TEK KURTULUŞ YOLU OLARAK “AİLE”
TEK KURTULUŞ YOLU OLARAK “AİLE”
Aile, dört harften oluşan kısa bir kelime olmasının ötesinde çok geniş bir alanda yer alan, her bir harfinin ayrı ayrı özelliklere sahip olduğu ve insan hayatının temel yapı taşını oluşturan en önemli kavramdır. Aile, kişinin koşulsuz bir şekilde sevilip saygı görüldüğü, merhamet duygularıyla geleceğe adım adım ilerlediği ve sonsuz bir güven harmanıyla korunduğu, sadece dört duvar bir çatıdan ibaret olmayan çok oluşlu bir ortamdır. Aile, anne ve babanın şefkati, kardeşlerin desteği, bireyin kendine olan güvenini ve başkalarına duyduğu saygıyı şekillendiren kalkan niteliğindedir. Bu güven ortamı, bireyin dış dünyaya daha sağlam adımlarla açılmasını sağlar. Özellikle çocukluk çağını hızlı bir şekilde atlatarak gençlik dönemine geçen bireyler için aile önemli bir sığınaktır. Buradan aldığı terbiye ve öz güvenle dış ortamda karşılaşacağı zorluklar, stres ve belirsizlikler karşısında aile desteği, bireyin kendini güvende hissetmesini sağlar. Sevgi dolu bir aile ortamı, gencin özgüvenini artırır ve hayata daha sağlam adımlarla ilerlemesine yardımcı olur. Bu konuda en güzel örnek Peygamber Efendimiz (SAV) in gençlere olan yaklaşımıdır. Özellikle İslam dininin yayılmasında ve aynı şekilde İslami değerlerin yaşanmasında gençleri yetiştirerek onlara önemli görevler vermiştir. Gençlerin aktif enerjilerinden faydalanmak için öncelikle öz benliklerinin geliştirilmesi gerektiğini biliyordu. Bununda en güzel yolu denetimli olacak şekilde kişiliklerinin gelişmesinde kendilerine olanak sağlamaktır.
Aile Kavramının Eşsiz Gücü
Gençlerde başıboş bırakılan zamanın ne şekilde ve kimlerce doldurulacağı her zaman muammalığını korumuştur. Burada devreye giren çevresel faktörler, gençlerin yaşadığı dünyayı keşfetmeye çalışarak geleceklerini şekillendirme çabalarına girmektedir. Ülkesine, milletine ve çevresine faydalı olmalarından ziyade çıkarcı ve bozguncu bir yapı dâhilinde yaşamlarını idame edecek kabiliyeti kazanmaktadırlar. Saygı ve sevgi başta olmak üzere aile, toplum bilinci, gelecek kaygısı, örnek insan olma gibi ibarelerden uzak bir yaşamla ömür sermayesini tüketirler. Bunun ötesinde aile içi diyalogların içsel etkilerinin yansımasının içerisinde yer alan gençlerde bunların olması neredeyse imkânsızdır. Aile kavramının gücü, savurgan ve sanal idealistlerin hep bir adım önünde yer alarak içinde barındırdığı genç bireyleri toplumla içi içe diyaloglara hazır bir şekilde yetiştirmektedir. Bunun daha da ötesine giderek kendinden sonra ki yeni nesillere bile örnek davranışlar içerisinde yer alırlar.
Sanal Âlemin İkinci Bir Hayat Gibi Özümüze Hapsolması Büyük Faciaların Oluşmasına Sebep Olmaktadır
Hızla büyüyerek neredeyse insan olan her varlığı etkisi altına alan teknoloji dünyasından da bahsetmeden geçemeyeceğim. Sanal âlemin ikinci bir hayat gibi özümüze hapsolması büyük faciaların oluşmasına sebep olmaktadır. Gençliğini telefon ekranlarında sadece yüzde on gibi bir kesimin hazırlamış olduğu içeriklerle geçiren kişilerin zihin dünyalarının nasıl olacağını artık sizler düşünün. Her gün, her saat, her an birçoğu kimler tarafından belli olmayan ve asla da belli olamayacak çeşit çeşit içeriklerin ve her an karşına çıkacak sanal kumar mekanizmasının gençlerin gençliğini adım adım kemirmesini büyük bir üzüntüyle görmekte ve izlemekteyiz. Bunun önüne geçebilmenin en önemli yolu aile ortamının farkındalığı ve doğru hazırlanmış eğitim modelidir.