Gençler Evlenemiyor: Düğün Değil, Adeta Soygun...
Evlenme çağına gelen gençler artık evlenemiyor. Çünkü düğünler, bir sevgi başlangıcından çok, adeta bir ekonomik felakete dönüşmüş durumda. Düğün değil, sanki soygun!
Altın, takı, mobilya, beyaz eşya derken masraflar neredeyse iki kilo altın ve bir o kadar da nakit para değerine ulaşmış. Dar gelirli aileler çoktan ümitlerini yitirdi; inanın, artık zenginler bile çocuklarını evlendirmekten çekiniyor.
Diyelim ki bir genç, bu kadar yükün altına girip evlendi. Peki ya sonrası? Mobilya borcu, beyaz eşya borcu, perde, halı, düğün kredisi…
Bu kadar borçla başlayan bir evlilik, sizce mutluluğa zemin hazırlayabilir mi?
Borç altında ezilen gençler, birbirlerine sevgiyle bakabilir mi? Yoksa hayatlarının en güzel dönemini geçim sıkıntısıyla mı tüketecekler?
Oysa mensubu olduğumuz İslam dini, gösterişi ve israfı yasaklamış, sadeliği emretmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:
“Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.”
Bu ilke, evlilikler için de geçerlidir. Evliliği kolaylaştırmak, gençlerin önündeki gereksiz engelleri kaldırmak hepimizin görevidir. Unutmayalım, evlilik bir yarış değil, bir ömür ortaklığıdır. Gösterişin değil, sevginin ve sadeliğin kazandığı yuvalar huzur getirir.
Devlet bu duruma el koymalıdır. Mesela 200 gram altından fazlasını yasaklamalı ve bu aşırılığa devam etmeye yeltenenlere cezai müeyyide getirilmelidir.
Evlenecek gençlere “mutluluklar dileriz” deriz de mutlu olmamaları için elimizden geleni yapmaktayız. Devlet acilen hakemlik görevini yerine getirmelidir.
Yazıktır günahtır..