Demokratik Açılımın yeniden ivme kazandırılmaya çalışıldığı bir dönemde Kürt sorununun çözümü için bahar hareketliliği yaşanırken gelen bombalama ve ölüm haberleri ise şüphesiz herkeste tedirginlik ve kuşku yaratıyor. Bu tedirginliğe okuyucularımız da kapılmış olacak ki bir önceki yazıma gelen mail ve yorumlardan kimisi bizleri ortalığı karıştırmakla suçlarken kimisi ise bizleri Abdurrahim Akdağın avukatlığını yapmakla itham etti. Sağduyulu okuyuculardan gelen olumlu tepkiler ise sürecin ağır aksakta olsa, devam etmesinden yana oldukları yönünde. Farklı kesimlerin farklı alanlarında görev almış okuyucularla birebir yaptığım görüşmelerde ise hem Akdağın açıklamalarını önemsediklerini, hem de halk içinde nasıl yankı ve destek bulduğunu fark ettim.
Bu yorumları bir kenara bırakarak asıl konumuza dönmek istiyorum.
Demokratik Açılım kapsamında bazı yenilikler hayata geçirildi. Kürtçe televizyon açıldı, üniversitelerde Kürtçe eğitim verildi. MEB Kürtçenin seçmeli ders olması için çalışma başlattı. Ancak açılım süreci, Kandil Dağı ve Mahmur Kampından gelenlerin Habur Sınır Kapısındaki karşılanma görüntüleri nedeniyle sekteye uğramış, KCK tutuklanmalarındaki süreçle ile de tamamen durma noktasına gelmişti. Roboski-Uluderede TSK bombardımanında 34 sivilin hayatını yitirmesi bölgede tepkilere neden olmuş ve AK Parti iktidar partisi olması hasebi ile bunun hesabını verememiş ve zor durumda kalmıştı.
Ancak son dönemdeki yeni gelişmeler, Kürt sorununun çözümünde yeni bir hareketlenme olduğunu gösterdi. Özellikle MİTin PKKyle Oslodaki üst düzey görüşmelerinin ardından AK Parti ve BDPnin Kuzey Irak ve Amerikan ziyaretleri karşılıklı olarak satranç oyununu arattırmayan hamlelerle devam ediyor.
Geçtiğimiz günlerde BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş başkanlığındaki bir heyet ABDde temaslarda bulunmuş ardından AK Partili heyet ve en sonunda ise Genelkurmay Başkanı Necdet Özel de Washingtona giderek önemli temaslarda bulunmuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Kürt sorununun çözümüne ilişkin talimatıyla bölgede çalışmalarda bulunan ve AK Partili milletvekillerinden oluşturulan heyetler de Güneydoğuda çalışmalara başlayarak bölgenin nabzını yoklamaya devam ediyorlar.
Ardından AK Parti Mardin Milletvekili Abdurrahim Akdağ, barış ortamı sağlanabilirse genel affın gündeme gelebileceğini dile getirerek bir tartışma başlatmıştı.
Burada dikkat çekilmesi gereken önemli olan ise af söylentisinin çıktığı günün ertesinde Bingöldeki 33 erin olayını arattırmayan cinsten bir saldırı daha yaşandı. Üçü subay, dört askerin ölüm haberinden sonra farklı yerlerde AK Partili yöneticiler öldürüldü, kaçırıldı. Bu noktada barış ortamı, silahların bırakılması, elde edilecek haklar, af süreci konuşulması gerekirken iş geliyor, yine silaha dayanıyor.
Birileri ne zaman silahsız çözüme doğru adım atılacak gibi olsa, örgüt veya onun adına birileri derhal silaha sarılıp saldırıya geçiyor. Burada hem siyasi aktörler üzerinde hem de örgüt üzerinde etkili olabilecek aydın ve toplum liderlerinin Kürt sorununun çözümünde şiddetin meşruiyetinin irdelemeleri gerektiğine inanıyorum. Bugüne kadar bu alanda ne STKlar, ne PKK ne de özellikle sol entelektüel kesim, bu noktada iyi bir sınav verebilmiş değiller.
Mağdurların, mazlumların, mustazafların, hak ettiğini almaları için haksızlık yapmayan bir siyaset ile ancak haklarını almaları mümkün ve Kürt meselesi noktasında hala bu kritik idrak noktasını geçebilmiş olduğumuzu sanmıyorum.Kendi hakkımızı başkasının hakkını gasp ederek, yok sayarak, kaçırarak, öldürerek alamayız.
