Zaman o kadar değişti ki, kimin ne zaman, nerde, ne için, ne yapacağı belli olmaz oldu. Bir menfaat çıkar ilişkisi içinde herkes bir köşeden bir köşeye savrulur oldu. Çıkar ve menfaatler söz konusu olunca kimin hangi tarafta durduğu ve duracağı da belli olmaz oldu. Dün iki lokma ekmek için kapı kapı dolaşanlara bugün başkaları iki lokma için yalvarır oldu. Neydim ne oldum delisi olanlar dünü hatırlamadan bugün yüzlere bakmaz oldu. Zaman değişti Saygısızlık, hoşgörüsüzlük aldı başını gitti. Makam sevdası uğruna insanlar Bugün kimi yerinden etsem acaba diye güne uyanır oldu. İnsanoğlu doyumsuzdur cümlesi bugünlerde daha çok dile getirilmeye başlandı. Bir makama gelen insan daha çok diye menfaati uğruna ve belki de elde edeceği menfaatleri uğruna başkalarına yaranmak için en yakınındakini belki de dün ekmeğini yediği insanı harcar oldu. Tahtta bugün ben varım, dur bir boy gösterisi yapayım diye mi yada eskiden kalan bir ezikliğin vermiş olduğu özgüven yetersizliğini bugün başkalarını harcayarak yeterli hale getirip kendini kabullendirmeye çalışma arzusunun mu yapılanların nedeni olduğunu kim bilebilir ki..
Bilinen tek şey belki de yıllarca o makama, o göreve namusuyla şerefiyle hizmet etmiş çoğu insanın menfaat ve çıkarlar uğruna harcanıyor olması değil midir? Başta şehrimizde olmak üzere ülkenin her tarafında kamu görevlilerinin görevde yükselme gayesi ile amirleri konumunda olan kişileri iftira ve çamur at izi kalsın felsefesiyle nasıl alt etmeye çalıştıklarını üzülerek hemen hemen her alanda görüyoruz. Bu felsefe sonucunda başa gelenlerin çoğunun belki de harcanan insanların hizmeti kadar yaşları olmasına rağmen yapılan saygısızlıkların en büyük amacını ve sebebini aslında çoğu insanın bilip de susuyor olması madalyonun diğer bir yüzü değil midir?
Herkes kendi yerinden olma korkusu içinde yaşamını sürdürür hale geldi. Bu korkunun Avrupa ülkelerinde çalışan kamu görevlilerinde olmaması o ülkelerin refahını ve gelişmişlik düzeyinin personellerin etik çalışmasıyla doğru orantılı olduğunun göstergesidir. Belki kabaca bir tabir olacak ama hayvanlar alemine dönmüş durumdayız. Hayatta kalma mücadelesi içinde kim daha güçlü ise diğerini boğarak öldürür onu yer ve doyar ve sonra da yavrularını doyurur. Bu kısa günün karı düşüncesiyle yaşamı sürdürür haldeyiz. Kimse kimseyi düşünmez olmuş Tanık olduğum birkaç dosya da iftiralarla, gizli mektuplarla ve ihbarlarla başkasını yerinden edip istediği yere gelmeyi başaran insanların olduğunu gördüm. Bu tip oyunlarla istediği yere gelmeyi başaran insanlar o geldikleri yerlerden hayır göreceklerini zannediyorlar maalesef..
Yorumlar
2 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin
o kadar doğru ki anlattıklarınız. Ama bence bunların hepsi içsel değil siyasi menfaat.. Benim görüşümdeysen kal değisen yol göründü sana...demek..
Bundan önceki yazısında (ç)alıntı yapan yazarımız acaba bu yazıyı nerden kes kopyalşa yapıştır yapmış olabilir.Hak ,adalet ş kanundan bahsetmeye devam !!!Çok acıklı...Hala bu köşede yazıyor olması sitenin saygınlığını da tartışılır hale getir miyor mu?Ha bu arada site yönetimi önceki (ç)alıntı yazıyı yorumlarıyla beraber siteden kaldırmış.