- Zeitgeist Kuantum ve Kur'an
- Kutsal Kaos
- Dikkat!... Son Çıkış 2023
- İstanbul Yeniden Başkent Olacak
- Olağanüstü Hikayeler
- Yeni Bir Şans
- İsrail'in Planları
- Hergcmerc
- Fettah - Esmalarla Yaşıyorum
--reklam--
Serhat Ahmet Tan Alıntıları - Sözleri
- Her günü son gün olarak, Her gördüğünü HIZIR olarak BİL. Mümkünse, sana yardım etmesi için Hızır'ı bekleyeceğine, Sen HIZIR olup bekleyenlere yardım ulaştır. Ve etrafında olup bitenleri anlamak istiyorsan, Kuran-ı Kerim'e bak ve Kehf Suresi'ni anla Şaşkın şaşkın bakanlardan olmayasın. (Hızır)
- "Insan için en tehlikeli an ,çok şey bildiğini zannettiği o gaflet anıdır. Ve insan geliştikçe bu gaflet anı denen eşiğe daha da çok yaklaşır .." Sadeleşin tevazu sahibi olun bilgilenin.. (Galaktik Konsey)
- Şans denilen şey Hak'kın özel sevgisidir. (Allah'ın İpine Sımsıkı Sarılın)
- Aynı anda geçmiş, an ve gelecek dediğimiz bütün zaman kesitleri mevcutturlar ve yan yana durmaktadırlar. Sadece aralarında ışık hızı engeli ve buna bağlı olarak aynı hızda genişlemekte olan Faz uzayı engeli bulunduğu için, aslında yan yana olan anları bizler görüp onlara dokunamıyoruz. (Zülkarneyn)
- "Olmaz böyle şey" demek, aslında dünyanın en saçma düşüncesidir. (Kayıp Besmele)
- Kur'an-ı Kerim evrenseldir, zamanlar üstüdür. (Kayıp Besmele)
- Duygular bilinçaltı sistemimizi açan anahtarlardır. Onların kontrolünün bizim elimizde olması ise bizim bilinçaltımıza hükümran olmamız demektir. (Plasebo)
- Sahtesiyle meşgulüz ve sahtesinden istiyoruz. Farkında mısınız? Olmaz tabi. Bozulur. O bozar!... Çünkü eğer bizim gönlümüzdeki gerçek, yani Hak olsaydı, mutluluğumuzun bozulmasını engellerdi ve asla bozulmadı. Bozulma ve mutsuzluk her an her birimizde yaşandığına göre engellenemediğine göre, bozanın Hakk olması gerekmez mi? çalıştırmak Hak olmasr içinde mi? Gönlüne Hakk'ı al, gör bakalım bir şey bozuluyor mu? Hak gönlündeyse, Bozulmaz. (Allah'ın İpine Sımsıkı Sarılın)
- Evet, lanetlenmiş ağacı ve soyu gördünüz ve artık anladınız ki; bu öyle elmaya bir diş atıp, bir lokma almak gibi bir şey değil. (Kozmik Satranç)
- Toplumda en alt gelir kesimiyle en üst gelir kesimi arasındaki servet farkı 100 kata ulaştığında ZULÜM ortaya çıkmış demektir. Yani o toplumda her an savaş olabilir ve toplum Azap ile tanışır. Tek tek bütün bireyler de bu azaptan paylarını alırlar. Kimisi bizler gibi iki yakasını denkleştiremediği için çalış çalış hiçbir eksiğine gediğine yetişemeden ömür tüketir, kimisi de malını huzur içinde harcayamaz, korumalarla ömür tüketir. Herkes birbirini kıskanır ve düşmanlık besler. Gerçek düşmanın en ufak provokasyonuyla insanlar birbirini keser, her tarafta bombalar patlar. (Zülkarneyn)