BDP ve örgüt gittikçe şiddetlenen Kürt sorununun çözümü konusunda kendilerinin haricindeki her çözüme kapalı olduklarını bir kez daha göstermiş oldu. Akdağın açıklamalarına CHP ve AK Partili milletvekilleri sessiz kalırken BDPli vekillerin MHP grubu gibi tepki göstermelerine ise bir anlam verebilmiş değilim.
Bir dönem Başbakan Erdoğandan randevu alamayan DTP heyeti ile görüştükten sonra o günlerde gündemde tartışma konusu olan bir açıklama yapmıştı. Başbakanın DTPye randevu verdiğini ancak her görüşme öncesi bombaların, mayınların patlaması ile çok sayıda vatandaşın hayatını kaybetmesinden dolayı randevuları iptal etmek zorunda kaldığını ifade etmişti.
Tarihin tekerrürden ibaret olduğunu Başbakanın o günkü açıklamalarının yanında Akdağın açıklamaları sonrasında gelen ölüm ve bombalama haberleri ile bir kez daha yaşadık.
Bunları bir araya getirdiğinizde ise bu ülkenin derinleri halen iş başında mı? Sorusu sizin de aklınıza gelmez mi?
Yorumlar
10 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin
KÜRTLERİN HAKLARINI SAVUNDUĞU İDDİASINDA BULUNANLAR ZERRE KADAR SAMİMİ OLSALARDI AK PARTİNİN DOĞAL MÜTTEFİKİ OLMALARI GEREKİRDİ...NEDEN Mİ? Bakın rahmetli Özal sadece bu meseleyi çözmeye gayret sahibi olduğundan dolayı hala hayırla yadediliyor. Bu hükümet ise (eleştirilecek bir çok şey olmasına rağmen) Kürt ve Türk ırkçı zinde güçlerinin tüm engellerimerine hakaret tahrik iftira ve provakasyonlarına rağmen samimi bir şekide değil elini vücudunu taşın altına sokarak bağıra bağıra bu sorunu çözmeye gayret ediyor. Bu çerçevede hiç teferruata girmeden sadece İNSAF SAHİBİ İNSANLARA ATILAN İKİ BÜYÜK ADIMI HATRIRLATACAĞIM KÜRT SORUNUN EN ÖNEMLİ AYAĞINI OLUŞTURAN <br>1-KÜRTLERİN VARLILARININ İNKARI YOK FARZEDİLMESİ OLAN MANEVİ İŞKENCE <br>2-VÜCUTLARINA YAPILAN FİZİKİ İŞKENCE. BU HÜKÜMET DÖNEMİNDE ORTADAN NEREDEYSE KALDIRILMIŞTIR. <br>Yeni anayasa ilede bir çok yeni adımlar atılma imkanıda ortadadır. İşte mazlum ve mağdur Kürtlerin haklarını savunduğu iddiasında bulunanların sadece bu nedenlerden dolayı bile olsa kürtlerin dertlerine hemdert olan samimi insanların AK PARTİ hükümetine karşı bir vefa borçlerı vardır. Dolayısı ile Ben bu vesile ile (Başta uludere katliamında açıkça özür dilenmemesi olmak üzere bu konudaki eleştiri hakkımı saklı tutarak) AK PARTİ HÜKÜMETİNE KÜRTLERİN ÖNÜNDEKİ ENGELLERİ KALDIRMA GAYRETLERİNEDEN DOLAYI bir kürd ferdi olarak teşekkür ediyorum. (Bunu hem bir vicdani borç hemde tarihe not düşmek için yapıyorum.)
öncelikle sayın A.KDAĞ'ı ve N. GÜNEŞİ tebrik ediyorum.<br>şunuda özellikle de belirteyim postmodern dünyada<br>abdullah öcalan( pkk,kck, bdp); kürtlerin (türkiye,ırak,iran,suriye)ulusal çıkarlarına bu örgülülük ve ideolojik yapıyla artık faydadan<br>çok zarar vermekte ayrıca varlıklarına ihtiyaç da kalmamiştir.<br>kürdler artık bu siyasal ve toplumsal yanılsamadan kurtulmaları/kurtarılmaları gerekmektedir.
Ben yorumcu arkadaşkarı anlayamıyorum, barış va kardeşliği savunmak neden bu kadar eleştiri konusu oluyor, bilemiyorum, bu kadar mı gözümüz körleşti, savaştan, ölümden, bize ne kar kalıyor bilemiyorum. Barışı savunmak Vekil ve Nezir beyin üstüne neden bukadar gidiliyor. yoksa rantları ölüm ve kan mıdır? Leş kargaların... Allah Barış ve Kardeşliği savunanlarının Yar ve Yardımcısı olsun.
