Kadim Şehrin Kanayan Yarası: Mardin'de Olaylar Neden Çığ Gibi Büyüyor?
Mardin'in kadim ve huzurlu sokaklarında son dönemde artan silahlı kavgalar ve ölüm vakaları vatandaşları tedirgin ediyor. Mardin Life ekibi, sokağa taşan bu şiddet sarmalının ve insanların yüreğine ateş düşüren olayların nedenlerini öğrenmek için mikrofonu vatandaşlara uzattı. İŞTE Mardi
Sokak röportajlarında söz alan Mardinliler; yaşanan şiddet olaylarının temelinde yatan nedenleri ekonomik kriz, eğitimsizlik, ahlaki yozlaşma ve psikolojik buhran olarak özetledi.
"Ölüm Artık Onlar İçin Basit Bir Anlama Geliyor"
Şiddet vakalarının temelinde psikolojik sorunların ve aile içi eğitimin yattığını savunan Gizem Nuhav, insanların tahammülsüzleştiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"İnsanların ne istediğini bilmemesine, daha doğrusu psikolojilerine bağlıyorum. Çünkü herkes psikolojisini aynı şekilde yönetemiyor. Çok farklı psikolojilerde yaşayan insanlar var. Bazı insanların da bu tür olayları can sıkıntısından yaptığını düşünüyorum açıkçası. 'Durdukça ne yapalım?' diye düşünüyorlar ve artık ölüm gibi şeyler onlar için çok basit bir anlama geliyor. Durduk yere insanlar birbirini rahatça öldürebiliyor, birbirlerine zarar verebiliyorlar. Başkalarına zarar vermek bazı insanlar için artık önemsiz bir durum haline gelmiş. Karşıdaki insanın psikolojisi yeterince iyi değilse, hiçbir çözüm bu ölümlere ya da cinayetlere engel olamaz. Neden böyle şeylerin yaşandığını tam olarak bilemiyorum. Ancak ailesel unsurlar da çok büyük bir sebep. Aileler bireyleri doğru yetiştiremiyor. Sonrasında bu tarz sıkıntılı tipler ortaya çıkıyor ve ölümler meydana geliyor. Bence en büyük etken ailedir."
"Kolay Yoldan Para Kazanma Hırsı Bizi Bu Noktaya Getirdi"
Mardinli esnaf Necmettin Çelik ise meselenin ahlaki boyutuna ve dürüstlüğün kaybolmasına vurgu yaptı. Toplumdaki yozlaşmaya dikkat çeken Çelik, "Millet oturarak, kolay yoldan para kazanmaya çalışıyor. Haram ve helali artık birbirine karıştırmışlar. Bu olayların temelinde insanların dürüst olmaması yatıyor. Helali ve haramı bilmek gerekiyor; kolay yoldan para kazanmakla bu işler olmaz. Çalışarak, helalinden para kazanmak lazım. Şu an herkes birbirini kandırmaya çalışıyor; baba oğlunu, kardeş kardeşini kandırıyor. Bu düzen böyle gitmez. İnsanlar birbirine yardımcı olmuyor, selam verirken bile 'Ben bunu nasıl kandırırım?' diye düşünüyor. Ne ekersen onu biçersin; kötülük ekersen kötülük, iyilik ekersen iyilik biçersin. Dürüst olmak şart. Adam beş vakit namaz kılıyor ama haram yemekten de geri kalmıyor. Gözümüz haramda olduğu sürece hiç kimse iflah olmaz" şeklinde konuştu.
Trafikte Zorbalık ve Korku Hakim
Özellikle trafikte yaşanan gerginliklerden şikayetçi olan Fikri Turhan, şiddet olaylarının Mersin'e kıyasla Kızıltepe'de daha fazla gözlemlediğini belirterek, "Ben Mersin'den Kızıltepe'ye geldim. Trafikte çok büyük bir zorbalık olduğu için arabamı park edip minibüsle, otobüsle gelip gidiyorum. Buradaki olaylar, özellikle Kızıltepe'de biraz daha fazla. Mesela bizim oralar, Mersin bu konuda nispeten daha normaldir. Buradaki olayların asıl sebebi ekonomiktir" dedi.
Kızıltepe'de yaşayan Mehmet Dayan ise başından geçen korkutucu bir olayı şu sözlerle anlattı: "Ben aslen Siirtliyim, Kızıltepe'de oturuyorum. Geçenlerde trafikte hafif bir kornaya bastım diye adam arabayı üstümüze sürdü. Durdu, geri geri geldi. Biz de korkup kaçtık. Son zamanlarda yaşanan cinayetleri duyduğumuz için, 'Bir şey yaparsa bizi de öldürür' diye düşünüp oradan uzaklaştık. Biz buralarda böyle olayların yaşanmasını istemiyoruz. Maalesef insanlar artık korkuyla sokağa çıkıyor. Bir diğer sorun da eğitim eksikliği. Herkes çocuğuna sahip çıkıp iyi bir eğitim verseydi belki bunlar yaşanmazdı; demek ki temel sorun eğitimsizlik."
"Cinayetlerin ve Kavgaların Ana Sebebi Çaresizliktir"
Olayların asıl sebebinin ekonomik darboğaz olduğunu ve işsizliğin aileleri parçaladığını belirten bir diğer vatandaş ise yetkililere sitem etti: "Bunların hepsine baktığımız zaman temelinde ekonomi yatıyor. Şu an Türkiye'nin cezaevi nüfusu, dünyanın sekiz küçük ülkesinin toplam nüfusundan daha fazla. Bu insanlar neden cezaevinde? Adamın işi gücü yok. Çaresizlikten gasp yapıyor, kötü yollara giriyor, fuhşa yöneliyor veya kara para aklama işlerine düşüyor. Boşanmalar da bu yüzden çoğalmaya başladı. Düşünebiliyor musunuz; çaresiz kalan bir baba, el bebek gül bebek büyüttüğü evladını komşusuna veya akrabasına bırakıp hayatına son veriyor. Bir baba eve işsiz, güçsüz ve eli boş döndüğü zaman cinnet geçirip çoluk çocuğunu, eşini katlediyor ve en son kendini de yok ediyor. Bundan daha ağır bir şey var mı? Benim çocuğum dört aydır yoğun bakımda. Hangi kapıya başvursak sonuç yok, işsiziz, güçsüzüz. İŞKUR'un TYP gibi sistemleriyle insanları belediyelere veya kaymakamlıklara veriyorlar ama maaşlar yetersiz ve koşullar sigortasız, güvencesiz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne baktığınızda doğru düzgün bir iş sahası yok. Tüm bu olayların, cinayetlerin ve kavgaların sebebi işsizlikten ve çaresizlikten kaynaklanıyor. İnsanlarda huzur kalmadı, boşanmalar artıyor, intiharlar yaşanıyor. Artık dayanılacak son noktaya gelinmiş durumda."
Ekonomik buhranın insanları şiddete yönelttiğini savunan Fatma isimli vatandaş ise durumun ciddiyetine dikkat çekerek acil çözüm çağrısında bulundu: "Bununla ilgili ciddi bir kriz var, ekonomik sıkıntı var. İnsanlar ekonomik krizden dolayı büyük bir buhran içinde. İş bulamıyorlar, istihdam sağlanamıyor. Doğru dürüst kimse evine ekmek götüremiyor. Bu sıkıntılardan dolayı herkes bir gerginlik ve kavga içinde; sürekli şiddete başvuruyorlar. Bu duruma acilen bir hal, bir çözüm bulunmalı."