Nusaybin ilçesinde geçimlerini düğünlerde balık ve yılan derisi ile kaplı bir enstrüman olan "rebap" çalarak sağlayan çingenelerin UNESCO somut ve somut olmayan kültürel miras listesine alınarak hem kültürlerinin hem de kullandıkları rebapın korunması hedefleniyor.

Türkiye’de bilinmeyen bir kavim olan Domlar ve kendilerine has olan çalgıları “Rıbab”ın dünya kültür mirası listesinde yer alması için Mezopotamya Sanat Derneği tarafından başvuru yapıldı.
Mezopotamya Sanat Derneği adına başvuru yapan Halil Aygün Nusaybin’deki Domlardan örnekler alıp UNESCO’ya başvuruda bulundu.
Aygün “Halkın ve sivil toplum örgütlerinin yanı sıra Belediye ve Valilik gibi resmi kurumlarında hem Domlara hem de onların kaybolmaya yüz tutmuş kültürlerine sahip çıkıp tanıtmaları gerekir” dedi.
Aygün daha önce Domlarla ilgili çekmiş olduğu Dom isimli belgeseli ile ulusal ve uluslararası birçok başarı elde etmişti. Ayrıca belgesel bazı akademik tezlere de konu oldu. Bunun yanı sıra Aygün birçok kurum ve kuruluşun halklar üzerine basın açıklaması yaparken diğer milletlerin isimlerini saymalarına rağmen Domlardan bahsetmeyerek onlara haksızlık ettiklerini dile getirdi.
Domlar üzerine sosyal ve kültürel projeler üretmeye çalışan Aygün “Amacım bu insanların diğer insanlar gibi eşit şartlarda hem bireysel olarak hem de milli kimlik olarak yaşamasını ve tanınmasını sağlamaktır” dedi.

"Birçoğunun kimliği yok"
Mardin'de yaşayan Domların bir çoğunun kimliğinin dahi olmadığına dikkati çeken Aygün, buna rağmen Domların kendilerine özgü bir kültürleri ve dillerinin olduğunu vurguladı.
"Birçoğunun kimliği yok. Oysa ki Kürtler, Süryaniler ve diğer etnik gruplar gibi Domlar da bir etnik yapıdır" diyen Aygün, Domların 1990'lı yıllarda yerleşik hayata geçerek seslerini duyurmaya başladığını belirtti.
Domların gerek müzikleri gerekse kültürleri ile hayatın içinde yer aldığını kaydeden Aygün, şöyle dedi:
"Eskiden göçebeydiler. Artık genelde Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yaşıyorlar. Renkli hayatlarından etkilenip çektiğimiz belgesel filmde de onların kültürünü yansıtmaya çalıştık. Mardin'de birçok etnik yapı ve gruplar her zaman dillendirilir ancak Domlar hep unutuldu. Umudumuz Domların unutulmaması için çeşitli çalışmaların yapılmasıdır. Kullandıkları rebap aslında dünyanın birçok yerinde yaygın fakat bu enstrümanı onlar kendilerine has bir sistemle değiştirmişler. Domlar, rebapın üzerini yılan veya balık derisi ile kaplayarak düğünlerde Kürtçe şarkılar söyleyerek geçimlerini sağlıyor. Bu kültürün kaybolmaması ve tüm dünyaya tanıtılarak gelecek nesillere aktarılabilmesi için UNESCO'ya başvurduk"
Aygün, UNESCO'dan olumlu sonuç almayı ümit ettiklerini sözlerine ekledi.

“Dom-Kayıp Kavim” Tebliği Hakkında
Mardin’de Hrand Dink Vakfı öncülüğünde gecen sene Kasım ayında yapılan “Mardin ve Çevresi Toplumsal ve Ekonomik Tarihi” Konferansında “Dom-Kayıp Kavim” başlıklı tebliğle etkinliğe katılan Nusyabinli araştırmacı yazar Dilazad ART’ın çalışması bir yıl sonra basılan Mardin Tebliğleri isimli kitapta yerini aldı.
Dilazad “Dom Milleti adına yazılı ve sözlü kaynaklar az, hatta yok denilebilecek bir noktada. “Dom-Kayıp Kavim” tebliğinin bu eserde yer alması Domlar için onların milli ve kültürel varlıkları noktasında önemli bir kaynağın basım hayatında yer bulmasına sebep olmuştur” dedi.
Dilazad ART daha önce Mezopotamya Sosyal Formunda “Köklerini Arayan Halk-Mıhellemiler” isimli belgesel çalışmasıyla adını Mezopotamya Kültürel Çalışmaları alanın da duyurmuştu. Dilazad mezopotamya milletleri hakkında çalışmalarına devam edip Domlar üzerine yapılan ulusal ve uluslararası alanda pek çok başarıya imza atan Halil Aygün yönetmenliğindeki “Dom Belgeseli”nde danışmanlık yapmıştı. Bu esnada Domlar üzerine ciddi araştrımalarda bulunan Dilazad bu araştırma ve incelemelerini “Dom-Kayıp Kavim” adıyla Kürtçe ve Türkçe dillerinde değişik konferans ve yayınlarda paylaşmıştı. Bunun dışında “İslam Kaynaklarında Süryaniler” adlı araştırmasında ciddi bir kaynak taramasıyla Mezopotamya’da en çok mensubu bulunan İslam dininin kaynaklarında Mezopotamyanın kadim halkı Süryanileri incelemiş ve bu çalışmasını bir çok yerde Kürtçe ve Türkçe dillerinde yazılı ve sözlü olarak konun ilgilileriyle paylaşmıştı.
Domların kimler olduğundan başlayıp onların kültürleri ve dilleri üzerine açıklamalarda bulunan tebliğ Domların dili Domcadan örneklerler devam ediyor. Tebliğ, ayrıca Domların inanışları, yaşam tarzları, gündelik hayatta kullandıkları kelimelerden örnekler sunarak onlara has olan kültürel bazı değerleri işliyor. Domlara has olan farklı bir tür çalgıcılık ve onların kendilerine has bir şekilde ürettikleri bir tip Kemençe olan “Rıbab” isimli çalıgıları ve Mezopotamya-Hint halklarının ortak özelliklerinden olan Daq(dövme) gibi inançla yoğrulmuş bazı kişisel süslenmelerden bahsediyor.

UNESCO Nedir?
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü
United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization
Birleşmiş Milletler’in özel bir kurumu olarak 1946 yılında kurulmuştur. 1945 yılı Kasım ayında Londra’da 44 ülkenin temsilcilerinin katıldıkları bir toplantıda kabul edilmiştir.
Merkezi Paris’te bulunan ve Genel Konferans, Yürütme Konseyi, Sekreterlik olmak üzere üç organı olan UNESCO eğitim, bilim ve kültür alanlarındaki amaçlarını kendisine üye olan her devlette kurulan Milli Komisyonlar aracılığıyla gerçekleştirmeye çalışmaktadır.