Akdagin açıklamalarına MHP min tepki göstermesini normal karşılarım ama bdp de tepki gösterdi şimdi sorarım MHP sen faşist zihniyetten ne farkınız kaldı.kandan besleniyorsunuz o zaman hiç bir zaman barış tarafı olmadınız . Kürtleri harcayan tek parti bdp dir. Yazıklar olsun size ve size sözcülük yapanlara... kanımı artık sömürme STop
E doğru söze ne hace.Doğru söylemiş Akdağ'ın avukatlığını yapıyorsunuz diyenler.Halen onu savunuyor yazınız.
selocan sen sağdan soldan alıntı yapacaüına kendi düşüncesini yazsana...<br>yoksa senin iraden başkasının elinden mi?
solucan fikirli insanlar olduğu sürece kürt sorunu hallolmaz. <br>ya akdağ ya ağar ya değer ya da arzu kim ne derse desin. adam işin özüne bakmıyor, kimin ne dediğine bakıyor. fikirlere değil kişilere takılıyor.<br>ha şunu diyebilirsiniz: nezir güneş amma abarttın!<br>şunuda görmezden gelemezsiniz; türkiyenin en popüler gazete ve köşe yazarları bu konu hakkında olumlu veya olumsuz bir çok haber yaptılar. <br>işin özüne gelince; bence genel af olmadan kürt sorunu hallolmaz. kimin istediği veya söylediği mühim değil veya kim söylediğinde gündem yarattığı değil. <br><br>insanları sevmeyebilirsiniz, ama tahammül edebilimelisiniz.
YAYINLACAK MI BAKALIM<br>(YAZI BENİM DEĞİL FAKAT YAZANLA AYNI FİKİRDEYİM.<br><br>Değişmeyen Paradigma<br> <br>Mesut DEĞER:<br><br> <br>CHP Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmuş olan CHP Parti Meclisi üyesi ve eski Diyarbakır Milletvekili Mesut Değer, yazdığı ‘Kürt sorunu mu?’ adlı kitabının tanıtımını Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığında yaparken PKK’ye genel af istemiş. <br>Değer’in tanıtığı kitabında yeralan ‘Çözüm ilkeleri ve önerileri’ bölümünde PKK’ye genel af istiyor. Ve bu gerekliliği korkmadan çıkardığı kitabında yazarak kayıt altına alıyor. Kitabı okuyan herkes rahatlıkla o bölümü ve çözüm önerilerini okuyabilir.<br><br>Kudbettin ARZU:<br><br>AKP Diyarbakır Milletvekili Kutbettin Arzu, “Biz dağa çıkanların tamamen inmesini istiyoruz. Hükümet olarak demokratik açılım çalışmamız devam ediyor” <br><br>Ahmet TÜRK:<br><br>Demokratik Toplum Partisi (DTK) Eşbaşkanı Ahmet Türk, Irak'ın Süleymaniye Kenti'nde katıldığı Sosyalist Enternasyonal Kürt Çalışma Grubu'nun toplantısında, PKK'nin lideri Abdullah Öcalan'ın da içinde yer alacağı genel affın toplumsal barış için en doğru karar olacağını ifade etmiştir. <br><br>Peter GALBRAİTH:<br><br>ABD’nin eski Büyükelçisi Peter Galbraith, “Türkiye, kapsamlı bir genel af ilan ederse PKK sorunu yok olur”açıklamalarında bulunmuş.<br><br>Mehmet AĞAR:<br><br>Türkiye’de Emniyet Genel müdürlüğü Yapmış, Doğruyol Partisi Genel başkanlığı yapmış (Faşist) koyu milliyetçi Mehmet AĞAR, ‘Dağda silahlı çatışma yapacaklarına, düz ovada siyaset yapsınlar’ sözünü 2006 yılında yapmış.<br><br>10 Dakkalık bir internet araştırmasında PKK ile ilgili yapılan ve toplumsal barışın yolunu kısmen de olsa açacak demeçlerin bir kaçından bölümleri paylaşmak istedim. <br><br>Bunu niye yaptım, onurlu bir kürd olarak evrensel normlarda eşitlikçi bir yaşam ve siyaset hakkının ortaya koyulması için halkları yönetmeye istekli olan siyasetçiler yada bu işlere elçilik edenlerin bundan önce ne politikalar ve demeçler verdiklerini hatırlatmak istedim.