Sınav Salonuna Ne Taşıyoruz? Bilgilerimizi mi, Kaygılarımızı mı? YKS’ ye Günler Kala…

KÖŞE YAZISI

PSİKOLOG RENGİN İLHAN YAZDI... Sınav Salonuna Ne Taşıyoruz? Bilgilerimizi mi, Kaygılarımızı mı? YKS’ ye Günler Kala…

PSİKOLOG RENGİN İLHAN YAZDI...

Sınav Salonuna Ne Taşıyoruz? Bilgilerimizi mi, Kaygılarımızı mı?

YKS’ ye Günler Kala…

YKS’ ye sayılı günler kala binlerce öğrenci sınav salonuna yalnızca kalemini, kimliğini ve bilgisini taşımıyor; aynı zamanda aylardır biriktirdiği umutları, beklentileri ve kaygıları da yanında götürüyor. Çünkü sınavlar sadece akademik bilgiyle değil, duygularla da verilen bir mücadeledir.

Sınav sonucunu tamamen kontrol etmek pek mümkün değildir. Sınavda çıkacak sorular, o günkü fiziksel durumumuz, dikkat düzeyimiz, psikolojik halimiz ve daha birçok etken sonucu etkileyebilir. Ancak kontrol edebileceğimiz önemli noktalar da vardır: Sınava nasıl hazırlandığımız ve sınav anında kendimize nasıl davrandığımız. Bu nedenle sınav sürecinde yalnızca ders çalışmak değil, duygularımızı tanımak ve yönetebilmek de büyük önem taşır.

Bu süreçte birçok öğrenci kaygıyla tanışır. Çoğu zaman kaygının tamamen zararlı olduğu düşünülür. Oysa kaygı, insanın tehlike ve tehditlere karşı kendini korumasını sağlayan doğal bir duygudur. Sorun kaygının varlığı değil, bazen yanlış zamanda ve yoğun şekilde ortaya çıkmasıdır. Üstelik belirli düzeydeki kaygı, dikkatimizi artırabilir ve bizi motive edebilir.

Bazen bir öğrencinin performansını, çözdüğü onlarca sorudan çok zihnindeki “Ya yapamazsam?” sorusu etkileyebilir. Bu nedenle sınav başarısını belirleyen tek unsur bilgi düzeyi değildir; duygularımızı fark etmek ve kaygıyı yönetebilmek de başarıya giden yolun önemli bir parçasıdır.

Peki, sınav günü yoğun kaygı yaşarsak ne yapabiliriz?

Sınav günü kaygı hissetmek çoğu zaman bir sorun değil, beynimizin “Bu benim için önemli.” mesajını verme biçimidir. Bu nedenle amaç kaygıyı tamamen ortadan kaldırmak değil, onu yönetilebilir bir düzeyde tutabilmektir. Çünkü sınav performansını belirleyen yalnızca bilgi değil, o bilgiyi kaygı altında ne kadar kullanabildiğimizdir.

İşte sınav anında işe yarayabilecek bazı yöntemler:

  • Dikkati duyguya değil, göreve yönlendirin.
    Kaygılı hissettiğinizi fark ettiğinizde “Ya yapamazsam?” düşüncesine kapılmak yerine, dikkatinizi önünüzdeki soruya verin. Kendinize “Bu soruda şu an ne yapabilirim?” diye sormak, zihni yeniden göreve odaklamaya yardımcı olur.
  • Nefesinizi yavaşlatın.
    Yoğun kaygı anlarında nefes alışverişi hızlanabilir. Burnunuzdan yavaşça nefes alıp daha uzun sürede vermek, bedenin sakinleşmesine katkı sağlayabilir. Birkaç tekrarlı kontrollü nefes egzersizi bile rahatlatıcı etki gösterebilir.
  • Kaygıyla mücadele etmek yerine onu kabul edin.
    “Kaygılanmamalıyım.” düşüncesi çoğu zaman kaygıyı daha da artırır. Bunun yerine “Şu an kaygılı hissediyorum ve yine de soruları çözebilirim.” diyebilmek, psikolojik esnekliği destekler.
  • Zor sorularda takılı kalmayın.
    Bir soruya uzun süre takılmak hem zamanı azaltır hem de kaygının artmasına neden olabilir. Soruyu işaretleyip diğer sorulara geçmek, kontrol duygusunu korumaya yardımcı olur.
  • Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın.
    Sınav salonunda hızlı çözen ya da sayfaları hızla çeviren öğrenciler olabilir. Ancak her öğrencinin çalışma biçimi ve çözüm hızı farklıdır. Sınavdaki asıl yarış, başkalarıyla değil, kişinin kendi emeğiyle kurduğu ilişkidir.
  • Dikkat toplama tekniklerinden yararlanın.
    Zihniniz dağıldığında çevrenizde gördüğünüz birkaç nesneyi fark etmek, duyduğunuz seslere odaklanmak veya ayaklarınızın yere temasını hissetmek dikkatinizi yeniden ana getirebilir. Bu tür kısa dikkat egzersizleri, zihnin sınava yeniden odaklanmasını destekleyebilir.
  • Olumsuz düşünceleri fark edin ve yeniden çerçeveleyin.
    “Kesin başarısız olacağım.” gibi düşünceler kaygıyı artırabilir. Bu düşüncelerin yerine “Elimden geleni yapıyorum.” veya “Bir soruyu yapamamam sınavın tamamını belirlemez.” gibi daha gerçekçi ifadeler koymak faydalı olabilir.

Unutmamak gerekir ki hiçbir sınav bir insanın değerini ölçmez. Sınavlar hayatın tamamı değil, yalnızca bir parçasıdır. Önemli olan yalnızca sonuç değil, bu süreçte gösterilen emek, sabır ve çabadır. Belki de sınav salonuna taşımamız gereken en önemli şey, bilgimizin yanında kendimize göstereceğimiz şefkattir.

 

PSİKOLOG RENGİN İLHAN