Mardin'deki Aile Katliamında Komşuya ağır ceza
Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 25 Kasım 2025’te Mehmet Kaya, eşi Berna Kaya ve 5 yaşındaki kızları Samyeli’nin öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame ağır ceza mahkemesince kabul edildi.
Haber: Gülten AKGÜL
Kızıltepe ilçesinde Mehmet Kaya, eşi Berna Kaya ve 5 yaşındaki kızları Samyeli’nin öldürülmesine ilişkin hazırlanan iddianame kabul edildi. Ailenin komşusu Mirhan Can hakkında 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis talep edildi.
Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 25 Kasım 2025’te Mehmet Kaya, eşi Berna Kaya ve 5 yaşındaki kızları Samyeli’nin öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame ağır ceza mahkemesince kabul edildi.
İddianamede, ailenin komşusu Mirhan Can hakkında “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Ayrıca sanığın cinayetin ardından evde bulunan para ve ziynet eşyalarını aldığı gerekçesiyle “nitelikli yağma” suçundan 10 yıldan 15 yıla, “ruhsatsız silah bulundurma” suçundan ise 2 yıldan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Altın tartışmasının cinayete giden süreci başlattığı iddiası
İddianamede, cinayetten yaklaşık iki ay önce maktuller Mehmet Kaya ve Berna Kaya’nın kız arkadaşlarıyla birlikte Mardin’e geldikleri, Berna Kaya’nın KPSS’ye girdiği sırada kol çantasını Mirhan Can’ın kız arkadaşına verdiği anlatıldı.
Sınav sonrasında çantada bulunan bazı ziynet eşyalarının kaybolduğunu fark eden Kaya çiftinin, bilezikleri Mirhan Can ile kız arkadaşının aldığını düşündüğü ve bu nedenle sanıkla tartıştıkları belirtildi. Bu tartışmaların cinayetten birkaç gün öncesine kadar sürdüğü ifade edildi.
Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan bir tanığın, Mirhan Can’ın kendisine “Altınları kız arkadaşımın aldığını düşünmelerine sinirlendim, susturucu ayarlayıp onları öldüreceğim” dediğini aktardığı kaydedildi.
“Bir ay içinde ya çok iyi bir yerde olacağım ya da çok kötü bir yerde”
Sanığın kız arkadaşı B.S’nin de ifadesinde Mirhan Can’ın kendisine, “Bir ay içinde ya çok iyi bir yerde olacağım ya da çok kötü bir yerde olacağım” dediğini anlattığı bildirildi.
İddianamede, Mirhan Can’ın cinayetten yaklaşık üç gün önce olayda kullandığı tabanca ve mermileri B.A. isimli kişiden para karşılığında temin ettiği belirtildi.
Cinayetin ardından delilleri yok etmeye çalıştıkları iddiası
İddianamede, Mirhan Can’ın olay günü Kaya ailesinin evine giderek planlı şekilde ailenin üç ferdini öldürdüğü, ardından evde bulunan ziynet eşyaları, kol saatleri, tespihler ve yaklaşık 20 bin lira nakit parayı alarak evden ayrıldığı ifade edildi.
Sanığın, olaydan sonra arkadaşları Bünyamin Karatay ve Vedat Eke’ye cinayeti anlattığı, üç kişinin birlikte cinayette kullanılan tabancayı bir rögar çukuruna attıkları ve kiralanan aracı benzin istasyonunda yıkadıkları iddia edildi.
Soruşturma kapsamında Mirhan Can’ın olay sırasında giydiği kıyafetlerde atış artıkları, hırkasında ve kiraladığı otomobilde ise maktul Mehmet Kaya’ya ait kan örnekleri tespit edildiği kaydedildi.
İki sanık hakkında da dava açıldı
İddianamede, Vedat Eke ve Bünyamin Karatay hakkında da “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 6’şar aydan 5’er yıla kadar hapis cezası istendi.
