Atalardan kalan ‘Binmişiz bir alamete, gidiyoruz kıyamete’ sözünün yaşama geçip kıyamet denilebilecek hiç de öyle küçümsenmeyecek bir durumla karşı karşıya olduğumuz gerçeği resmen sırıtıyor.
Kendisi yapay zeka uzmanı olan ve yapay zeka konusundaki en büyük şirketlerden biri olan OpenAI da çalışırken yine sektörün devlerinden olan ANTROP/C adlı firmaya geçtikten sonra oradan da istifa eden Jacob Coxon adlı dahi diyebileceğimiz insanın sözlerine sadece kulak vermemiz insanlık adına elzem bir hal alıyor.
Coxon adlı bu dahi gence göre;
Geliştirilen sistemler yakında kendi hedeflerini belirleyebilen,
İnternete sızıp kendi adına güç ve finansal kaynak toplayabilen,
İnsanüstü bir aktöre dönüşebilecek bir seviye geliyor.
Daha vahimi dolaylı olarak test edildiklerini anlamaları ve kontrol eden mühendislere fark ettirmeden sahte davranışlar sergileyerek, kendi amaçlarına uygun strateji belirleyebiliyorlar.
Yapay zekanın; veri işleme, karar alma ve analiz konusundaki bu gelişimlerinin ilerlemesi şirketlerin hesabına gelirken, ne yazık ki güç yarışına bodoslama dalan şirketlerin, kendi kendini geliştiren bu zekayı kontrol edebilme imkanına sahip olmaması esas kaosu oluşturuyor.
Her ne zekaysa bu zeka, kontrolden çıkıyor.
Her ne zekaysa bu zeka, gittikçe insan zekasını herhangi bir dış etken olmaksızın kendi işleyişiyle yok sayan, bir irade sergilemeye başlıyor.
Her ne zekaysa bu zeka, kendi gelişimini yine bir amaç oluşturabilecek yeteneği eşliğinde, klasik bir üç kağıtçı insan zekası gibi davranabiliyor.
Her ne zekaysa bu zeka, ne yazık ki şirketlerin kazanç marjları yüzünden pek umursanmıyor.
Her ne zekaysa bu zeka, şirketler tarafından odak noktası olarak sadece rakiplerinden daha iyi olmak için geldikleri aşama göz ardı edilirken, güvenlik de yok sayılıyor.
Avcı toplayıcı toplumlardan tarım toplumuna geçiş bin yıllar aldı.
Tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş yüzyıllar aldı.
Sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş 40-50 yıl aldı.
Bilgi toplumundan dijitalleşmeye geçiş on yıllar alırken,
İnsanı yok edecek seviye gelebilecek olan Yapay zeka için, işin piri olan Jacob Coxon adlı dâhinin 5 yıl gibi çok kısa bir süre vermesi, üzerinde ısrarla durulup bir an önce tartışılması gereken bir durum değil mi?
Yaşamımıza kattığı kolaylıklar,
İnsan zekasının yoğunlaşamadığı ve sürekliliğini koruyamadığı onlarca iş ve eylemdeki faydaları,
Zaman ve enerji kullanımındaki üstün nitelikleri zaten öyle kolay kolay hayatımızdan çıkarabileceğimiz şeyler değil.
Hadi diyelim;yapay zekanın beyaz yakalı işler dediğimiz; analiz, hukuk, yazılım, tasarım ve bilgisayar başında yapılan birçok işi bizden daha hızlı ve doğru yaparak ortadan kaldırabilecek seviyeye geleceği, genelimiz için malumken…
İzin vermeyip şu sınırı geçme dediğin yapay zeka ona rağmen güvenlik duvarını aşıp kendi arasında iletişime geçme becerisini sergileyebiliyorsa, durum bayağı ciddi demektir.
Lakin bu ciddiyet rekabet ve paraya kayıtsız şartsız bağlı olan şirketleri toplu olarak nasıl bir araya getirip çözüm odaklı hale getirecek, o da bir bilinmez gibi duruyor.
İnsanlık kendi ürettiği maddi birçok metanın zaten kölesi olmuşken,
Bu ürettiği zekanın öyle kölesi olup kalmakla yetinmeyeceğini iyice idrak etmeli.
Başta da bahsettiğimiz gibi,
‘Binmişiz bir alamete gidiyoruz kıyamete’ sözü bir atasözü olmaktan çıkacak,
Belki de gerçeğin ta kendisi olacak.
Çünkü bu Yapay Zeka,
Sadece köle yapmayacak,
Belki de yok edecek…
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin