Ahlak Pusulasını Kaybetmiş Gençler
Ahlak Pusulasını Kaybetmiş Gençler
Son günlerde lise çağındaki bazı gençlerin namazla alay edip, yapılan ve çekilen çirkin videoların yayılması, islam dini inancıyla dalga geçme meselesini tamamen geçmiş olup, adeta ahlaki, edebin ve psikolojik çöküşün net dışavurumudur.
Bir inançla özellikle de İslam dini inancıyla dalga geçmek ki “o namazdır ki İslam dininin direği” olanla alay etmek dalga geçmek kesinlikle özgürlük değildir; yapılanlar tam da bir saygısızlık olup ahlaki çöküşün net görüntüsüdür.
Hiçbir inanca özellikle de namaza saygısı olmayan bu edepsizler silsilesinin önüne bir an önce geçilmesi gerekir. Yapılanların bir özgürlükmüş gibi savunanlar, bu edepsizlikleri normalleştirenlerin tamamı yapılan bu saygısızlıklara ve suça ortak olunduğu bilinmesi gerekir.
Kürtçe de bir söz vardır, “Mal mektebe - Ev okuldur.” Öyle ya bu kişi(ler) tek başlarına bu hale gelmediler. Bu ahlaki çöküşlerin ve yapılan edepsizliklerin suçluları öncelikle kendi aileleridir. Anne babaları ve içinde bulundukları ortamlardır. O nedenle de öncelikle bu ahlaksızlıkların ve yapılan bu edepsizliklerin sorumluları anne babalarıdır. O nedenle de toplum bu tür insanlara en net ifadeyle eleştirilerini yapmaları ve ikaz etmeleri gerekir.
Bu edepsizler yaptıklarını sosyal medya üzerinden geçici beğeniler almak uğruna kalıcı manevi kayıplara yol açacağını da hem kendilerinin hem de ailelerinin bilmeleri gerekir. Yapılan edepsiz ve ahlaksız paylaşımların mutlaka cezalandırılması gerekir ki başka birileri tekrar tekrar bu tür video ve edepsiz hareketleri yapmaya yeltenmesinler.
Bu tür insanlar ahlak pusulasını kaybetmiş kimselerdir. Ahlak pusulasını kaybeden herkes, ahlaksızlığı kendilerine pusula edinmiş kimselerdir.
Namazı alay konusu yapmak, bir Müslümanın yapabileceği bir eylem değildir, olamaz, olmamalıdır. Namazla alay edenlere karşı Kur’an-ı Kerim’in ve sünnetin yaklaşımı net olmakla beraber değişmemektedir. İnananlara Maide Suresi 57. ayetinde Cenab-ı Allah şöyle hitapta bulunuyor: “Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kâfirleri dost edinmeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının.” Bu ve bunun gibi önem arz eden konularda Cenab-ı Allah bizleri her anlamda uyarmaktadır.
Bu konuda da Efendimiz Hz.Muhammed Mustafa (s.a.v) şöyle buyuruyor: “Bizimle inanmayan toplumlar arasındaki fark namazdır.” Ve şöyle de buyurmaktadır: “Kim namazı terk ederse dinini terk etmiş olur.”
O sebeple namazla alay etme, dinin unsurunu oluşturan herhangi bir ibadetle alay etmek, ayet-i kerimenin gereği Allah muhafaza insanları dinden çıkarır.
Namazla alay edilmez. Namaz’a, eğlence uğruna hakaret edilerek çekilen videolara saygı gösterilecek bir yanı yoktur. Yapılan hakaretler bir fikir değildir. Aksine edepsizlik, ahlaksızlık olmakla beraber adeta psikolojik hastalığın göstergesidir.
Toplumun değerleri ve inançlarıyla dalga geçen her kim varsa hukuk karşısında bir an önce hesap vermesi gerekir. Yapılanlar özgürlük değildir.
Namaz ve inançla dalga geçildiği, eşcinselliğin özendirildiği, aile mahremiyetlerin yok edildiği, para için soyunmaların ve dans etmelerin normalleştiği, dini değerlerin ayaklar altına alındığı ve (çok afedersiniz) lağım çukuru olan sosyal medya da gençlerin arasında yapılan bu ve buna benzer akımlara bir an önce hukuk çerçevesi içerisinde net bir şekilde adli işlem ve soruşturmalar açılması gerekir.
Gençlerin bu tür zehirlenmelere karşı kesinlikle hükümet olarak önlem alınıp, hukuk çerçevesinde yaptırımların yapılması ve cezai işlemlerin yapılması gereklidir.
Bu vesileyle Cenab-ı Allah’ı bilen, namazla alay edenlerin değil, namaza aşık ve namazını kılarak ibadetlerini en iyi şekilde yapan gençlerin ve ailelerin var olacağı güzel günlerin olması dileği ve duasıyla,
Allah, namazlarımızı dergahında kabul eylesin.
Saygıyla Hürmetle