Avukatlardan açıklama
Kaya ailesinin avukatları Seher Acay ve Nurullah Öner, olayın kısmen aydınlatıldığını ancak bazı noktaların hâlâ netleşmediğini belirtti.
Avukat Seher Acay, olayın sıradan bir cinayet dosyası olmadığını ifade ederek, “Sanık beyanları arasında ciddi çelişkiler bulunuyor. Aynı zamanda ifadeler ile dijital materyaller arasında farklılıklar görülüyor. Yargılama sürecinde yeni detayların ortaya çıkabileceğini düşünüyoruz” dedi.
“Dosyada deliller sanığı işaret ediyor”
Kaya ailesinin avukatlarından Seher Acay, iddianamenin kabul edilmesinin ardından yaptığı değerlendirmede, davanın sıradan bir cinayet dosyası olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Acay, olayın toplumda derin bir sarsıntı yarattığını belirterek şunları söyledi:
“İddianame kabul edildi ancak değerlendirme yaparken öncelikle olayın başına dönmemiz gerekiyor. Çünkü biz sıradan bir yargılama sürecinden bahsetmiyoruz. Kızıltepe’de bir ailenin hunharca katledildiği ve toplumun tamamını derinden sarsan bir olaydan söz ediyoruz. Hepimiz bir sabah bu haberle uyandık ve büyük bir şok yaşadık.”
Acay, dosyanın yalnızca hukuki değil, aynı zamanda toplumsal yönü olan bir vaka olduğunu vurgulayarak, iddianamede yer alan her detayın kamuoyu açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
“İddianamede sanıkların beyanları, kamera kayıtları, bilirkişi raporları ve tanık ifadeleri yer alıyor. Bu deliller bütün olarak değerlendirildiğinde olayın önemli bir kısmının aydınlatıldığı izlenimini veriyor.”
“Sanık suçu kabul etmiş değil”
Acay, soruşturmanın başından beri baş şüpheli olarak öne çıkan kişinin iddianamede sanık olarak yer aldığını ve ağır suçlamalarla yargılanacağını belirtti.
“Sanık; tasarlayarak kasten öldürme, çocuğa karşı kasten öldürme, kadına karşı kasten öldürme ve gece vakti yağma suçlamalarıyla yargılanacak. Diğer bazı sanıklar hakkında ise daha çok delilleri karartma suçlamasıyla yargılama yapılacak.”
Sanığın henüz suçunu kabul etmediğini belirten Acay, buna rağmen dosyada yer alan bulguların büyük ölçüde sanığı işaret ettiğini ifade etti.
“Sanık henüz açık bir ikrarda bulunmuş değil. Ancak dosyadaki deliller incelendiğinde yoğun şekilde kendisini işaret ettiğini söylemek mümkün. Olayda kullanılan bazı eşyalara ve materyallere ulaşıldı.”
“Sanık ifadelerinde ciddi çelişkiler var”
Acay ayrıca soruşturma dosyasında sanık beyanları arasında dikkat çekici çelişkiler bulunduğunu söyledi.
“Sanıkların ifadeleri arasında ciddi çelişkiler olduğunu görüyoruz. Aynı zamanda verilen ifadelerle dijital materyaller arasında da farklılıklar var. Bu nedenle olayın bir kısmı aydınlatılmış olsa da yargılama sürecinde yeni detayların ortaya çıkabileceğini düşünüyoruz.”
Avukat Acay, mevcut tabloya bakıldığında olayın önemli ölçüde netleştiğini ancak yargılama sürecinin yeni gelişmelere açık olduğunu da sözlerine ekledi.
Avukat Nurullah Öner ise dava sürecinde başka faillerin de ortaya çıkabileceğini belirterek, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için toplumdan ve sivil toplum kuruluşlarından destek beklediklerini söyledi.