<br><br>Mardin Miletvekili AKP’li Abdurrahim AKDAĞ, geçen günlerde bir açıklaması oldu. Medyaya yansıyan açıklamasını kulaklarımla duydum. Sayın AKDAĞ. az önce Paylaştığım bölümlerde daha ağır veyahut daha yaratıcı bir çözüm veya politika üretmemiş. Sayın AKDAĞ’ın söylediklerini Biz Kürtlerin bile (kafatasçı, Faşist) Koyu Milliyetçi olarak bildiği Mehmet AĞAR, 2006 yılında söylemiştir. <br><br>Sayın AKDAĞ, yaptığı açıklama kendisine özgü bir görüşü değildir. Meslektaşları tarafından daha önce yapılan açıklamaları sadece şimdi daha hafif, örtülü haliyle tekrarlamıştır. Mehmet AĞAR’ın PKK’liler için GENEL AF ifadesi taşıyan açıklamayı Sayın Milletvekili yeni yapmaya ÇALIŞMIŞTIR. <br><br>Haberlerden Kulaklarımızla duyduğumuz açıklamasına daha sonra yalanlama yapmış üzülerek okuduk. Çarketti veyahut ETTİRİLDİ. Koyu TÜRK Milliyetçisi olan Mehmet AĞAR’ın yıllar önce yaptığı GENEL AF manası taşıyan DÜZ OVA SİYASETİ açıklamasının arkasında hala cesurca dururken, yıllar yılar sonra benzer açıklamayı daha hafif halile yapmaya çalışan Bir AKDAĞ’ın açıklamada MEDYA organlarını suçlayarak geri adım atması Yurtsever bir KÜRD olarak beni ve çevremdekileri çok çok üzmüştür. Düzen partisinde siyaset yapmak, insan ONURU ve EVRENSEL değerler için mucadele eden topyekün bir halkı bir makam uğruna harcamayı gerektirmiyor. Geçmiştede bunların örneklerini cesaretle yapanlar vardır. Biz KÜRD’lerin kaderi böyle siyasetçilerin ağzından çıkacak veyahut üretemeyecekleri politikalara bağlanmadığı için Tanrıya binlerce şükürler olsun.<br><br>Ferhan DAĞLI
Kürt sorununda bahar havası olduğuna katılmıyorum. Doksanlı yılların başka bir versiyonu var bugünlerde. Başbakan Tansu Çilleri gölgede bıraktı. <br>Akdağ'ın söyledikleri kendi fikriymiş. Hoş Akdağ'ın söyledikleride sorunu cözmekten uzak şeylerdi. Ama yine de Hüseyin Çelik kendi fikri, bizimle, partimizle alakası yok söylediklerinin dedi. Ki Hüseyin Çelik AKP sözcüsü..<br>TRT daha Ecevit koalisyon hükümeti döneminde kürtçe yayın yapmaya başlamıştı. Kürtçe yayini ilk AKP başlatmadı. AKP sadece yayın süresünü uzattı. 24 saat yaptı.<br>Kürtçenin seçmeli ders olması bir lutuf değil, kürtler anadilde eğitim istiyortlar. <br>Haburdaki show tamamıyla AKP eseri. Kürt oylarını almak için yaptıkları bir gösteri. Beceremediler o ayrı.<br>Milletvekillerinin bölgeye gelmeleri, bölgede çalışmalarda bulunmalarının nedeni yerel seçimlerinin yaklaşmasından dolayıdır.<br>Şu 'ne zaman olumlu birşeyler olacakken karanlık odaklar engelliyor muhabetide' sıktı hakikaten. İyi niyetliyse hükümet, AKP her şeye rağmen yapar yapacağını. Atar atacak olumlu adımları. <br>Akdağ'ın söyledikleri bir yıl evveline kadar bütün AKP'liler söylüyorlardı. Yani Akdağ'ın söyledikleri yeni şeyler değil. Yıllardan beri kürt sorununa sahip çıkanları oyalamak amacıyla AKP'lilerin telafuz ettikleri şeyler. <br>Şu 'ölüseviciler' sözüne ne demeli... Bir müsülmanın söyleyeceği söz mü? AKP'nin yaptığı herşey zaman geçirmek, ötelemek adınadır. AKP Roboski'yi bilerek yaptı. Devletin derin güçü AKP, başkası değil...
Abi iyi yazmışsınız Allah kaleminize güç versin ama kim anlayacak, anlamak istemiyorlar. Bu ısı kanla götürüyorlar maalesef