KÜÇÜK BİR ÜLKE, BÜYÜK BİR HUKUK DERSİ
Sevgili okurlarım,
Atlas Okyanusu’nun kuzeyinde yer alan İzlanda, 103 bin kilometrekarelik yüzölçümü ve yaklaşık 357 bin nüfusuyla Avrupa’nın en seyrek nüfuslu ülkelerinden biridir. Parlamenter cumhuriyetle yönetilen ülkenin başkenti Reykjavik de dünyanın en küçük başkentlerinden biri olarak bilinir.
İzlanda bugün yalnızca doğal güzellikleri ve refah düzeyiyle değil, demokrasi, hukuk ve insan hakları anlayışıyla da dikkat çekiyor.
2025 yılında İzlanda aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) yalnızca 14 başvuru yapılırken, Türkiye’den yapılan başvuru sayısı 18.464 olarak kayıtlara geçti. Bu rakamlar, iki ülkenin hukuk sistemi açısından üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir tablo ortaya koyuyor.
İzlanda’nın hukuk tarihinde dikkat çeken örneklerden biri ise yargı bağımsızlığı konusunda yaşandı. Bir vatandaş, kendisini yargılayan hâkimin usulüne uygun atanmadığını ileri sürerek AİHM’e başvurdu. Mahkeme, hâkim atama sürecine yapılan müdahaleyi hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı bularak adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Kararın ardından İzlanda Adalet Bakanı istifa etti.
Burada asıl düşünmemiz gereken şudur:
İzlanda’nın nüfusu küçük olabilir. Fakat hukuk karşısındaki sorumluluk anlayışı bize büyük bir ders veriyor:
İnsan hakları başkalarına tanınan bir ayrıcalık değil, hepimizin hakkıdır.
İzlanda örneği bize şunu hatırlatıyor: İnsan hakları, ülkeden ülkeye değişen bir ayrıcalık değil, her insanın doğuştan sahip olduğu evrensel bir haktır.
Biz, insan haklarının ve adaletin yalnızca başkaları için değil, kendimiz için de vazgeçilmez olduğunu ne zaman gerçekten anlayacağız?
Çünkü kirli bir hukuk düzeninden temiz bir adalet çıkmaz.
Günün Sözü: ”Hiç kimse göründüğü kadar iyi, anlatıldığı kadar kötü değildir.” (Hz. Ali)
Abdulbaki Akbal
KÜÇÜK BİR ÜLKE, BÜYÜK BİR HUKUK DERSİ
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin