“8. sınıf öğrencilerinin, o yılın öğretim programlarında belirtilen kazanımları elde etme seviyesinin ölçüleceği, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından her yıl haziran ayında ders bitiminden sonra düzenlenen merkezi sistem sınavlarıdır.”
Yazık değil mi bu çocuklara?
Yazık değil mi anne babalara?
Sınav günü; anne babalar son taktikleri veriyor, çocuklar dinliyor.
Sınav başlıyor. Çocuklar içeride, anne babalar dışarıda stres içinde sınavın bitmesini bekliyor.
Okul bahçesinde hatim indirenler, Yasin-i Şerifler okuyanlar, evliyaların yüzü suyu hürmetine çocuğu için yüce Allah’a yalvaranlar…
Okul bahçesinde gofret dağıtan mı istersin, bisküvi ve şeker dağıtan mı?
Kendimi bir an Vadi-i Summak ( Veydi Sımmak ) Mezarlığında sandım. Mezarlık demişken daha dün haberlerde adını bilmediğim ama 15 yaşında bir öğrencinin sınav stresine yenik düşüp intihar ettiği haberleri vardı medyada.
Kim bilir belki ailesinin maddi durumu iyi değildi. Çocuğunu dershaneye kaydedememişti.
Arkadaşları dershaneye giderken, kapı aralığından onlara bakıp bakıp,
babasının zar zor aldığı, silginin üzerinde derin izler bıraktığı deftere akıtmıştı gözyaşlarını.
Kim bilir, belki en çok sevdiği mavi rengi, Akdeniz’in dalgalarında görmek isterdi. …
Yorumlar
15 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin
Ahmet Çınarbaş beyfendi iyi bir yazardır bunu içtenlikle diyorum, çünkü çapa gösteriyor ve iyi niyetlidir
Ahmet Çıbanbaşı Allah razi olsun o bü seviyeye kolay gelmedi, çok çalıştı. okudu öğrendi ve yazı yazdı,, şahsen bu sitede ve sitelerde ondan büyük yazar tanımıyoruz bu böyle bilinsin herkesçe.
Ahmet Çınarbaş'ın üstüne yazar yok bu sitede, az yazar ve öz yazar. Anlamı ise büyük olur.
tebrikler kısa ve öz
Ahmet gerçek bir yazardır, tartışmayın bee..
Yürü git işine ya... Yazarı da tarif etmek sana kalmadı. Yazarı "yaratıcılığını kullanan" olarak tarif etmen seni ele veriyor. Senin hangi dinden olduğunu bilmiyorum amma benim dinim olan İslam inancımda Kainatta tek yaratıcı olarak Allah var. <br>Ben sadece şunu dedim: İnsanların acılarını kullanmayalım yaralarını kaşıyacak şeyler yazmayalım. Çaremiz varsa yaraları saralım. Bunda bir yanlışlık var mı!
"Yazar terimi, aslında yazılı bir iş üreten herkes için kullanılabilmekle birlikte, genelde yaratıcılığını kullanarak profesyonel bir şekilde eser üreten veya farklı formatlarda çok sayıda eseri olan kişiler için kullanılır." yazarın tanımını kısaca yaptım. Senin bir çözümün varsa yaz, biliyorsun konuş bilmiyorsan sus......<br><br>Bu konuda çözümün varsa buyrun yaz
Yazar yazı yazmalı dostlar. Yara kaşımamalı. Sorunu ortaya koymalı. Çözüm önermeli.
Yazar çözüm merci değil, sosyal olayları dile getirmiş yazar dediğiniz yazı yazar, bakan mı kendisi, başbakan mı ne yetkisi var ki.<br><br>Yazarlarımıza sahip çıkalım Hıdır bey, sallama yorum yapmayın
Yazar yazısını yazar, Yazarlar Sorunları dile getirir, çözümü İktidar bulur.<br>Bilip bilmeden ne yorum yapıyorsunuz, ne zamandan beri yazarlar çözüm mercii olmuş
yazi dige bunna derrim işte, çuciklerimiz agliyor, mezarlarde evliyalerden yardim istiyurler ne iççin,, sbs iççin.. ahmet kardiiş gözzel yazmiş elinne ommuzune saglik,, huşçe kaliniz heppiniz
Böyle yazmak kolay. Eleştirmek kolay. Tamam da çözüm nedir! Çözüm sunmayan bütün eleştiriler yerin dibine...
Bu kadar dokunaklı yazmayın, anne babası okursa ömür boyu etkisinde kalır.Ben bile ağladım , okuduğum şu anda. Ailesine büyük sabır diliyorum.
Bu yazıyı okudum türkiye gerçeğini yazmış. Tebrik ediyorum kim bizi anlayacak sınavdan sınava, hayatımız sınav oldu yeter bizde düzenli bir eğitim sistemi istiyoruz ama bu şekilde öğrencileri mağdur ederek değil. İlk okul, orta, lise, üniversiteyi okuyoruz, hoppala bu seferde KPSS sınavına giriyoruz. Yazıklar olsun böyle sisteme
Sana katılmamak mümkün değil, bizim dönemimizde bunların hiçbiri yoktu maalesef çocuklar çocukluklarını yaşayamıyor