SEVGİ NEDİR?

KÖŞE YAZISI

SEVGİ NEDİR?
Sevgi, anlatılması zor; yaşandığında ise insanın yüreğine dokunan en güçlü duygulardan biridir.
Değerli okurlarım,
Bugün sizlerle, ilk bakışta sıradan bir ilkokul ödevi gibi görünen; fakat insan hayatının en büyük gerçeklerinden birini anlatan küçük ama anlamlı bir hikâyeyi paylaşmak istiyorum.
Bir ilkokul dördüncü sınıf öğretmeni, öğrencilerine bir gün şu soruyu sorar:
“Sevgi nedir?”
Ve bu soruyu ev ödevi olarak verir.
Öğrencilerin çoğu bu soruya cevap bulmakta zorlanır. Çünkü sevgi, birkaç cümleyle tarif edilebilecek kadar basit bir duygu değildir. Sevgi bazen bir annenin şefkatinde, bazen bir babanın fedakârlığında, bazen bir çocuğun özleminde, bazen de hiçbir kelime söylemeden akan bir gözyaşında saklıdır.
Sınıftaki öğrencilerden Ali de bu sorunun cevabını bulamaz.
Günler boyunca “Sevgi nedir?” sorusu zihnini meşgul eder. Düşünür, çevresindeki insanları gözlemler, fakat bir türlü aradığı cevabı bulamaz.
Ta ki bir gün arkadaşının evine gidinceye kadar...
Sevginin İlk Kıvılcımı
Ali, arkadaşının evinde ailesiyle birlikte sohbet ederken odada hasta yatağında yatan arkadaşının babasını görür.
Arkadaşının annesi, hasta eşine bir tas çorbayı büyük bir şefkat ve özenle içirmektedir.
Belki dışarıdan bakıldığında bu, sıradan bir aile manzarasıdır.
Ama Ali için o an, sıradan bir görüntü değildir.
Kadının yüzündeki şefkati, eşine gösterdiği ilgiyi ve hiçbir karşılık beklemeden yaptığı fedakârlığı dikkatle izler.
İşte o anda Ali'nin zihninde bir ışık yanar.
“Acaba sevgi bu mudur?”
Sevgi; zor zamanlarda yanında durmak, hastalıkta elinden tutmak, karşılık beklemeden bir başkasının yükünü paylaşmak olabilir mi?
Ali, arkadaşının evinden ayrılırken sevginin ne olduğuna dair ilk cevabını bulmaya başlamıştır.
Fakat hikâye burada bitmez.
Bir Çocuğun Özlemi
Ali evine doğru yürürken sokakta koşarak ilerleyen küçük bir çocuk görür.
Çocuğun elinde bir mektup vardır.
Çocuk büyük bir heyecanla annesine doğru koşarken:
“Anne, anne! Babamdan mektup var!”
diye seslenmektedir.
Ali bu manzarayı da dikkatle izler.
Çocuğun yüzündeki mutluluk, gözlerindeki heyecan ve babasına duyduğu özlem Ali'nin yüreğine dokunur.
Bir kez daha düşünür:
“Bu da sevgi olmalı...”
Çünkü sevgi sadece yanında bulunanı sevmek değildir.
Bazen uzakta olanı özlemektir.
Bazen bir mektubu defalarca okumaktır.
Bazen bir ses duymayı beklemektir.
Bazen kilometrelerce uzakta bulunan bir insanı kalbinin en yakınında taşımaktır.
Ali artık sevginin yalnızca kelimelerden ibaret olmadığını anlamaya başlamıştır.
Sevgi Tahtada Değil, Hayatın İçindedir
Ali eve geldiğinde bir kâğıt ve kalem alır.
Günlerdir kafasını kurcalayan sorunun cevabını, kitaplardan veya başka insanlardan değil, hayatın içinden bulmuştur.
Arkadaşının annesinin hasta eşine gösterdiği fedakârlığı yazar.
Sokakta babasından gelen mektubu büyük bir heyecanla taşıyan çocuğun özlemini yazar.
Ve bütün bunların ortak adını koyar:
Sevgi.
Ertesi gün öğretmen sınıfa girer ve öğrencilerine sorar:
“Çocuklar, verdiğim ‘Sevgi nedir?’ ödevini kim hazırladı?”
Sınıfta sessizlik vardır.
Elini kaldıran tek öğrenci Ali olur.
Öğretmen Ali'yi tahtaya kaldırır ve:
“Anlat bakalım Ali, sevgi nedir?” diye sorar.
Ali, günler boyunca bu sorunun cevabını aradığını anlatır.
Sonra arkadaşının evinde gördüğü manzarayı ve sokakta karşılaştığı çocuğu öğretmenine ve arkadaşlarına aktarır.
Ve sonunda şu sonuca ulaşır:
“Sevgi, insanın bir başkasının acısını kendi acısı gibi hissetmesi; mutluluğunu kendi mutluluğu gibi paylaşmasıdır.”
Sınıfta derin bir sessizlik oluşur.
Öğretmen Ali'yi dikkatle dinlemektedir.
Bir süre sonra öğretmenin gözlerinden yaşlar süzülmeye başlar.
Ali öğretmeninin gözyaşlarına bakar.
Sonra gülümseyerek şöyle der:
“Öğretmenim, sanırım sevginin ne olduğunu şimdi gerçekten anladım. Sizin gözlerinizden akan bu yaşlar da sevginin bir ifadesidir.”
Asıl Sevgi Nerededir?
Belki de sevginin en güzel tarifi budur.
Çünkü sevgi her zaman “Seni seviyorum” demek değildir.
Sevgi bazen bir tas çorbadır.
Hasta bir insanın başucunda sabırla beklemektir.
Sevgi bazen bir mektuptur.
Uzakta bulunan bir babanın çocuğuna gönderdiği birkaç satırda bütün özlemini anlatmasıdır.
Sevgi bazen bir koşuşturmadır.
Bir çocuğun babasından gelen mektubu annesine ulaştırmak için duyduğu heyecandır.
Sevgi bazen fedakârlıktır.
Kendi rahatından vazgeçip başkasının huzuru için çaba göstermektir.
Sevgi bazen sessizliğin içindeki gözyaşıdır.
İnsanın söyleyemediği duyguların gözlerinden dışarı taşmasıdır.
Günümüzde En Çok İhtiyacımız Olan Şey
Bugün teknoloji gelişti, iletişim araçları çoğaldı, insanlar birbirlerine saniyeler içerisinde ulaşabilir hâle geldi.
Fakat garip bir şekilde, insanlar birbirlerinden uzaklaşmaya başladı.
Birbirimizi arıyoruz ama birbirimizi dinlemiyoruz.
Yan yana oturuyoruz ama birbirimizin yüzüne bakmıyoruz.
Mesaj gönderiyoruz ama gönülden gönüle konuşmuyoruz.
Sosyal medyada binlerce insanla iletişim kuruyoruz ama yanı başımızdaki insanın derdini fark etmiyoruz.
Oysa sevgi, sadece iletişim kurmak değildir.
Sevgi, karşıdakini gerçekten hissedebilmektir.
Bir insanın yüzündeki hüznü fark edebilmektir.
Konuşmadan da onun ne hissettiğini anlayabilmektir.
Bir annenin yorgunluğunu görmek, bir babanın sessizliğini anlamak, yaşlı bir insanın yalnızlığını fark etmek, bir çocuğun gözlerindeki özlemi okuyabilmektir.
Çünkü sevgi, insanı insana bağlayan görünmez bir köprüdür.
Sevgi Yoksa Ne Olur?
Sevginin olmadığı yerde merhamet azalır.
Merhametin olmadığı yerde anlayış kaybolur.
Anlayışın olmadığı yerde insanlar birbirine yabancılaşır.
İnsanların birbirine yabancılaştığı yerde ise toplumun en güçlü bağı zayıflar.
Bugün dünyada yaşanan birçok problemin temelinde belki de sevgi eksikliği vardır.
Daha fazla kazanmak istiyoruz.
Daha fazla güç istiyoruz.
Daha fazla makam istiyoruz.
Daha fazla görünür olmak istiyoruz.
Fakat bazen en önemli şeyi unutuyoruz:
İnsan olmayı.
Oysa insanı gerçekten zenginleştiren şey sahip oldukları değil, başkalarına verebildiği sevgidir.
Bir insanın serveti azalabilir.
Makamı elinden gidebilir.
Şöhreti unutulabilir.
Ama yaptığı bir iyilik, verdiği bir sevgi ve bir insanın yüreğinde bıraktığı güzel iz yıllar sonra bile yaşamaya devam eder.
Son Söz
Ali'nin yıllar önce bir ilkokul ödevi için aradığı “sevgi” kavramı, aslında hepimizin hayat boyunca aradığı bir hakikattir.
Sevgi;
bir annenin şefkatinde,
bir babanın özleminde,
bir eşin fedakârlığında,
bir çocuğun heyecanında,
bir dostun vefasında,
bir mazlumun yanında durmakta
ve bazen de sessizce akan bir gözyaşında saklıdır.
Belki de hayat bize her gün aynı soruyu soruyor:
“Sevgi nedir?”
Bu sorunun cevabını kitaplarda değil, hayatın içinde aramalıyız.
Çünkü gerçek sevgi anlatılmaz.
Yaşanır.
Ve bazen bir insanın sevgiyi anlaması için uzun cümlelere değil, sadece bir annenin hasta eşine uzattığı bir kaşığa, bir çocuğun babasından gelen mektuba veya bir öğretmenin gözlerinden süzülen tek bir damla gözyaşına bakması yeterlidir.
Çünkü sevgi, insanın kalbinden başka hiçbir yerde tam olarak tarif edilemez.
Abdulbaki Akbal