MAARİF MODELİ VE YENİ EĞİTİM YOLCULUĞU
Eğitim, çocuğa ne kadar bilgi yüklediğimizle değil, o bilginin öğrencide ne oranda davranışa dönüştüğüyle anlam kazanır.
Bugün bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Birkaç saniyede bir sorunun cevabını bulmak mümkündür. Fakat doğru bilgiyi yanlıştan ayırmak, sorgulamak, düşünmek, üretmek ve öğrendiğini hayatın içinde kullanmak önümüzde büyük bir sorun olarak durmaya devam etmektedir.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, tam da bu noktada eğitimin merkezine yalnızca bilgiyi değil; beceriyi, değeri ve karakter gelişimini yerleştiren bir yaklaşım ortaya koyuyor.
Öğrenci bilginin tüketicisi değil, öğrenmenin öznesi olmalıdır…
Modelde öğrenci; dinleyen ve ezberleyen değil, merak eden, araştıran, sorgulayan, üreten ve öğrendiğini yeni durumlara aktarabilen birey olarak ele alınıyor. Eleştirel düşünme, problem çözme, iletişim, iş birliği, araştırma ve üretme gibi beceriler bu anlayışın önemli parçalarıdır. Öğrencinin yalnızca “Ne biliyorum?” sorusuna değil, “Bildiklerimi nerede ve nasıl kullanabilirim?” sorusuna da cevap verebilmesi bekleniyor.
Fakat eğitimin hedefi yalnızca becerikli bireyler yetiştirmek değildir, olmamalıdır. Adalet, dürüstlük, saygı, sorumluluk, yardımseverlik, merhamet, çalışkanlık, vatanseverlik ve öz denetim gibi değerlerin davranışa dönüşmesi de eğitimin önemli bir boyutunu oluşturuyor. Çünkü bilgi insanı güçlü kılabilir; fakat o gücün hangi amaçla kullanılacağını değerler belirler.
Öğretmen anlatan, veli izleyen değildir artık… Öğrencinin rolü değiştiği gibi, öğretmenin ve velinin rolü de değişmiştir. Maarif Modelinde öğretmen, bilgiyi aktaran tek kaynak olmaktan ziyade öğrencinin öğrenme yolculuğuna rehberlik eden kişidir. Soru sorar, araştırmaya yönlendirir, farklı düşüncelerin ortaya çıkmasına fırsat verir ve öğrencinin kendi çözümünü üretmesini destekler. Özetle “balık yemeyi değil, balık tutmayı öğret” denilmektedir.
Veli de bu sürecin dışında değildir. Ancak velinin desteği çocuğun yerine ödev yapmak veya her problemini çözmek değildir. Çocuğun sorumluluk almasını sağlamak, kitap üzerine konuşmak, günlük hayattaki problemleri birlikte düşünmek ve okul ile iş birliği yapmak çok daha kalıcı bir katkı sağlar.Bir alışverişte hesap yapmak, bir haber üzerine fikir yürütmek, okunan bir kitabın kahramanını tartışmak bile öğrenmenin hayatla buluştuğu anlardır.
Asıl hedef; başarılı birey yetiştirmek yerine ahlaklı aynı zamanda başarılı bireyler ortaya çıkarmaya çalışmaktır.
Maarif Modelinin dikkat çektiği temel nokta da burada ortaya çıkıyor: Bilgi, beceri ve değer birbirinden kopuk değildir.
Öğrenci öğrenir ve üretir. Öğretmen rehberlik eder. Veli destekler. Okul ile aile aynı hedef doğrultusunda hareket ettiğinde eğitim, ders saatlerinin dışına taşarak hayatın kendisine dönüşür. Belki de yeni eğitim anlayışının üzerinde en çok düşünmemiz gereken tarafı budur:
Çocuklara yalnızca doğru cevapları öğretmek yetmez. Onlara doğru soruları sorabilecek bir akıl, doğruyu yanlıştan ayırabilecek bir ölçü ve bildiğini iyiliğe dönüştürebilecek bir karakter kazandırmak gerekir.
Çünkü eğitimin gerçek başarısı, öğrencinin okuldan çıktığında yanında kaç bilgi götürdüğü değil; nasıl bir insan olarak hayata katıldığıdır.
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin