Önümüzdeki Yıllarda Vergi Yükümüz Artacak

KÖŞE YAZISI

Önümüzdeki Yıllarda Vergi Yükümüz Artacak
Değerli okurlarım, Orta Vadeli Program (OVP) yayımlandı. Programda yer alan mali verilere baktığımızda, önümüzdeki yılların ekonomi açısından kolay geçmeyeceği görülüyor. Özellikle Türkiye’de vergi sisteminin büyük ölçüde dolaylı vergilere dayanması, artan vergi yükünün dar ve sabit gelirli vatandaşları daha fazla etkilemesi anlamına geliyor.
Bütçe açıkları ve faiz giderleri büyüyor
OVP’ye göre önümüzdeki üç yılda merkezi yönetim bütçesinin önemli miktarda açık vermesi bekleniyor. Programda 2027 yılı için 3 trilyon 865 milyar TL, 2028 yılı için 4 trilyon 170 milyar TL ve 2029 yılı için 4 trilyon 360 milyar TL bütçe açığı öngörülüyor. Böylece üç yıllık toplam bütçe açığının 12 trilyon 395 milyar TL seviyesine ulaşması bekleniyor.
Bunun yanında faiz giderleri de oldukça yüksek. Faiz ödemelerinin 2027’de 3 trilyon 975 milyar TL, 2028’de 4 trilyon 694 milyar TL, 2029’da ise 5 trilyon 245 milyar TL olması öngörülüyor.
Bu rakamlar bize önemli bir gerçeği gösteriyor: Bütçe açıkları ve faiz giderleri büyüdükçe, kamu finansmanının sağlanması için daha fazla vergi gelirine ihtiyaç duyulacak.
Verginin önemli bir bölümü faize gidecek
Önümüzdeki üç yıllık dönemde toplanan her 100 liralık verginin yaklaşık 18 lirasının faiz ödemelerine, yalnızca yaklaşık 10 lirasının yatırımlara dönüşmesi bekleniyor.
Yatırımların kısıtlanması tek başına bütçe sorununu çözmeye yetmeyecektir. Artan bütçe açıkları ve faiz giderleri karşısında devletin daha fazla gelir elde etme ihtiyacı doğacaktır. Bunun en önemli yansımalarından biri de vatandaşın vergi yükünün artması olacaktır.
Asıl yük dar gelirlinin üzerinde
Önümüzdeki üç yılda genel bütçe kapsamında yaklaşık 71 trilyon 580 milyar TL vergi toplanması öngörülüyor.
Burada asıl dikkat edilmesi gereken konu, verginin ne kadar toplandığından çok kimden toplandığıdır.
Dolaylı vergilerin ağırlıklı olduğu bir sistemde, gelir düzeyi düşük olan vatandaşlar kazançlarının daha büyük bölümünü tüketime ayırdığı için vergi yükünü daha ağır hisseder. Maaş ve ücretlerdeki artış, vergi yükündeki artışın gerisinde kalırsa vatandaşın gerçek alım gücü daha da düşer.
Sonuç olarak, önümüzdeki dönemde vergi yükünün ücret ve maaş artışlarını aşması, özellikle dar ve sabit gelirli kesimin ekonomik olarak daha fazla zorlanmasına yol açabilir.
Vergi toplamak elbette devletin en temel gelir kaynaklarından biridir. Ancak önemli olan, verginin adil, dengeli ve ödeme gücüne göre alınmasıdır.
Çünkü adaletli olmayan bir vergi sistemi, sadece devletin kasasını değil, vatandaşın sofrasını da doğrudan etkiler.
Kısacası; bütçe açığı büyür, faiz yükü artar ve vergi sistemi adil olmazsa, bunun bedelini en ağır şekilde dar gelirli vatandaş öder.
Abdulbaki Akbal
Mali Müşavir-B.Denetçi