Ekrandaki Vazgeçilmezim Mardinspor

KÖŞE YAZISI

Acaba bir gün ekran başına geçip şehrimin takımını canlı yayın maçta izlemek, nasip olacak mıdır bana diye kendime sorduğum günler hala aklımdadır.

Zaman; nasıl ki her şeyi önüne alıp silip süpürüyorsa, hayal olarak gördüğüm bir şeyi daha ‘al ve hayal olmanın dışında yaşa’ der gibi kendi gerçekliği eşliğinde memleketimin takımını, gurbetten hasret giderircesine önüme koyuveriyordu.

Evet çok güzel bir duygu, hele ki maçı TV den izlediğiniz stadın şimdiki gibi çim olmayan o toprak zemininde seksen ve doksanlarda yıllarca top koşturmuş biri olarak, kameranın döndüğü her karede ayrı bir anı ve detay gözümün önünden geçiyor, farklı hisler uyandırıyordu.

Evet, artık haftalık programımda Mardin Sporumuzun maç takvimi ayrı bir yer tutuyor ve işlerimi ona göre ayarlama gibi bir dert demesem de ayrı bir heyecan, günlük yaşamımın rutinine giriyordu.

Takımı şampiyonluklarla buluşturup, hiç de kolay olmayan futbol denen oyunun onca çetrefilli işi arasında Trendyol 1. Lig gibi kurtlar sofrası olarak tanımlayabileceğimiz bir yere taşıyan Başkan Sayın Rıdvan Aşar’ı takdir etmemek, herhalde büyük haksızlık olurdu.

Böyle bir kadroyu kurup oluşturabilmenin zorluğuna dikkat çeken Sayın Aşar’ın;

Teknik heyetin hakkını vermesi,

Akabinde oynanan 6 maçlık periyotta, 3 galibiyet ve 3 beraberlik alınarak namağlup unvanını korumasına değinmesi,

Beklentileri makul seviyede tutup ligde kalmanın önemine değinmesi,

Her şeyiyle gerçekçi yaklaşımlar olarak göze çarpıyordu.

Mardinspor’un şehrin en büyük aktivitesi olduğuna vurgu yapan Basın Sözcüsü Sayın Kadir Üründü ise zirve mücadelesinin önemine değiniyordu.

Vali Sayın Tuncay Akkoyun’a da talep ve sorunlar iletildiğinde, pratik olduğu kadar çözüm odaklı desteklerini esirgemeyişi ve kentle beraber takımı sahiplenişine atıfta bulunuyordu.

Evet, bu kentte tiyatro, sinema veya konser gibi aktivitelerin azlığının önüne geçen en büyük marka değeri Mardinspordu. Vali Bey de Sayın Üründü’nün deyimiyle, sorunlara doğrudan müdahale eden liderlik ruhuyla, bu takımın kilit taşlarından birini oluşturuyordu.

Anlayacağınız;

Doğru çok güzel bir şehirdik,

Çok kültürlü bir yapımız vardı,

Lakin bu noktada sıkıntılı da bir şehirdik.

Çünkü herkesin kendine göre bir amacı, hedefi, bir dili ve görüşü eşliğinde bakış açısı vardı, Başkan Sayın Aşar’a göre.

Lakin gerek maddi gerekse de manevi taraftar desteğinin yerini hiçbir şey tutmuyordu.

Taraftarın gönülden bağlılığı ve takımına sahip çıkışı, bu takımın uzun yıllar varlığının teminatı olacaktı.

Bir eleştirim de Bodrum maçında tribünlerdeki yer yer boşlukları doldurmayan taraftarımaydı…

Yine de Şükür;

Mardinspor performansıyla göz kamaştırıyordu,

Sezon hedefleri makul ve istikameti doğruydu,

Teknik ekip işi bildiğini, oynattığı futbolla zaten ispatlıyordu,

Yönetim şampiyonlukları, liglerin basamaklarını arşınlayarak kente hediye eden sebat ve azimdeydi,

Tüm bunlara ombudsmanlık yapıp, kentle beraber takımı sahiplenen bir de Valisi vardı,

Çoğu faktör can ve candandı.

Eeeeee,

O zaman,

Tam da helva yapılıp,

Tadını çıkara çıkara,

İştah ve zevkle,

Yenilecek zamandı…