- Sevginin kaynağı da, dönmesi ve ulaşması gereken yerde aslında ilahi sevgidir. Bütün sevmelerimiz bizi ilahi sevgiye ulaştırabilmek içindir. Kayıplar ve derin üzüntülerimizde bizi ilahi sevgiye ulaştırmak içindir. Sevgi yoksunluğu da insana ilahi sevginin kapısını açabilmek içindir. VEDA kelimesi; ayrılmak anlamıyla Vedud kökünden türemiştir. Kalıcı sevgiye yönelebilmek esastır. Kalıcı sevgiyi tanıyabilmek için geçici olan her şeyden ayrılarak onlara veda etmek gerekir. Kişi bunu basiretiyle yapamıyorsa; İlahi esmalardan olan Vedud bunu kişiye rağmen zorla yapar. Bu sebeple, Vedud esması insanı mükemmele ulaştıran kemali esmalardan olarak kabul edilmiştir. Vedud esmasının yönetici olduğu kişiler için, aslın-da kıldan ince kılıçtan keskin bir sırat köprüsü bu dünada kurulmuş gibidir. Sevme eğilimleri kadar, nefret eğilimleri mevcuttur. (Esmaların Gizemi)
- Düşüncelerimiz hayallerimizle oluşur. Israrla, inanarak sonsuz olasılıklardan birini seçerek gelecek tasarımı yapmış oluruz. O gelecek, bizim yoğun ısrarımıza direnç gösteremez ve gerçekleşmek zorunda kalır. (Plasebo)
- İblis'in "Ben ateştenim, o ise çamurdan." sözü de yine karşımıza genetik yakınlık olarak çıkıyor. Yaratılışın dört temel safhasından sembolik ifadeyi Nefesi Rahmani'ye en yakın safha olan NAR yani ENERJİ safhasına gönderme yaparak önce alıyor ve ilk evlat olmasını vurgulamıyor mu? Kuvvetin kainatı oluşturması dört temel safha olan maddenin dört haliyle anlatılır. Ateş, hava, su ve toprak. Enerji gaza dönüşür, sonra sıvılar ortaya çıkar ve giderek katılaşan hidrojen atomunun ileri safhalarıyla toprak oluşur. İblis'in iddiası yaratılışın safhalarına atıfla ilk yaratılan tür olduğunu ve bu yüzden sonraki türlerden üstün olduğunu iddia etmektedir. (Kozmik Miras)
- Mısırlılar çekip gitmekten başka amaçları olmayan İsrailoğullarını niye takip edip sonra Kızıldeniz'de boğulmuşlardı acaba? Belli ki çok değerli bir şeylerini İsrailoğulları almıştı da ondan olabilir mi? (Kutsal Kaos)
- Bizler, yeni bir şeyleri devamlı düşündükçe değişiriz. Kaderimiz düşüncemiz yönünde yeniden yapılanır, yeni bir düşünce, yeni genler oluşturmak ve kader değişikliği yapmaktadır. Zikir yapmak ve yüce Allah'ın isimlerini tekrar etmek bu sebeple kaderi değiştirmek manasına gelir. (Plasebo)
- Ebced tekniğini Kur'an'da arayanlar için en belirgin örnek, ünlü İslam âlimi Molla Cami'dir. (...) "En güzel belde" anlamına gelen ve Kur'an'da Sebe suresinde geçen "Belbetün Tayyibetün" kelimelerini keşfedip, bu kelimelere ebced uygulayarak (...) hicri 857, miladi 1453 tarihini bulmuştur. (Hergcmerc)
- ... bitkiler aslında güneş enerjisini saklayıp koruyabilen doğal bataryalar(dır) ... (Kayıp Besmele)
- Yapılan işin niteliğini belirleyen şey, aslında niyetlerimizdir. (Kozmik Satranç)
- Her günü son gün olarak, Her gördüğünü HIZIR olarak BİL. Mümkünse,sana yardım etmesi için Hızır'ı bekleyeceğine, Sen Hızır olup bekleyenlere yardım ulaştır. (Hızır)
- Kuran’a göre kainat modeli bilimsel literatürde şuana kadar tarif edilmemiş olan bir geometri gösterir,Buda Arapçadaki vav harfiyle temsil edilir (Kutsal Kaos)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin