Mardinli Esnaf ve Vatandaşın Ortak Derdi: Hayat Pahalılığı ve Düşen Alım Gücü
Mardin ekonomisinin nabzı sokakta atıyor. Küçük işletmelerden aile bütçelerine kadar uzanan geniş bir yelpazede, vatandaşlar ve esnaflar mevcut piyasa koşullarını değerlendirdi. Kentteki yaşamın zorluklarını ve çözüm taleplerini mercek altına aldık.
Şehrimiz Mardin’de esnafımız ve vatandaşlarımız, son dönemde piyasalarda hissedilen fiyat hareketlilikleri ve artan yaşam maliyetleri karşısında yapıcı çözüm beklentilerini dile getirdi. Sokak röportajlarında mikrofon uzattığımız hemşerilerimiz; gelirlerin temel ihtiyaçları karşılamada desteklenmesi gerektiğini, yetkililerin atacağı adımların hem aile bütçelerine hem de yerel piyasaya rahat bir nefes aldıracağını ifade ettiler. Vatandaşlar, gündemin siyasi tartışmalardan ziyade ekonomi olması temennisinde bulundu.
"KÜÇÜK ESNAFIMIZ SÜRECİN KOLAYLAŞTIRILMASINI UMUYOR"
İşletme maliyetlerindeki artışın ve vergi yüklerinin yerel esnafı yorduğunu belirten bir esnafımız, yetkililerden küçük işletmeleri koruyacak ve rahatlatacak adımlar beklediklerini şu sözlerle anlattı:
"Ekonomi başını almış gitmiş durumda. Esnafı bayağı yormaya başladılar, esnafa hiçbir şekilde yardım edilmiyor. Pos cihazı kesintisi yüzde 1’di, yüzde 10 yaptılar. Artık maliyetlere yetişemiyoruz; devletin buna bir el atması lazım. İşveren olarak eleman çalıştıramıyoruz, işçi bulmakta zorlanıyoruz çünkü verdikleri emeğe karşılık maaşı az buluyorlar. Ancak onların istediği maaş da bizi kurtarmıyor. Vergilerden, faturalardan ve kiralardan dolayı maalesef çok mağdur durumdayız. Devletin bu duruma müdahale etmesi, özellikle de vergileri indirmesi gerekiyor. Büyük esnafa pek bir şey olmuyor ama ufak esnaf gerçekten çok zorlanıyor. Şu an asgari ücret düşük olduğu için işler de durgun. Milletin alım gücü kalmadı, zorlanıyorlar. Kiralarımız çok yüksek, pos cihazı kesintileri arttı. Yani bu işler zincirleme bir reaksiyondur; hepsi birbirine bağlı."
"ASGARİ ÜCRETLE GEÇİNMEYE ÇALIŞAN AİLELERE DESTEK OLUNMALI"
Mardin’in büyükşehir olmasıyla birlikte yaşam standartlarını korumanın zorlaştığına değinen genç bir hemşerimiz ise, asgari ücretle aile geçindiren vatandaşların durumuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Asgari ücretle hiç kimsenin geçinebileceğini düşünmüyorum. Mardin büyükşehir olduğu için hayat şartları zor. Hiç kimse asgari ücretle bir aileyi geçindiremez, o evi yönetemez. Kesinlikle maaşların yükseltilmesi gerektiğini düşünüyorum ama bu ülkede böyle bir şeyin olması çok zor. Bir asgari ücretle bir baba ya da anne evini geçindiremez, çocuklarına yetemez. Bu yüzden ekonominin çok kötü olduğunu ve halkın desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Asgari ücrete en kısa zamanda zam yapılmalı. Zaten insanların hali ortada. Bu insanlar asgari ücretle kira mı ödesin, evine gıda mı alsın, çocuklarının ihtiyaçlarını mı karşılasın, yoksa onları mı okutsun? Kimse durup dururken 'İnsanlar geçinemiyor, zam yapalım' demez, yapmak da istemezler açıkçası. Allah herkesin, özellikle de asgari ücretle geçinenlerin yardımcısı olsun. Sonuçta biz çalışmasak da ailelerimiz bizi okutabilmek ve evi geçindirebilmek için büyük zorluklar yaşıyor."
"FIRSATÇILARA KARŞI DENETİMLERİN ARTMASINI RİCA EDİYORUZ"
Düzenli bir işi olmadığını ve aile bütçesine katkı sağlamak için akşamları geri dönüşüm malzemeleri topladığını belirten Nihat Güzel isimli vatandaşımız da, piyasadaki fiyat dengesizliklerine karşı devlet büyüklerinden denetim ricasında bulundu:
"Biz ekonomiden pek anlamıyoruz ama her şey pahalanmış, millet aç durumda. Ben asgari ücretle bile çalışmıyorum, işsizim. Bir gün çalışıp yirmi gün oturuyorum çünkü iş yok. Ev kirası olmuş 15 bin lira. Geçinmek inanın çok zorlaştı. Cumhurbaşkanımız televizyona çıkıp bu duruma bir el atmalı. Normal bir ev kirası olmuş 5 bin, 15 bin lira. Her şey o kadar pahalı ki millet gerçekten perişan. Sofraya istediğimizi alamıyoruz. Geçinebilmek için akşamları çöpten hurda topluyor, satıp 500 lira kazanıyorum. 500 lira nedir ki? Bu milletin hali ne olacak? Sadece ben değil, herkes halinden şikayetçi. Zengin zaten zengin, fakir ise çoktan bitmiş durumda. Yağ 310 liraydı, şimdi 500 lira oldu. Bu zamları Cumhurbaşkanı yapmıyor, fırsatçılar yapıyor biliyoruz. Ama Cumhurbaşkanımız zabıtaya, belediyeye talimat versin; marketleri denetlesinler. Milleti bu kadar soymaları ayıptır. Herkes ekmeğinin peşinde anlıyoruz ama bu kadar da vicdansızlık olmaz. Biz herkesi Allah'a havale ediyoruz. Televizyona çıkıp bir icraat yapsın, 'Bu zamlar artık yeter' desin. Yakında seçim var; sorunlar çözülmezse oy kaybedecek. Eskiden 1.000 lira olan kira şimdi 20 bin, 40 bin lira oldu. Bu nasıl ödenecek? Demek ki vicdan ve merhamet kalmamış."
"SOKAKTAKİ GÜNDEMİMİZ: AİLE BÜTÇESİ VE EKONOMİK İYİLEŞME"
Siyasi gerginliklerin bir kenara bırakılıp tamamen halkın refahına odaklanılmasını temenni eden bir diğer hemşerimiz ise, eğitim ve gıda harcamaları konusunda ailelerin yaşadığı sıkıntıları dile getirdi:
"Maalesef asgari ücretle geçinemiyoruz. Ekonomik krizden dolayı işverenler işçilerini işten çıkarıyor. Bu nedenle insanlar çocuklarını okutamıyor, pazardaki fiyatlara yetişemiyoruz. Elektrik ve su faturaları almış başını gidiyor; 3-4 bin liradan aşağı fatura gelmiyor. Lütfen artık bu krize bir son verilsin. İnsanlar geçim sıkıntısından bunalmış durumda. Kriz olduğu için herkes birbirine faizle borç verip borç alıyor. Buna bir çözüm bulalım ne olur. Biz ne yazık ki siyasetle ilgilenemiyoruz; şu an gündemimiz siyaset değil, tamamen ekonomik kriz. İnsanlar geçinemiyor. Aileler okula giden çocuğunun cebine harçlık koyamıyor; sadece bir parça ekmek ve domatesle günü kurtarmaya çalışıyor. Kirada olanları düşünemiyorum bile çünkü durum gerçekten çok zor. Kiralar 10-15 bin liradan aşağı değil. Pazarda iki poşet doldurup 5 bin lira harcayarak eve dönenler var. Bu millet ne yesin, ne içsin, neye yetişsin? Biz siyasetle ilgilenmiyoruz, sadece bu krize acil bir çözüm bulunmasını istiyoruz."