PARAYI DAHA BÜYÜK PARAYA ÇEVİRMEK
Değerli okurlarım,
Günlerdir Türkiye’nin gündemini meşgul eden SPK ve fon tartışmaları, yalnızca finans piyasalarını değil, paranın nasıl büyüdüğü ve sermayenin nereye yöneldiği sorusunu da yeniden gündeme getirdi.
Öncelikle fon nedir?
Fon; çok sayıda yatırımcının parasının bir araya getirilmesiyle oluşturulan ve profesyonel yöneticiler tarafından yönetilen ortak bir yatırım havuzudur. Bu havuzda toplanan para; hisse senedi, tahvil, altın, döviz ve benzeri çeşitli finansal araçlara yatırılır. Yatırımcılar, yatırdıkları miktar oranında fondan pay sahibi olur. Piyasadaki fiyat hareketlerine göre de kazanç veya kayıp yaşarlar.
Ancak burada daha önemli bir soru karşımıza çıkıyor:
Toplumun elindeki büyük miktardaki para neden üretime değil de finansal piyasalara yöneliyor?
Karl Marx’ın sermaye üzerine yaptığı değerlendirmeler, bu noktada dikkat çekici bir tartışma alanı açıyor. Marx’a göre sermayenin temel amacı, "parayı daha büyük paraya çevirmektir”.
Peki neden?
Çünkü üretim yaparak para kazanmak kolay değildir. Bir işletme veya fabrika kurmak gerekir. Makine, bina, işçi, enerji ve hammadde için yatırım yapılır. Aylarca, hatta yıllarca emek harcanır. Bütün bunlara rağmen kurulan işletmenin sonunda kâr edip etmeyeceği garanti değildir.
Finans piyasalarında ise sermaye için daha kısa bir yol varmış gibi görünür.
Bir hisse senedi, tahvil, altın veya döviz satın alırsınız. Fiyat yükseldiğinde, herhangi bir fabrika kurmadan, işçi çalıştırmadan veya mal üretmeden yatırımınızın parasal değeri artabilir.
İşte burada sermayenin üretimden finansal alana kayması gündeme geliyor.
Üretim; zaman, emek, yatırım ve risk ister. Finansal piyasalar ise kimi zaman sermayeye daha hızlı kazanç fırsatı sunar. Bu nedenle büyük miktardaki para, üretim yerine finansal varlıkların değer kazanacağı beklentisiyle piyasalara yönelmektedir.
Örneğin piyasada dolaşımda bulunan hisse senedi sayısı sınırlı olan bir şirkete büyük miktarda fon yatırıldığında, talepteki artış hisse fiyatını yukarı taşıyabilir. Hisse fiyatı yükseldikçe fonun değeri de artar. Böylece başlangıçta yatırılan para, herhangi bir yeni üretim gerçekleşmeden daha büyük bir parasal değere dönüşebilir.
Burada asıl düşünmemiz gereken konu şudur:
Bir toplumun serveti nasıl büyümelidir?
Yeni fabrikalar kurarak mı?
Daha fazla insanı istihdam ederek mi?
Daha fazla mal ve hizmet üreterek mi?
Yoksa yalnızca finansal varlıkların fiyatlarının yükselmesiyle mi?
Elbette finans piyasalarının ekonomide önemli bir işlevi vardır. Sermayenin doğru alanlara aktarılması, şirketlerin finansmana ulaşması ve yatırımların desteklenmesi açısından fonlar önemli bir araç olabilir.
Ancak finansal kazanç ile üretim arasındaki bağ zayıfladığında başka bir sorun ortaya çıkar.
Paranın para kazandığı, fakat üretimin ve emeğin aynı ölçüde değer görmediği bir ekonomik yapı oluşabilir.
Oysa kalıcı zenginlik; yalnızca rakamların ekranda büyümesiyle değil, üretimle, emekle, istihdamla ve gerçek ekonomik değer yaratılmasıyla ortaya çıkar.
Bu nedenle bugün tartışmamız gereken yalnızca fonların nasıl kazandırdığı veya kaybettirdiği değildir.
Asıl soru şudur:
Sermayemizi daha fazla para kazanmak için mi kullanıyoruz, yoksa daha fazla üretmek ve toplumun refahını artırmak için mi?
Çünkü para, gerçekten değer üreten bir ekonominin aracı olduğunda topluma fayda sağlar. Aksi halde rakamlar büyürken toplumun gerçek serveti aynı hızla büyümeyebilir.
Sonuçta mesele sadece “parayı daha büyük paraya çevirmek” değildir.
Asıl mesele, daha büyük paranın daha büyük bir üretime, daha fazla istihdama ve daha yüksek toplumsal refaha dönüşüp dönüşmediğidir.
Günün Sözü :”Para alkol gibidir, çoğaldıkça insanın başını döndürür.”
Abdulbaki Akbal
Mali Müşavir-B.Denetçi
PARAYI DAHA BÜYÜK PARAYA ÇEVİRMEK
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin