Hayatınızı Kim İnşa Ediyor
Hayatınızı Kim İnşa Ediyor
“Ortamınızın kurbanı olmak zorunda değilsiniz. Mimarı da olabilirsiniz.”
İnsan, doğduğu muhitin değil; seçtiği istikametin eseridir. Nice insanlar vardır ki karanlığın bağrında bir kandil olmuş, nice insanlar da aydınlığın içinde kendi karanlığını büyütmüştür. Demek ki insanı şekillendiren yalnızca çevresi değil; kalbinde taşıdığı iman, vicdanında muhafaza ettiği hakikat ve iradesiyle tercih ettiği yoldur.
Bediüzzaman Said Nursî’nin hayatı bunun en müşahhas misallerindendir. Sürgünler, zindanlar, tecritler ve türlü müşkülat içinde dahi menfî harekete sapmamış; müsbet hareketi, sabrı ve istikameti hayatının düsturu kılmıştır. Çünkü o biliyordu ki hakiki zafer, şartlara teslim olmakta değil; şartlara rağmen hakikatten ayrılmamaktadır.
Bugün birçok insan başarısızlığını muhitine, ailesine, zamana ve cemiyete isnat ediyor. Hâlbuki bu, nefsin en kolay müdafaasıdır. İnsan, fail-i muhtar olarak tercihleriyle mesuldür. Bahaneler kaderi değiştirmez; fakat irade, hayatın seyrini değiştirebilir.
Osmanlı irfanının en kıymetli kelimelerinden biri himmettir. Himmeti âli olanlar, en müşkil zamanlarda bile ümitlerini kaybetmezler. Azm ü sebat, onların sermayesidir; metanet, onların zırhıdır; feraset, onların rehberidir. Çünkü bilirler ki tevfik-i İlâhî, gayret gösterenlere refik olur.
Unutmayalım ki bataklıkta açan nilüfer, çamuru değil; güneşi takip ettiği için güzeldir. İnsan da nefsinin karanlığına değil, ruhunun istidadına yöneldiğinde kemâl yolculuğu başlar. Muhitiniz size sınırlar çizebilir; fakat ufkunuzu tayin edemez. Zira ufuk, gözün değil; gönlün gördüğü yerdir.
Risale-i Nur’un mühim derslerinden biri de şudur: İnsan, aczini ve fakrını idrak ettikçe Rabbine dayanır; Rabbine dayandıkça korkularından kurtulur; korkularından kurtuldukça çevresinin esiri olmaktan çıkar. İşte o zaman başkalarının inşa ettiği hayatı yaşamaz; kendi değerleri üzerine bir hayat bina eder.
Her şikâyet edilen ortam, aynı zamanda bir mesuliyet çağrısıdır. Eğer doğruluk eksikse doğru olun; merhamet eksikse merhameti çoğaltın; adalet zayıflamışsa adaletin sesi olun. Mum, karanlıktan şikâyet etmez; yanarak etrafını aydınlatır.
Hayat, bize hazır bir bina sunmaz. Her gün attığımız adımlar, söylediğimiz sözler ve yaptığımız tercihlerle kendi karakterimizin duvarlarını öreriz. Ya başkalarının yanlışlarının gölgesinde yaşayacağız ya da hakikatin sütunları üzerine yeni bir istikbal inşa edeceğiz.
Velhasıl; şartlar sizi tarif etmek zorunda değildir. Siz, şartlara istikamet verebilirsiniz. Çünkü insan, yalnızca yaşadığı devrin mahsulü değil; aynı zamanda yaşadığı devrin mimarıdır. Tarih, mazeret üretenleri değil; iman, ihlâs, sebat ve gayretle çağını inşa edenleri hatırlar.