HDP ve DBP'li heyet yola çıkmadan önce Mardin Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantı Salonunda bir basın açıklaması düzenledi.
DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, “Biz bu heyetimizle birlikte Cizre’ye gitmek ve yaşam koridorunun açılmasını istiyoruz. Oradaki drama, krize son vermek istiyoruz,” dedi.
Kamuran Yüksek’in heyetin yürüteceği faaliyete ilişkin açıklaması şu şekilde:
“Cizre’de günlerdir onlarca yaralı insan var, onların hastaneye sevk edilmesi için yoğun bir çaba içerisindeyiz. Hükümet başta orada yaralı olmadığını, ambulansların ulaşamadığını söylüyor. Bir kent abluka altında. Kente giriş çıkışlar yasak. Cizre’ye gitmek istiyoruz. Cizre’de birkaç evde mahsur kalan yaralı insanlarımızı hastanelere taşımak istiyoruz. Sivil heyetimizi oluşturmamızın ve gitmek istememizin nedeni budur. Hükümet o binalara 10 kez ambulans gönderildiğini, ama çatışma çıktığını ifade ederek bunu gerçekleştiremediğini kamuoyuyla paylaştı. Biz aynı çerçevede bilgiler almadık. Biz gidip orada çalışma yürütmek istiyoruz. Eğer bir engel varsa bunu ortadan kaldırmak istiyoruz. İddia ettikleri gibi ‘Ambulans gönderiyoruz, ama çıkmak istemiyorlar’ şeklindeki durumu da netleştirmek, eğer çıkmıyorlarsa gidip ikna etmek istiyoruz. Keza öyle olmadığı yönünde bilgiler var, bunları paylaştık. Dün de burada tedavi görmek isteyen, çıkmak isteyen bir gencin kapıda vurulduğunu paylaştık. İnsanlar, ‘Can güvenliğimiz olmadığı için biz ambulanslara gidemiyoruz’ diyorlar. Koridor açılırsa insanlarla temas kurmak, ikna etmek istiyoruz. Eğer sizler gelirseniz, bir heyet gelirse, biz bu heyet nezaretinde dışarı çıkar ve ambulanslara gideriz. Onun dışında çıkamayız çünkü infaz ediliyoruz,’ diyorlar. Dün bu amaçla bir çocuk kapının önüne çıktı ve vuruldu. Bu yüzden güvenmiyorlar. Biz bu heyetimizle birlikte Cizre’ye gitmek ve yaşam koridorunun açılmasını istiyoruz. Oradaki drama, krize son vermek istiyoruz.”
YENİ BİR KERBELA VE MADIMAK KATLİAMI İLE KARŞI KARŞIYAYIZ
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de günlerdir yerine getirilmeyen son derece insani bir taleple ilgili tüm Türkiye’nin yaşadığı bir sıkıntıyı gidermek için Mardin’de olduklarını hatırlatarak, “Cizre’de insanlığa karşı işlenen bu suçun kaldırılmasıyla ilgili bir gündem var. Ülkenin her tarafında kendisine insanım diyen herkes bu trajedinin bitirilmesi için hareket geçiyor. Çağrılar yapıyor, ama maalesef Ankara ve Cizre’deki hükümet ve devlet aygıtının anlaşılmaz tavrı yüzünden maalesef bugüne kadar herhangi bir sonuç alınamadı. Biz bu durumu ortadan kaldırmak için buradayız. Önümüzde büyük bir risk var. Cizre içinde 21’inci yüzyılın Kerbela’sı ve Madımak’ı yaşanıyor. İnsanları bir damla suya muhtaç hale getirerek, ölüme terk etmek, atılan havan toplarıyla binalarda yangınlar çıkarıp orada mahsur kalan yaralıları hastaneye nakletmemek AKP döneminde yaşanan bir Kerbela ve Madımak olarak tarihe geçmek üzeredir. Can kayıplarının artması durumunda AKP hükümeti tarih önünde hesap veremez bir konuma getirir. Bugün yaptığımız girişim hükümet ve devlet yetkilileri açısından da bizzat parçası oldukları bu utancın ortadan kaldırılması için bir fırsattır. Şu an Cizre’deki bodrumlarda katledilenlerin sayısı Roboskî’de katledilenlerin iki katıdır. İki Roboskî katliamı ile karşı karşıyayız. Daha bir tane Roboskî’nin daha hesabını verememiş bir hükümetin nasıl bir durumla karşı karşıya kalacağını bilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Vahşet bodrumundaki bu trajedi 16’ncı gününde. Biz oradaki temas kurduğumuz, sağ olduklarını bildiğimiz 31 insanın nakledilmesi için uğraşıyoruz. 6 insan orada kan kaybından yaşamını yitirdi, daha sonra bir kişinin daha yaşamını yitirdiği bize iletildi. Aynı şekilde 4 gündür havan topuyla yangın çıkan, insanlarımızın mahsur kaldığı binada da aynı trajedi yaşanıyor. Orada da 37 canın olduğu ve bir an önce müdahale edilmesi gerektiği bildirildi. Hükümete aktarmamıza rağmen müdahale edilmediği için 9 insan ertesi sabah trajik bir şekilde yaşamını yitirdi. Şu an hepsinin can güvenliği açısından çok derin bir endişe taşıyoruz. 16 gündür bu konuda bizzat kendisinin hareket geçmesi gereken hükümet bırakın bir çaba göstermeyi, tam tersine tamamen Türkiye kamuoyunda ölümleri ve trajediyi kanıksayacak bir algı yönetimi içine giriyor. 3 kez başbakanın talimatı olduğu bize söylendi. 3 kez İçişleri Bakanı kendisi bizzat talimat verdiğini bize söyledi. Ama buna rağmen halen Cizre’nin ortasında yeni bir Kerbela ve Madımak katliamı ile karşı karşıyaysak burada Türkiye kamuoyuna samimi bir çabanın neden gösterilmediğini bu hükümet açıklamak zorundadır. Cizre’ye gideceğimizi kendilerine iletiyoruz, ancak buna bir cevap bile alamıyoruz. Biz bugün kararlıyız. Heyet olarak Cizre’ye gidip halkımız adına bu insani trajedinin bir an önce kaldırılması için harekete geçeceğiz. O yaralıları ve cenazeleri hastaneye kaldırmaya çaba göstereceğiz."

SUÇ İŞLENİYOR
HDP Mersin Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat da "Temennimiz insanlık koridoru açarak çatışmalar kısa süreliğine de olsa durdurarak oradaki yaralı insanları almaya çalışacağız. Umut ediyoruz ki buna mani olunmaz. Bu olmaz ise bunun mesuliyeti doğrudan doğruya iktidara aittir. Bu hem insanlık yönü ile hem evrensel hukuk yönü ile bir suç oluşturur. Ümit ediyorum ki böyle bir sonuç doğmayacaktır. ve ileriki günlerde de bu çatışmalar ülke çapında durmuş olduğunu yeniden bir kardeşlik ve barış havasının Türkiye'ye hakim olacağını görme mutluluğunu yaşarız."dedi
26 KİŞİLİK KADRODAN YARALILAR DA ÖLÜLER DE VAR
Başbakan'ın Mardin'de açıkladığı 10 maddelik eylem planını eleştirerek konuşmasına başlayan HDP Gaziantep Milletvekili Celal Doğan ise " Bugün Mardin’de bulunmamızın nedeni sadece son günlerde tezahür eden olayların niteliğini tartışmak için değil. Buraya, yıllardır süren kirli savaşın vardığı bu noktadan sonra gelecekte de çok daha kanlı olayların, Türkiye’nin etrafında yanan ateş çemberinin bu ülkeye de sıçrayacak ortama taşıyan yanlış siyasetlerin olduğu bir ortamda geldik. Üzerinde durmamız gereken, hassasiyetle tartışmamız gereken bir noktadayız. Türkiye’de Kürt sorununun çözümü konusunda yıllardır ortaya konulan güvenlikçi politikaların iflasından sonra doğan barış umudunun da rafa kaldırılmasından sonra arka arkaya dökülen gençlerin kanı ile karşı karşıyayız. Bu da AKP’nin Kürt sorununun çözümü konusunda ciddi bir projesinin olmadığını ortaya koyuyor. Cuma günü Mardin’de Sayın Başbakan 10 maddelik bir açıklama yaptı. O maddeleri duyduğumda, gerçekten içinde siyasi çözüm olarak sıfır olan, hayali ve siyasi olarak hiçbir karşılığı olmayan bir programla karşı karşıya olduğumuz kanaatine vardım. O kadar yanlış bir algı var ki hükümetin resmi medyası böyle bir evin olmadığı iddiasında bulunuyor. Böyle bir yer yok diyorlar. Biz zaman zaman ambulans gönderdik kimse bu evlerden çıkmadı diyorlar. Ama arkadaşlarımızın ellerindeki bilgilere göre 26 kişilik bir kadronun orada olduğu bunun içinde yaralıların da olduğu içlerinde ölülerinde bulunduğu açık ve net gelen seslerden beliyor. Şimdi devletin büyük olduğunu söyleyenlere bakın. Devletin hangi olanakları eksik ki bizi o insanlara ulaştırmaktan ve ya o insanları bizimle yüzleştirmekten aciz bir yapı ile karşı karşıyayız. Düşünün Uganda'nın çöllerinin ortasında İsrail'in özel kumandaları istediğini alıyor, Biz Cizre'nin içerisinde bir bodrum katında mahsur kalmış 26 yaralının akıbetini ülkemiz insanlarına açık ve net duyuracak birikimden veya başarından yoksun bir iktidarla karşı karşıyayız. Burada insanlar ya vardır ya da yoktur. Madem zırhlı araçları var bizleri bindirsinler araçlara biz risk alıyoruz. Ben şahsen o riski alıyorum gidip orada bizleri orayla yüzleştirsinler. Yoksa da kamuoyunu aldatmaktan vazgeçsinler. Veya biz vazgeçelim. Bize gelenler bilgiler yanlışsa bütün halkımızdan özür dileyelim. Varsa böyle bir realite de devlet niçin bunu ortaya sermekten çekiniyor. Kürtlerin o bodrumdaki ölülerinden mi korkuyorlar? Yaralısından mı korkuyorlar? Veya gerçekten varsa orada bir gerilla bir suçlu onu devlet alsın sorgulasın."dedi.

TUZAK VARSA BIRAKSINLAR BU TUZAĞI DEŞİFRE EDELİM
Bu şekilde üstünün örtülmesi ülkeye de izin vermeyenlere de zarar verdiğini belirten HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, "İzin versinler biz bu sorumluluğu üstlenelim onlar da bu ayıptan kurtulsunlar. Eğer bir tuzak varsa da bu tuzağı ortadan kaldırma noktasında gerekli çalışmayı yapmaya zaten HDP olarak bozmaya hazırız. Hakkeden güvenlik politikasının kurduğu bir tuzak söz konusu ise biz parti olarak bu tuzağın deşifre edilmesini kamuoyunu duyurulmasını ve ortadan kaldırılmasını sağlayacak her türlü katkıyı sunmaya hazırız. Bu konuda samimiyet testi yaralıları almaya izin vermektir. Bunun çok zor olmadığı ortada. Biz heyet olarak bu sorumluluğu üstleniyoruz. Hem canlı kurtarmak istiyoruz. Hem de bu insanlık ayıbından ülkemizi kurtarmak istiyoruz. Umarım hükümette bu konuda gerekli duyarlılık ve kolaylıkları sağlar ve yardımcı olur."dedi.
Heyet açıklamadan sonra Cizre'ye doğru yola çıktı.