“Olay tüm yönleriyle ortaya çıkarılmalı”
Kaya ailesinin avukatlarından Nurullah Öner ise yargılama sürecinde yeni gelişmeler yaşanabileceğine dikkat çekerek, olayın henüz tüm yönleriyle aydınlatılmadığını söyledi.
Kızıltepe’de yaşanan olayın yalnızca bir cinayet davası olmadığını belirten Öner, yargılama sürecinde başka faillerin ortaya çıkabileceği ihtimaline işaret etti.
“Yargılamada gösterilecek hassasiyet çerçevesinde umudumuz; olayda başkaca faillerin ortaya çıkabileceği, ayrıca sevk maddeleri konusunda da değişikliklerin olabileceği yönünde bir öngörüye sahip olduğumuzu söyleyebiliriz.”
Toplumun da sürece katkı sunmasının önemli olduğunu vurgulayan Öner, olay hakkında bilgisi olan kişilerin bunu yetkililerle paylaşması gerektiğini ifade etti.
“Bu vahşet hakkında bilgisi olan herkesin, insani bir refleksle bu bilgileri adli makamlarla ve kolluk kuvvetleriyle paylaşmasını istiyoruz. Çünkü ancak bu şekilde olay tüm yönleriyle ortaya çıkarılabilir. Aksi halde eksik kalır ve toplumun hafızasında derin bir yara olarak kalmaya devam eder.”
“Toplumda güven duygusu zedeleniyor”
Öner, yaşanan olayın toplumda güven duygusunu da sarstığını belirterek şunları söyledi:
“Bu tür olaylar toplumda güven duygusunu da zedeler. İnsanlar artık ‘komşumuza bile güvenemeyecek miyiz?’ sorusunu sormaya başlar. Komşuluk ilişkileri ve insan ilişkileri ciddi şekilde zarar görebilir.”
Dosyada bazı noktaların hâlâ aydınlatılması gerektiğini ifade eden Öner, yeterince incelenmemiş deliller ya da değerlendirilmemiş raporların ortaya çıkarılmasının önemli olduğunu söyledi.
“Planlı ve soğukkanlı bir saldırı”
Öner, dosyada yer alan bazı beyanların sanığın cinayeti işlediğini çevresindeki kişilere anlattığını gösterdiğini belirtti.
“Sanığın bazı beyanları ve çevresindeki kişilere yaptığı anlatımlar mevcut. Kendisinin bu katliamı yaptığını söylediğine dair ifadeler de dosyada yer alıyor. Ancak ortada son derece soğukkanlı ve planlı hareket eden, ciddi şekilde sorunlu bir zihniyet olduğunu görüyoruz.”
Olayın temelinde para ve altınların alınmasına yönelik bir plan olabileceğine dair bulgular bulunduğunu belirten Öner, cinayetin ardından evde arama yapıldığını ve bazı değerli eşyaların alındığını söyledi.
“Sanığın daha önceden evde bulunan para ve altınları almak gibi bir niyet taşıdığına dair bulgular var. Olaydan sonra evin karıştırıldığı, para ve altınların alındığı, suç aletinin götürüldüğü ve iz bırakmamaya çalışıldığı anlaşılıyor.”
Öner ayrıca sanığın olayın ardından oldukça soğukkanlı davrandığını ve tekrar olay yerine gelerek hiçbir şey olmamış gibi 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradığının da dosyada yer aldığını ifade etti.
Sivil toplum kuruluşlarına çağrı
Öner, olayda bir çocuğun, bir kadının ve bir ailenin yok edildiğini vurgulayarak sivil toplum kuruluşlarına da çağrıda bulundu.
“Burada hayatını kaybeden bir çocuk var, bir kadın var ve yok edilen bir aile var. Bu nedenle tüm sivil toplum kuruluşlarını aileye destek olmaya ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için sürece katkı sunmaya davet ediyoruz.”
Üç kişinin hayatını kaybettiği olayın, bölgede uzun süre gündemde kaldığı ve kamuoyunda büyük üzüntü yarattığı belirtiliyor.