Toplumda insanların arasındaki husumetin en büyük nedeni cehaletle savaşmaktan korkmaktır. “Ben her şeyi biliyorum” düşüncesi ile insanın kendini bir şeyler öğrenmekten alıkoyması ya da bilmediği bir şeyi bilmediğini söylemekten çekinmesi ve öğrenmeye çalışmaması hatta öğretene kızması kendisine verdiği en büyük zarardır. “Bilmemek değil, öğrenmemek ayıp” sözünden yola çıkacak olursak herkes, hakkında fikir sahibi dahi olmadığı bir konuyu bilmediğini açıkça dile getirebilseydi ve öğrenmek isteseydi ne kadar bilinçli bir toplum olurduk değil mi? Ancak biz her şeyi bilen ve hatta bu nedenle öğrenme ihtiyacı olmayan bir toplumuz. Her insanın hastaneye gittiğinde tıpla, avukata gittiğinde hukukla, köye gittiğinde tarla da çiftçilikle, mali müşavire gittiğinde muhasebeyle vs.. ile ilgili bir bildiği illa ki vardır. Hatta doktordan, çiftçiden, hukukçudan, mali müşavirden dahi konuya yönelik daha iyi bilgisi vardır. Doğruyu söylemek, öğretmek boştur, çünkü onlar her şeyi herkesten daha iyi biliyorlardır. Bunun verdiği bir cesaretle saygısız ve ukala tavırlar içindedirler. Hani derler ya “Saygım şahsınıza değil, makamınızadır” diye bizim kültürümüzde bu dahi görülen nadir durumlardan biridir. Toplumumuzda öğrenmek suçtur, öğrenmek istemek de.. Çünkü bilmediğini söyleyince dalga geçilebilir, bu da bizim toplumuzu diğer toplumlara göre bir adım geriye atan bir olgudur. Bilmediğini bu nedenle söyleyemeyen, öğrenmekten de çekinir. Sonucunda farklı yollara başvurulur. Problem çözmek, insanlarla iyi iletişim kurmak bilinçli olmak hep okumaktan ve öğrenmeye açık olmaktan geçer. Bu olmayınca olayları daha kısa yoldan çözüme kavuşturarak başka yollara başvurulur “ Kaba Kuvvet” . İnsan öğrenmeye kapalı olunca kendini diğer türlü ancak bu şekilde saygın hale getirebileceğini düşünür. Bir şeyleri bilinçli olarak usulünce öğrenerek çözmek zor gelir, zaman alır. Kaba kuvvet, sert dille hitap ve saygısız tavırlar işleri bu türlü düşünen insanlara göre her zaman daha çabuk çözen bir yoldur.
Ancak unutulmamalıdır ki; düzenli bir toplum ve uzlaşma için ilk şart bilinçli, dürüst, saplantılardan kurtulmuş, açık zihinli, korkusuz kişilerin (öğrenmekten korkmayan) toplum bünyesinde barınmasıdır. Keza devlet adamlarının da bu tür insanlar arasından seçilmesi gerekir ki öncelikle devletin başındakiler toplumsal uzlaşmaya ayak uydurabilsin, gerisi arkasından gelir… Ayrıca doğruluk ve gerçeği aramak kimseyi zarara sokmaz, cehaletle savaşmak da ancak cesaret ve içtenlik ister..
Yorumlar
6 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin
evet kusura bakmayın ama bence de bu yazı çok basit,bilinen birşey.Günlük hayatta aten bu tarz öğütler yaygın.pişmek lazım...
bence de çok sıradan bir yazı.Yani lisede yazdığımız kompozisyonlardan farksız kalıyor.Yazarlık birikim işidir.Öyle avukat oldunuz diye yazarlık yapmanız hiç de makul bir düşünce değil.Bildik ve sade şeyler yazıyorsunuz.Kanaatimce daha fazla denemeler yazıp öyle piyasaya çıkmalıydınız.çok erken...
Ben, Av Beyin yazisini begendim. <br>Ön yargilari kirmak atom çekirdegini parçalamaktan daha zordur <br>diyor bir bilge.<br>Ah bu sabitlerimiz.
Bence bu konu hakkında yorum yapsan a4 kağıdına gerek kalmazdı.Ya anlamadığım siz neden diğer köşe yazarlarına yorum yapmıyorusunuz sitede yorum yazacak bir avukat beyi mi buldunuz yoksa avukatlığına mı taktınız.Tema boşuna yorum yapmışsın olcay bey çok güzel ve anlamlı şeyler yazıyor.....
Ben 65 yaşandayım.Sizin yaşınız ne kadardır,bilmiyorum.Çok olgun şeyler yazıyorsunuz.Bazıları sizi haksız yere eleştirmişlerse de bunları yapacaklarına keşke onlar kendi savundukları partileri hakkında birşeyler yazsalarda sırf milletle uğraşmaktan vazgeçseler.onlar güzel şeyler yazacaklarına sırf milletle uğraşmak için okuyup yazıyorlar.Beğenmediklerini okumazsınlar.Okumak zorunda da değildirler.<br>ben sizin yazılarınzı çok beğeniyorum.Mesleğinizde başarılar dilerim.
Ben lise mezunuyum önüme A4 Kağıt koyun birde tükenmez kalem 15 dakika içinde ben daha güzel bir yazı yazabilirim.Avukat Bey yazmak isterse hukuk köşesi açılabilir . Ama küçüklere öğütler tarzında sıradan bir yazı sitenizde çok boş kalmış.. Yazıyı beğenmemek en doğal hakımdır. Daha lüzumlu bir makale ele alınabilirdi. Sağlıcakla