Bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Mardin'e gelen Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu Eş Başkanı Rebecca Harms, Avrupa Parlamentosu milletvekilleri Ska Keller, Helga Trüpel, Josep Maria Terricabras, Tatjana Zdanoka ve Monica Frassoni’den oluşan heyet; Mardin Valisi Ömer Faruk Koçak, Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Februniye Akyol Akay, AK Parti Mardin İl Başkanı Mehmet Ali Dündar, Mardin Baro Başkanı Av. Çelebi Araz ile sivil toplum örgütleri heyetiyle bölgede yaşanan gelişmelerle ilgili bir araya gelerek, görüş alışverişinde bulundu.

Heyet ilk önce Mardin Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret ederek, Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Februniye Akyol Akay ile görüştü. Görüşmede, İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınan Nusaybin Belediye Eş Başkanı Sara Kaya ve Cizre Belediye Eş Başkanı Leyla İmret de hazır bulundu.

Görüşmede Akay, çatışmalı sürece ve sokağa çıkma yasaklarına gelinen süreci anlatan Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Februniye Akyol Akay, hükümetin Kürt sorunun yok saymasıyla çatışmaların başladığını söyledi. Sokağa çıkma yasağının ilan edildiği ilçelerde sivil insanların katledildiğini anlatan Akay, “ Evlerin tank ve top atışlarıyla yakılıp, yıkılması sonucu üst boyutta bir mağduriyete neden oluyor. Aynı şekilde insanlarımız göç etmek zorunda bırakıldı. Yasağın olmadığı yerlerde de insanların yaşam koşulları zora sokuldu” dedi.

Heyet daha sonra Mardin Valiliğini ziyaret etti. Mardin Valisi Ömer Faruk Koçak ile bir araya gelen heyet, Basına kapalı olarak yapılan görüşmenin ardından AK Parti İl Başkanlığını da ziyaret ederek, İl başkanı Mehmet Ali Dündar ile görüştü. 
AK Parti İl başkanı Dündar, AK Parti iktidarının 90 yıllık cumhuriyet tarihi boyunca yok sayılan sorunların hemen hepsine çözüm endeksli bir siyasi perspektifle yaklaştığının altını çizerek, "Türkiye'de her türlü demokratik ve meşru taleblerin şiddete başvurmadan istemenin önü hiç bir dönem olmadığı kadar açıktır. Türkiye'de siyasi tarihimiz boyunca hiç bir hükümetin olmadığı kadar AK Parti iktidarı daha özgürlükçü ve daha kapsayıcı çözüm yolları izlemiştir. Bunun hiç kimsenin görmemezlikten gelme gibi bir hakkı yoktur. Gelinen süreçte sivil halkın yaşam alanının daraltılması, kurulan barikat ve çukurlarla vatandaşların yaşamlarını durma noktasına getirip, sonra da göç ettirilmelerine öyle sanıyorum ki; hiç bir devlet seyirci kalmazdı" dedi.