Ey Azade-5

KÖŞE YAZISI

Ey Azade-5

Bir sen geldin aklıma ey Azade, temiz saf duygularınla kundaklanmışlığın...

Davanın harını diri tutmak adına bir bir sevdiklerine veda edişin...

Tüm sözleri, nutukları, hitapları Tarık Bin Ziyad gibi yakıp eyleminde fena oluşun...

Bir sen geldin aklıma bir bilsen...

Seninki aşk, seninki sevda...

Seninki adanmışlık, imanda fena olmuşluk...

Kelimeler ve sözler sende esir, haykıran eylemin, hatip ahvalin...

Biliyor musun Azade gözü pek yiğitlerin, ölümlerin kaçıştığı erlerin kıtlığını yaşıyor serzemin.

Hak ve adalet uğruna celadetin ibresi tabana, suya sabuna karışmamanın, nutkun ve şiddetle, esefle kınamanın ibresi tavana vurmuş.

Diyecektim fakat en güzel hamdlar Allah'a olsun ki bir sen düştün aklıma, Aksa Tufanı düştü, öncesinde Şamil, Muhtar, Palevi, Atıf, Gönenenli, Akif, el Benna, Kutup, Yasin, Rantisi, Şikaki, Ayyaş, Ebu Şaneb, Muğniye, Musevi, Dudayev, Basayev, Raduyev, Yandarbiyev, Aliya, Aruri, Şükr, Veli, Heniyye, Sinyar, Ed-Dayf düştü.

Tarihiyle azizleriyle önder ve öncüleriyle İslami mücadele düştü ey Azade, hamd olsun.

Sen damlayınca fikr û ramanıma habbe düştü, tohum düştü, dane düştü.

Kanıyla gülü sulayan bülbül misali vuslata kanat çırpmış azizler gönül coğrafyamızın bereketli topraklarında sümbüller yeşerdi yedi değil binveren oldu.

Ve bu gün dalga dalga büyüyüp gelen bir uyanıştır bu, cihanın idrakini kökünden tutup silkeleyen. Mesele bizim kalbimize ne düştüğü, payımıza ne düştüğü ve nereye düştüğümüzdür.

Dünya meşaleleriyle zehirlenenlerden miyiz yoksa Allah adına her mevsimde gül verenlerden miyiz? Silkeleyenlerden miyiz yoksa silkelense de manevi hayat emaresini vermeyenlerden miyiz ey Azade?

Yığınlar, yığınlar milyonlarla yığınlar.

Olma, olma Azade olma, sessiz ve tepkisiz kalabalıklar içinde yalnız ol ama sen bir hiç olma.

Sen ümitsiz, sen karamsar, sen gamsız ve gayretsiz olma.

Sen bereketli bir tarla, yedi veren bir sümbül, cevval ve velud bir insan ol da yığınlara inat dertlilerden ol.

Ey Azade yenile yenile, maziden asırdığın umutlarla azmini yenile.

Şafak karanlık mı bilmiyorum ama en zifiri karanlık bile bir sabahı doğurmaya mahkumdur unutma.

Öyleyse sen tutkuyla yarınını büyüt, yarınını işle İpekimsi bir kadifenin nazenliğiyle.

Hoyrat, umut cellatlarına inat, umut tohumlarını saç kana doymuş coğrafyamın azizlerinin bağrına.

Yenilsen de yenile yenile yapış, tutun bu sevdaya, bu kavgaya seferlerine bir tebessüm niyetiyle zaferler sunsun diye ey Azade.

Fatih AKMAN