Herkesin ‘Nasra teyze’si olarak tanıdığı ve Mardin halkının sevgisini kazanmış ‘Nasra Teyze’nin cenaze töreninde Süryanisi, Müslümanı, Türk, Arap, Kürt, herkes birlikte katıldı.
Mardin'de baba mesleği kumaş baskıcılığını 92 yaşına kadar sürdüren, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde girişimci ödülü verdiği Nasra Çilli için önce Diyarbakırkapı Mahallesi'ndeki Kırklar Kilisesi'nde, Mardin ve Diyarbakır Metropoliti Saliba Özmen ve Kırklar Kilisesi Başpapazı Gabriel Akyüz'in yönettiği ayin düzenlendi. Kilisenin ortasına konulan Nasra Teyze'nin tabutu önünde Süryani ve Müslüman vatandaşlar Nasra Teyze Çilli için mum yakarak dua etti.
Daha sonra Nasra Teyze'nin cenazesi, bir grup Hristiyan, Süryani ve Müslüman vatandaşın katıldığı törenle Mpr Mihail Kilisesi'ndeki Süryani mezarlığında , Hristiyan geleneklerine göre defnedildi.
Defin işleminin ardından Özmen ve Akyüz, taziyeleri kabul etti.
Kırıklar Kilisesindeki ayine katılan Diyarbakır Kapı Mahalle Muhtarı Ferhan Çalhan mahallenin çınarını kaybetmenin hüznünü yaşadıklarını söyledi. Kendisinin Müslüman olduğunu, ama sürekli aile ziyaretlerinde bulunduklarını anlatan Çalhan, "Bizim için bir tarihti, onu kaybettik. Ruhu şad olsun." dedi.
Diyarbakırkapı Mahallesi'ndeki evinin bir odasında 12 yaşında babadan kalma, armut ağacından yapılmış 130 yıllık kalıpları, sanatını gelecek kuşaklara taşımak için 80 yıldır kumaşa baskı yapan Çilli, 2 gün önce rahatsızlanması üzerine Kızıltepe ilçesinde özel bir hastaneye kaldırılmış, müdahaleye rağmen kalp yetmezliğinden yaşamını yitirmişti. 3'ü kız 5 çocuk annesi 17 torun sahibi olan NAsra Teyze 4 yıl öne Cumhurbaşkanı Erdoğanın başbakanlığı döneminde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla geldiği Mardin'deki ''Büyüyen Türkiye, Güçlenen Kadınlar'' programında, girişimci ödülü almıştı.
Eş Başkan Akyol Nasra Şimmes hindi’nince naze törenine katıldı
Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Februniye Akyol Akay, Basma sanatının yaşayan son ustası, Süryani toplumunun ve kültür mirasının simgesi olarak kabul edilen NasraŞimmeshindi’nin cenaze törenine katıldı.
Mardin'de 1924 yılında doğan Nasra Şimmes, bir asrı devirmek üzere olan ömrünü, aileden miras aldığı basmacılık işine kendisini adamıştı. Nasra Şimmeshindi'nin doğduğundan itibaren hiç terk etmediği Mardin'deki taş evi, atölyesi, hem de yaşam alanı olmuştu. Nasra Şimmeshindi, 5 çocuğu İsveç, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Mardin ve İstanbul'da yaşamasına rağmen Mardin'den başka bir yerde yaşamayı tercih etmişti. Sanatçı, basma sanatı ve medeniyetlerin Mardin'de buluştuğunu savunuyordu.
Süryani olan sanatçı, hiç okula gitmediği gibi Türkçe de bilmiyordu. Nasra Teyze, babasından kalma ahşap kalıplarla, 50 yıldır hiç değiştirmediği fırçalar ve kök boyalarla patiska bezlere motifler çizip, boyuyor. Sanatçı, İncil'den tasvirlerle süslü rengarenk soyut desenler, kilise perdesi, masa örtüsü, duvar süsü, beşik bezlerine yaptığı süslü basmacılığı bir Süryani geleneği olarak yaşatmaya çalışıyordu. Büyük boydaki boyamalar için bazen aylarca çalışan sanatçının eserleri, Ortadoğu'da, Avrupa'da ve Amerika'da birçok Süryani kilisesinin duvarlarını süslüyor. Resmi olarak Nasra Şimmeshindi adını kullanan Nasra Teyze, Süryaniler arasında ise, Şimmes Nasra Çilli olarak biliniyordu.
Süryaniler ve Müslümanlar Nasra Teyze'nin cenazesinde buluştu
İki gün önce vefat eden Mardin’de yaşayan ve boyama ile basma sanatının son ustası olarak kabul edilen Süryani bir ailenin kızı olan 92 yaşındaki Nasra Şimmeshindi, düzenlenen ayinden sonra toprağa verildi.
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin