Yasinê Bêkul 1920-21 tarihleri arasında doğmuş, müzik aşığı bir insandı.
Mardin'de müziğin tavan yaptığı 1945 yılında, bir keman satın alır. Boş vakitlerinde kemanı öğrenmek için büyük bir azimle, bıkmadan usanmadan çalışmış.
Yasinê Bêkul geçimini temin etmek için, Mardin'in meşhur çarşısı olan bazılarına göre Sokul Bakar, bize göre Suku'l Bakar (İnekler çarşısı)'da
bakliyat satardı.
Biraz önce işaret ettiğim 1945 tarihinde kemana merak salıp, günler akıp geçtikçe bir hayli ilerleme sağlamış.
Çarşının o anki durumu, müzik aşığı Yasinê Bêkul için önemli değildi.
Çarşıda alışveriş yapan insanlar, esnaf, mahallenin afacanları toplanır, keman çalan Yasinê Bêkul'u pür dikkat dinlerler.
Ancak ne var ki; müzik aşığı bu adam kemana tam hakim değildi.
Bazen müziği şaşırır, bazen sözleri unuturdu. Bu durum karşısında hiç bozuntuya vermez, hemen "FAKSU FAKSU" der, durumu idare ederdi.
"Faksu" Arapça bir kelime olup, Türkçesi "alkışlayın"dır.
Müzik aşığı Yasinê Bêkul'e Allahtan rahmet diliyorum.
Mardin aşığı olduğunu söyleyenler, Mardin'e hizmet etmek için adeta birbirleri ile yarışıyorlar !!!
Yol çalışmaları bitmez, FAKSU...
Eğitim alanında sıralamanın sonlarındayız, FAKSU...
Restorasyon çalışmaları bitmez, FAKSU...
Çarşı dünyanın en büyük otoparkı olmuş, FAKSU...
Elektrik dalgalanır, cihazlar bozulur, FAKSU...
Diş hastanesinde doktorun tedavi edecek zamanı yok, FAKSU...
Yukarıda yazdığım örnekler hayli hayli çoğaltılabilir. Alkışlayalım da, Keman kimin elinde!?
Yorumlar
15 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin
Bu yazı çok mükemmel. Yazarı tebrik ederim. Eleştirenleri de bu kadar güzel bir yazıyı eleştirebilme başarısı gösterdikleri için tebrikler...
Tamam sözümü geri aldım.Yazar iki koyunu güdebilir
kendine hayrın yok.iki koyun versek güdemessin.atıp tutuyorsun
Ene min zemen befakkıs.Mo laxatır şi ley sawn ; min şiy leyla'wısun.<br>Ben uzun zamandır alkışlıyorum.Yaptıkları saçmalıklardan dolayı....<br>Sayın Ahmet Bey'i bu yazısı için kutluyorum
yüreğine sağlık :)
Sayın Ahmet Bey yazınızı görüp okuduğumda çok tuhaf oldum heyecanlandım Yasine Bekul benim babamın babası dedem Yasin Baydoğmuş'tur. Yıllarca bize anlatılan dedemin hikayesini siz kaleme alıp yazınca çok sevindim ellerinize sağlık yazıyı Sayın Öztürk Atalay'ın Mardin kitabından alıntı mı yaptınız? yoksa size anlatılan hikayeyi mi aktarmış oldunuz? merak ediyorum. Ayrıca derginize nasıl abone olabilirim? Sevgilerimle...
Ahmet eline sağlık yazı çok güzel ve anlamlı.Suk el bakar cümlesini ( İnekler ) yerine Sığır çarşısı olması gerektiğine inanıyorum.Her şeye rağmen başarılarının devamını diliyorum
Yol çalışmaları bitmez, FAKSU...<br><br>Eğitim alanında sıralamanın sonlarındayız, FAKSU...<br><br>Restorasyon çalışmaları bitmez, FAKSU...<br><br>Çarşı dünyanın en büyük otoparkı olmuş, FAKSU...<br><br>Elektrik dalgalanır, cihazlar bozulur, FAKSU...<br><br>Diş hastanesinde doktorun tedavi edecek zamanı yok, FAKSU... Helal Amcama Doğru ve Yasine Bekul çok anlamlı ve Benim de darbukaya Hayli Merakım Var Bende Yasine Bekul Bey efendinin derdinden Anlarım Rahmetle Anıyorum ...
Kaleminin mürekkebi bitmez ve yazılarının devamını bekleriz Ahmet hocam.
FAKSU HEMDE UZUNCA FAKSU.
17 eser yaptık FAKSU
Akparti mardine faksu
Helal sana Ahmet
ahhh ahhh ahmet, bizi nerelere götürdün be kardeşim. Çok sevindirdin bizi Yasin amcayının öyküsünü ve bu günkü bu durum ancak bu kadar güzel birbirine bağlanırdı. Ellerine sağlık
Ahmet kardeşim Yasin'e Bêkül'ün( Faksu)alkışlayın değiminin benzeri ,türkçede'cambaza bak ,cambaza,söylemiyle yıllarca bizleri idare ettiğini sananların,gündem değiştirme yarışı ile çok bağdaşıyor,bizlere bunu hatırlatan sizleri kutluyor başarılarınızın devamını diliyorum.Necat YÜCESOY