BDP’nin desteklediği Diyarbakır Bağımsız adaylarından Altan Tan, bölgede son günlerde artan şiddet olayları ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Her seçimde biraz gerginlik olur ama inşallah bu sadece seçim gerginliği olarak kalır.”dedi. 

                Mardin’de Mardin Artuklu Üniversitesi tarafından düzenlenen 6 dilli sempozyuma katılarak bölgedeki aşiret yapısı hakkında bir sunum veren BDP’nin desteklediği bağımsız aday Altan Tan, üniversitenin yaptığı 6 dilli sempozyumun bölgedeki sorunların çözümüne katkısı olacağına inandığını söyledi.

ÜNİVERSİTELER RESMİ İDEOLOJİ BASKISININ VE KISKACININ DIŞINDA GERÇEK ANLAMDA BİLİM YAPSINLAR

Üniversitelerin görevinin resmi ideolojiden ayrı bilim üretmek olduğunu ifade eden Tan, “Burada da Ömeryan Sempozyumu bölgenin en büyük aşiretlerden biridir. Bununla ilgili olarak üniversitenin Şarkiyat Enstitüsü ile birlikte bilimsel bir çalışmaya imza atması çok doğru ve olumlu bir karardır. İnşallah bundan sonra bütün üniversitelerde bütün konularda sadece sosyoloji veya sosyal antropolojide değil tarihte, edebiyatta müzikte, folklorda birimin bütün sahalarında kimyada, fizikte, coğrafyada bütün bu sahalarda resmi ideolojinin baskısının ve kıskacının dışında gerçek anlamda bilim yapsınlar sahaya insinler araştırsınlar ve bu bilimi bu bulgularını halkın emrine sunsunlar. Zaten üniversiteler bunun için var. İyi ki bu çalışma oldu. Bence bunlar hepsi doğru Süryanice, Kürtçe Ermenice, Arapça, Türkçe bunların hepsi bu topraklarda konuşuldu. Bu toprakların asli sakinleri sahipleri tapu anlamında söylüyorum bu halklardır. Bu dillerin hepsi konuşuldu, inşallah bundan sonra da konuşulur. Bunların hiçbiri kayıp olmaz varlıklarını devam ettirir daha da güçlenir ve gelişir.”dedi.

MİKROFONU BOZULUNCA DERİN DEVLETİ SUÇLU GÖSTERDİ

Sempozyumda sunum yapma esnasında mikrofonunun azizliğine uğrayan Tan, mikrofonunun bozulmasını da derin devletin yaptırdığına işaret etti.

                Sunumuna yeni mikrofonla devam eden Tan, bölgedeki çok dinlilik ve çok dillikle ilgili olarak dikkat çekerek, “Bakın birçok köyümüzde 3 din var. Hristiyanlık var, Müslümanlık var, Yezidilik var. 3 dil var. Arapça, Süryanice, Kürtçe var. İşte Turabidin böyle bir yer ve Süryanilerin içerisinde de Katolik var, Ortadoks var, Protestan var. Turabidin’deki aşiret yapılanması dine göre değil kavime göre değil ve mezhebe göre değil bir coğrafi alandaki kader birliğidir. Bunu diğer aşiretler için de söyleyebiliriz. Bölgedeki aşiretlerin çoğu bu özelliği taşıyor. Önce bunu ben vurgulamak istedim çok net bir şekilde bir coğrafik alan içerisindeki kader birlikteliğidir. Bunun içinde Süryani de olabilir bunun içinde Yezidi de olabilir, bunun içinde Arap da olabilir. Mesela Savur’un Terebeyi Aşireti var. Tefe Köyünden itibaren başlıyor. Mesala bu aşiret 3 köyü Arapça konuşuyorlar. ama bu aşiretin merkez köyleri Kürtçe konuşuyorlar. Yine aynı aşirete mensup Savur’a yakın yakınlarında Kılıt Köyü ise Süryani’dir ve enteresandır Arapça konuşuyorlar. Yani bu yapıyı iyi anlamak lazım. Turabidin derken neden bahs ediyoruz, aşiret derken neyi kast ediyoruz, bu birlikteliğin esası nedir.”

HER SEÇİMDE GERGİNLİK OLUR

Sempozyum sonunda gazetecilerin sorularını cevaplayan Altan Tan, Silopi ilçesindeki polis saldırısı ile Yüksekova’daki dernek binalarına yapılan saldırılar ilgili olarak artan şiddet ve gerginlikle ilgili düşüncesinin sorulmasına “Her seçimde biraz gerginlik olur ama inşallah bu sadece seçim gerginliği olarak kalır. Biz hiçbir zaman gerginlik çatışma istemiyoruz demokratik seçimler olsun istiyoruz. İnşallah bu şartlar altında olumlu bir şekilde bu seçimleri yaparız. Seçimden sonra da yeni bir Türkiye kurar yeni bir anayasa yaparız.”cevabını verdi.